ÇEVRE - 21 Eylül 2025 Pazar 11:09

Kocaeli’nin ulaşım ağı metro, tramvay ve teleferikle güçleniyor

A
A
A
Kocaeli’nin ulaşım ağı metro, tramvay ve teleferikle güçleniyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, "Ulaşımda Kocaeli Yüzyılı" vizyonuyla kentin ulaşım altyapısını, hayata geçirdiği metro, tramvay, teleferik ve kara yolu projeleriyle baştan başa yeniliyor. Şehrin doğu-batı aksını birbirine bağlayacak yeni metro hatları, genişleyen tramvay ağı ve turizme yönelik teleferik yatırımlarıyla Kocaeli, entegre ve modern bir ulaşım sistemine kavuşuyor.


"Ulaşımda Kocaeli Yüzyılı" vizyonuyla yürütülen çalışmalar, şehrin dört bir yanını modern ve entegre bir ulaşım ağıyla birbirine bağlamayı hedefliyor. Bu kapsamda Körfezray Metro Projesi, Kocaeli’de tek seferde hayata geçirilecek en büyük yatırım olmasıyla ön plana çıkıyor. Şehrin doğu-batı hattında raylı sistem konforunu getirecek olan Kuzey Metro Hattı gidiş-dönüş toplam 58 kilometre ve 18 duraktan oluşuyor. Günlük 300 binden fazla yolcunun kullanımına sunulması planlanan bu hattın, 2028 yılında tamamlanarak bölgedeki ulaşımı hızlandırması planlanıyor. Tünel açma çalışmalarının başladığı metro projesi, yeni iş alanları oluşturmasının yanı sıra çevre dostu ulaşımı da destekleyecek.


İzmit-Gölcük arası 28 dakikaya iniyor


Projelendirme ihalesi yapılan Güney Metro Hattı ise 21 kilometrelik güzergahıyla İzmit ile Gölcük’ü bağlayacak. Söz konusu hat Gölcük-İzmit arasını 28 dakikaya indirecek ve özellikle sabah ve akşam saatlerinde yaşanan yoğun trafiği büyük ölçüde rahatlatacak. Hat, Kuzey Metro Hattı ile tam entegre çalışacak şekilde Gölcük’ten Körfez’e ya da Kartepe’ye kadar kesintisiz bir metro ulaşımını mümkün hale getirecek. Hattın hizmete girdiği ilk yıl günlük 202 bin yolcu taşıması beklenirken 2053 yılına gelindiğinde ise bu sayının 335 bine ulaşması öngörülüyor. Güney Metro Hattı aynı zamanda bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine önemli katkılar sunacak.


Gebze metrosu


Kocaeli’nin ilk sürücüsüz metro hattı olan Gebze OSB-Darıca Sahil Metro Hattı, şehir ulaşımında yeni bir dönem başlatıyor. Darıca sahilden Gebze Organize Sanayi Bölgesi’ne uzanan bu hat, Marmaray ile entegre yapısı sayesinde İstanbul ile kesintisiz bağlantı kuruyor. 15,4 kilometre uzunluğundaki, 11 istasyonlu bu hat; yalnızca hızlı ve konforlu ulaşımı değil, aynı zamanda çevre dostu yapısı ve yerli-milli teknolojisiyle Türkiye’nin mühendislik gücünü de gözler önüne seriyor.


Alikahya Tramvay Hattı ile mahallere konforlu ulaşım


Raylı sistemlerdeki bu gelişmeler, sadece metro ile sınırlı değil. Hali hazırda Kuruçeşme-Otogar ve Kuruçeşme-Kocaeli Şehir Hastanesi hatlarında yolcu taşımacılığı yapılmaya ve günde onbinlerce yolcu taşınmaya devam ediyor. Çalışmaları tüm hızıyla süren Alikahya Stadyum Tramvay Hattı da tramvay sistemine artı değer katacak. Bu yıl içerisinde hizmete girmesi planlanan 3.8 kilometrelik Alikahya Stadyum Tramvay Hattı, bölgedeki hareketliliği artırırken ekonomiye de önemli bir katkı sağlayacak.


