GÜNDEM - 24 Nisan 2025 Perşembe 16:21

"Kafkasya Hafızası" projesiyle geçmişe yolculuk

A
A
A
"Kafkasya Hafızası" projesiyle geçmişe yolculuk

Kafkas Vakfı, "Kafkasya Hafızası" projesi kapsamında Avusturya’ya yaptığı ziyarette, 2. Dünya Savaşı’nda hayatını kaybeden Kafkasyalı mültecileri andı. Ziyaret sırasında duygusal anlar yaşandı.


Dışişleri Bakanlığı ve Türkiye Ulusal Ajansı desteğiyle hayata geçirilen "Kafkasya Hafızası" projesi kapsamında düzenlenen anma programı, 2. Dünya Savaşı sırasında Avusturya’nın Irschen köyüne sığınan ve ardından Drau Vadisi’nde hayatını kaybeden Kafkasyalı mültecilerin hatırasını yeniden canlandırdı. Yaklaşık 30 kişilik bir kafileyle yola çıkan Kafkas Vakfı, Budapeşte üzerinden Karintiya eyaletine ulaşarak, hafızalarda derin izler bırakan program gerçekleştirdi.



"80 yıl önce yaşanan katliamı unutmayacağız"


Programın açılış konuşmasını yapan Kafkas Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Arıhan, 28 Mayıs 1945’te yaşanan Drau Katliamı’nın unutulmaması gerektiğini vurgulayarak, "Bundan tam 80 yıl önce yaşanan katliamı unutmayacağız. Bundan sonra da her 28 Mayıs’ta nasıl ki 21 Mayıs anmaları yapıyorsak, 28 Mayıs Drau Katliamı anmaları da yapacağız ve yapmalıyız. Yolunuz Avusturya veya Almanya’ya düşerse muhakkak Irschen köyüne uğrayıp burada vefat eden insanlara dua okuyun" dedi.


Irschen Köyü Tarih Derneği Başkanı Jörg Hans Mandler ise Kafkas Vakfı kafilesinin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Sizleri bugün burada görmek bizler adına onur verici. Sizlerin dedeleri Kafkasyalılar bizim köyümüzde 3,5 hafta kaldı. Bu kadar gencin böyle bir olayla ilgili olup Türkiye’den gelmesi beni ve köyümüzü çok etkiledi" diye konuştu.



"Kurşuna dizildiler"


1945 yılında yaşanan trajedi sırasında köy nüfusunun bin 500 civarı olduğunu söyleyen Mandler, "O tarihlerde benim araştırdığım kadarıyla, 7 bin ila 8 bin Kafkasyalı buraya gelmiş. Bu sayı küçük bir köy olan Irschen için çok yüktü. Mayıs ayında burada çeşitli otlar çıkar. Onların da bu otları yiyerek, karınlarını doyurdukları söyleniyor. Farklı kıyafetleri ve kültürleri oldukları için burada köylüler ile iletişim kurmaktan korkmuş ve kaçınmışlar. Zamanla birbirlerine alışınca, köylüler de o insanların iyi olduğunu anlayınca destek sağlamaya başlamış. Başlangıçta zor olan süreç, sonrasında güzel bir birliktelik ile devam etti. Mülteciler tutuklandıktan sonra Rusların kontrolündeki bir bölgeye götürülüp şehrine teslim edildiler ve orada kurşuna dizildiler. Buradaki mülteciler de yöneticisiz kaldıkları için ezildiler. 28 Mayıs’tan sonra asıl trajedi başladı. Bu korumasız mülteci grup işkence gördü. Drau vadisinde sadece Kafkasyalılar değil, diğer Rus mahkumu 35 bin mülteci daha vardı. Mülteciler hayvan vagonlarına ve trenlere bindirildiler" şeklinde konuştu.



