SAĞLIK - 26 Ocak 2026 Pazartesi 12:33

"Kasık fıtığında laparoskopik yöntemle hayata daha hızlı dönüş mümkün"

A
A
A
"Kasık fıtığında laparoskopik yöntemle hayata daha hızlı dönüş mümkün"

Kasık fıtıklarının genel cerrahi pratiğinde en sık karşılaşılan sorunlardan biri olduğunu belirten Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Caner Akgül, "Laparoskopik yöntemle daha küçük cerrahi kesiler, daha az ameliyat sonrası ağrı ve işe/günlük hayata çok daha hızlı dönüş hedeflenir. Modern teknoloji sayesinde hastalarımız ameliyattan kısa süre sonra eski konforuna kavuşabiliyor" dedi.


VM Medical Park Kocaeli Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Caner Akgül; kasık fıtıklarında tanı süreci, belirtiler ve laparoskopik cerrahi uygulamaları hakkında önemli bilgilendirmede bulundu. Dr. Akgül, fıtığın erken dönemde fark edilmesinin tedavi başarısını artırdığını söyledi.


Fıtığın genellikle vücudun zorlandığı anlarda kendini gösterdiğini ifade eden Op. Dr. Caner Akgül, en yaygın belirtileri şöyle sıraladı:


"Hastalarımız çoğunlukla kasık bölgesinde oluşan bir şişlik veya kabarıklık şikayetiyle bizlere başvuruyor. Bu şişlik; ağır kaldırma, öksürme, hapşırma veya ıkınma gibi karın içi basıncın arttığı durumlarda daha belirgin hale gelirken, hasta sırt üstü uzandığında genellikle kaybolur. Ayrıca bölgede yanma, çekilme hissi veya zaman zaman bacağa vuran künt bir ağrı da tipik belirtiler arasındadır."


Tanı koyarken izlenen yolu anlatan Op. Dr. Akgül, "Kasık fıtığı tanısı büyük oranda tecrübeli bir cerrahın yapacağı fizik muayene ile konulur. Muayene sırasında fıtığın türünü (direkt, indirekt veya femoral) ve içeriğini belirlemek cerrahi planlama için kritiktir. Şüpheli durumlarda veya sporcu fıtığı gibi ayırıcı tanı gerektiren vakalarda ultrasonografi veya dinamik MR tetkiklerinden yararlanarak tanıyı kesinleştiriyoruz" dedi.



"Amaç ağrıyı azaltmak ve hayata hızla dönmek"


Cerrahi tedavide kapalı yöntemlerin hastaya büyük konfor sağladığını söyleyen Akgül, "Laparoskopi operasyonlarında karın duvarına açılan milimetrik girişlerden kamera ve ince el aletleriyle işlem yapılır. Bu yöntemle daha küçük cerrahi kesiler yapıldığı için ameliyat sonrası ağrı minimal düzeye iner. Uygun hasta seçimiyle enfeksiyon ve yara yeri sorunları en aza indirilir" şeklinde konuştu.



İyileşme sürecinin 4 temel avantajı


Op. Dr. Caner Akgül, laparoskopik fıtık cerrahisinin hastalar üzerindeki etkilerini şu başlıklarla özetledi:


"Küçük kesi ve estetik. Büyük ameliyat izleri yerine, sadece birkaç milimetrelik deliklerden işlemin tamamlanması. Minimal ağrı. Kas dokusuna daha az müdahale edildiği için hastaların ameliyat sonrası ağrı kesici ihtiyacının azalması. Erken aktivite. Hastaların genellikle ameliyatla aynı gün ayağa kalkabilmesi ve kısa sürede taburcu olması. Hızlı iş başı. Özellikle aktif çalışma hayatı olan hastaların 1 hafta gibi kısa bir sürede iş hayatına dönebilmesi."



