ÇEVRE - 17 Ocak 2025 Cuma 10:52

İzmit Körfezi 7/24 gözetim altında

A
A
A
İzmit Körfezi 7/24 gözetim altında

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Marmara Denizi’ni korumak için hayata geçirdiği projelerle İzmit Körfezi’ni temizliyor, arıtma tesisleri ve dip çamuru çalışmalarıyla ekolojik dengeyi yeniden sağlıyor.


Büyükşehir’in bu konuda iki önemli ana faaliyetinin yanında çok sayıda yan çalışması da bulunuyor. Ana faaliyetlerinden ilkini Marmara Denizi’nin kirletilmemesini hedefleyen arıtma tesisleri oluşturuyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 23 arıtma tesisi ile İzmit Körfezi’ne bir damla atık suyun gitmesine izin vermiyor. İkinci ana faaliyet ise İzmit Körfezi’nde dip çamuru temizliği. Sanayinin gelişimiyle birlikte, derelerden taşınan atıklarla İzmit Körfezi’nin doğu baseni adeta bir çamur deryasına dönüştü ve ekolojik dengede bozulmalar meydana geldi. Büyükşehir dip çamuru projesiyle yılların biriktirdiği bu kirliliği ortadan kaldırmak için çalışıyor. İlk etabı tamamlanan projenin ikinci etabı başlamak üzere.



Atık ve çöpler denize ulaşmadan bertaraf ediliyor


Diğer yandan Büyükşehir, 4 deniz yüzey temizleme teknesi ile İzmit Körfezi’nde yüzer halde bulunan atıkları topluyor. Deniz süpürgelerinin yanaşamayacağı kıyı bölgelerde 2015 yılından bu yana 3 amfibi temizleme aracı hizmet veriyor. Atıkların dereler vasıtası ile denize ulaşmasını önlemek için kurulan Kumla ve Kiraz Dereleri bariyer sistemiyle 2.500 metreküp atık toplandı. Kıyılarda oluşan kirliliklerin temizlenmesi ve geri dönüştürülebilir atıkların toplanması amacıyla oluşturulan Mavi Takım ekibi de şimdiye kadar yaklaşık 66 ton atık temizledi.


Öte yandan, İzmit Körfezi’ndeki iskele altlarında, kıyı kesimlerde bulunan durgun sularda birikim yapan yüzer haldeki atıkları toplamak amacıyla 10 adet çöp kovası yerleştirilerek, bu alanlarda biriken yüzer haldeki atıklar temizleniyor.



145 bin metreküp sıvı atık toplandı


Büyükşehir, İzmit Körfezi ve Karadeniz kıyılarının fosil yakıtlar başta olmak üzere diğer zararlı maddelerden korumak için acil müdahale çalışmalarına 2012 yılından beri devam ediyor. İzmit Körfezi’nde gemilerden kaynaklanan atıklar 2008 yılından bu yana Lisanslı Atık Alma Gemileri ile toplanıyor. Bugüne kadar yaklaşık 36 bin deniz aracına hizmet verilerek yaklaşık 145 bin metreküp sıvı atık toplandı. Toplanan atıklar Derince Limanı’nda yer alan Lisanslı Atık Kabul Tesisi’nde işlenerek, ekonomiye kazandırılıyor.



Ulusal ve uluslararası kuruluşlarla iş birliği


Büyükşehir, ulusal ve uluslararası kuruluşlarla iş birliği yaparak deniz ve kıyı temizliğini takip ediyor. Avrupa Çevre Ajansı tarafından başlatılan ve Türkiye’de ise Türkiye Çevre Eğitim Vakfı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında "Kandıra Sardala Koyu", "Kandıra Uzunkum Plajı" ve "Kandıra Kefken Adası’nda" toplamda 22 etkinlik gerçekleştirildi. Deniz çöpü izleme ve deniz çöpü sorunuyla mücadele etmeyi amaçlayan proje kapsamında toplam 18 bin 821 parça atık plajlardan toplandı.


