ASAYİŞ - 11 Ocak 2026 Pazar 11:51

Kocaeli İtfaiyesi 13 bin 562 vakaya müdahale etti

A
A
A
Kocaeli İtfaiyesi 13 bin 562 vakaya müdahale etti

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, 2025 yılında 12 ilçede 635 personel ve 127 araçla 24 saat görev yaptı. Yangın, kurtarma ve önleme faaliyetleri kapsamında toplam 13 bin 562 vakaya müdahale edildi.


Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, 12 ilçede konuşlu 19 itfaiye grup ve müfrezesi, 635 personel ve 127 uluslararası standartlarda tam donanımlı araç ile kesintisiz acil durum hizmeti vermeye devam ediyor. 2025 yılı boyunca toplam 5 bin 975 yangın vakasına müdahale edildi. Bu vakaların 672’sini ev yangınları, 210’unu iş yeri yangınları, 100’ünü endüstriyel tesis yangınları, 110’unu ormanlık alan yangınları, bin 312’sini ot, anız ve ekin yangınları, bin 263’ünü çöp ve atık yangınları, bin 771’ini ise diğer yangınlar oluşturdu.



Rakamlarla kurtarma ve müdahale


Kurtarma ve diğer operasyonlarda toplam 7 bin 587 vaka başarıyla sonuçlandırıldı. Bu vakalar 3 bin 757 hayvan kurtarma, 2 bin 846 insan kurtarma, 591 trafik kazası ve 393 diğer hizmetler olarak kayıtlara geçti. Yangın ve kurtarma operasyonlarıyla birlikte 2025 yılında toplam 13 bin 562 vakaya müdahale edilirken, bu rakam 2024 yılına ait 11 bin 980 vakanın üzerine çıkarak artış gösterdi. İtfaiye ekiplerinin 2025 yılı ortalama ulaşım süreleri kentsel alanda 7 dakika 1 saniye, kırsal alanda ise 15 dakika 38 saniye oldu.



Yurt genelinde görev


Yaz döneminde çıkan orman yangınlarında hem Kocaeli’de hem de çevre illerde aktif görev alındı. Karabük, Çanakkale, Sakarya, Bilecik, Bursa, Manisa ve Edirne’deki orman yangınlarına takviye ekip desteği sağlandı. Balıkesir’in Sındırgı ilçesindeki deprem sonrası arama-kurtarma çalışmalarına, Bolu Kartalkaya’daki otel yangını sonrası ise söndürme faaliyetlerine destek verildi. Kocaeli İtfaiyesi, 2025 yılında yangın ve kazalara müdahalenin yanı sıra eğitim, önleme, afetlere hazırlık ve hızlı müdahale kapasitesiyle güvenli bir Kocaeli hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürdü.