"Fıtık cerrahisi kişiye özel planlanmalı"


Op. Dr. Akgül, modern cerrahideki yaklaşımlara ilişkin ise "Cerrahide başarı, sadece el becerisiyle değil, kanıta dayalı tıp prensiplerini her hastaya özel olarak uyarlamakla mümkündür. Bugün uyguladığımız laparoskopik yöntemler, binlerce vaka üzerinde yapılan klinik çalışmaların ve uluslararası kılavuzların süzgecinden geçerek ’altın standart’ haline gelmiştir. Bilimsel veriler bize şunu net bir şekilde gösteriyor, doğru teknikle yerleştirilen yamalar ve kapalı yöntem cerrahisi; açık cerrahiye oranla daha az kronik ağrı, daha düşük enfeksiyon riski ve çok daha hızlı bir iyileşme süreci sunuyor. Bizim görevimiz, bu güncel ve kanıta dayalı verileri, en yüksek teknolojiyle birleştirerek hastalarımızın hizmetine sunmaktır. Amacımız sadece fıtığı onarmak değil, bilimin ışığında hastanın yaşam kalitesini en güvenli şekilde geri kazandırmaktır" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 26 başlıkta yolsuzluk iddiası Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturmasında, aralarında tutuklu Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 41 şüpheliye ilişkin dosyada, seçim harcamalarından iskan işlemlerine, lüks konut ve araç alımlarından bağış ve döviz trafiğine kadar uzanan 26 ayrı eylem yargılamaya konu edildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında, 5 Temmuz 2025’te tutuklanan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya’nın da aralarında bulunduğu toplam 41 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Başsavcılık tarafından, zincirleme suç hükümleri kapsamında çok sayıda ağır suç isnadıyla 702 sayfalık iddianame düzenlendi. İddianamede, icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlarından şüpheliler hakkında kamu davası açılması talep edilirken, bu aşamada 26 ayrı eylem yönünden hukuki değerlendirme yapıldığı belirtildi. Seçim propagandası ve reklam faturalarıyla başlayan süreç İddianamede yer alan ilk eylemde, 2024 yerel seçimleri sürecinde yürütülen propaganda çalışmaları kapsamında yapılan reklam harcamalarının, Anadolu Reklam isimli firma üzerinden bazı iş insanlarına fatura ettirilerek karşılandığı öne sürüldü. Bu süreçte Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek ile Serkan T. aracılığıyla iş insanları Yusuf Y., Ali Y. ve Sezgin K.’den ödeme talep edildiği, düzenlenen faturalar karşılığında milyonlarca liralık menfaat sağlandığı iddia edildi. Savcılık, bu ödemelerin bir kısmının icbar suretiyle irtikap, bir kısmının ise haksız mal edinme suçunu oluşturduğu kanaatine yer verdi. Boşanma süreci, lüks daire ve elden para iddiaları İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek’in eski eşi Zeynep Kerimoğlu ile yaşadığı boşanma sürecinde Casa Luna isimli siteden lüks dubleks bir daire alındığı, daire bedeli ve geçmişe dönük kira ödemelerinin elden teslim edildiği öne sürüldü. Tapuda düşük bedel gösterilmesine rağmen, toplamda 30 milyon liraya yakın ödemenin farklı tarihlerde elden verildiği, bu sürecin taraf beyanları ve iletişim kayıtlarıyla örtüştüğü belirtildi. Savcılık, söz konusu eylemin Muhittin Böcek’in bilgisi dahilinde gerçekleştiği, borç ilişkisi iddialarının gerçeği yansıtmadığı değerlendirmesinde bulundu. 80 milyon liralık boşanma tazminatı iddiası Dosyada, Mustafa Gökhan Böcek’in temin ettiği yüklü miktardaki dövizle Zeynep Kerimoğlu’na boşanma tazminatı ödediği, bir kısmının avukatlık ücretlerinde kullanıldığı, kalan tutarın ise ilerleyen süreçte Zuhal Böcek adına alınan lüks araçta değerlendirildiği iddialarına yer verildi. Çocuk üzerine villa, döviz ve altın trafiği Soruşturma kapsamında, Mustafa Gökhan Böcek ile Zuhal Böcek’in ortak çocukları Muhittin Aslan Böcek adına dubleks villa alındığı, bu alımın döviz bürosu üzerinden yürütülen ve altın alım-satımı süsü verilen para transferleriyle gerçekleştirildiği belirtildi. Yapılan incelemelerde, gönderilen paranın karşılığında fiili döviz işlemi yapılmadığı, fiziki teslim iddialarının bulunduğu