Konforlu ve çevreci bu hat, günlük yaşamı kolaylaştıracak ve Kocaeli’nin toplu taşımadaki çeşitliliğini artıracak. İki etaplı tramvay hattı projesinde 1,4 kilometre uzunluğundaki ilk etap Otogar’dan başlayacak ve Akyazı, Sultan Murat ve Fatma Seher Hanım Caddeleri üzerinden Sabancı Bulvarı’na kadar uzanacak. İkinci etap ise 2,4 kilometrelik uzunluğuyla hattı Bağımsızlık Caddesi üzerinden doğu yönüne taşıyacak. Kocaeli Stadı’na kadar gidecek olan tramvay hattında geçtiğimiz gün iki istasyon devreye alındı.


Zirve hayali gerçek oldu


Kocaeli’nin uzun zamandır beklenen Kartepe Teleferik Hattı, 25 Mart 2024 tarihinde hizmete girdi. Derbent Mahallesi’nden başlayıp Kuzuyayla Tabiat Parkı’na kadar uzanan 4,7 kilometrelik teleferik hattı, toplamda 9,7 kilometrelik çift yönlü mesafesiyle Türkiye’nin en yüksek direklerine sahip hattı olarak öne çıkıyor. 10 kişilik 73 kabinle hizmet veren teleferikte yolculuk yaklaşık 14 dakika sürüyor. Bu süre zarfında yolcular İzmit Körfezi ve Sapanca Gölü’nün muhteşem manzaralarının tadını çıkarıyor. Açılışından bu yana büyük ilgi gören teleferik, Kocaeli’nin yılın 365 günü turizm merkezi olma hedefinde önemli bir adım olarak kabul ediliyor.


Entegre ulaşımda yeni bir adım


Projelendirme aşamasında bulunan Darıca Teleferik hattının yapımına da 2026 yılında başlanması planlanıyor. İlk durağı Darıca Farabi Devlet Hastanesi’nde yer alacak teleferik hattı, İstasyon Caddesi’ndeki trafik yoğunluğunu azaltmayı hedefliyor. İkinci durağı ise Darıca Millet Bahçesi olacak. Böylece millet bahçesi ve sahile erişim kolaylaşacak. Metro, tramvay ve otobüs gibi toplu taşıma araçlarıyla entegre olarak planlanan proje, bölgedeki ulaşım ağını güçlendirecek.


Modern tramvay filosu


Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, teknolojiyi kullanarak ulaşım kalitesini yükseltiyor. 2026 yılında 5 yeni araç daha tramvay filosuna eklenecek. Toplam 33 araç kapasiteli filo, yolculara daha konforlu ve güvenli seyahat imkanı sağlıyor. Tramvay günlük yolcu taşıma rekorlarını sürekli olarak yenilerken, vatandaşların ilgisi de her geçen gün artıyor. Kocaeli Şehir Hastanesi Tramvay Hattı açıldığı Mart 2024’ten bu yana 1 milyon 796 bin 186 yolcu tarafından kullanıldı.


Kocaeli Büyükşehir Belediyesi sadece raylı yatırımlarla değil, diğer projelerle de kentin ulaşım sorununu ciddi anlamda azalttı. Özellikle yeni nesil kavşaklar, bu noktada büyük önem taşıyor. 2024 yılında açılan Yeşilova-Solaklar Kavşağı, günlük 60 bin aracın geçiş yaptığı Kandıra-Yeşilova-Solaklar bölgesindeki trafiği hem önledi hem de kesintisiz hale getirdi.


