ASAYİŞ - 07 Ağustos 2025 Perşembe 15:32

İlk duruşması görülen 999 kişinin zehirlendiği ’döner skandalı’ davası ertelendi

A
A
A
İlk duruşması görülen 999 kişinin zehirlendiği ’döner skandalı’ davası ertelendi

Kocaeli’de Ramazan Bayramı’nın ilk 4 günü tavuk döner satarak 999 kişinin zehirlenmesine sebep olan tutuklu işletme sahibi ve döner ustası ilk kez hakim karşısına çıktı. Yapılan analizlerde dönerde çok sayıda tehlikeli bakteri tespit edilirken tutuklu sanıklar, "Tavuktan çıkan bakteriler, ürünü aldığımız şirketin sorunudur" dedi. Ayrıca tutuklu işletme sahibi, oğlu ve bir çalışanının da zehirlendiğini ve hastaneye kaldırıldığını ifade etti.


Kocaeli’nin Körfez ilçesinde Güney Mahallesi Adnan Caddesi’nde bulunan işletmede Ramazan Bayramı’nın ilk 4 günü olan 30-31 Mart ve 1-2 Nisan tarihlerinde tavuk döner yiyen 999 kişi zehirlenerek hastaneye kaldırılmıştı. Kocaeli Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü yetkililerince yapılan kontrollerde, tavuk dönerden alınan numunenin test sonuçları olumsuz çıkmış ve numunenin Türk Gıda Kodeksi Mikrobiyolojik Kriterler Yönetmeliği’ne uygun olmadığı belirlenmişti. İşletme mühürlenmiş, işletme sahibi Emrah T. ve döner ustası Kamil Y. ise tutuklanmıştı.



’’999 kişi hastaneye başvurdu’’


İddianamede olayın detayları ortaya çıktı. İşletmeden tavuk döner yiyen toplam 999 kişinin hastaneye başvurduğu, bu şekilde rahatsızlanan 341 kişinin kolluk birimine ve cumhuriyet başsavcılığına müracaat ettiği, 287 kişinin dosya kapsamında şikayetçi olduğu belirtildi. İş yeri işletmecisi Emrah T. ile döner ustası Kamil Y.’nin satışa sunulacak tavuk döner cinsi gıda maddeleri için gerekli olan tavuk etleri Damla Piliç isimli iş yerinden temin ettikleri, ürünleri soslayarak satışa sunulmak üzere pişirilmesini birlikte yaptıkları belirtildi.



Tavukların son kullanma tarihi 3 Nisan


Yapılan soruşturma kapsamında, işletme sahibi Emrah T. ile döner ustası Kamil Y.’nin dönerlerde kullanılan tavuk etlerini "Damla Piliç" isimli firmadan temin ettiği ve bu etleri Ramazan Bayramı öncesi, 29 Mart’ta toplu şekilde soslayarak dinlenmeye bıraktıkları tespit edildi. Etlerin son kullanma tarihinin 3 Nisan olduğu, ancak soslu etlerin 30-31 Mart ve 1-2 Nisan tarihlerinde pişirilerek satışa sunulduğu aktarıldı.



"Türk Gıda Kodeksi Mikrobiyolojik Kriterler Yönetmeliği’ne uygun değil"


Olayın ardından Körfez İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince işletmede yapılan denetimde alınan numuneler, Kocaeli Gıda Kontrol Laboratuvarı’nda analiz edildi. Analiz sonucunda döner örneklerinde Bacillus cereus, koagülaz pozitif staphylococcus, listeria monocytogenes ve salmonella spp bakterileri tespit edildi. Numunelerin, Türk Gıda Kodeksi Mikrobiyolojik Kriterler Yönetmeliği’ne uygun olmadığı belirlendi.



Sosta bekletilen tavuk eti zehirlemiş


Gıda Mühendisi bilirkişinin 28 Nisan tarihli raporuna göre; olayın Ramazan Bayramı dönemine denk gelmesi nedeniyle tavukların önceden alınıp toplu şekilde soslandığı, 2-3 gün boyunca bekletildiği ve bu durumun ciddi bir hijyen riski meydana getirdiği ifade edildi. Raporda, etlerin uygun sıcaklıkta muhafaza edilmemesi ve hijyen kurallarına uyulmamasının, gıda zehirlenmesine yol açtığına dikkat çekildi. Tavuk etlerinin toplu soslandıktan sonra 2-3 gün dolapta bekletilmesi ve pişirileceği günlerde ayrı olarak şişe takılarak pişirilse de sosta bekletilmesi olayı zehirlenmenin tetiklemiş olabileceği ifade edildi. Mağdurlardan çoğunun sağlık durumlarının basit tıbbi müdahaleyle düzeldiği, ancak 7 kişinin durumunun daha ağır olduğu ve bu kişilerin ciddi şekilde etkilendiği bildirildi.



