SPOR - 28 Ocak 2026 Çarşamba 20:29

Kocaeli Büyükşehir’den Kocaelispor’a altyapı yatırımı

A
A
A
Kocaeli Büyükşehir’den Kocaelispor’a altyapı yatırımı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yenilenen Kocaelispor Vinsan Altyapı Tesisleri düzenlenen törenle tanıtılırken, Belediye Başkanı Tahir Büyükakın altyapının önemine vurgu yaparak, "İnşallah temmuz ayında da Kocaelispor’un asıl tesislerini açmayı planlıyoruz" dedi.


Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaelispor’un geleceğini inşa etmek adına altyapı yatırımlarına devam ediyor. Bu kapsamda yenilenen Vinsan Altyapı Tesisleri için tanıtım töreni düzenlendi. Törene Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaelispor Başkanı Recep Durul, KASKF Başkanı Murat Aydın, Kocaelispor Altyapı Sorumlusu Rafet Kırgız, Teknik Direktör Selçuk İnan, siyasi parti temsilcileri, eski futbolcular, altyapı sporcuları ve aileleri katıldı.



3 bin 500 metrekare tesis


Toplam 3 bin 500 metrekare alan üzerine inşa edilen tesis, Kocaelispor altyapısına profesyonel bir çalışma ortamı sunuyor. Tesis bünyesinde 63x49 metre ölçülerinde sentetik çim saha, ilave tribünler ve prefabrik sosyal tesis binası yer alıyor. Sosyal alanlarda soyunma odaları, duşlar, fitness salonu, idari bina, misafirhane, çamaşırhane ve malzeme odaları bulunuyor.



"Tahir Başkan Kocaelispor için büyük bir şans"


Kulüplerin geleceğinin altyapıya bağlı olduğunu belirten Başkan Durul, "Kulüpler altyapısı güçlendikçe üst yapıları da o oranda güçleniyor. Bugüne kadar kök salmış ve güçlendikçe de o çınarın gövdesi gibi gölge büyüklüğüne ulaşan altyapımızda, her geçen gün bu oranda büyüyerek çarpan etkisiyle büyümeye devam ediyoruz. Şehir yöneticilerimizin, şehir büyüklerimizin, tüm dinamiklerimizin bir araya gelmesiyle bir Voltran etkisiyle büyük bir güç oluşuyor. Bu birliktelik bizi daha da güçlendiriyor. Şehrimizin başında ve Kocaelispor’umuzun da en büyük destekçisi olan Tahir Başkan’ımız bizim için büyük bir şans. Hem maddi hem manevi her alanda bize çok büyük bir destek veriyor. Sporun altyapısına yapmış olduğu yatırımlarla toksik yapıları betona gömüyor ve gençlerimizin önünü açacak çok büyük yatırımlar yapıyor. Kocaelispor’umuzun geçen yılki şampiyonluğu, U19’un şampiyonluğu, U17’nin Türkiye üçüncüsü olması ve genç takımlarımızın Trabzonspor ile Samsunspor karşısındaki galibiyetleri, altyapıda çok güçlü bir gelişim olduğunu gözler önüne seriyor. Şu an 10 kategoride faaliyetlerimiz devam ediyor. Yahya Kaptan tesislerimizde 2 bayan futbol takımımız, farklı ilçelerde ve şehirlerde de futbol okullarımız var. Tahir Başkan’ımızın sık sık dile getirdiği gibi; uluslararası alanda da bir Kocaelispor okulu kurma ve Kocaelispor markasının bayrağını orada dalgalandırma hayallerimiz var. İnşallah bunu hep birlikte başaracağız" şeklinde konuştu.