Ayrıca, İzmit Körfezi’ne 48 bin yavru balık salan Büyükşehir, İzmit Körfezi’nde çeşitli noktalara ise yapay resif bırakmıştı. Böylelikle Büyükşehir, balık salımı çalışmalarını destekleyecek adımları da atmış oldu.



İzmit Körfezi 7/24 gözetim altında

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Düzce Üniversitesi Türkiye üçüncüsü Düzce Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ve Düzce Meslek Yüksekokulu iş birliğiyle düzenlenen "6. Uluslararası Mühendislik Araştırmaları Sempozyumu düzenlendi. Cumhuriyet Konferans Salonu’nda programa açılış konuşmasını gerçekleştiren Düzce Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ali Etem Gürel, 2015 yılında başladıkları ve pandemi dönemi dışında kesintisiz bir şekilde sürdürdükleri Uluslararası Mühendislik Araştırmaları Sempozyumu’nun altıncısını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Bugüne kadar sempozyumlarda 2 bin bildirinin yayınlandığını ve 200 makalenin de dergilerde indekslendiğini belirten Gürel, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir başta olmak üzere, Düzenleme Kurulundaki akademisyenlere ve Düzce Üniversitesi birimlerine emekleri için teşekkür etti. "Mühendislik multidisipliner haline geldi" Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, mühendislik alanındaki bilimsel çalışmaların, toplumsal kalkınmanın ve sürdürülebilir geleceğin yapı taşları olduğunu ifade ederek mühendisliğin, analiz ve analitik düşünme kabiliyetini geliştiren ve insanların ufkunu açan bir meslek olduğunu söyledi. Dünyada trendin değiştiğine ve mühendisliğin multidisipliner haline geldiğine dikkat çeken Sözbir, sistem bazında mühendislerin diğer bilimlerle birlikte çalışmasının önemi üzerinde durdu. "Üniversitemiz mühendislik alanında Türkiye üçüncüsü" Düzce Üniversitesi’nin mühendislik alanında ciddi hamleler yaptığının altını çizen Rektör Sözbir, Times Higher Education (THE) tarafından açıklanan sıralamada Düzce Üniversitesi’nin mühendislik alanında Türkiye üçüncüsü olduğunu vurgulayarak, bu sonucun 20 yıllık bir üniversite için büyük başarı olduğunu sözlerine ekledi. Düzce Üniversitesi mezunlarının yüzde 85,04’ü’nün kendi alanıyla ilişkili bir işte çalıştığını söyleyen Sözbir, yüzde 79,67’sinin de üniversiteye yeni başlayacak öğrencilere Düzce Üniversitesi’ni tavsiye ettiğini belirtti. Bu istatistiklerin Düzce Üniversitesi’nin eğitimdeki kalitesinin bir göstergesi olduğunu dile getiren Sözbir, verimli ve başarılı bir sempozyum temennisiyle sözlerini sonlandırdı. "Bilim, bilginin ürüne dönüşme ve zorluklarla mücadele sanatı" Sempozyumun onur konuğu Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türkiye Bilimler Akademisi Asli Üyesi Prof. Dr. Sezgin Bakırdere, "Hayatımızda Bilim, Bugünümüzde ve Yarınımızda Kimya" başlıklı konuşmasını katılımcılarla paylaştı. İnsan, bilim ve teknoloji ilişkisinden bahseden Bakırdere, merak duygusunun bilimi geliştirdiğini, teknolojinin ise bilimsel bilgiyi kullanarak insan hayatını kolaylaştırdığını ifade etti. Bilimi; bilginin ürüne dönüşme ve zorluklarla mücadele sanatı olarak nitelendiren Bakırdere, bu ilişkiyi "Bilim=Teknoloji=Para=Güç" şeklinde açıkladı. Kimyanın