kaydedildi. Lüks araçlar, saatler ve yakınlara yapılan alımlar Soruşturma kapsamında Zeynep Kerimoğlu adına Land Rover marka araç alındığı, Zuhal Böcek’in farklı tarihlerde lüks araç alım ve devirlerinde bulunduğu, yeğeni adına da araç temin edildiği iddiaları iddianamede yer aldı. Ayrıca, Melek K. adına Audi marka araç alındığı, bazı iş adamları tarafından Rolex marka saatler temin edilerek şüphelilere teslim edildiği öne sürüldü. Yapılan aramalarda ele geçirilen saatlerin fatura ve sertifikalarıyla birlikte dosyaya girdiği belirtildi. İskan ve ruhsat karşılığında daire, dükkan ve bağış iddiaları İddianamede, Aksu Altıntaş bölgesi başta olmak üzere çeşitli bölgelerde faaliyet gösteren müteahhitlerden, iskan ve ruhsat işlemlerinin hızlandırılması karşılığında daire ve iş yeri talep edildiği, bazı müteahhitlerin mağdur olmamak adına bu talepleri kabul etmek zorunda kaldıklarını beyan ettikleri aktarıldı. Bu kapsamda, daire ve dükkanların farklı kişiler adına devredildiği, bazı işlemlerde vakıflara bağış yapılmasının istendiği, Büyükşehir Belediyesine araç hibesi taleplerinin de dosyada yer aldığı kaydedildi. Emniyet ve belediye bağlantılı para trafiği iddiaları İddianamede, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile Fazlı Ateş arasındaki finansal hareketler, iş çözme vaadiyle para alındığı iddiaları, bazı belediye görevlilerinin iskan işlemleri karşılığında elden para aldığı ve bu paralarla araç alındığı yönündeki beyanlara da yer verildi. Döviz büroları, kuyumcular ve şirketler üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen finansal ilişkiler ayrıntılı şekilde anlatıldı. Altıntaş bölgesi ve KONTEV bağışları dikkat çekti İddianamede son eylem olarak, Antalya’da özellikle Aksu ilçesi Altıntaş bölgesinde müteahhitlik yapan kişi ve firmalardan, iskan ruhsatı alınması aşamasında Konyaaltı Turizm Kültür ve Eğitim Vakfı’na (KONTEV) bağış yaptırıldığı ve Büyükşehir Belediyesine ayni araç hibesi istendiği iddialarına yer verildi. Soruşturma dosyası yargı aşamasına taşındı Başsavcılık, 702 sayfalık iddianamede yer verilen 26 eylem kapsamında, şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını talep etti. Dosya, ağır ceza mahkemesine gönderilirken, mahkemenin iddianameyi kabul etmesi halinde sanıkların önümüzdeki süreçte yargı önüne çıkması bekleniyor.
Antalya (Düzeltme) Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 702 sayfalık iddianame Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında tutuklu Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 41 şüpheli hakkında 702 sayfalık iddianame düzenlendi. İddianamede, Böcek’in yanı sıra oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile çeşitli belediye yöneticileri ve iş adamları hakkında kamu davası açılması talep edildi. Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheliler hakkında zincirleme suç hükümleri kapsamında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlarından cezalandırılmaları istendi. Seçim süreci ve reklam ödemeleri iddiası İddianamede yer alan ilk eylemde, 2024 yerel seçimleri sürecinde yürütülen propaganda çalışmaları kapsamında yapılan reklam harcamalarının bazı iş adamlarına fatura ettirilerek karşılandığı öne sürüldü. Bu kapsamda Anadolu Reklam adlı firma tarafından düzenlenen faturalar üzerinden milyonlarca liralık ödeme yapıldığı, söz konusu ödemelerin icbar suretiyle irtikap ve haksız mal edinme suçlarını oluşturduğu değerlendirildi. Boşanma tazminatı suçtan elde edilen gelirle karşılandı iddiası İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek’in eski eşi Zeynep Kerimoğlu adına lüks bir dubleks daire alındığı, daire bedelinin yanı sıra geçmişe dönük kira ödemelerinin elden teslim edildiği iddiasına yer verildi. Ayrıca yaklaşık 80 milyon lira tutarında boşanma tazminatı ödendiği, bu paranın bir bölümünün döviz cinsinden temin edildiği, kalan kısmının ise lüks araç alımlarında kullanıldığı öne sürüldü. Çocuklar üzerine villa, yakınlara araç ve daire geçirildi İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek ile Zuhal Böcek’in ortak çocukları adına lüks villa alındığı, bu alımların döviz ve altın alım-satımı görüntüsü verilerek gerçekleştirildiğine ilişkin tespitlere yer verildi. Bunun yanı sıra, şüphelilerin yakınları adına Land Rover, Audi ve Mini Cooper marka lüks araçlar alındığı, bazı araçların elden nakit ödeme yöntemiyle temin edildiği belirtildi. Rolex saatler ve elden para iddiaları Soruşturma kapsamında yapılan aramalarda Rolex marka saatlere el konulduğu, bu saatlerin bazı iş adamları tarafından satın alındığı ve şüphelilere teslim edildiğinin değerlendirildiği aktarıldı. İddianamede ayrıca, bazı iş adamlarının belediyedeki iskan ve ruhsat işlemlerinin hızlandırılması karşılığında elden para verdiği iddiasına da yer verildi. İskan ve ruhsat karşılığında daire ve dükkan talep edildi İddianamede, özellikle Aksu Altıntaş bölgesinde faaliyet gösteren müteahhitlerden, iskan ve ruhsat işlemlerinin hızlandırılması karşılığında daire ve iş yeri talep edildiği tespitine yer verildi. Bazı müteahhitlerin mağdur olmamak adına bu talepleri kabul etmek zorunda kaldıklarını beyan ettikleri, bu kapsamda çok sayıda dükkanın farklı kişiler adına devredildiği kaydedildi. Müteahhitlerden bağış adı altında talepler Dosyada, bazı müteahhitlerin iskan süreçlerinde vakıflara bağış yapmaya icbar edildikleri, ayrıca Antalya Büyükşehir Belediyesine araç hibesi gibi taleplerle karşı karşıya kaldıkları iddiaları da yer aldı. Başsavcılık suç gelirlerinin müsaderesini talep etti Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında el konulan yaklaşık 170 milyon lira tutarındaki nakit mevduat ile birlikte; 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, lüks saatler ve elektronik eşyalar dahil olmak üzere toplam değeri yaklaşık 258 milyon 600 bin lira olan malvarlığının müsaderesini talep etti. İddianame ağır ceza mahkemesine gönderildi Hazırlanan 702 sayfalık iddianame, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilerek 2026/23 iddianame değerlendirme numarasıyla kayda alındı. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesi halinde, şüphelilerin önümüzdeki süreçte ağır ceza mahkemesinde yargılanması bekleniyor.
Aydın Üreticilere uyarı, listeler askıya çıktı 2025 Yılı Bitkisel Üretim Planlaması kapsamında yapılan kontroller sonrası hazırlanan planlı üretim listeleri askıya çıkarılırken, üreticilere askı süresi içinde bilgilerini kontrol ederek güncellemeleri uyarısı yapıldı. 2025 Yılı Bitkisel Üretim Planlaması kapsamında yapılan beyan doğruluğu tespit çalışmaları tamamlanırken, ürün değişikliklerinin yer aldığı listeler askıya çıkarıldı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, listelerde bilgisi hatalı veya eksik olan üreticilerin süresi içinde başvuru yapmaları gerektiğini hatırlattı. Bitkisel Üretim Planlaması ve Destekleme Uygulamaları Talimatı doğrultusunda gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında, Üretici Kayıt Sistemi (ÜKS) ve Ürün Bildirimleri üzerinden yapılan incelemelerde "kontrol gerekli" ve "gerçeğe aykırı" olarak bildirilen parseller yerinde tespit edildi. Yapılan saha kontrolleri, çiftçi beyanları ve Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) üzerinden yürütülen işlemler sonucunda söz konusu parsellerde ürün değişiklikleri gerçekleştirildi. Yapılan değişikliklerin ardından sistemden alınan "2025 Yılı Planlı Üretim Kontrol Listesi", 23 Ocak 2026 tarihinden itibaren 10 gün süreyle askıya çıkarıldı. Listeler ilçe merkezinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ziraat Odası’nda, ilçeye bağlı mahallelerde ise muhtarlıklarda üreticilerin incelemesine sunuldu. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, listelerde yer alan bilgileri dikkatle kontrol etmeleri konusunda üreticileri uyararak, eksik veya hatalı bilgi tespit eden üreticilerin askı süresi içerisinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne başvuruda bulunmaları gerektiğini bildirdi.