"Biz bir ilki başardık"


Altyapı süreçlerini daha profesyonel ve organize bir hale getirdiklerini belirten Rafet Kırgız, "Aslında zor geliyor ama gerçekten biz bir ilki başardık Sayın Başkanım. Sağ olsun, sizin büyük desteğiniz var ama Yönetim Kurulu Başkanımızın da bizlere vermiş olduğu büyük destek var. Biz Türkiye’de belki ilki gerçekleştirdik: Altyapı Yönetim Kurulu kurduk. Ayrıca gönüllü çalışan benim sekiz tane çok çalışkan arkadaşım var; ben onlara teşekkür etmek istiyorum. Hocalarım çok özverili çalışıyor; hocalarıma teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten bizde olan sporcu kardeşlerim ve ailelerine teşekkür etmek istiyorum. Çok iyi bir nesil yakaladık; inşallah gelişimlerini tamamlayacaklar Başkanım. Kocaeli’ye layık olan Belki hepsi iyi birer sporcu olmayacak ama hepsi birer iyi birey olacak, insan olacak. Önce insan diyoruz, sonra sporcu" ifadelerine yer verdi.



"Dökme suyla değirmen dönmez"


Sürdürülebilir başarının dışarıdan oyuncu transfer etmekle değil, altyapıdan oyuncu yetiştirmekle mümkün olduğunu vurgulayan Başkan Büyükakın, "Aslında burada devam edecek, sürdürülebilir olmasını sağlayacak bir başarı hikayesi yazılacak. Öbür taraf, dökme suyla değirmen döndürmeye benziyor. Aşağıdan adam yetişmezse, oraya altyapıdan adam gelmezse, biz kendi şehrimizin çocuklarını bu takımda oynar hale getirmezsek o 66 ruhunu yakalama şansı yok. Onu buradan bir kez daha söylüyorum" ifadelerini kullandı.



"Bu şehirde yetişmiş çok sayıda sporcu, spor adamı, hoca var"


Kocaeli’nin bir sporcu şehri olduğuna dikkat çeken Büyükakın, "Bu şehrin çocuklarında bu yetenek var, ben bunu biliyorum. Kocaeli bu manada bulunmaz bir şehir. Hep söylerim; Kocaeli kadar nüfusu olmayan ülkeler var ve o ülkeler dünya kupalarında başarı gösteriyorlar. Bu şehirde yetişmiş çok sayıda sporcu, spor adamı, hoca var. niye yapamayalım? Bu şehir kendi yağıyla bile kavrulur aslında. Yeter ki düğmeleri doğru ilikleyin" dedi.



"Kuluçka ortamı olmayan bir üst yapı çalışmaz"


Altyapıyı bir binanın temeline veya bir ağacın köklerine benzeten Büyükakın, sistemli çalışmanın önemine değinerek, "Fırsatları sağlayın, o koşulları hazırlayın. Nasıl yumurta kuluçkadan belli şartlar altında çıkıyorsa burayı da bir kuluçka ortamı gibi düşünün. Kuluçka ortamı olmayan bir üst yapı çalışmaz. Altyapı aslında üst yapının temeli gibidir; temelsiz bina nasıl ayakta duramazsa, köksüz ağaç nasıl ayakta duramazsa üst yapının altyapı olmadan sürdürülebilir bir başarıya imza atma şansı yok. Öyle bir sistem kurarsınız ki burası her şeyin okulu haline bile gelebilir" diye konuştu.



"Sorulacak bir hesap yok, gayet iyi gidiyor"


Yönetim olarak teknik işlere müdahale etmediklerini, ancak sorumluluk beklediklerini ifade eden Büyükakın, "Özel yeteneklerin aileleri Kocaelispor altyapısı için bizi aramaya başladığında bir şeyler doğru yapılıyor demektir. Ben oradan bakıyorum. Rafet Abi’yi arayıp ’şöyle bir çocuk var, işinize yarar mı bir bakın’ diyorum ama asla ’alın’ demiyorum. İşlerine karışmak, burun sokmak olmaz. Selçuk Hoca’yı getirdik, takımın başına koyduk. ’Hocam sen ne diyorsan onu dinleyeceğiz, senin önünü açacağız ama hesabı da sana soracağız’ dedik. Şu anda sorulacak bir hesap yok, gayet iyi gidiyor" dedi.



