SPOR - 09 Eylül 2025 Salı 11:22

Karateci Enes Bulut, Kağıtspor’daki başarısını özetledi: "Mücadeleden asla vazgeçmek yok"

A
A
A
Karateci Enes Bulut, Kağıtspor’daki başarısını özetledi: "Mücadeleden asla vazgeçmek yok"

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtspor’da forma giyen karateci Enes Bulut, başarı merdivenlerini teker teker çıkıyor. Milli Takıma kadar yükselen ve 75 kiloda ülkeyi temsil eden Bulut, Avrupa şampiyonluğuna uzanan yolculuğunu "Mücadeleden asla vazgeçmemek" sözleriyle özetledi.


Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtspor’un altyapısında yetişen milli karateci Enes Bulut, 15 yıldır mavi-beyazlı kulübün formasını giyiyor. 10 yıldır milli takımda yer alan Bulut, yaklaşık 3 yıldır Kocaeli Büyükler A Milli Takımı’nda 75 kilo kategorisinde Türkiye’yi temsil ediyor. Avrupa şampiyonluğuna uzanan yolculuğunu, "Mücadeleden asla vazgeçmemek" sözleriyle özetleyen başarılı sporcu, kariyerini A Milli Takım seviyesinde sürdürmeyi hedefliyor.



Karateyle babam sayesinde tanıştım


Kağıtspor’un yetiştirdiği önemli sporculardan biri olan Enes Bulut, küçük yaşlarda başladığı karateye babasının desteğiyle adım attığını belirterek, "Babam kulüpte antrenördü. O dönem beni sürekli teşvik ediyordu. Beni karşısına geçirip, yumruk ve tekme attırıyordu. Bir gün hevesle antrenmana geldik, geliş o geliş, bir daha çıkamadık" sözleriyle spora başlangıç hikayesini özetledi. Enes Bulut, başarı çıtasını her geçen gün bir adım daha yukarı taşıdığını söyledi.



"Kağıtspor bizim için sadece bir kulüp değil, aile"


Kariyerinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği desteğin önemine vurgu yapan Bulut, "Kağıtspor bizim için sadece bir kulüp değil, bir aile. Başkanlarımız, antrenörlerimiz ve arkadaşlarımız her zaman yanımızda oldu. Bize manevi ve maddi her türlü imkan sağlandı. Biz de bu emeğin karşılığını vermek için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın olmak üzere kulüp başkanımız İbrahim Erçin’e ve baş antrenörümüz Mesut Kalaylı’ya çok teşekkür ederim" dedi.



Eğlenceyle başladı, mesleğe dönüştü


Karateye ilk başladığında bunu bir eğlence olarak gördüğünü ifade eden Bulut, zamanla bu yaklaşımın profesyonel yön kazandığını belirtip, "Küçükken daha çok arkadaş heyecanıyla geliyordum. Babam antrenörüm olduğu için sosyal hayatım kulüpte geçti. İlk başlarda bu işin ciddiyetinin farkında değildim ama ilk madalyamı kazandıktan sonra karate benim için bir meslek haline geldi" diye konuştu.



"Mücadeleyi bırakan her zaman kaybeder"


Spor hayatında zor dönemler yaşadığını ifade eden Enes Bulut, her şeye rağmen mücadele etmekten vazgeçmediğini vurgulayıp, "Çok kez pes etme noktasına geldim. Spor, bir basamak gibidir. Bazen yukarı çıkarsınız, bazen bir anda en aşağıya düşersiniz. Önemli olan yılmadan tekrar tırmanabilmektir. Çünkü bu mücadelede bırakan her zaman kaybeder. En unutamadığı başarım pandemi döneminde elde ettiğim Avrupa şampiyonluğu oldu. O dönem hepimiz için çok zordu. Sosyal imkanlar sınırlıydı, psikolojik baskı büyüktü. Ama yılmadan devam ettim ve o süreç şampiyonlukla sonuçlandı" şeklinde konuştu.



"En özel başarım Gençlik Olimpiyatları"


Kariyerindeki en özel başarıyı 2018 yılında Buenos Aires’te düzenlenen Gençlik Olimpiyatları’nda elde ettiğini dile getiren milli sporcu, bu madalyanın hayatını değiştirdiğini ifade edip, "Daha önce dünya derecelerim vardı ancak Gençlik Olimpiyatları’nda kazandığım madalya benim bu spora yüzümü tamamen dönmeme neden oldu. Aylar süren kamplar, zorlu antrenmanlar ve psikolojik süreçler sonunda o madalya her şeyin karşılığı oldu. Kulüp başkanlarım, antrenörlerim, ailem ve arkadaşlarım bu süreçte hep yanımdaydı. Bu nedenle o madalya bana hep ‘birlik’ hissini çağrıştırıyor" ifadelerini kullandı.