1,5 yıldan 8 yıla kadar hapis talebi


’İnsanların hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak şekilde bozuk veya zararlı gıda satma’ suçundan 1,5 yıldan 8 yıla kadar cezalandırılmaları istenen sanıkların ilk duruşması Körfez 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanıklar ve mağdurlar katıldı.



Mallar, gönderen şirket tarafından sıkıntılıdır


Suçlamaları kabul etmeyen işletme sahibi Emrah T., "Ramazan ayı boyunca kapalıydık. Arefe günü siparişlerimiz geldi. Bayramın 1. ve 2. günü gelen tavuk etlerini kullandık. Biz ürünlerimizi günlük olarak kullanıyoruz. Sipariş ettiğimiz tavuk eti, gönderen şirket tarafından sıkıntılıdır. Hastaneye kaldırılanlar arasında oğlum ve çalışanım da vardır. Kasıtlı olarak bir şey yapmadım. Gelen mallar 10 gün içinde tüketilir, son kullanım tarihleri 10 gündür. Biz tamamen karşı tarafın mağduruyuz, suçsuzum, tahliye ve beraatimi istiyorum" diye konuştu.



"Tavuktan çıkan bakteriler ürünü aldığımız şirketin sorunudur"


Döner ustası Kamil Y. ise "Biz ürünleri günübirlik hazırlarız. İnsanlara zarar verecek şekilde bir unsurumuz olmadı. Ürünler bozulmasın diye soğuk hava deposuna koyarız. Ortam hijyenik ve temizdir. Tavuktan çıkan bakteriler ürünü aldığımız şirketin sorunudur. Suçsuzum tahliyemi isterim" şeklinde konuştu.



"İş yerine yapılan denetimlerde herhangi bir hijyen sorunu tespit edilmedi"


Savunma yapan sanık avukatı, "İş yerinde yapılan denetimlerde kullanılan ürünlerin son kullanım tarihlerinin geçmediği tespit edilmiştir. İş yerine yapılan denetimlerde herhangi bir hijyen sorunu tespit edilmedi. Sos meselesinde herhangi bir aykırılık yoktur. Müvekkillerimin herhangi bir kastı ve eylemi yoktur. Müvekkilimin oğlu ve çalışanı da zehirlenmiştir. Müştekilerin zararını gidermek uzlaşma ve tazminat ile olur, tutukluluk ile olmaz. Müvekkillerimin tahliyesini talep ediyoruz" dedi.



"2 gün yoğun bakımda kaldım"


Durumu ağır olan müştekilerden Birsel Akkol, "Bayramın 3. günü kızımla tavuk döner yedik. Ertesi gün işe gittik ancak 03.00’da sancılarım başladı. İş yerinde gözlerim karardı. 2 gün yoğun bakımda kalıp ilaç tedavisi yaldım. 12 gün işe gidemedim. Sanıklardan şikayetçiyim" ifadelerini kullandı.



"3 gün yoğun bakımda, 12 gün ise izole odada kaldım"


O süreçte durumu ağır olan Semanur Gözüm, "Bayramın 1. günü arkadaşımla döner alıp yedik. Arkadaşıma bir şey olmadı ama ben de kusma ve ishal başladı. Ateşim çıktı ve kötüleştim. 3 gün yoğun bakımda, 12 gün ise izole odada kaldım. Psikolojik olarak kötü etkilendim. Sanıklardan şikayetçiyim" dedi.


Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına duruşmanın ertelenmesine karar verdi.