Başiskele Kavşağı Koridor Projesi de 1 yıl içinde tamamlanacak ve bölgedeki trafiği tamamen rahatlatacak. Bunun yanı sıra Büyükşehir, kent içi ulaşımda toplu taşımayı özendirmek için otobüs filosunu da her geçen gün genişletiyor. Bugün, Kocaeli genelinde 2 bin 208 araç, 363 hatta sefer yapıyor. Bir diğer anlamda, belediye otobüslerinin gitmediği cadde ve sokak kalmıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Yahyalı’da 4-6 Yaş Kur’an Kursu ve Diyanet Gençlik Merkezi’nin temeli atıldı Kayseri’nin Yahyalı ilçesine bağlı Çiğilli Mahallesi’nde yapımı gerçekleştirilecek olan 4-6 Yaş Kur’an Kursu ve Diyanet Gençlik Merkezi için temel atma töreni düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programa AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy, Yahyalı Kaymakamı İbrahim Gültekin, Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk, Yahyalı cumhuriyet savcıları, AK Parti Yahyalı İlçe Başkanı Adem Sarıçiçek ve yönetim kurulu üyeleri, belediye meclis üyeleri, H. Ali Bayansar’ın ailesi, ilçe daire ve kurum amirleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, oda başkanları, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program; İstiklal Marşı ve Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk yaptığı konuşmada, ilçeye kazandırılacak olan 4-6 Yaş Kur’an Kursu ve Diyanet Gençlik Merkezi’nin çocuklar ve gençler için önemli bir eğitim ve gelişim merkezi olacağını belirterek, aynı bölgede yer alan halı saha, planlanan yarı olimpik yüzme havuzu ve çocuklar için yapılacak trafik eğitim alanıyla birlikte bölgenin adeta bir eğitim ve spor külliyesi haline geleceğini ifade etti. Başkan Öztürk, projeye katkı sunan hayırseverlere ve emeği geçen herkese teşekkür etti. AK Parti Kayseri Milletvekili Bayar Özsoy ise konuşmasında ;"Bugün burada sadece bir binanın değil, çocuklarımızın geleceğinin temelini atıyoruz." diyerek, merkezde milli ve manevi değerlerine bağlı nesiller yetişeceğine inandığını söyledi. Özsoy, yatırımın Yahyalı’ya hayırlı olmasını temenni ederek emeği geçenlere teşekkür etti. Yahyalı Kaymakamı İbrahim Gültekin de konuşmasında, iyi yetişmiş insan kaynağının toplumların en büyük zenginliği olduğunu belirterek, çocukların küçük yaşlardan itibaren milli ve manevi değerlere bağlı bireyler olarak yetiştirilmesinin önemine dikkat çekti. Yapılan yatırımın çocukların eğitimine ve sosyal gelişimine katkı sağlayacağını ifade eden Kaymakam Gültekin, emeği geçen herkese teşekkür etti. Program sonunda Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz tarafından dua edildi. Ardından protokol üyeleri tarafından 4-6 Yaş Kur’an Kursu ve Diyanet Gençlik Merkezi’nin temeli atıldı. Program, katılımcıların hayırlı olsun temennileriyle sona erdi.
Burdur Burdur’da temsili Yörük Göçü, renkli görüntülere sahne oldu Burdur’da düzenlenen "Temsili Yörük Göçü", vatandaşların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Yörük kültürünün canlandırıldığı etkinlikte, katılımcılar keyifli anlar yaşadı. Burdur Valiliği öncülüğünde gerçekleştirilen "Temsili Yörük Göçü", Türkiye’nin ilk turizme açılan mağarası olan İnsuyu Mağarasında başladı. Etkinliğe katılan vatandaşlar, yerel sanatçılar tarafından çalınan cura, sipsi ve yöresel müzikler eşliğinde geleneksel kıyafetleriyle yürüyüşe katıldı. Yöresel kıyafetler giyen Yörükler, beraberlerinde getirdikleri deve, at, eşek ve keçilerle birlikte yürüyerek hazırlanan etkinlik alanına ulaştı. Yörük kültürünün simgeleriyle süslenen yürüyüş korteji, izleyenlere renkli anlar yaşattı. Yürüyüşün sona erdiği etkinlik alanında ise halk oyunları gösterisi ve yerel sanatçılar tarafından konserler vatandaşların beğenisine sunuldu. Etkinlikte konuşan Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, "7’den 77’ye herkes bugün bu sahnenin hakkını verecektir bu sahneyi yaşayacaktır. Müziği ile halk oyunları ile ve mutlaka yemek kültürü ile Yörük kültürünü bugün inşallah dolasıya yaşamış olacağız. Buradaki amacımı kültürümü anlatmak, doğru bir şekilde aktarmak bunu yaparken de tabii ki gelenekleriyle yaşam tarzları ile insana, çevreye, doğaya ve hayvana saygısıyla anlatabilmek istiyoruz" dedi.
