GÜNDEM - 06 Şubat 2026 Cuma 15:14

Kocaeli’nin arama kurtarma gücüne akreditasyon tescili

A
A
A
Kocaeli’nin arama kurtarma gücüne akreditasyon tescili

Kocaeli’de AFAD’ın eğitimlerini tamamlayan 266 arama kurtarma personeli sertifika ve armalarını aldı. Büyükşehir İtfaiyesi "ağır seviye", 8 ayrı ekip ise "hafif seviye" akreditasyonu kazandı.


"Dirençli Şehir Kocaeli" vizyonu doğrultusunda arama kurtarma kapasitesini artırmayı hedefleyen Büyükşehir Belediyesi ve paydaş kurumların personeli, AFAD’ın eğitim süreçlerinden geçti.


Antikkapı Restoran’da düzenlenen törende, eğitimlerini tamamlayarak akredite olan 9 ekipten 266 arama kurtarma personeline sertifikaları takdim edildi.


Sertifikasyon sürecinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı bünyesindeki 116 personel, en zorlu aşama olan "ağır seviye" arama kurtarma eğitimini başarıyla tamamlayarak yetkinlik kazandı. Ayrıca Kocaeli İhtisas OSB, ANDA, Gebze OSB, DK9, Ford Otosan, İİYAK ile Yapı Kredi YAKUT 1 ve 2 ekipleri de "hafif seviye" eğitimlerini tamamlayarak akredite listesine girdi.



"Bu büyüklükteki afetler dünya genelinde nadiren yaşanır"


Törene katılan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, depremde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet diledi. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde afet bilincinin önemine değinen Büyükakın, arama kurtarma ekiplerinin sadece enkaz başında değil, hazırlık sürecinde de aktif rol alması gerektiğini vurguladı. Büyükakın, "Hatay’a bizzat gittik. Kahramanmaraş’ta ise ekiplerimiz sahadaydı. 6 Şubat depremleri, 11 ili etkileyen bir afetti. Bu büyüklükteki afetler dünya genelinde nadiren yaşanır. O yüzden de tüm boyutları dikkate aldığımız takdirde doğru şekilde değerlendirebiliriz. Ben farklı ülkelerde yaşanan büyük afetlerin ardından yürütülen yapılanma süreçlerini bizzat inceledim. Türkiye’de bu ölçekteki bir afete rağmen kalıcı konutların kısa sürede inşa edilmesi dikkat çekici bir başarı" dedi.



"Önemli olan afet öncesi yani hazır olma süreci"


Büyükakın, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Gönüllü ekiplerin sahadaki varlığı hem can kayıplarının azaltılmasında hem de enkazın hızlı kaldırılmasında belirleyici rol oynadı. Çadır kentlerin kurulması, konteyner kentlerin oluşturulması ve acil ihtiyaç alanlarının hayata geçirilmesi, dünyadaki benzer örneklerle kıyaslandığında çok kısa sürede tamamlandı. Gönüllü ekiplerin oluşturduğu güçlü sosyal ağ, aynı zamanda bölgenin hızlı toparlanmasında kritik rol oynadı. Bu koordinasyon aslında bize şunu da gösterdi; bu milletin gönül köprüleri hala ayakta. Oradaki fay hatları hala sağlama ama bu afet sonrası için geçerli. Önemli olan afet öncesi yani hazır olma süreci. Bundan sonraki hedefimiz, şehirlerin depreme hazırlanması ve bina kaynaklı can kayıplarının önüne geçilmesi. Maalesef orada başka bir sosyal direnç var. Kentsel dönüşüm süreçlerinde ekonomik kaygılar nedeniyle direnç yaşanıyor. Geçmişte bunun bedellerini ağır bir şekilde ödedik. Güçlendirme yapılmayan binalarda yaşanan kayıplar bu gerçeği açıkça ortaya koyuyor."


Programa Vali İlhami Aktaş, Deniz Eğitim ve Öğretim ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Selçuk Akarı, AK Parti İl Başkanı Şahin Talus, MHP İl Başkanı Tuncay Batı, AFAD İl Müdürü Mehmet Emin Koçan, il müdürleri, arma verilen kurum ile kuruluşlarının temsilcileri katıldı.