İlk duruşması görülen 999 kişinin zehirlendiği ’döner skandalı’ davası ertelendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya "TUA Astro Hackathon" maratonunun kazananları belli oldu İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde, Malatya Teknokent ana sponsorluğunda ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi stratejik partnerliğiyle gerçekleştirilen "TUA Astro Hackathon" sona erdi. Malatya’da bilim, teknoloji ve gençlik buluşmasına sahne olan etkinlikte, ödüller sahiplerine takdim edildi. Türkiye Uzay Ajansı (TUA) himayesinde gerçekleştirilen etkinliğin ödül törenine; Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, farklı liselerden öğrenciler ve öğretmenler katıldı. Ödül töreni öncesi konuşan Doç. Dr. Hasan Yılmaz, kurumlar arası işbirliğine dikkat çekti. Etkinliğe katkı veren kurumlara teşekkür eden Yılmaz, "Rektörümüzün önümüzü açması ve bizlere verdiği destekle başlayan bu süreç, büyükşehir belediyemizin, Yeşilyurt Belediyemizin ve diğer kurumlarımızın katkılarıyla çok büyük bir etkinliğe dönüştü. Türkiye genelinde 37 il arasında 4. olduk. Bu başarı hepimizin. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, gençlerin ortaya koyduğu projelerin önemine vurgu yaptı. Geçit, "Bu organizasyonun temel amacı gençlerimizin inovatif, araştırmacı ve üretken yönlerini ortaya çıkarmaktır. Yapılan her çalışma, her proje aslında geleceğe atılmış önemli bir adımdır. Hiçbir zaman yaptığınız işi küçümsemeyin. Belki de bugün burada ortaya koyduğunuz bir fikir, yarın bu ülkenin geleceğini, hatta insanlığın geleceğini değiştirebilir. Bilim ve teknoloji alanında geçmişte bazı fırsatları kaçırmış olabiliriz ancak son yıllarda çok önemli bir ivme yakaladık. Sizler de bu sürecin en önemli aktörlerisiniz" dedi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat da etkinliğe ev sahipliği yaptıkları için memnuniyet duyduklarını ifade etti. Etkinliğin önemine dikkat çeken Akpolat, "Türkiye Uzay Ajansı koordinasyonunda düzenlenen Astro Hackathon’da sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Üniversitemiz adına bu önemli organizasyona ev sahipliği yapmak bizler için gurur vericidir. Türkiye genelinde katılım açısından 4. sırada yer almamız da ayrıca mutluluk vericidir. Bu etkinlik gençlerimizin teknik, analitik ve girişimcilik becerilerini geliştiren çok kıymetli bir platformdur. Hayallerin projeye dönüştüğü, projelerin ise geleceği şekillendirdiği bir ortamdır. Bugün yazılan her bir satır kod, yarın uzayda görev yapacak bir sistemin parçası olabilir" şeklinde konuştu. Akpolat, ilk 5’e giren yarışmacılara Teknokent’te şirket kurmaları için destek sağlayacaklarını belirterek sözlerini tamamladı. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise gençlerle bir arada olmanın memnuniyetini dile getirdi. Başkan Er, "Gençlerle bir arada olmaktan her zaman büyük mutluluk duyuyorum. Malatya olarak sadece depremin yaralarını sarmakla kalmıyor aynı zamanda geleceğin şehrini inşa ediyoruz. Bilim, teknoloji ve gençlik odaklı projelere büyük önem veriyoruz. Yakın zamanda hayata geçireceğimiz bilim merkeziyle bu alandaki çalışmalarımızı daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye artık savunma sanayi, bilişim ve teknoloji alanında güçlü bir konuma gelmiştir. Siz gençler bu sürecin en önemli parçasısınız. Kendinize güvenin, çalışın ve ülkenize katkı sağlayın" şeklinde konuştu. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte, birinci "Yer Gök Ayna", ikinci "Nirvana", üçüncü "Infinity" olurken Teknokent Jüri Özel Ödülünü ise dördüncü "Kodere" ve beşinci olan "Göktürk" takımı elde etti.Ödül takdiminin ardından etkinlik sona erdi.