Kocaeli İtfaiyesi 13 bin 562 vakaya müdahale etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş 49 yıldır oymacı sandık ustalığı yapıyor Kahramanmaraş’ta, 16 yaşında başladığı meslekte 49 yılı geride bırakan oymacı sandık ustası Adem Durdi, el oyması sandık geleneğini yaşatıyor. Dulkadiroğlu ilçesinde yaşayan Durdi, 65 yaşında olduğunu ve mesleğe 16 yaşında başladığını belirterek, ustası Nuri Gülaçtı’nın akrabası olduğunu, onun yanıda çırak olarak mesleğe başladığını söyledi. Durdi, "Ustam önce ağabeyime öğretti, ardından biz de ağabeyimin yanında çalışarak mesleği öğrendik. Oymacılık gerçekten çok zevkli bir meslek" dedi. Durdi, Maraş oymasını, farklı motif ve tekniklerle yaptıklarına dikkat çekerek şöyle devam etti: "Rumi, Selçuklu motifleri var. Ama Maraş’a özgü hassas oyma teknikleri özellikle ‘tırnaklı’ dediğimiz ince işçilikle yapılır. Selçuklu ve Rumi oymaları ise daha düz hatlara sahiptir." Geçmişte Maraş’ta ustalığıyla tanınan zanaatkarların işlerini inceleyerek kendini geliştirdiğini ifade eden Durdi, bu geleneği yaşatmanın kendisi için bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı. Durdi, çeyiz kültürüne de değinerek, "Eskiden nişanlanan kızlar için sandık almak önemliydi. Nişan olduğunda ilk olarak annesi çeyiz sandığını alırdı. Maraş’ta bu sandık olmazsa olmazdı. Çünkü el oyması sandık hem geleneğin hem de emeğin simgesiydi" diye konuştu. Meslek hayatı boyunca yaptığı çalışmaların Türkiye’nin önemli isimlerine kadar ulaştığını anlatan Durdi, şunları kaydetti: "Alparslan Türkeş, Devlet Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan, Erdal İnönü ve Deniz Baykal adına isim yazılı ve özel işlemeli çalışmalar yaptım. Ustalık para için değil, tutkuyla yapılması gerekir. Bu mesleği para için öğrenmedim. Ustamın izinden giderek sanatı yaşatmayı amaçladım. O zamanlar ‘kaç para alacağım’ diye düşünmezdik. Önce işi öğrenmek, ustalığa ulaşmak önemliydi. Ama bugün maalesef ilk sorulan şey, ‘Ne kadar para kazanacağım?’ oluyor." Genç nesillere uyarıda bulunan Durdi, "Bu meslek yaşatılmalı. Gençlerimiz bu tür mesleklere yönelmeli ki sanatımız unutulmasın" dedi.
Bursa Ramazan’da böbrek sağlığı hakkında önemli bilgiler Ramazan ayı, hem manevi hem bedensel arınma dönemi olarak büyük önem taşıdığını belirten uzmanlar, böbrek hastaları ve böbrek taşı problemi olan bireylerin, oruç tutmanın böbrek sağlığı üzerindeki etkilerini merak ettiğini söyledi. Bilimsel araştırmaların bireylerde oruç tutmanın böbrek fonksiyonlarında kalıcı bir hasar oluşmayacağını kanıtladığını belirten Medicana Bursa Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Şahan, "Vücudumuz, gün boyunca susuz kalmaya karşı fizyolojik olarak uyum sağlar. Ancak iftar ile sahur arasında yeterli miktarda sıvı alınması çok önemlidir. Yetersiz sıvı tüketimi, böbreklerde yük artışına ve idrar yoğunluğunda yükselmeye sebep olabilir" dedi. Doç. Dr. Şahan, "Böbrek taşı hastalarının iftar ile sahur arasında en az 2-2,5 litre su tüketmeleri gerekmektedir. Ayrıca çay ve kahve tüketimini sınırlandırmalı, tuzlu ve işlenmiş gıdalardan uzak durmalıdırlar. Suyu aralıklı içmek ve düzenli doktor kontrollerini aksatmamak önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. Özellikle evre 3 ve üzeri kronik böbrek hastaları, tek böbreği olanlar, böbrek nakli hastaları ve kontrolsüz diyabet veya hipertansiyon hastaları oruç tutmadan önce mutlaka nefroloji veya üroloji uzmanına başvurması gerektiğini belirten Doç. Dr. Şahan, "Oruç böbreği dinlendirmez veya ekstra toksin temizlemez. Ayrıca sahurda tek seferde aşırı su içmek yerine, iftar ve sahur arasında suyu zamana yayarak içmek gerekir. Ramazan ayı, sağlık ve bilinçli yaşam için güzel bir fırsattır. Böbrek sağlığınızı korumak için yeterli sıvı alımına dikkat edin ve sağlık sorunlarınızı ihmal etmeyin" dedi.
