GÜNDEM - 26 Mayıs 2025 Pazartesi 15:50

Körfez diriliyor: İzmit’te 54 bin balıkla mavi devrim

A
A
A
Körfez diriliyor: İzmit’te 54 bin balıkla mavi devrim

Dip çamuru temizliği, ileri biyolojik arıtma ve balıklandırma projeleriyle İzmit Körfezi, eski günlerine dönüyor. 8 yılda denize bırakılan balık sayısı 54 bine ulaştı.


Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Gölcük Ulaşlı sahilinde gerçekleştirilen "2. İzmit Körfezi Yapay Resif Bırakma" ve "9. İzmit Körfezi Balık Salımı" törenine katıldı. Dünya ve Avrupa’nın en büyük çevre yatırımı olan "Dip Çamuru Projesi" ile İzmit Körfezi’ne yeniden hayat veren büyükşehir belediyesinin bu önemli programında levrek, çipura ve kalkan olmak üzere 6 bin yavru balık İzmit Körfezi ile buluşturuldu. Törende ayrıca 100 yapay resif de denize bırakıldı. Çocukluğunun geçtiği Ulaşlı sahilinin eski günlerine dönme çalışmasının kendisi için manevi bir duygu olduğunu vurgulayan Başkan Büyükakın, "Karamürsel’in 2 faklı plajı olan Ereğli ve Altınkemer plajlarının Mavi Bayrağa layık görülmesi, Kandıra sahilindeki 7 plajın yeniden Mavi Bayraklı ilan edilmesi bizler için çok önemli. Uluslararası değerlendirme kuruluşlarının 33 kritere bakarak yaptıkları bu değerlendirme neticesinde verdikleri bayrağı almak öyle kolay iş değil. Şehrimiz adına gurur duyuyorum ve seviniyorum. Aynı şekilde bir yandan dip çamuru temizliğinin Akdeniz Üniversitesi’nin ödülüne layık görülmesi, yine balıklandırma projemizin Mısır’da ödül alması şehrimiz adına kıvanç vericidir." diye konuştu.



"48 bin balığı üreterek denize saldık"


Bugüne kadar 48 bin balığı TAGEM ile birlikte ürettiklerini ve denize saldıklarını söyleyen Başkan Büyükakın, "Bu balıkların üzerine alıcı yerleştirdik, takibini de arkadaşlarımız yapıyor. Denizde nerede geziyorlar, nerede yumurtluyorlar, nerede yurt tutuyorlar bunların hepsi takip ediliyor. Yurt tutma dediğimizde ise aklımıza resifler geliyor. Resifler zaman içerisinde balıkların kendisine yuva yapacakları mekânlara dönüşüyor. Denizi kirletirsek, denize balık salmanın bir manası yok. Bir yandan denizi temizlemek lazım. Sadece denizin dibindeki çamuru temizlemiyoruz, aynı zamanda denize çamur gitmesin diye arıtma tesislerini çalıştırıyoruz. Arıtma tesislerinin yıllık maliyeti büyükşehir belediyemize 3,5 milyar TL’dir. Sadece elektrik masrafı 700 milyon TL civarında. 23 arıtma tesisi çalışıyor. Bu arıtma tesislerinin yüzde 73’ü ileri biolojik arıtma" diye konuştu.



2017 yılında bugüne toplam 54 bin balık denize salındı


Öte yandan anaç balıklardan elde edilen yavrular 2017 yılından itibaren İzmit Körfezi’ne salınmaya başlanmıştı. Gölcük Ulaşlı’da gerçekleşen balık salma programı ile bu zamana kadar toplamda 54 bin levrek, kalkan ve çipura yavrusu İzmit Körfezi’ne bırakılmış oldu. Bilindiği üzere "İzmit Körfezi Balıklandırma Projesi" kapsamında Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan protokol sonrasında; Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü (SUMAE) koordinasyonunda çalışmalar başlatılmıştı. Enstitülerde yetiştirilen levrek, kalkan ve çipura (çupra) yavruları markalanarak 2017 (Değirmendere-Gölcük), 2018 (Ereğli- Karamürsel), 2020 (Darıca), 2021 (Körfez-Hereke), 2022 (Değirmendere - Gölcük) ve (Karamürsel - Ereğli), 2023 (Dilovası-Tavşancıl), 2024 (Eskihisar-Gebze) ve 2025 (Ulaşlı-Gölcük) yıllarında toplam 54 bin adet yavru balık İzmit Körfezi’nde tören eşliğinde denize bırakıldı. 2024 yılında da Gebze Eskihisar Sahili’ndeki balık salma töreninde 100 adet yapay resif denize bırakılmıştı.