gıda, sağlık, enerji, giyim ve ulaşım gibi hayatında her alanında kullanılan bilim dalı olduğunu belirten davetli konuşmacı, Kimya ile Mühendisliğin kardeş bilim dalları olduğunu dillendirdi. Dünyanın geçmişini görmek ve devletimizin gücünü göstermek için kutuplarda bilimsel çalışmalar yapmanın önemine değinen Sezgin Bakırdere, öğrencilere hitaben "İnovasyonu bulmak için az kullanılan yolları tercih edin, yanılmaktan korkmayın ve tecrübelerden faydalanın" diyerek sözlerini noktaladı. Birçok bilimsel oturum gerçekleştirildi 6. Uluslararası Mühendislik Araştırmaları Sempozyumu’nun ilk gününde, Düzce Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Kültür Merkezi’nde yüz yüze birçok oturum gerçekleştirildi. Oturumlarda, tüm mühendislik alanlarında geçmiş deneyimler, yeni gelişmeler ve araştırma sonuçları paylaşılarak bilimsel tartışmalar ışığında verimli değerlendirmeler gerçekleştirildi.
Manisa "Kökten Hayata" etkinliğinde 116 kişi umut oldu Manisa’nın Alaşehir ilçesinde lösemi nedeniyle hayatını kaybeden emekli öğretmen Bilge Altan’ın anısına düzenlenen ’Kökten Hayata Şenliği’nde iki günde 116 kök hücre ve 116 kan bağışı toplandı. Etkinlikte hem farkındalık oluşturuldu hem de vatandaşlara bağışın hayati önemi anlatıldı. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, lösemi nedeniyle hayatını kaybeden emekli öğretmen ve eski belediye meclis üyesi Bilge Altan’ın anısına kök hücre ve kan bağışı farkındalığı oluşturmak amacıyla "Kökten Hayata Şenliği" düzenlendi. İki gün süren etkinlikte vatandaşlar hem sosyal etkinliklere katıldı hem de kan ve kök hücre bağışında bulundu. Alaşehir Belediyesi, Türk Kızılay Alaşehir Şubesi ve Altan ailesi iş birliğiyle Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda gerçekleştirilen etkinliğe vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Meydanda kurulan stantlarda bağış hakkında bilgilendirme yapılırken, çocuk oyun alanları, atölyeler, ikram stantları, çekilişler ve halk oyunları gösterileri düzenlendi. 9-10 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen şenlikte kök hücre ve kan bağışının önemine dikkat çekildi. Etkinliğe Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Türk Kızılay Alaşehir Şube Başkanı Nedim Yamak, lösemi nedeniyle geçen yıl hayatını kaybeden Bilge Altan’ın kızı Avukat İpek Altan Paker, Altan ailesi ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Başka aileler aynı süreci yaşamasın" Etkinlikte konuşan Avukat İpek Altan Paker, annesinin hastalığı sürecinde kök hücre bağışının önemini yakından yaşadıklarını belirterek, "Geçen sene lösemiden kaybetmiş olduğumuz annemizin anısına Kökten Hayata Şenliği’ni düzenledik. Projemiz ‘Kökten Hayata’ adını annemden bana hatıra kalan yaşam ağacı kolyesinden alıyor. Annemin hastalığı sürecinde kök hücre bağışının önemini ve donör bulmanın ne kadar zor olduğunu bizzat yaşadık. Bu yüzden kök hücre ile alakalı doğru bilinen yanlışları düzeltmek ve kök hücre bağışı sayısını artırmak için bu etkinliği düzenledik. İki gün içinde gerçekleştirmiş olduğumuz etkinliklerin tamamında kök hücre bağışının koldan yapılan bir işlem olduğunu, cerrahi bir müdahale gerektirmediğini ve verilen kök hücrelerin 