ASAYİŞ - 04 Mart 2026 Çarşamba 18:45

Kocasını öldüren kadından tüyler ürperten savunma

A
A
A
Kocasını öldüren kadından tüyler ürperten savunma

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde tartıştığı kocasını silahla vurarak öldüren kadın, ilk kez hakim karşısına çıktı. Kocasının terör örgütü geçmişi bulunduğunu, uyuşturucu madde kullandığını iddia eden sanık, "Bana doğru hamle yapınca bir anda tüfek ateş aldı. Korkutmak amacıyla silahı elime almıştım. Bilerek, isteyerek yapmadım. Öldüğünü bile cezaevinde öğrendim. 11 yıl onun zulmüne şiddetine maruz kaldım" dedi.


Olay, 19 Temmuz 2025 tarihinde Alikahya Fatih Mahallesi’nde bulunan 3 katlı evin 1. katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Fatmanur Okur (36) ile eşi Şükrü Okur (29) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine kadın, evde bulunan tüfekle 1 çocuk babası eşine ateş etti. Şükrü Okur kanlar içinde yerde kalırken, ihbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Şükrü Okur’un hayatını kaybettiğini belirledi. Gözaltına alınan kadın, emniyette tamamlanan işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.



"Bana ceza olsun diye kuşumun ve kedimin kafalarını kesti"


Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya, tutuklu sanık Fatmanur Okur (36), maktul Şükrü Okur’un (29) babası müşteki Hacı Ahmet Okur, tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan Fatmanur Okur, 11 yıllık evlilikleri boyunca eşinin uyuşturucu bağımlılığı ve şiddetiyle mücadele ettiğini ileri sürdü.


Eşinin geçmişte terör örgütü DEAŞ mensubu olmak suçundan cezaevine girdiğini öne süren sanık, "Daha önce boşanmak istedim ancak kafama silah dayadı, kızıma ve aileme zarar vereceğini söyledi. Kayınbabam da biliyor kasti olarak Şükrü’yü öldürmeyeceğimi. Bana ceza olsun diye kuşumun ve kedimin kafalarını kesti. Dayaklarından dolayı 3 kez düşük yaptım. Eşimi sürekli sokaklardan topladım" dedi.


Olay gecesini anlatan Fatmanur Okur, "Olay gecesinde çocuğumla yemek yiyorduk. Uyuşturucu etkisindeydi. Çocuğun ondan olmadığını iddia etti. Gece sakinleştirdim, yemeğini yedirdim. Çocuğum ile uyuyakaldım, bir süre sonra beni uyandırdı. Beni bir kadının evine götürüp pazarlamak istedi. Madde krizine girdiğinde farklı eylemlerde bulunuyordu" diye konuştu.



"Güzel kafa keserim iyi bilirsin"


Okur, savunmasına şöyle devam etti:


"Uyuyakalmıştım. ’Kalk gidiyoruz, geldiler’ dedi. Kızım seslere uyandı, onu tekmeledi. ’Tamam kendimi satacağım, sana uyuşturucu alacağım’ dedim. Sonra çocuğumu uyuttum. Üst kattan babamın tüfeğini aldım. Geldiğimde yatakta uzanıyordu. Tartıştık, ’Güzel kafa keserim iyi bilirsin’ dedi. Şikayet etmem durumunda bile kendisine bir şey olmayacağını söyledi. Sonra bana doğru hamle yapınca bir anda tüfek ateş aldı. Korkutmak amacıyla silahı elime almıştım. Bilerek, isteyerek yapmadım. Öldüğünü bile cezaevinde öğrendim. 11 yıl onun zulmüne şiddetine maruz kaldım."


Ayrıca Okur, "Ev hapsi ile yargılanmamın devam etmesini talep ediyorum" şeklinde konuştu.