Körfez diriliyor: İzmit’te 54 bin balıkla mavi devrim

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstanbul Park 5 dönem boyunca yarışlara ev sahipliği yapacak" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yarışseverlerin gözdesi olan İstanbul Park, 2027-2031 yılları arasında tam 5 dönem boyunca göz dolduran, heyecanlı, seyir zevki yüksek yarışlara ev sahipliği yapacaktır. Türkiye’nin Formula 1 takvimine tekrar dahil edilmesini ülkemizin güçlü organizasyon kabiliyetine, modern spor ve sağlık altyapısına, son yıllarda bölgesinin istikrar adası rolünü perçinlemesine ve elbette Türk milletinin misafirperverliğine duyulan büyük güvenin yeni bir işareti olarak görüyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde Formula 1 Türkiye GP Tanıtım Programı’nda konuştu. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Formula 1’in seyir zevki, genç takipçileri ve otomobil teknolojilerinde dünyanın en büyük spor organizasyonları arasında yer aldığını ifade ederek, "Ülkemizde de Formula 1’in başta gençlerimiz olmak üzere her yaştan ciddi sayıda takipçisi, hatta tutkunları bulunuyor. Yarışlar ülkemizde 19 milyon civarında kişiye ulaşırken, sosyal medyada yaklaşık 7,5 milyon takipçi tarafından yakından izleniyor. 2005-2011 yılları arasında 7 yarış, korona döneminde 2020 ve 2021’de 2 yarış olmak üzere toplam 9 kez Formula 1’e ev sahipliği yaptık. 2005 yılındaki ilk yarış sadece tribünlerdeki 110 binden fazla seyirciyle Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştı. Efsanevi yarışlar, unutulmaz olaylar, kırılması güç rekorlar İstanbul Park’ı Formula 1’in en gözde pistlerinden biri olarak hafızalara kazındı. Özellikle dünyanın salgınla mücadele ettiği, insanların evlere kapandığı, spor etkinliklerinin iptal edildiği bir dönemde Formula 1’e kapılarımızı açarak bu spor dalına verdiğimiz önemi gösterdik. Salgın dönemindeki yarışların sporseverler açısından bir başka anlamı da dönemin Mercedes pilotu Hamilton’ın, Michael Schumacher’in 7 F1 şampiyonluğu rekorunu egale etmesiydi. Sonraki yıl aynı coşkuyu bu kez seyircili şekilde yaşamış, çok çekişmeli bir yarışa tanıklık etmiştik" dedi. "İstanbul Park 5 dönem boyunca göz dolduran, heyecanlı, seyir zevki yüksek yarışlara ev sahipliği yapacaktır" Türkiye’nin başarılarla dolu geçmişine bakıldığında, 2027 yılından itibaren Formula 1’e yeniden dönmenin şampiyonaya çok büyük değer katacağına inandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa 8. virajıyla yarışseverlerin gözdesi olan İstanbul Park, 2027-2031 yılları arasında tam 5 dönem boyunca göz dolduran, heyecanlı, seyir zevki yüksek yarışlara ev sahipliği yapacaktır. Türkiye’nin Formula 1 takvimine tekrar dahil edilmesini ülkemizin güçlü organizasyon kabiliyetine, modern spor ve sağlık altyapısına, son yıllarda bölgesinin istikrar adası rolünü perçinlemesine ve elbette Türk milletinin misafirperverliğine duyulan büyük güvenin yeni bir işareti olarak görüyorum. Türkiye olarak bu güveni daha önce olduğu gibi yine boşa çıkarmayacak her açıdan kusursuz bir organizasyonla yarışlara ev sahipliği yapacağız. Formula 1’in ülkemize ve İstanbul’umuza kazandırılmasında emeği geçen herkesi canı gönülden tebrik ediyorum. Bir motor sporları ülkesi olan Türkiye’nin Formula 1 ile ortaklığının önümüzdeki yıllarda güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum" diye konuştu.