"Hafıza ancak onu diri tutarsak anlam kazanır"


Avusturya Çerkes Derneği Başkanı Yusuf Atik de, "Bugün Drau Vadisi’nde bulunmak, yalnızca tarihi bir mekana yapılan bir ziyaret değildi; aynı zamanda hafızaya, insanlık vicdanına ve sürgün edilmiş binlerce insanın hatırasına verilen bir selam niteliğindeydi. 28 Mayıs 1945’te bu vadide yaşanan büyük trajedinin üzerinden tam 80 yıl geçti. Fakat acısı, bugün hala hissediliyor. Kafkas Vakfı’nın Avrupa Birliği projesi kapsamında düzenlediği bu ziyaret, sadece geçmişi anmak için değil, aynı zamanda geleceğe daha bilinçli adımlar atmak için de büyük önem taşıyor. Çünkü hafıza ancak onu diri tutarsak anlam kazanır. Drava Vadisi’nde yitirilenlerin hatırasını yaşatmak, sadece Çerkesler için değil, tüm insanlık için bir sorumluluktur" ifadelerini kullandı.



"Bir hayalim gerçek oldu"


Programa katılan Kafkas Vakfı Kurucular Kurulu Başkanı Mehdi Nüzhet Çetinbaş ise köye yaptığı ziyaretten hem şaşırdığını hem de etkilendiğini belirterek, "Bu topraklara atalarımızın izini bulmak için geldik. Buraya gelmeyi 14-15 yaşlarından itibaren hayal ederdim. Bir hayalim gerçek oldu. Sizler çok şanslısınız. Kafkas Vakfı olarak bize bu imkanı sağlayan Ulusal Ajans’a çok teşekkür ediyoruz" dedi.