Cezai ehliyet raporu tam çıktı


Mahkeme başkanının, emniyet ve savcılıktaki "eşini uyuduğu sırada vurduğu" yönündeki beyanlarını hatırlatması üzerine sanık, "Şu anki ifadem doğrudur. Ben o şekilde söylemedim, olayı anlattım ancak tutanağı okumadan imzaladım. Cezaevine girmeden önce psikiyatrik tedavi görüyordum ancak şu an ilaç kullanmayı bıraktım" şeklinde savunma yaptı.


Duruşmada ayrıca sanık hakkında hazırlanan sağlık raporu da okundu. Mahkeme başkanı, rapora göre sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunu bildirdi.



"Şükrü çocuğu için ölürdü"


Sanıktan şikayetçi olan maktulün babası müşteki Hacı Ahmet Okur ise, "Olayı görmedim. Erzincan’da polisin haber vermesi ile oğlumun öldüğünü öğrendim. Benim uyurken evladımı vurmuş. Bunun ne açıklaması olabilir? Kendilerine 8 sene baktım. Şükrü’nün paraya ihtiyacı yoktu. Ben onlara para gönderiyordum. Oğlumun uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. Tartışmaları olunca ben Fatmanur’un tarafını tutuyordum. Şükrü çocuğu için ölürdü, satmak ne demek? Şükrü nasıl sabahın 06.30’unda uyuşturucu içebilir? Ben bunlar için canımı feda ettim. Uyurken oğlumu öldürdü. Oğlum uyuşturucudan 2 sene cezaevinde yattı ancak beraat etti, bu ispatlı. Cinayetin tek başına işlenmediğini düşünüyorum" dedi.


Tanık olarak dinlenen sanığın babası Turan K. ise damadının geçmişte DEAŞ suçlamasıyla cezaevinde yattığını iddia ederken, çiftin 3 yaşlarındaki kızlarına kayyum olarak atanan teyze Elifnur ise, "Sanıktan şikayetçi değilim. Şükrü birçok kez ablama şiddet uyguladı. Evlerinde de uyuşturucu gördüm" ifadelerini kullandı.


Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.