Gümüşhane Odunluk olarak kullanılan kamyona kesilen köprü cezası Bakan Uraloğlu’nun talimatıyla iptal edildi Gümüşhane’de bir vatandaşın evinin önünde odunluk olarak kullanılan çekme belgeli kamyona kesilen köprü cezası, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun talimatıyla iptal edildi. Gümüşhane’nin Torul ilçesinde yaşayan nakliyeci Sinan Çaklı’nın evinin önünde bulunan ve kış aylarında odunluk olarak da kullandığı 29 AAV 321 plakalı 1976 model çekme belgeli kamyonuna, İstanbul’daki Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçiş ihlali yaptığı gerekçesiyle 10 bin 484 TL idari para cezası kesilmişti. Kamyonunu son 1 yıldır odunluk olarak kullanan, son 3 yıldır ise yalnızca evinin çevresinde yerini değiştirmek amacıyla hareket ettiren Çaklı, cezaya itiraz edeceğini ifade etmişti. Basında yer alan haberlerin ardından konu Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na ulaştı. Yapılan incelemede Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait kameraların plakayı yanlış okuduğu ve bu nedenle araca hatalı ceza kesildiği tespit edildi. Yanlışlığın belirlenmesinin ardından Bakan Uraloğlu’nun talimatıyla ilgili birimler cezayı iptal etti. Bakanlık ve Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri tarafından telefonla bilgilendirilen Çaklı’ya cezanın iptal edildiği ve herhangi bir işlem yapmasına gerek olmadığı iletildi. Konuyla yakından ilgilenilmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Sinan Çaklı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na teşekkür etti. Konunun basında yer almasının ardından Bakanlık yetkililerinin kendisine ulaştığını ifade eden Çaklı, "Kamyonumuza İstanbul FSM Köprüsü’nden geçiş ihlali yaptığına dair bir para cezası kesildi. Bu benim başıma 3’üncü kez geldiği için sesimi duyurmak istedim. Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu haberi gördükten sonra olayla birebir alakadar oldu. Bakan beyin talimatı doğrultusunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri beni aradı, konuyla birebir alakadar olduklarını, cezamın iptal edildiğini söylediler. Sağ olsunlar mağduriyetimiz giderildi. Sizlere de çok teşekkür ediyorum. Umarım bir daha başka vatandaşlarımızın başına gelmez. Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu’na konuyla yakından ilgilendiği için çok teşekkür ediyorum" dedi.
Gaziantep Uzman Diyetisyen Demirci: "Mevsim geçişlerinde bedeninizi dinç tutun" SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzman Diyetisyeni Meltem Demirci, mevsim geçişlerinde bedeni dinç tutmanın günlük yaşamı sürdürmede çok önemli rolü olduğunu söyledi. Uzm. Diyetisyen Demirci, "Havaların değişmesiyle birlikte sabahları uyanmakta zorlanıyor, gün içinde kendinizi sürekli halsiz hissediyorsanız bunun nedeni doğanın kabuk değiştirdiği bu dönemlerde insan metabolizmasının da bir adaptasyon sürecine girmesidir" dedi. Isı, nem ve basınç değişimlerine ayak uydurmaya çalışan bedenimizin, bu süreci genellikle fiziksel ve zihinsel bir yorgunluk hissiyle dışa vurduğunu kaydeden Uzm. Diyetisyen Demirci, bu geçiş döneminin günlük yaşam kalitesinden ödün vermeden, doğru beslenme tercihleri ile enerjik bir şekilde atlatılabileceğini belirtti. Vücut direncini artırmak için yapılması gerekenler Uzm. Diyetisyen Demirci, mevsim geçişlerinde vücut direncinizi artıracak ve enerjinizi geri kazandıracak temel beslenme adımlarını şöyle sıraladı: "Hücrelerimizin enerji üretebilmesi için suya ihtiyacı vardır. Havaların serinlemeye veya ısınmaya başladığı dönemlerde su içme alışkanlığımız genellikle sekteye uğrar. Oysa hafif düzeyde bir susuzluk bile anında baş ağrısı, odaklanma problemi ve kronik yorgunluk olarak kendini gösterir. Günlük su tüketiminizi kilonuz başına 30 ml olacak şekilde hesaplayarak