Karateci Enes Bulut, Kağıtspor’daki başarısını özetledi: "Mücadeleden asla vazgeçmek yok"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Bahar aylarında çocuk sağlığı için dikkat zamanı Mevsim geçişlerinde çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklar artış gösterebiliyor. Uzmanlar, ebeveynlerin belirtileri yakından takip etmesi ve günlük alışkanlıklara özen göstermesinin önemine dikkat çekiyor. Mevsim geçişleriyle birlikte çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklarda artış gözlenebiliyor. Özel Adatıp Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Erbil Sak, bahar aylarında çocuk sağlığında dikkat edilmesi gereken konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Sak, hava sıcaklıklarındaki ani değişimlerin ve artan polen yoğunluğunun çocukları etkileyebildiğini belirterek, "Mevsim geçişlerinde özellikle soğuk algınlığı, boğaz enfeksiyonları, öksürük ve ateş gibi şikâyetler daha sık görülebiliyor. Bağışıklık sistemi bu dönemde daha hassas hale gelebilir. Uzun süren öksürük, yüksek ateş, halsizlik ve iştahsızlık gibi durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır. Erken dönemde yapılan muayene sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar" dedi. "Günlük alışkanlıklar önemli rol oynar" Bahar aylarında çocukların sağlığını korumak için düzenli uyku, dengeli beslenme ve yeterli sıvı tüketiminin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Sak, "Hijyen alışkanlıklarının sürdürülmesi ve çocukların dinlenmesine özen gösterilmesi bu dönemde koruyucu bir yaklaşım olabilir. "Bazı çocuklar bu süreci hafif geçirirken, bazıları daha sık enfeksiyon yaşayabilir. Bu nedenle belirtiler bireysel olarak değerlendirilmelidir" diye konuştu.
Bursa Gürsu tarıma yeni destek Gürsu Belediyesi, ilçe tarımının potansiyelini yükselten ve Gürsu’ya katma değer sunan proje sayısını her geçen gün arttırıyor. Gürsu Belediyesi’nin proje tecrübesi sayesinde ARGE Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni proje ile Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatif’ine kazandırılan meyve kasası üretim hattı için kalıp temini projesi hayata geçirildi. Kooperatife kendi kasalarını üretme şansını, hazırladığı proje sayesinde sunan Gürsu Belediyesi , bu kez de kalıp temininin sağlanmasına ve tasarrufun artmasını sağladı. Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, ENCAHER hibe programı ile, Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü’nün hazırladığı proje sayesinde kasa imalat tesisi kurmuştu. Tesisin potansiyelini tam olarak kullanabilmek ve ihtiyaç duyulan meyve kasalarının üretebilmek, plastik kasaları geri kazandırabilmek için harekete geçildi. INSURE Projesi’nin bileşeni Kırsal Alanlarda Mevsimlik Tarımsal Kapasitelerin Güçlendirilmesi kapsamında; Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne 30.821 USD değerindeki "Gözlü Kasa Üretim Kalıbı" desteği yapıldı. Süreci takip ederek projelendirilen ve Gürsu tarımına bir katkı daha sunan Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü sayesinde, kasa başına depolama kapasitesi iki katına çıktı. İhracat yolculuğunda nakliye maliyetleri ciddi oranda azaldı. Üreticinin kazancı ve emeğinin katma değeri arttı. Teslim töreninde konuşan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, " Gürsu Belediyesi olarak ilçe tarımımıza destek veren anlamlı hamleler yapıyoruz. Bu kalıplar, meyvelerimizin tarladan toplama merkezine, oradan da nihai pazarlara uzanan yolculuğunda yaşanan ürün zayiatını ve kalite kayıplarını engellemek için temel bir gereklilikti. Özellikle hassas yapılı armut meyvelerinin uygun olmayan kasalar nedeniyle zarar görmesi, hem ürün değerini düşürmekte hem de pazar erişimini sınırlamaktaydı. Yeni üretim kalıbı ile bu sorun ortadan kalkacak" diye konuştu.