"Süper Lig’e demir atacağımızı daha ilk seneden gösterdik"


Kocaelispor’un ‘asansör takım’ olacağı iddialarına yanıt veren Başkan Büyükakın, "Gönlümüzden geçen tabii daha üst sıralar. Çok yeniyiz; başladığımızda herkes ’bu takım asansör takım olur’ diyordu. Asansör takım olmayacağımızı, Süper Lig’e demir atacağımızı daha ilk seneden gösterdik. Bu altyapıdan yetişen gençlerimiz ise orada demir atacağımızın ve o eski övünç dolu yıllarımıza geri döneceğimizin müjdecisidir" şeklinde konuştu.



"İnşallah temmuz ayında da Kocaelispor’un asıl tesislerini açmayı planlıyoruz"


Kocaelispor için Körfez Sevindikli’de hayata geçirilen dev tesislerle ilgili de açıklamada bulunan Başkan Büyükakın, "Tesisleşmeye büyük önem veriyoruz. Köseköy ve Alikahya’daki spor tesislerini açtık. Bugün de buradayız. İnşallah temmuz ayında da Kocaelispor’un asıl tesislerini açmayı planlıyoruz. O tesisler Kocaelispor’a yakışacak, kente değer katacak. Altyapı tesislerimiz, sporcularımıza hayırlı uğurlu olsun" dedi.



Tanıtım programına Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaelispor Başkanı Recep Durul, KASKF Başkanı Murat Aydın, Kocaelispor Altyapı Sorumlusu Rafet Kırgız, Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, AK Parti İzmit İlçe Yöneticileri, MHP İzmit İlçe Başkanı İlker Kazan, Gençlik ve Spor İl Müdürü Gökhan Yavaşer, Kocaelisporlu eski futbolcular ile altyapıda mücadele eden sporcular ile aileleri katıldı.