Malatya Yeşilyurtspor final yolunda tarih yazdı TFF 3. Lig Play-Off ikinci tur rövanş mücadelesinde Malatya Yeşilyurtspor, deplasmanda karşılaştığı Erciyes 38 Futbol Spor Kulübü’nü nefes kesen maçın ardından uzatma dakikalarında bulduğu golle 4-3 mağlup ederek adını finale yazdırdı. Malatya’da ise tarihi karşılaşmanın heyecanı binlerce vatandaş tarafından hep birlikte yaşandı. Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından 100. Yıl Parkı’na kurulan dev ekranda karşılaşmayı takip eden futbolseverler, maç boyunca büyük heyecan yaşadı. Final düdüğüyle birlikte parkta adeta bayram havası oluştu. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er de vatandaşlarla birlikte karşılaşmayı takip ederek coşkuya ortak oldu. Mücadelenin ardından taraftarlarla bir araya gelen Başkan Er, kutlamalara katılarak vatandaşlarla birlikte halay çekti. Ortaya çıkan birlik ve dayanışma görüntüleri, Malatya’nın sporda kenetlendiği anlara sahne oldu. Şehrin yeniden ayağa kalkma sürecinde sporun birleştirici gücüne dikkat çeken görüntüler, vatandaşlar tarafından da büyük ilgi gördü. Malatya Yeşilyurtspor’un ortaya koyduğu mücadele kadar, tribün ruhunun şehir meydanına taşınması da geceye damga vurdu. Finalde Çorluspor 1947 ile karşılaşacak olan Malatya Yeşilyurtspor, TFF 2. Lig hedefi için artık son viraja girerken; Malatya, takımının yanında olduğunu bir kez daha güçlü şekilde gösterdi.
Şanlıurfa Şanlıurfa’da Anneler Günü unutulmadı Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı koordinesinde, "10 Mayıs Anneler Günü" münasebetiyle Şanlıurfa Engelliler Koordinasyon ve Yaşam Merkezi’nde anneler onuruna özel bir program düzenlendi. Her yıl mayıs ayında kutlanan Anneler günü Şanlıurfa’da duygu dolu anlara sahne oldu. Programda annelerin toplumdaki yeri ve önemine dikkat çekilirken, dayanışma, vefa ve birlik beraberlik duygularının güçlendirilmesi hedeflendi. Toplumun temel taşı olan annelerin emeklerini, fedakarlıklarını ve sevgilerini onurlandırmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte, yetim çocuklara annelik yapan fedakar anneler, engelli bireylerin bakımını üstlenen cefakar anneler, şehit anneleri ile yaş almış ve kimsesiz anneler unutulmadı. Program, açılış ve protokol konuşmalarıyla başladı. Etkinlik kapsamında şiirler okundu, Anneler Günü’ne özel video gösterimi, engelli kursiyerlerin müzik şöleni ve sıra gecesi performansı katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Sevil Sosyal Maral seslendirdiği şiirle salonu duygulandırırken annelerin her zaman baş tacı olduğunu belirterek, onların hayatın her alanındaki emek ve fedakârlıklarının her türlü takdirin üzerinde olduğunu ifade etti. Şanlıurfa Müftü Yardımcısı Zeynep Kaya Demirtaş, anneliğin toplumun en kıymetli ve en kutsal vazifelerinden biri olduğunu ifade ederek, "Annelerimiz, merhametin, sabrın ve fedakarlığın en güzel temsilcileridir. Tüm annelerimizin Anneler Günü’nü gönülden kutluyorum" ifadelerini kullandı. Programın en anlamlı anlarından biri ise "Yılın Annesi" ödül takdimi oldu. Fedakarlıklarıyla örnek olan annelere çeşitli hediyeler takdim edilirken, pasta kesimi ve toplu fotoğraf çekimi ile program sona erdi.