Kocaeli’nin arama kurtarma gücüne akreditasyon tescili

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Devlet desteğiyle işini büyüten işletmeler incelendi Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi kapsamında Aydın’da 30 baş Angus düve desteği alan işletme denetlenirken, küçükbaşlara yönelik destek projesinin de başvurularının Nisan ayında başlayacağı duyuruldu. Tarımsal üretimde verimliliğin artırılması ve yerli üreticinin güçlendirilmesi amacıyla yürütülen "Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi" kapsamında Aydın’da destek almaya hak kazanan işletmeye ziyaret gerçekleştirildi. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, proje çerçevesinde 30 baş gebe etçi ırk Angus düve almaya hak kazanan üreticiye ait işletmede incelemelerde bulundu. Gerçekleştirilen ziyarette, üreticinin başvuru süreci, hayvanların Iğdır Kazım Karabekir Tarım İşletmesi Müdürlüğü’nden (TİGEM) işletmeye nakil süreci ve işletmenin mevcut kapasitesi hakkında bilgi alındı. Proje kapsamında sağlanan destekle birlikte hem etçi ırk hayvan varlığının artırılması hem de kırsalda sürdürülebilir hayvancılığın güçlendirilmesi hedeflenirken, devlet destekli projelerle üreticinin yanında olmaya devam edileceği vurgulandı. Öte yandan 2026 yılı "Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi" başvurularının henüz başlamadığı bildiren İl Tarım ve Orman Müdürlüğü "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" başvurularının ise Nisan ayı içerisinde alınacağı kaydedildi.
Sivas Sivas’ta Mukaddes Emanetler Sergisi’nde uzun kuyruklar oluştu Sivas’ta Peygamber Efendimiz ve Ehl-i Beyt’e ait birçok kıymetli emanetin yer aldığı "Mukaddes Emanetler Sergisi" ziyarete açıldı. Sergiyi gezen vatandaşlar, duygu dolu anlar yaşadı. Peygamber Efendimize ait Lihye-i Saadet (Sakal-ı Şerif ve Saç-ı Şerif), Hücre-i Saadet’te bulunan kabir örtüsü ve kabir toprağı, hurma lifinden yapılmış yatağı, Kadem-i Şerif (ayak izi), Gubar-ı Şerif (kabir toprağı) ve Kisve-i Saadet gibi pek çok kıymetli emanetin yer aldığı sergi, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde açıldı. İl protokolü tarafından açılışı yapılan sergiyi birçok vatandaş ziyaret etti. Uzun kuyrukların oluştuğu sergide duygu dolu anlar yaşandı. Kutsal emanetleri yakından görme fırsatı bulan vatandaşlar, o anları cep telefonu ile de görüntüledi. "Kendimi Medine’de gibi hissediyorum" Sivas’ın Koyulhisar ilçesinden geldiğini ifade eden Celal Taş, "Sivas’a 15 günlüğüne gelmiştim. Böyle bir serginin açıldığını duydum. İnanın şu anda çok duygulandım. Kendimi Medine’de gibi hissediyorum. Orada da birçok emaneti gördüm ama burada da çok duygulandım. Bu sistemi kuranlardan Allah bin kere razı olsun. Sakal-ı Şerif’i her yıl ziyaret ediyorum ama bu kadar yakından hiç görmemiştim. Herkes mutlaka burayı görsün" dedi. Sergide Hz. Fatıma’ya ait Hücre-i Saadet anahtarı, Hz. Ali’nin Sarık-ı Şerif’i, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e nispet edilen Sakal-ı Şerifler de yer alıyor.
Konya Ramazan’da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı Ramazan ayında özellikle trafik yoğunluğunda iftara yetişme telaşında olan ve sahur sonrası yola çıkan sürücülere uyarılarda bulunan uzmanlar, sabırlı, dikkatli ve trafik kurallarına uyarak hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Ramazan ayında iftara yetişme telaşında ve sahur sonrasında trafik yoğun şekilde devam ediyor. Dalgınlığın artması trafik kazalarını beraberinde getirirken, uzmanlar bu dönemlerde sürücülere ‘dikkat ve sabır’ konusunda uyarılarda bulundu. İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, Ramazan ayında trafikte daha dikkatli ve anlayışlı olunması gerektiğini belirterek, "Sürücülerimize tavsiyemiz; öncelikli sabırlı olmaya davet ediyoruz. Bunun yanı sıra tabii açlık ve susuzluktan dolayı da kan şekerinde düşme meydana gelebilir. Yorgun ve uykusuz araç kullanmasınlar. Alışma sürecimiz oluyor, dolayısıyla trafikte birbirimize karşı kesinlikle saygı göstermemiz ve sabırlı olmamız lazım. Bayrama da Ramazan’dan sonra inşallah kazasız ve belasız olarak ulaşmayı Rabbim bize nasip etsin. Sürücülerimizin kurallara uyarak kendi dışındaki yol kullanıcılarını tehlikeye atmamaları, cep telefonu kullanmamaları, trafik işaretlerine uymaları gerektiğini hatırlatıyoruz" dedi. "Kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir" İftara yetişme telaşının kazalara davetiye çıkarabileceğini ifade eden Ceylan, "İftara yetişme telaşı oluyor. Herkes aynı anda hareket etmek durumunda kalabiliyor. Bu tür durumlarda sakin olmamız gerekiyor. Bir kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir. Birbirimize karşı anlayış göstereceğiz, sabırlı olacağız, gerginlik oluşturmayacağız. Ramazan ayını inşallah bu şekilde kazasız ve belasız bir şekilde geçirmeyi Rabbim nasip etsin" şeklinde konuştu. "Sürücülerin uykularını almış şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" Ceylan, özellikle sahur sonrası yola çıkacak sürücülere de uyarılarda bulunarak, "Hemen sahur yapalım da yola çıkalım düşüncesinde olan sürücülerimiz olabilir. Kesinlikle dinlenmeden yola çıkmasınlar. Sahurunu yapar, sahurdan sonra bir miktar dinlenip sonra yola çıkarlarsa daha iyi olur. Çünkü neticede uykusuz ve yorgun ve dalgın araç kullanmak kazaya davetiye çıkarır. Kendiniz dışında yol kullanıcısını tehlikeye atar. Bunun için de yorgun, uykusuz değil, uykularını almış bir şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.