Ankara DEHB çocukların okul ve sosyal hayatını etkileyebiliyor Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) çocukların hem akademik başarısını hem de sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebileceğini belirten Psikolog İrem Güler, "Sosyal ilişkilerde dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum olmadığına dikkat çekiliyor. Medical Park Ankara Hastanesi’nden Psikolog İrem Güler, bu nörogelişimsel tablonun ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebileceğini, ancak doğru tanı ve çok yönlü destekle bireylerin yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini vurguladı. "DEHB dikkat, dürtü ve aktiviteyi etkileyen bir durumdur" DEHB’nin dikkat süreçlerini, dürtü kontrolünü ve aktivite düzeyini etkileyen bir durum olduğunu belirten Güler, "DEHB; yalnızca çocuklara özgü değildir, pek çok bireyde ergenlik ve yetişkinlik döneminde de varlığını sürdürür. Tanı için belirtilerin genellikle 12 yaşından önce başlaması beklenir ancak her zaman bu dönemde fark edilmeyebilir" diye konuştu. "‘Çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" DEHB’nin belirtilerinin dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik olmak üzere üç ana başlıkta toplandığını ifade eden Güler, "Dikkatini sürdürmekte zorlanma, sık hata yapma, eşyaları kaybetme ve görevleri organize edememe dikkat alanındaki güçlükler arasındadır. Hiperaktivite yerinde duramama ya da içsel huzursuzluk şeklinde ortaya çıkabilir. Dürtüsellik ise söz kesme, sırasını bekleyememe ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme gibi davranışlarla kendini gösterir. Her bireyde aynı belirtiler görülmeyebilir. Dikkat eksikliği ile hiperaktivite her zaman birlikte görülmez. Bu nedenle ‘çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" açıklamasında bulundu. "Okul başarısı ve sosyal ilişkiler etkilenebilir" DEHB’nin akademik performansı dolaylı olarak etkileyebileceğini aktaran Güler, "Dikkatini sürdürememe, ödevleri organize edememe ve zaman yönetiminde zorlanma notlara yansıyabilir. Sosyal ilişkilerde ise dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. "Tanı süreci çok yönlü değerlendirme gerektirir" Güler, tanının tek bir teste dayanmadığını vurgulayarak "Tanı süreci uzman tarafından yürütülür. Gelişim öyküsü, aile ve öğretmen gözlemleri ile belirtilerin birden fazla ortamda görülüp görülmediği birlikte değerlendirilir. Bazı durumlarda bilgisayar tabanlı testler de süreci desteklemek amacıyla kullanılabilir" şeklinde konuştu. Tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Güler, şu bilgileri paylaştı: "İlaçlar dikkat ve dürtü kontrolünü düzenlerken, psikolojik destek bireye zaman yönetimi ve başa çıkma becerileri kazandırır. Hafif durumlarda yalnızca psikolojik destek yeterli olabilirken, orta ve ağır vakalarda iki yöntemin birlikte uygulanması daha etkili sonuçlar verir." Ailelere önemli uyarılar Ebeveynlerin ev ortamında sağlayacağı düzenin önemine dikkati çeken Güler, "Tutarlı bir günlük rutin oluşturmak, görevleri küçük parçalara bölmek, görsel hatırlatıcılar kullanmak ve çocuğun başarılarını takdir etmek motivasyonu artırır. Ekran süresinin sınırlandırılması ve düzenli uyku alışkanlığı da belirtilerin kontrolünde önemli rol oynar" ifadelerini kullandı. DEHB’li bireylerin güçlü yönlerine de değinen Güler, "Bu bireyler ilgi duydukları alanlarda yoğun odaklanma geliştirebilir. Hızlı problem çözme ve farklı düşünme becerileri sık görülen özellikler arasındadır. Doğru destekle bu özellikler önemli bir avantaja dönüşebilir" diye konuştu. Toplumda DEHB ile ilgili yanlış bilgilerin yaygın olduğunu söyleyen Güler, "DEHB tembellik ya da yaramazlık değildir. Nörobiyolojik temelli bir durumdur. ‘Sadece çocuklarda görülür’ ya da ‘ilaçlar çocuğu robotlaştırır’ gibi yanlış inanışlar, bireylerin destek almasını geciktirebilir" ifadelerine yer verdi. Güler, doğru tanı ve uygun destekle DEHB’li bireylerin hem eğitim hem de sosyal yaşamda başarılı ve üretken bireyler olabileceğinin altını çizdi.