İstanbul İletişim Başkanı Duran: "Artık teknoloji şirketleri bizi kontrol eden bir konuma geliyorlar" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Artık teknoloji şirketleri sadece birtakım bize mecraların sunmuyorlar. Aynı zamanda bizi kontrol eden, bizlerin anlatılarını kuran çok etkili bir konuma geliyorlar, bu yazılımların hiç de masum olmadığını biz algoritmalar, filtre balonları ve yankı odalarından biliyoruz" dedi. Geleceğin şekillenmesinde etkin rol oynayan genç gazeteciler, akademisyenler, girişimciler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerini her yıl bir araya getiren TRT Next programı bu yıl İstanbul’da Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde düzenlendi. Programa İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ve farklı ülkelerden gelen çok sayıda davetli yer aldı. "Teknoloji dediğimiz şeyin çoğu zaman savaşlarla geliştiğini biliyoruz" Palantir adlı Amerikan teknoloji şirketinin yayınladığı 22 maddelik manifestodan bahsederek konuşmasına başlayan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Palantir adlı, merkezi Colorado’da bulunan Amerikan teknoloji şirketi tarafından yayımlanan bu 22 maddelik manifesto, teknolojinin nereye gittiğini ve teknoloji şirketlerinin toplumu şekillendirmede dünyaya bakışta nerede olduğunu veya nerede olacağını anlatan ifadeler kullandı. Bu 22 madde içerisinde Amerika’nın yeniden nasıl konumlanacağı, teknoloji şirketleriyle devletin nasıl iç içe geçeceği ve bu şirketlerin imkânlarının askeri ve jeopolitik üstünlük için nasıl seferber edileceği anlatılıyor. Elbette bu yeni bir şey değil. Teknoloji dediğimiz şeyin çoğu zaman savaşlarla geliştiğini biliyoruz. Fakat şimdi bu sarmal yani savaşlar teknolojiyi geliştirirken, teknoloji tekrar savaşları güçlendiriyor. Bunun gerçekten hızlı bir sarmala döndüğü bir dünyanın içerisindeyiz hepimiz yapay zekadan bahsediyoruz ve artık onu kullanıyoruz. Bu durum beraberinde yeni şeyleri getiriyor. O yüzden bu manifesto diyor ki; "Artık atom çağında değil, yapay zeka çağındayız" deniliyor. Ve caydırıcılık artık bunun üzerinden yürüyecek. Bu manifestoda anlatılan ana konu; Amerikan üstünlüğü nasıl devam ettirilebilir? Kendi medeniyet çerçevesi içinde nasıl bir performans ortaya konabilir?" "Krizler Çağı" denilen bu yenidünyanın ne olduğunu anlamlandırmak gerekiyor" dedi. "Yazılımların hiç de masum olmadığını algoritmalar, filtre balonları ve yankı odalarından biliyoruz" Teknoloji şirketlerinin yalnızca güç ve üstünlük iddialarıyla biçimlendirdiği bir dünya olmasını istemediğini belirten İletişim Başkanı Duran, "Artık teknoloji şirketleri sadece bir takım bize mecraların sunmuyorlar. Aynı zamanda bizi kontrol eden, bizlerin anlatılarını kuran çok etkili bir konuma geliyorlar, bu yazılımların hiç de masum olmadığını biz algoritmalar, filtre balonları ve yankı odalarından biliyoruz. Artık bunun farkındayız ama farkında olmadığımız o kadar çok veriyi veriyoruz ki bazen kendimizle ilgili karar almamızla ilgili bir şeyi son dönemde yaygınlaşan bir özellik bu; yapay zekaya belli bilgileri verip, nasıl karar almamız gerektiğini soruyoruz. Kuantum teknolojisinin yaygınlaştığı kuantum bilgisayarların yaygınlaştığı birçok seçeneğin aynı anda değerlendirilip proses edildiği bir yerde bir cerrah hastasına müdahale etme konusunda kullanabileceği çok önemli bir özellik bu Verilerden yola çıkarak bu teknolojileri kullanarak çok daha iyi doktorluk yapabilirsiniz, çok daha iyi ürün üretebilirsiniz, fakat insan olmanın yerine geçecek kararları da yapay zekâya mı bırakacağız? Bu çok önemli bir soru. Bu teknolojilerin bize ürettiği çiplerle biz birtakım nöral kabiliyetlerimizi geliştirebileceğimizi varsaydığımızda acaba yarı insan yarı makineye giden bir sürecimi yaşayacağız? Bu soruları sormak bu soruların cevabını almak durumundayız bir çip takarak onlarca dili rahatlıkla öğrenebiliriz ona doğru gidiyoruz ama o çiplerin takıldığı zihin artık bizim mi olacak? Bilincimiz nerede olacak şimdi bu büyük soruları soracağımız dünyaya gidiyoruz. Dolayısıyla bu yönle baktığımızda elbette endişe olması lazım ama endişe ile umudun aynı olduğu yerde üretkenlik olur. Daha iyi şeylerin olacağını düşünüyoruz bu umut verici yanı. Ama acaba kontrol kimde olacak? Fark etmeden