Kocaeli Büyükşehir’den Kocaelispor’a altyapı yatırımı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Kış uykusu bitti, ayı istilası başladı Doğu Karadeniz’in yüksek kesimlerinde kış uykusundan uyanan ayılar, açlık nedeniyle yayla evlerine yöneldi. Son haftalarda artan saldırılar, bölgede yaşayan vatandaşları tedirgin ederken çok sayıda ev ve ağılda hasar oluştu. Trabzon, Rize, Artvin, Gümüşhane ve Giresun’un yüksek rakımlı yaylalarında son haftalarda artan ayı hareketliliği, hem yayla sakinlerini hem de sezon hazırlığı yapan vatandaşları tedirgin etti. Kış uykusundan uyanarak yerleşim alanlarına yönelen ayılar, kapı ve pencereleri kırarak evlere giriyor, içerideki gıda malzemelerini dağıtıyor, arı kovanlarına zarar veriyor. Bazı yaylalarda aynı gece birden fazla ev hedef alınıyor. Yayla sezonunun yaklaşmasıyla birlikte hazırlık yapmak isteyen vatandaşlar, karşılaştıkları manzara karşısında şaşkınlık yaşıyor. Parçalanmış kapılar, dağıtılmış erzaklar ve zarar görmüş eşyalarını gören vatandaşlar, yetkililerden önlem alınmasını talep ediyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin yaylalarında son günlerde evlerdeki ayı saldırılarının arttığını söyledi. Başkaya, "Ayılar evlere haddinden fazla girmeye başladı. Sosyal medyada da bu türden çokça paylaşımlar görüyoruz. Bunun en önemli sebebi ayı popülasyonunun artması. Artmanın yanında birde ayıların artık bu evlere girme olayını bir alışkanlık haline getirmeleridir. Bunu artık öğrendiler. Yayla evlerini kapatıp terk ederken yiyecek bırakmayın diyoruz. Koku çıkaracak herhangi bir şeyi yanınızda götürün evde bırakmayın. Mutfakta bulunan tabak, çatal bile ayı için bir kokudur. Ayılar evlerde yiyecek bulabileceğini öğrendi. Biz önlemlerimizi almalıyız. Yayla evlerinde yiyecek bırakmamalıyız" dedi. "Avlanma işini yasal olarak yapmamız gerekiyor" "Tarım ve Orman Bakanlığının ayılar konusunda bir yöntem değişikliğine gitmesi gerekiyor" diyen Başkaya, "Ayılar bugün koruma altında olan hayvandır. Yasal olarak avına izin verilmiyor. Yasal olarak avına izin vermiyoruz ancak ülkede yaşayan herkes biliyor ki ayı kaçak olarak haddinden fazla avlanıyor. Ayının popülasyon sayımları yapılmalı bu envanter sayımlar sonucunda nerede ne kadar erkek, dişi ve yavrunun olduğunu bilmemiz gerekiyor. Buna göre avlanma işini yasal olarak yapmamız gerekiyor. Köylüler resmen gelip bölgemizde av yapılsın diye yetkililere yalvarır durumda dilekçeler veriyor. Bu dilekçeler sonucunda belli yerlerde bazı ayılar avlanıyor. Bu ayı saldırıları eskiden köylerde daha fazla yaşanıyordu. Eskiden kırsalda yaşayan insanlar ayıya karşı önlem alıyordu. Ayı sayısını azaltıyorlardı. Bugün ise köylerde yaşayan insanları çoğu evlerini yazlıkçı olarak kullanıyor" şeklinde konuştu. "Kış boyunca yağlarına eriterek yaşadılar, o enerjiyi geri almak için etrafta yiyecek arayışına koyuluyorlar" Erkek ayıların daha saldırgan olabildiğine dikkat çeken Başkaya, "Ayıların çoğunluğu kış dinlenmesi yaptılar. Bazıları belki kış uykusu dediğimiz olayı hafif atlatır bazıları çok daha uzun süre yatar. Şubat ve Mart ayına kadar uyuyanlar oldu. Yüksek kesimlerdekiler Nisan ayına kadar uyudu. Artık onlarda uyandılar. Kış dinlenmesinden uyanan ayılar kış boyunca yağlarını eriterek yaşadılar. O enerjiyi geri almak için etrafta yiyecek arayışına koyuluyorlar. Haliyle aşırı bir beslenme istekleri oluşuyor. Ardından da çiftleşme dönemi yaşıyorlar. Bizi hem aç hem de ardında bir çiftleşme dönemi bekliyor. Erkek ayılar daha saldırgan olabiliyorlar. İnsanlarla karşılaşmaları artıyor çünkü yiyecek arayışındalar. Yayla evlerine akın ediyorlar. Bu dönemde uyanık olmalıyız tek başına arazide bulunmak sıkıntıdır. İşi gücü olan köylü vatandaşımız bile tek başına dolaşmamaya çalışsın. Çobanlarımıza da bu öneride bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.