İzmir Faytonculuk zanaatı usta yetişmemesi nedeniyle yok oluyor Türkiye’de bir dönemin en gözde ulaşım aracı faytonlar usta yetişmemesi nedeniyle yok olma tehlikesi yaşıyor. Bu tarihi zanaatı ülke genelinde çok az usta sürdürüyor. Fayton üretimi halk arasında basit bir marangozluk işi olarak biliniyor. Oysa bu üretim yüksek bir mühendislik bilgisi barındırıyor. Günümüz araç teknolojisinin temellerini atan teknik detaylar bu zanaatı benzersiz kılıyor. Gövdede darbe emici dişbudak ağacı kullanılıyor. Tekerlek parmaklarında yüksek dirence sahip gürgen tercih ediliyor. Bu sayede doğal bir süspansiyon sağlanıyor. Tekerleklerin dışa eğimli yapısına kamber açısı deniyor. Bu yapı yükü aksın en güçlü noktasına aktarıyor. Sistem viraj güvenliğini artırıyor. Elde dövülen çelik makaslar yol sarsıntısını en aza indiriyor. Su geçirmeyen özel deri mekanizmalar bugünkü açılır tavanların atası kabul ediliyor. Türkiye’de bu sanatı sürdüren son ustalar hayata tutunmaya çalışıyor. İzmir, Akhisar ve Büyükada’daki son atölyeler kapanma riski taşıyor. Bunun temel nedeni çırak yetişmemesi olarak gösteriliyor. Ustalar bu zanaatın sadece araba üretmek olmadığını vurguluyor. Ahşabın, demirin ve derinin binlerce yıllık uyumunun yaşatıldığı belirtiliyor. Baba mesleğini yaşatıyor At arabacılığı ve atçılığın kendisine babasından miras kalan bir meslek olduğunu belirten Cem Kara Osman, "Babam nakliyecilik, kum taşımacılığı ve bahçelerde çit sürme gibi işlerle meşgul oluyordu. Çocukluğumuzdan bu yana evimizde at ve at arabası hiçbir zaman eksik olmadı. Daha sonra edindiğim mesleki tecrübeler ve kişisel merakım neticesinde faytonların özel üretimi ve tamiriyle bizzat ilgilenmeye başladım. Bazen hayvanseverlerin tepkisiyle karşılaşıyoruz. Bu durum bilgi eksikliğinden ve hayvanlara eziyet edildiğini düşünmelerinden kaynaklanan ön yargılı bir yaklaşımdır. Biz atları tamamen doğalarına ve kullanım amaçlarına uygun bir şekilde değerlendiriyoruz. Günümüzde bu araçları yalnızca sünnet törenleri, reklam çekimleri ve özel amaçlı düğünler gibi kısıtlı alanlarda kullanabiliyoruz. Halbuki bu araçlar kültürümüzün ayrılmaz bir parçasıdır. Yaklaşık on beş yıldır Antalya’nın belirli turizm bölgelerinde turist kafilelerine hizmet veriyorum. Yurt dışından gelen misafirlerin özel etkinliklerinde ve düğün organizasyonlarında yer alıyorum. Organizasyonlar önceden planlandığı için işleyişte aksaklık yaşamıyoruz. Doğada iki atın koşarken çıkardığı nal seslerinin dinlendirici bir etkisi vardır. Bu deneyim adeta bir terapi niteliği taşıyor. Nal sesleri insanı stresten uzaklaştırarak eşsiz bir ruhsal rahatlama sağlıyor" dedi. Usta eksikliği üretimi bitirdi Mesleğin geleceğindeki tehlikeye dikkat çeken Osman, "Fayton yapımında ahşap kısımlar için profesyonel marangozluk işçiliği gerekiyor. Demir aksamlar için geleneksel ocaklarda sıcak demir dövme ustalığı şarttır. Eskiden dingil poryaları farklı kaplinlerle üretiliyordu. Günümüzde rulmanlı sistemler kullanılıyor. Dingil ve diğer parçaların işlenebilmesi için iyi derecede torna bilgisine ihtiyaç duyuluyor. Günümüzde Türkiye genelinde bu işi yapabilecek ustaların sayısı oldukça sınırlıdır. Afyon ve Akhisar gibi bölgelerde faaliyet