3-4 hafta içerisinde yenilenebildiğini herkese anlatmaya çalıştık. Lösemili hastalar için çoğunlukla tek seçenek olan kök hücre naklinde bağışçı sayısını artırmak çok önemlidir. Bu nedenle 18-35 yaş aralığındaki herkesi kök hücre bağışçısı olarak davet ediyoruz. Bu etkinlikle şehrimizde güzel bir farkındalık oluşturarak kök hücre bağışçı sayısını artırdık. Annesiz geçirdiğim ilk Anneler Günü’nde anneme çok güzel ve anlamlı bir hediye verdiğimi düşünüyorum" dedi. Annesiz geçirdiği ilk Anneler Günü’nde anlamlı bir farkındalık çalışmasına imza attıklarını ifade eden Paker, 18-35 yaş arasındaki sağlıklı bireyleri kök hücre bağışçısı olmaya davet etti. Öküzcüoğlu’ndan bağış çağrısı Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu ise yaptığı konuşmada vatandaşlara bağış çağrısında bulunarak, "Üç tüp kan deyip geçmeyeceğiz. Vereceğimiz üç tüp kan bir gün bir insanın hayatını kurtarabilir. Birisinin nefesine nefes olmak için herkesi bağış yapmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. İki günde 116 kök hücre bağışı Türk Kızılay Alaşehir Şube Başkanı Nedim Yamak da etkinliğe yoğun katılım olduğunu belirterek, "Türk Kızılay Alaşehir Şubesi olarak 9-10 Mayıs tarihlerinde düzenlemiş olduğumuz Kökten Hayata Şenliğimize vatandaşlarımız çok büyük bir ilgi gösterdi. Yapmış olduğumuz bu etkinlikte kök hücre bağışının ve kan bağışının ne kadar önemli olduğunu vatandaşlarımıza anlattık. Etkinlikte farkındalık oluşturarak iki gün boyunca vatandaşlarımızdan 116 kök hücre bağışı ve 116 kan bağışı almış bulunuyoruz. Vatandaşlarımıza göstermiş oldukları ilgiden dolayı çok teşekkür ediyoruz. Bu tür etkinliklerimizi yıl boyunca yapmaya devam edeceğiz. Alaşehir halkımızı bağışta bulunmaya davet ediyoruz. Bilge öğretmenimizin adına düzenlemiş olduğumuz bu etkinlikte kan bağışının yanında 18-35 yaş arasındaki tüm vatandaşlarımızı kök hücre bağışına da davet ediyoruz" diye konuştu. Alaşehir’de iki gün boyu süren etkinliklerde vatandaşlar hem eğlenceli aktivitelerle vakit geçirdi hem de bağış hakkında detaylı bilgi aldı. Çok sayıda kişi kan ve kök hücre bağışında bulunarak farkındalık çalışmalarına destek verdi. Yetkililer, kök hücre bağışının ameliyat olmadığını, genelde koldan alınan kan yoluyla gerçekleştirilen güvenli bir işlem olduğunu belirterek uygun yaş aralığındaki vatandaşları bağışçı olmaya davet etti.
Manisa Köse’den Manisa için çarpıcı değerlendirme Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa’nın yıllardır ekonomik olarak büyümesine rağmen sosyal, kültürel ve şehirleşme anlamında aynı ivmeyi yakalayamadığını belirterek, "Manisa üretiyor ama şehirleşemiyor. İnsanlar çalışıyor ama şehir yaşamını hissedemiyor" dedi. Türkiye’nin en güçlü sanayi ve tarım kentlerinden biri olan Ege Bölgesinde İzmir’den sonra en büyük ikinci şehir Manisa, ihracat rakamları ve üretim kapasitesiyle öne çıkmasına rağmen sosyal yaşam, kent kültürü ve şehir vizyonu açısından çevre illerin gerisinde kalıyor. Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa’nın ekonomik gücünü sosyal kalkınmaya dönüştüremediğini söyledi. Köse, Manisa’nın yıllardır "İzmir’in arka bahçesi" gibi konumlandırıldığını belirterek, "Uşak, Afyonkarahisar, Balıkesir ve Aydın son yıllarda şehir kimliği oluşturma konusunda ciddi adımlar attı. Kafeler, sosyal yaşam alanları, kültür merkezleri, üniversite hayatı, marka caddeler ve yaşam projeleriyle kendi şehir aidiyetlerini güçlendirdiler. Manisa ise hâlâ organize sanayi ile mahalle kültürü arasında sıkışmış durumda" ifadelerini kullandı. Manisa’nın üretim gücünün çok yüksek olmasına rağmen kentleşme refleksinin aynı hızda gelişmediğini kaydeden Köse, "Manisa bugün milyarlarca dolarlık ihracat yapan bir şehir. Elektronikten otomotive, beyaz eşyadan tarıma kadar dev üretim gücüne sahip. Ancak şehir merkezine baktığınızda gençlerin vakit geçireceği alanların sınırlı olduğunu, gece hayatının zayıf kaldığını, kültür-sanat yatırımlarının yetersiz olduğunu görüyorsunuz. İnsanlar çalışmak için Manisa’ya geliyor ama yaşamak için İzmir’e kaçıyor" diye konuştu. Akademik çalışmalarda da Manisa’daki sanayi büyümesinin kentleşme ve sosyal dönüşümle paralel ilerlemediğine dikkat çekildiğini belirten Köse, plansız büyümenin şehir kimliğini zayıflattığını ifade etti. Köse, Manisa’nın en büyük problemlerinden birinin vizyon eksikliği olduğunu savunarak şunları söyledi: "Manisa’da uzun yıllardır ekonomik başarıya odaklanıldı ama yaşam kalitesi ikinci planda bırakıldı. Şehir, sanayi yatırımı aldı fakat aynı ölçüde meydanlar, kültür aksları, sosyal yaşam merkezleri ve marka şehir projeleri üretilemedi. Üniversite şehre tam entegre edilemedi. Genç nüfus kendisini bu şehirde geleceğe ait hissedemiyor." Özellikle İzmir yakınlığının hem avantaj hem dezavantaj oluşturduğunu ifade eden Köse, "İnsanlar konser için İzmir’e gidiyor, sosyal etkinlik için İzmir’e gidiyor, kaliteli yaşam algısını İzmir’de görüyor. Bu durum Manisa’nın kendi merkezini büyütmesini engelledi. Şehir kendi cazibe merkezini oluşturamadı" dedi. Manisa’daki şehirleşme tartışmalarının vatandaşlar arasında da yoğun şekilde yapıldığına dikkat çeken Köse, sosyal medya platformlarında yapılan yorumlarda da "İzmir’in gölgesinde kalmış şehir", "emekli şehri", "çarpık büyüme", "Büyük köy" ve "kentsel dönüşüm ihtiyacı" gibi değerlendirmelerin öne çıktığını söyledi. Çözüm önerilerini de sıralayan Köse, Manisa’nın artık sadece üretim değil yaşam şehri olması gerektiğini belirterek şu çağrıda bulundu: "Manisa’nın yeni bir şehir vizyonuna ihtiyacı var. Öncelikle kent estetiği güçlendirilmeli. Büyük meydanlar, kültür sanat merkezleri, gençlik yaşam alanları kurulmalı. Şehir merkezinde akşam hayatını canlandıracak yatırımlar teşvik edilmeli. Üniversite ile şehir bütünleşmeli. Spil Dağı, tarihi alanlar ve gastronomi turizmi doğru kullanılmalı. Manisa artık sadece çalışan insanların değil, yaşamak isteyen insanların da tercihi olmalı." Köse ayrıca şehirde nitelikli göçü tutacak sosyal projelerin artırılması gerektiğini belirterek, "Sanayi tek başına şehir olmayı sağlamıyor. Şehir olmak için kültür, estetik, aidiyet ve sosyal hayat gerekiyor. Manisa artık bunu konuşmalı" dedi. Manisa’nın güçlü sanayi altyapısı, ihracat kapasitesi ve yatırım potansiyeline rağmen sosyal yaşam ve şehir kimliği konusunda dönüşüm ihtiyacı bulunduğu, akademik çalışmalarda da vurgulanıyor.