Kocasını öldüren kadından tüyler ürperten savunma

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok gündeme dair önemli açıklamalar TBMM Genel Kurulunda İYİ Parti’nin grup önerisi üzerine AK Parti Grubu adına söz alan Önceki Dönem İçişleri Bakanı, AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Altınok, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Maalesef, bölgemiz bir ateş çemberi içerisinde ama bu ateş çemberi içerisinde olmak bugünün meselesi değil sadece; İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Batılı emperyalist devletlerin İsrail’in kuruluşunu sağlamalarından sonraki süreçte Orta Doğu’da kan ve gözyaşı hiçbir zaman durmadı. Maalesef, akmaya devam ediyor; daha bundan altı ay öncesine kadar burada İsrail’in Gazze’deki Filistinlilere yapmış olduğu katliamı konuşuyorduk; 70 binin üzerinde insan, büyük bir kısmı kadın ve çocuk olmak üzere katledildi ama kimsenin, Batı değerlerini savunduğunu iddia eden Batılı devletlerin hiçbirisinin hemen hemen sesi çıkmadı. Bugün de yine İran gibi Orta Doğu coğrafyasının en kadim devletlerinden bir tanesine İsrail- Amerika iş birliğiyle saldırılıyor. Sebep ne? "Nükleer silahı olmasın ve balistik füzeleri olmasın." Bunu diyen ülkeler hem nükleer silaha sahip hem de balistik füzelere sahip, en güçlü silahlara sahip ülkeler. ‘Bizde olacak, bir başkasında olmayacak. Biz mahallenin kabadayısı olacağız, bir başkası sesini çıkaramayacak’ anlayışıyla çoluğu çocuğu, insanları katletmeye devam ediyorlar bu mübarek ramazan gününde. Bütün bu gelişmeler neticesinde, değerli arkadaşlar, ülkemiz açısından en büyük avantajımız Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel vizyonu sayesinde ülkemizi, devletimizi bu ateş çemberinin dışında tutabilme gayretimiz ve başarımızdır diye düşünüyorum. İsrail’in niyetini biliyoruz, arzımevut niyetlerini de biliyoruz, İran’la kalmayacaklarını da biliyoruz; Orta Doğu coğrafyasında güçlü, kendilerine rakip olabilecek, kendilerine "hayır" diyebilecek bir devletin var olmasını istemediklerini biliyoruz. Buna göre, yirmi üç yıldır Ak Parti hükûmetleri döneminde çok büyük işler yapmış olmamıza rağmen en önemli işimiz savunma sanayi noktasında ülkemizi getirdiğimiz çok muazzam noktadır. Eksikliklerimiz yok mu? Tabii ki var eksikliklerimiz. İnşallah Kaan’ı da kendi savaş uçaklarımızı da başka alanlardaki ihtiyaç duyduğumuz diğer silahlarımızı da en kısa sürede, en gayretli bir şekilde üretme ve savunma sanayi noktasında dışa bağımsız olma oranımızı, yüzde 80’lere çıkardığımız o oranı, yüzde 90’lara, 95’lere çıkarabilme gayretini özellikle göstermekteyiz, o gayreti göstereceğiz. Buradaki en önemli işimiz Türkiye’deki 86 milyon insanımızla bir ve beraber olabilme noktasındaki gayretimizi devam ettirebilmemizdir. Farklı siyasi partilerde olabiliriz, farklı siyasi fikirlerimiz olabilir ama ortak noktamızın Türkiye Cumhuriyeti devleti ve 86 milyon insanımızın iyi ve sağlıklı bir memlekette, sağlıklı bir ortamda, güvenli bir ortamda yaşayabilmelerini sağlamak olduğunu hepimizin bilmesi lazım gelir. Bu noktada, özellikle terörsüz Türkiye çalışmalarında hemen hemen bütün siyasi partilerin katılımıyla ortak noktalarda buluşulabildiğini göstermiş olan bu Türkiye Büyük Millet Meclisinin bundan sonraki çalışmalarda da ülkemizin menfaati, milletimizin geleceği adına atılabilecek olumlu adımlarda birlik ve beraberlik içerisinde hareket edeceğine inanıyorum.’’
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Türkiye ne Afganistan’a benzer ne Suriye’ye benzer, ne Irak’a benzer ne Filistin’e benzer, ne Sudan’a Somali’ye, ne Venezuela’ya ne İran’a benzer. Türkiye, Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin Keçiören İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen İftar programına katıldı. Programda konuşan Destici, dünya Müslümanlarının durumuna değinerek, "Doğu Türkistan’dan Filistin’e, Kafkaslar’dan Türkmen eline, Myanmar’a kadar hala pek çok Türk coğrafyasında ve İslam coğrafyasında kan ve gözyaşı akmaya devam ediyor. Gazze’deki kardeşlerimiz yıkık dökük binalar arasında Ramazan’ı geçirmeye çalışıyor. Doğu Türkistan’dakiler Kızılçin’in zulmü altında Ramazan’ı karşılıyor. Myanmar’dakiler, Yemen’dekiler, Sudan’dakiler, Somali’dekiler bir taş çorbayı bulamadan iftar yapıyor, üç hurma bulamadan sahur yapıyor" ifadelerini kullandı. Türk milletinin vatanı için yapabileceklerini aktaran Destici, "Türkiye ne Afganistan’a benzer ne Suriye’ye benzer, ne Irak’a benzer ne Filistin’e benzer, ne Sudan’a Somali’ye, ne Venezuela’ya ne İran’a benzer. Türkiye, Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez. Rahmetli şehit liderimiz Muhsin Başkanımızın tam buna uygun bir güzel sözü var. Biz kan dökmeyi seven bir millet değiliz. Ama gerektiğinde dünyanın şah damarını kesmesini de biliriz. Onun için Türkiye’ye parmak sallayanlar şunu bilsinler ki Türkiye’nin o parmak sallayanları da o parmakları da onun arkasındaki güçleri de kıracak, yenecek, mağlubiyete uğratacak gücü de, azmi de, kararlılığı da vardır" diye konuştu. Programa, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ve partililer katıldı.