"Kafkasya Hafızası" projesiyle geçmişe yolculuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Servis minibüsü kaldırıma çarparak durağı yere serdi: İki genç kızın saniyelerle kurtulduğu kaza anı kamerada Amasya’da hemzemin geçit yakınında servis minibüsü kontrolden çıkıp bir büfenin önündeki kaldırıma çarparak önüne kattığı durağı yere serdi. Kazadan saniyeler önce iki genç kızın hemzemin geçitten karşıya geçtiği görüldü. O anlar çevredeki güvenlik kamerasına yansıdı. Edinilen bilgiye göre, Suluova ilçe merkezinde servis minibüsü, hemzemin geçide yakın kavşakta kontrolden çıkarak büfenin önündeki kaldırıma çarptı. Sonrasında önüne kattığı durağı yere serdi. Hemzemin geçide birkaç metre kala tekeri koparak durabilen minibüsün sürücüsü hafif şekilde yaralandı. Sürücü alkollü çıktı Kazanın bildirilmesi üzerine olay yerine polis ve acil sağlık ekipleri yönlendirildi. Sürücünün yapılan alkol ölçümünde 2.87 promil alkollü olduğu öğrenildi. Daha önceden de alkollü araç kullanmaktan dolayı hakkında işlem yapıldığı anlaşılan sürücüye 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunun 48/5 maddesi gereğince 50 bin TL cezai işlem uygulanarak 2 yıl süreyle ehliyetine el konulduğu bildirildi. İki genç kız saniyelerle kurtuldu Kazadan saniyeler önce iki genç kızın hemzemin geçitten karşıya geçtiği görüldü. Fırtınanın etkili olduğu o anlarda kızların kazadan saniyelerle kurtulup panik yaşadıkları anlar da kaydedildi. Bir dakika sonra ise kazanın olduğu yerden trenin geçmesi muhtemel bir facia ile burun buruna kalınabileceğini gözle önüne serdi.
Konya İlhan Palut: "Momentumu yakalamışken bırakmayalım" Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, galip geldikleri Trabzonspor maçının ardından ligde güvenilir bir yerde olduklarını belirterek, "Momentun futbolda çok kolay yakalanan bir şey değil. Bunu yakalamışken de bırakmayalım, devam edelim, sonuna kadar götürelim" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Konyaspor, sahasında karşılaştığı Trabzonspor’u 2-1 mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Son periyottaki aldığımız puanlarla güvenli bir yerdeyiz. Maçtan önce de durum böyleydi. Ama yukarı doğru giden bir momentumumuz var. En azından bir kupa maçımız var. Onun için bu maçtan önce şunu konuşmuştum. Momentum futbolda çok kolay yakalanan bir şey değil. Bunu yakalamışken de bırakmayalım, devam edelim. Sonuna kadar götürelim. Çok önemli maçlardan önce form durumumuzu düşürmeden, disiplinle maçlarımıza çıkalım. Maça bizim açımızdan bakış açısı buydu. Trabzonspor’a geldiğimiz zaman onların zaten ligdeki konumu, iddiası, hedefleri belli. Aslında sezon başına döndüğümüz zaman çok yetenekli genç oyuncular, yeni bir takım. Aslında Trabzonspor’un zamana ihtiyaç olabileceği bir görüntüsü varken başta Fatih hoca ve ekibi son derece iyi bir sezon geçiriyorlar. Bu dönüşümden sonra ilk senede direkt yarışmacı bir Trabzonspor izliyoruz. Rakibimiz de çok değerli bir rakipti. Özellikle ofansif anlamda çok çeşitli silahları olan bir rakiple oynadık. İstediklerimizin hemen hemen hepsinin gerçekleştiği bir ilk yarı oynadık. Bireysel hatadan ve bizim kaptırdığımız toptan sonra olan bir pozisyonu saymazsak iyi savunma yaptık" ifadelerini kullandı. "İlk yarı çok iyi oynadık" Trabzonspor’un ofansif bir takım olduğunu ve ilk yarıda oldukça fazla gol pozisyonu üreterek 2-0 önde bitirdiklerini söyleyen İlhan Palut, "Gerçekten bizim adımıza son derece olumluydu. İkinci yarıya geldiğimiz zaman beklenilir bir şeydi ki Trabzonspor oyunu daha çok forse etti. Daha çok hücumcuyla yüklenerek başladı. Bunu bekliyorduk. Bunu savunabilirdik fakat biz ayağımıza geçen topları çok kısa sürede kaybetmeye başladık. Daha ikinci bölgeye varmadan kaybettiğimiz toplar oldu. Arkada çok büyük geniş boşluklar olmasına rağmen oralara gidemedik. Trabzonspor’u koşturamadık ve gerçekten yoğun bir baskı altında kaldık. Çok fazla orta yaptılar ki içeride ikinci yarı oyuna giren ve oyunun son bölümde de desteğiyle gerçekten her kenar ortanın, her duran topun çok büyük tehlike olabileceği bir takım karşısındaydık. 