Kocaeli Ağrıya "nokta atışı" tedavi Kocaeli’deki Büyük Anadolu Hastanesi Darıca’da uygulanmaya başlanan "görüntüleme eşliğinde enjeksiyon" yöntemi, kas ve iskelet sistemi ağrılarında hedefe yönelik tedavi imkanıyla hem güvenliği hem de başarı oranını artırıyor. Kas-iskelet sistemi ağrıları, günlük yaşamda en sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alırken, modern tıp uygulamaları bu ağrılara yönelik daha etkili çözümler sunuyor. Büyük Anadolu Hastaneleri’nde uygulanan görüntüleme eşliğinde enjeksiyon tedavileri, ağrının kaynağına doğrudan müdahale edilmesini sağlıyor. Darıca Büyük Anadolu Hastanesi’nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Bahtiyar Bahtiyarov, geçmişte enjeksiyonların çoğunlukla anatomik işaretlere göre "körlemesine" yapıldığını belirterek, bu durumun hem etkinliği azalttığını hem de riskleri artırabildiğini ifade etti. Ultrasonografi ve skopi (röntgen eşliğinde görüntüleme) sayesinde hedef dokunun doğrudan görüntülenebildiğini vurgulayan Bahtiyarov, iğnenin doğru noktaya yönlendirilmesiyle tedavi başarısının arttığını söyledi. "Komplikasyon riskinin azalıyor" Görüntüleme eşliğinde yapılan enjeksiyonların, özellikle omurga çevresinde güvenli bir uygulama sunduğunu kaydeden Bahtiyarov, "Bu yöntemle sinir, damar ve diğer kritik yapılardan kaçınmak mümkün hale geliyor. Bu sayede komplikasyon riski azalırken, özellikle omurga çevresinde daha güvenli bir tedavi süreci sağlanıyor. İlacın doğrudan sorunlu bölgeye verilmesiyle tedaviye alınan yanıt güçleniyor. Sinir sıkışmaları, bel ve boyun fıtıkları ile eklem içi problemlerde bu fark çok daha belirgin hissediliyor" dedi. "Bel ve boyun bölgesinde yüksek doğruluk sağlıyor" Bahtiyarov, hedefli enjeksiyonların sadece tedavi değil, tanı açısından da büyük katkı sunduğunu aktardı. Bu yöntemle ağrının kaynağının daha net anlaşılarak gereksiz tedavilerin önüne geçilebildiğini belirten Bahtiyarov, teknik farklılıklara ilişkin şunları kaydetti: "Ultrasonografi, kas, tendon ve yüzeysel sinirlerin görüntülenmesinde önemli avantajlar sağlıyor. Radyasyon içermemesi, gerçek zamanlı görüntü sunması ve dinamik değerlendirme imkanı sunması nedeniyle güvenli bir yöntem olarak öne çıkıyor. Skopi ise daha çok omurga çevresi enjeksiyonlarda tercih ediliyor. İğnenin kemik yapılar arasındaki ilerleyişini net şekilde göstermesi, özellikle bel ve boyun bölgesinde yüksek doğruluk sağlıyor." "Deneme-yanıltma" dönemi sona erdi Tedavide teknolojinin yanı sıra deneyimin de belirleyici rol oynadığını vurgulayan Bahtiyarov, "Sonuç olarak kas-iskelet sistemi ağrılarında artık ’deneme-yanılma’ yaklaşımından uzaklaşıldı. Daha planlı ve hedef odaklı yöntemler öne çıktı. Ağrıyı sadece bastırmak yerine, doğru noktaya yapılan müdahale ile etkili sonuçlar alıyoruz. Bazen fark, sadece birkaç milimetre oluyor" ifadelerini kullandı.