gösteren ustalar bir elin parmaklarını geçmiyor. Yeni nesil bu mesleğe ilgi duymuyor. Geleneksel bir üretim süreci olduğu için bu alanda ciddi bir tecrübe birikimi şarttır. Yaklaşık yirmi yıl önce Türkiye’den dünyanın dört bir yanına fayton ihraç ediliyordu. Zamanla talebin düşmesiyle birlikte bu üretim durma noktasına geldi. Mesleği devralacak yeni bir nesil yetişmiyor. İlerleyen dönemlerde fayton kullanacak kişi dahi bulunamayacak. Bu kültür tamamen unutulacak. Dünya tarihine dönüp baktığımızda her dönemde atlı ve tekerlekli arabaların önemli bir yer tuttuğunu görürüz. Savaş dönemlerinde mühimmat taşıyan araçlardan ulaşım amacıyla kullanılan faytonlara kadar bu araçlar insanlık tarihinin her aşamasında var olmuştur. Günümüzde tamamen motorlu taşıt teknolojisine geçildiği için bu tarihi miras kaybolmaya yüz tutuyor" ifadelerini kullandı. Yüz yıllık Paris faytonu Eline geçen tarihi faytonun hikayesini paylaşan Osman, "Arkamızda görmüş olduğunuz fayton yüz yılı aşkın bir süre hizmet vermiştir. Böyle tarihi bir aracı yeniden ele alıp gün ışığına kavuşturmak benim için büyük bir onur kaynağıdır. Dingil aksamında Paris ve Londra damgaları bulunuyor. O dönemin eski yazı sanatıyla işlenmiş ibareler yer alıyor. Aracın Fransa’nın başkenti Paris’ten getirildiğini tahmin ediyoruz. Eski ustalardan edindiğimiz bilgilere ve yaptığımız araştırmalara göre Avrupa’dan getirilen bu fayton ilk olarak İzmir’de kullanılmıştır. Daha sonra İstanbul’a ve Büyükada’ya götürülerek çeşitli film çekimlerinde değerlendirilmiştir. Nihayetinde tekrar İzmir’e dönmüştür. Kapsamlı bir araştırmanın ardından bu aracı devraldım. Yakın zamanda bu tarihi faytonu baştan aşağı revize etmeyi planlıyorum. Körüklü veya kaput araba olarak adlandırılan ve üstü açılıp kapanabilen bu model İzmir faytonu olarak bilinmektedir" şeklinde konuştu.
Kocaeli Akçaray tramvay hattının yolcu kapasitesi iki katına çıkarılıyor Kocaeli’de Akçaray Tramvay Hattı’ndaki duraklar uzatılarak sefer başına yolcu kapasitesi 600’e yükseltilecek. Büyükşehir Belediyesi, kent içi ulaşımın önemli arterlerinden olan tramvay hattındaki yolcu yoğunluğunu azaltmak amacıyla başlattığı kapasite artırma projesine devam ediyor. Proje tamamlandığında tramvaylar hatta "çift dizi" (peş peşe iki araç) olarak hizmet verecek ve böylelikle tek seferde taşınan yolcu kapasitesi iki katına çıkarılarak 600 kişiye ulaşacak. 12 durakta altyapı çalışmaları tamamlandı Yeni sisteme entegrasyon için hat üzerindeki 12 durakta yürütülen istasyon uzatma çalışmalarında önemli aşama kaydedildi. Otogar, Yahya Kaptan, Doğu Kışla, Yenişehir ve Milli İrade Meydanı duraklarında inşaat ve altyapı imalatları bitirilirken, kanopi ve turnike montajlarına geçildi. Mehmet Ali Paşa durağında ise yol genişletme çalışmaları tamamlandı. Fuar, Yeni Cuma, Seka Park, Seka Devlet Hastanesi, Kongre Merkezi ve Plajyolu istasyonlarında da inşaat ve kanopi montajı sona erdi; turnike kurulumuna ise kısa süre içinde başlanacağı bildirildi. Eğitim Kampüsü, Fevziye ve Gar duraklarında yapılacak yol genişletme mesaisinin ardından bu bölgelerde de istasyon uzatma aşamasına geçilecek. Duraklara çift yönlü yaya erişimi sağlanacak Kapasite artışının yanı sıra yolcu konforunu da hedefleyen proje kapsamında, tüm duraklara her iki yönden giriş ve çıkış imkanı sağlanarak yoğun saatlerde oluşan yığılmaların önüne geçilmesi planlanıyor. Ayrıca uzatılan istasyon alanlarına yeni kanopiler ve kent mobilyaları eklenerek bekleme alanları daha modern hale getirilecek.