bilincimiz yönlendiriliyor olabilir mi?" şeklinde konuştu. "Bir meydan okuma ile karşı karşıyayız" Günümüz dünyasının kimlerin şekillendirdiği üzerine tartışan İletişim Başkanı Duran, "Bugün anlatıları kimlerin kurduğu meselesi de önemli. Geriye doğru baktığımızda şairler, vaizler, rahipler akademisyenler ve aydınlar bu anlatıları belirleyen insanlar olarak görülüyordu. Peki bugünün dünyasında söylemleri kimler belirleyecek? Teknoloji şirketleri mi? Biz bir yerden sonra acaba dijital benliğimiz tarafından yönetilen bir benliğe mi sahip oluyoruz? Dolayısıyla bu gerçekten bir meydan okuma imkan olduğu kadar bir meydan okuma ile karşı karşıyayız. Bizim dijitalle olan karşılaşmamız birçok tavrı almayı, bu tablo sonucunda eyleme geçmeyi gerektiriyor. Bu akıntı içerisinde kaybolan nereye gittiğini bilemediğimiz algoritmalarla bir o yana bir bu yana savrulduğumuz bir yerde olmamalıyız" dedi. "Cumhurbaşkanımızın "Dünya beşten büyüktür" dediği konu sadece bir söylem değildir" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Teknolojik rekabetin arkasında aynı zamanda büyük bir uluslararası mücadele var. Artık çok kutuplu bir dünyadayız. Amerika teknolojik üstünlüğünü devam ettirecek ve hegemonyasını devam ettirecek bir yerde tutmaya çalışıyor. Bu manifestoları üretenler bunun için uğraşıyorlar. Kamuyu kontrol etmek artık çok daha kolay hale geliyor bunu fark etmek zorundayız. Bu bir anlamda insanlığın özgürlük mücadelesidir. Bugün kendimizi hür zannederken yarı makinalaşmış ve zihinleri kontrol altına alınmış insanlar olmamalıyız. Bu konuda hazırlıklı olmalıyız. Çok kutuplu dünya nereye doğru gidecek belli değil. Amerika bir üstünlüğü bırakmak istemiyor, Çin ise bir üstünlüğü ele geçirmek istiyor ama dünyayı yönetip düzen kurabilecek bir fikre ve iddiaya sahip değil. Türkiye gibi, orta büyüklükte olarak görülen ama dünyaya söyleyecek sözü olan ülkelerin burada öne çıkaracak dünyanın geleceğine dair söz söylemesi gerekiyor, sadece söz söylemek değil bir şeyler yapmak gerekiyor bu çerçevede Cumhurbaşkanımızın "Dünya beşten büyüktür" ve "Daha adil bir dünya mümkündür" dediği konu sadece bir söylem değil; bu bizim için birçok bölgede ve müdahil olduğumuz birçok krizde geleceğin şekillenmesine etki ettiğimiz bir alandır. Türkiye bugün Libya’da, Karabağ’da, Suriye’de ve Afrika’daki birçok ilişkideki tavrı tamamen bununla alakalı" dedi. "Ana gayemiz hakikatin korunması, güvenliğin sağlanması" Dünyadaki savaş ortamında dezenformasyonla mücadeleye değinen İletişim Başkanı Duran, "Gazze’de yaşananlar bize iki şeyi gösterdi: Birincisi, değerler etrafında dünya siyasetinin gittiğini söyleyenlerin yalancılığını, bazı ülkeler söz konusu olduğunda her şeyi nasıl kenara bıraktıklarını bize gösteren ve çıplak bir şekilde gördüğümüz bir gerçeklikti. Bu anlamda batının liberal olduğunu düşündüğü söylediği şeyin artık tabutuna son çivi çakılmış oldu. İkincisi Bugün Amerika’da Filistin’e sempatisi, İsrail sempatisinin üstüne çıkmış durumda. Avrupa toplumlarında da bu tepkiyi hepimiz gördük. Değişik toplumlardaki bu ortak tepkinin geldiği yer insanlığın haksızlığa karşı bir haykırışıdır. Bu tür tepkileri büyütmemiz gerekiyor ve bunun gelecekte bu tür soykırımların olmaması için neler yapabileceğimizi hep beraber düşünmek durumundayız. Biz İletişim Başkanlığı olarak yapmaya çalıştığımız hakikati korumakla ilgili bir gayret ortaya koymaktır. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi çerçevesinde bunu yapıyoruz yine CİMER üzerinden Türkiye’deki vatandaşlarımızın taleplerini kamuya ileterek bunların karşılanması yönünde çaba gösteriyoruz. Kamu diplomasisi ve stratejik iletişim boyutlarıyla hep ana gayemiz hakikatin korunması, güvenliğin sağlanması, bilgiye ulaşımın yeterli olmadığı aynı zamanda vatandaşlarımızın hakikate ulaşabildiğinin mümkün olabildiği bir habitatı sağlamaktır" dedi.