Kars Kars’ta nisanda kar macerası: Zirveye yürüyüp bahar ortasında snowboard yaptılar Kars’ta baharın ortasında sıra dışı bir macera yaşandı. Hava sıcaklıklarının yükselmesine rağmen yüksek kesimlerde tutunan kar örtüsü, adrenalin tutkunlarını yeniden zirveye çağırdı. İki arkadaş, Sarıkamış Kayak Merkezi’nin yaklaşık 4 kilometrelik pistini bu kez kayak liftleriyle değil, kara bata çıka yürüyerek aştı. Hedefleri ise bölgenin en yüksek noktalarından biri olan Bayraktepe Zirvesi idi. Snowboard tutkunu Umut Fendi ve arkadaşı, yer yer eriyen, yer yer diz boyunu aşan karla kaplı parkurda zorlu bir tırmanış gerçekleştirdi. Nisan ayının aldatıcı bahar havasına rağmen zirve hattında sert rüzgar ve yoğun kar tabakası, yürüyüşü daha da çetin hale getirdi. Ancak ikili, yaklaşık 1,5 saat süren bu mücadeleyi başarıyla tamamlayarak zirveye ulaştı. Zirveye vardıklarında onları etkileyici bir manzara karşıladı. Bir yanda baharın yeşermeye başladığı vadiler, diğer yanda hala kıştan kalma beyaz örtüyle kaplı pistler. Bu eşsiz kontrast, maceranın en özel anlarından biri oldu. Asıl heyecan ise inişte başladı. Umut Fendi, snowboardunu bağlayarak zirveden aşağı süzülmeye başladı. Bahar karının yumuşak dokusu, inişi hem teknik hem de eğlenceli hale getirirken, yer yer oluşan sert zeminli alanlar adrenalini artırdı. Fendi’nin aksiyon kamerasıyla kaydettiği görüntülerde, doğayla iç içe geçen bu sıra dışı snowboard deneyimi tüm detaylarıyla gözler önüne serildi. Bu macera, klasik kayak sezonunun çok ötesinde bir deneyim arayanlar için ilham verici bir örnek oldu. Baharın ortasında, doğanın sürprizlerine meydan okuyarak zirveye yürüyen ve ardından snowboardla inişe geçen bu iki sporcu, Kars’ın gizli kalmış potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.
Mersin Yıkımda zarar gören binanın sakinleri: "Müteahhide ulaşamıyoruz" Mersin’de bir binanın kontrollü yıkımı esnasında bitişiğindeki 4 katlı binanın zarar görmesiyle evlerinden olan vatandaşlar, 5 aydır müteahhide ulaşamadıklarını belirterek mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor. Mersin’in merkez Akdeniz ilçesinde yaklaşık 5 ay önce bir binanın kontrollü yıkımı sırasında zarar gören bitişik binada yaşayan vatandaşlar, aradan geçen süreye rağmen sorunlarının çözülmediğini belirtti. Hamidiye Mahallesi 4208 Sokak’ta meydana gelen olayda, yıkım esnasında yan taraftaki 4 katlı binanın birinci katında taşıyıcı kolonlar zarar görürken, bina sakinleri tedbir amaçlı tahliye edildi. O günden bu yana evlerine giremeyen ve farklı yerlerde kalmak zorunda kalan bina sakinleri, geçici çözümlerle yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Yaşanan olayın ardından mağduriyetlerinin giderilmediğini ifade eden mağdur aileler, hem maddi hem de manevi açıdan büyük sıkıntı yaşadıklarını belirtti. Evlerine dönemeyenler, kira ödemekte zorlandıklarını, düzenlerinin tamamen bozulduğunu dile getirirken, müteahhide uzun süredir ulaşamadıklarını ve yaşadıkları belirsizliğin her geçen gün arttığını ifade etti. "Dışarıda kaldık, kira ödeyemiyoruz" Bina sakinlerinden Kadriye Kurdakol, yaşadıkları mağduriyeti dile getirerek, "5 ay önce bizim dairemizi yanlışlıkla yıktılar. O günden beri bizimle ilgilenen kimse yok. Dışarıda kaldık, kira ödeyemiyoruz. Benim bir gelirim yok, bir maaşım yok. Biz sadaka istemiyoruz, sadece yıkılan evimizi istiyoruz. Defalarca arıyoruz, telefonlarımız yüzümüze kapatılıyor. Bize ’300 bin TL’ diyorlar. Bir dairenin değeri bu mu? Eğer gerçekten o fiyatsa alsınlar, bize dairemizi versinler. Biz mağduruz, nereye gideceğimizi bilmiyoruz" dedi. "Eşim yıllarca çalışarak bu evi aldı" Bir diğer mağdur Nadire Haklıol da 5 aydır kimseye ulaşamadıklarını ifade ederek, "Yan komşu binayı müteahhide vermişti. Yıkım sırasında bizim binanın üzerine düştü ve evimiz zarar gördü. O günden bu yana ne müteahhide, ne yıkımı yapan kepçeciye ne de ilgili yerlere ulaşabiliyoruz. Eşim yıllarca çalışarak bu evi aldı. Şimdi kiradayız ama kira veremiyoruz, geçinemiyoruz. Çok zor durumdayız. Biz kimseden sadaka istemiyoruz, sadece yıkılan evimizi geri istiyoruz" diye konuştu.