Malatya Malatya’da çiçek açan kayısı bahçeleri havadan görüntülendi Türkiye’nin kayısı başkenti Malatya’da baharın gelişiyle birlikte kayısı ağaçları beyaza büründü. Kent genelinde kartpostallık görüntüler oluşurken, üreticiler yeni sezon için umutlu olduklarını ifade etti. Yaklaşık 10 milyon kayısı ağacının bulunduğu Malatya’da çiçeklenme dönemiyle birlikte bahçeler havadan görüntülenirken görsel şölen ortaya çıktı. Geçtiğimiz yıl yaşanan zirai don nedeniyle büyük kayıplar yaşayan üreticiler bu yıl hava şartlarının olumlu seyretmesini bekliyor. Battalgazi ilçesine bağlı Ağılyazı Mahallesi Muhtarı ve kayısı üreticisi Yaşar Adak kayısıların bu yıl genel olarak iyi durumda olduğunu belirterek, "Eğer don olmazsa ve aşırı yağış etkili olmazsa iyi bir sezon bekliyoruz. Şu anda çiçek dökme aşamasındayız, inşallah daha iyi olacak" dedi. Üretim maliyetlerinin yüksek olduğunu kaydeden Adak geçen yılki kayıplara rağmen devlet desteklerinin üreticiye katkı sağladığını ifade etti. Alacakapı Mahallesi Muhtarı Nafiz Sayın ise mahallede yaklaşık 32 bin dönüm arazide kayısı üretimi yapıldığını belirterek, "Çiçeklerimiz şu an güzel görünüyor. En büyük temennimiz don olmaması. Malatya kayısısı dünya çapında önemli bir ürün" dedi. Dolamantepe Mahalle Muhtarı Ahmet Bayduz da geçen yıl yaşanan don olayının etkilerinin sürdüğünü ifade ederek, "Ağaçlarımız çiçeklenme döneminde. Yoğun çiçek var ancak geçen yılki don nedeniyle yalancı çiçek oranı fazla. Kalan ürün yeterli olursa iyi bir sezon geçirebiliriz" diye konuştu.
Edirne 88’lik usta gençlere taş çıkarıyor Edirne’de 14 yaşında başladığı elektrik işini 88 yaşında da sürdüren usta, yıllar içinde onlarca çırak yetiştirdiğini ancak artık gençlerin mesleğe ilgi göstermediğini söyleyerek, ölene kadar işini büyük bir aşkla yapmayı sürdüreceğini belirtti. Edirne’de sanayi sitesinde çalışan 88 yaşındaki Ahmet Uyguner, 14 yaşında başladığı oto elektrik mesleğini yaklaşık 74 yıldır sürdürüyor. İlerlemiş yaşına rağmen her gün iş yerinin yolunu tutan Uyguner, mesleğine olan sevgisinin kendisini ayakta tuttuğunu ifade etti. Yıllar boyunca çok sayıda çırak yetiştirdiğini belirten Uyguner, bugüne kadar 50’nin üzerinde çırak yetiştirdiğini söyledi. Günümüzde ise gençlerin meslek öğrenmeye eskisi kadar ilgi göstermediğini dile getiren Uyguner, birçok kişinin işin kolayına kaçtığını ifade etti. Sanayi sitesinde uzun yıllardır esnaflık yaptığını anlatan Uyguner, sağlığını ise işine olan bağlılığına borçlu olduğunu belirtti. Çalışmayı sevdiğini dile getiren Uyguner, imkân bulduğu sürece mesleğini sürdürmeye devam edeceğini söyledi. "Artık çırak yetişmiyor 88 yaşındaki Ahmet Uyguner, "14 yaşında elektrikçiliğe başladım. Yaşım 88. Sabahleyin kalkarım, işime gelirim. Akşama kadar burada işime devam ederim, hizmet veririm. Gelene yardımcı olurum. Böylece mutluluğu elde ediyorum. Çalışarak elde ediyorum. Çok çırak yetiştirdim. 50’nin üzerinde çırak yetiştirdim. Hatta daha fazla. Ama artık çırak yetişmiyor . Bu şartlarda herkes işin kolayına kaçmaya çalışıyor. Olmuyor, yok" dedi. "Çalışmayı çok seviyorum" Çalışmayı çok sevdiğini belirten Uyguner, "Bir, çalışmayı çok seviyorum. İki, çalışmanın sonucunu görüyorum. İnsanlar buradan mutlu ayrılıyor. Vergimi veriyorum, aileme geçindiriyorum. Ve sağlığımı bu yaşta da olsa yerine getirmeye çalışıyorum. İşi yapacağım dersen zorluğu falan yok. Var değil, yalan söyler. Yanlış söyler. Peygamberimiz diyor ki, 8 gün ömre 9 gün çalışma. 8 gün ömrü, 9 gün çalışma. Herkes çalışacak. Eli, ayağı tutan, kafası yerinde olan, kendini bir şeylere adamağa kalkan, kahvede oturmayan insanlar çalışacak. Bu ülkenin çalışmaya ihtiyacı var. Herkes çalışacak" şeklinde konuştu. "Çalışarak kendi kendimi motive ediyorum" Gençlerle arasında kuşaklar olduğunu ifade eden Uyguner, "Bugüne kadar ülkemize sahip çıktık. Benle olsun, kardeşlerim olsun, akrabalarım, tanıdıklarım sahip çıktık. Bundan sonra gelecek nesiller iyi bir şekilde yaşamak istiyorlarsa önce ülkesine sahip çıkacak. Demokrasiye sahip çıkacak. Çalışarak kendi kendimi motive ediyorum. Yeniliyorum. Bir şey yaptığım vakit karşılığında diyorum ki ya ben bir şeylere yarıyormuşum demek ki. İşte sen burada bir şey yaptın, yeni göstereyim, tamir ettim. Kolay kolay yapılacak bir iş değil. Ama gene de bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bu ülke bizim. Çalışarak, hayata durarak ben görevimi yapmaya çalışıyorum, yapacağım da. Söylene kadar. Bu yaşa kadar geldim. Hiç rahatsız olmadım, memnun oldum, mutlu oldum. Ölene kadar çalışacağım" ifadelerini kullandı.