2-1’den sonra kontra ataklara çıkabilmeye başladık. Birinde de gol oldu ama küçük bir ofsayt. Dediğim gibi 2-1’den sonraki süreçte daha çok savunmadaydık ama rakip üçüncü bölgeye de gidebildik. Özetle ilk yarı çok iyi oynadık, ikinci yarı Trabzonspor’un oyuna hakim olduğu bir bölümdü. Oyuncularımı kutluyorum. Gerçekten yoğun bir fikstür. Trabzonspor adına da öyle. Sakatlıkları olan oyuncular var. Başta Muleka gibi bileği hiç iyi değil. Ama fedakarlıkla, iğneyle oynuyor ve bunun gibi kas sakatlıkları, zorlanmaları olan oyuncularım var. Ama gerçekten ortaya büyük karakter koyuyorlar. Onlara teşekkür ediyorum, kutluyorum. Taraftarımıza destekleri için teşekkür ediyorum. Trabzonspor’u da gerçekten iyi şeyler söylemek için demiyorum gerçekten bir futbol adamı olarak duygum bu, bu sene çok iyi bir takım, izlemesi keyifli bir takım, başarılı bir takım. Onlara ve Fatih hocaya da kalan haftalarda başarılar diliyorum" diye konuştu.
Konya Fatih Tekke: "Bizim için üzücü bir akşam oldu" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Konyaspor’a mağlup oldukları maçın ardından yaptığı açıklamada, kendileri için üzücü bir akşam olduğunu belirterek, "Şu an için ilk düşüncem 3’üncülüğü garantilemek. Trabzonspor’un Avrupa’da olması gerekiyor" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Trabzonspor, deplasmanda karşılaştığı Konyaspor’a 2-1 mağlup oldu. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Konyaspor’u tebrik ederken, kendileri adına çok üzücü bir akşam olduğunu söyledi. Tekke, "Özellikle ilk yarı belki de geldiğimizden bu yana, benim antrenörlük kariyerimdeki en kötü ilk yarılardan biri oldu. Bunun sebebini ben ve ekibime yazmak durumundayım. Böyle olmak zorunda. Bunu düşünmemiz lazım. Maruz kaldığımız durumlar oluyor sahanın içerisinde. Kaptanımız yoktu, stoperlerimiz yoktu. Ama neticesinde bizim her ne kadar mazeret olursa ki bunlar gerçekçi mazeretler olsa da değil ilk yarıdaki oyunu kabul etmemiz mümkün değil. İkinci yarı özellikle aldığımız tüm riskler, değişiklikler hemen karşılığını bulduğu ve istediğimiz her şeyin hemen hemen olduğu son bölümün, son ortanın şekli, topu bulamama gibi detaylarla maç yönetebilirdi ama her şeye rağmen Konyaspor iyi savundu. İkinci yarı bir gol, bir ofsayt olan pozisyon var. Haricinde bir şey yok. Ama biz Trabzonspor olarak her maçı bu duyguyla oynamak zorundayız. Bizim için üzücü bir akşam oldu" ifadelerini kullandı. "Şu an ilk düşüncem 3’üncülüğü garantilemek. Trabzonspor’un Avrupa’da olması gerekiyor" Trabzonspor ikincilik hedefinden uzaklaştı mı sorusu üzerine Fatih Tekke, "Benim kendi şahsi kanaatim aslında Alanya ve Başakşehir maçlarındaki, özellikle Alanya maçı üzücüydü. Başakşehir maçındaki son bölümdeki verilmeyen faul bizim de yaptığımız büyük bir hata. Fenerbahçe’nin yenilmesi, kazanıp kaybetmesi ki öyle kağıt üzerinde olmuyor. Görüyorsunuz her maç zor oluyor. Bu maçın da zor olacağını biliyorduk. Bazen bir oyuncunuz eksik olduğunda çok oyuncunuz eksik oluyor. Bunu ben çok net yaşıyorum. Oyuncularımla beraber buraya kadar geldik. Galip gelseydik 3.’lüğümüz garanti olacaktı. Sonra ikinciliğe hedef olarak belirleyecektik. Dolayısıyla maç maç gitmek zorundayız. Haftaya oynayacağımız maçlar da çok zor. Bizim açımızdan da rakiplerimiz açısından da zor, kolay maç yok. Alt tarafıyla üst tarafıyla zor geçen lig oldu. Ama oyuncularımın şu ana kadar getirdikleri, bize verdikleri o umudu yeşerttikleri için teşekkür etmek lazım. Yaptığımız hatalar, eksikler, bu sadece teknik adam olarak benim değil, kulüp adına da, oyuncu adına da basın adına da belki hepimiz adına yaptığımız eksikler daha iyi nasıl olabiliri bu arada düşünmek lazım. Şu an yine benim ilk düşüncem 3’lüğü garantilemek. Trabzonspor’un Avrupa’da olması gerekiyor ve kadro yapısıyla gelecek, kalacak, gidecekleri bile düşündüğünüzde böyle kolay yerler değil oralar. Oralar çok daha zor. Oralarda çok ciddi kadrolara ihtiyacımız var. Şu an o durumda değiliz gibi gözüküyor. Tabii ki kupa yarı finaldeyiz. Yine orada da hedefimiz kupayı almak. Ama iki maç var. Önce önümüzdeki maçları kazanmamız lazım. Önümüzde Göztepe maçı var. Çok dinamik bir takım. Ama bizim şu özellikle ilk yarı moral bozucu, herkesin ve hepimizin moralini bozucu. ‘Ne oldu hayırdır’ gibi dedirttiren yani ‘ne oldu bu takıma’ dedirttiren ki bir şey olmadı. Olsa ben size söylerim buna emin olun. Ben de şaşırdım açıkçası" diye konuştu.