su içmeyi bir rutine dönüştürün. Çalışma masanızda, başucunuzda, arabanızda veya çantanızda her zaman kişisel bir su mataranız bulundurun. Sade suyun tadını sevmiyorsanız, kalorisiz ve doğal yöntemlerle aroma kazandırarak içimini kolaylaştırabilirsiniz. Suyunuzun içine taze nane yaprakları, limon, salatalık dilimleri, çubuk tarçın veya zencefil ekleyebilirsiniz. Mevsim meyvelerini (Çilek, elma, yaban mersini) doğrayarak, suyunuzda bekleterek hem görsel olarak cazip hem de lezzetli bir içecek elde edebilirsiniz. Kendimizi yorgun hissettiğimizde hemen canlanmak için elimiz genelde çikolatalara, şerbetli tatlılara ya da beyaz unlu poğaçalara, açmalara gider. Ancak bu yiyecekler saman alevi gibidir; kan şekerinizi bir anda fırlatıp size sahte bir enerji verir, ama hemen ardından hızla düşürerek sizi eskisinden bile daha bitkin, uykulu ve aç bırakır. Bu ani yorgunlukların önüne geçmek için kendinizi enerji verecek besinlerle destekleyin. Gün içinde tatlılar yerine sizi uzun süre tok tutacak besinleri seçin. Kahvaltıda yumurta, peynir, tam buğday ekmeği ya da yulaf; diğer öğünlerde ise nohut, mercimek gibi ev yemekleri tercih ederseniz, enerjiniz gün boyu kesintisiz devam eder." Bağırsak sağlığı önemli Yediğimiz yemekleri vücudumuzun kullanabileceği enerjiye çevirmek için B vitaminlerine ihtiyacımız olduğunu hatırlatan Uzm. Diyetisyen Demirci, şu bilgileri paylaştı: "Magnezyum kaslarımızın ve sinirlerimizin ilacı gibidir. Havalar değişirken ortaya çıkan kas ağrılarını ve ‘kolumu kaldıracak halim yok’ hissini yenmek için ıspanak, pazı gibi koyu yeşil yapraklı sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin. Gün içinde atıştırmalık olarak ceviz, badem, kabak çekirdeği gibi kavrulmamış çiğ kuruyemişler tüketmek de bedeninize çok iyi gelecektir." Bağırsaklarımızın ikinci beynimiz olduğunu ve hastalıklara karşı savaşan savunma hücrelerimiz ile kendimizi iyi hissettiren mutluluk hormonlarımızın burada yer aldığını hatırlatan Uzm. Diyetisyen Demirci, "Bağırsaklarınız ne kadar sağlıklıysa, siz de o kadar enerjik ve mutlu olursunuz. Ev yapımı yoğurt ve ev turşusu gibi doğal gıdaları sofranıza eklemek, mevsim geçişlerinin getirdiği o gergin ve halsiz ruh halini üzerinizden atmanın en lezzetli yoludur" diye konuştu. "Unutmayın bedenimiz bizim en kıymetli hazinemizdir ve onu ne kadar doğru besler ve iyi bakarsak, yaşam kalitemiz de o kadar iyi olur" diyen Uzm. Diyetisyen Demirci, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Yapacağınız küçük ama kalıcı değişikliklerle havaların değişimini yorgun değil, canlı ve enerjik bir şekilde karşılayabilirsiniz. Sağlıklı ve zinde günler için doğru adımlar uygulayın."
Adıyaman Kahta’da sağlık hizmetlerinde kaliteyi artıran yatırım Adıyaman’ın Kahta ilçesinde sağlık altyapısını güçlendirmeye yönelik önemli bir yatırım daha tamamlandı. Kahta Devlet Hastanesi bünyesinde uzun süredir ihtiyaç duyulan oksijen altyapısının yenilenmesi kapsamında yürütülen çalışmalar başarıyla sonuçlandı. Kurulan likit oksijen tankı sistemi devreye alınarak hastanede kritik bir eksiklik kalıcı şekilde giderildi. Yeni sistem sayesinde hastanede oksijen arzında süreklilik sağlanırken, kapasite ve güvenilirlik de önemli ölçüde artırıldı. Özellikle yoğun bakım üniteleri, ameliyathaneler ve acil servis gibi hayati öneme sahip alanlarda kesintisiz ve yüksek debili oksijen temini mümkün hale geldi. Böylece hem hasta güvenliği hem de sunulan sağlık hizmetinin kalitesi üst seviyeye taşındı. Modern ve merkezi yapıya sahip olan likit oksijen altyapısı, aynı zamanda operasyonel verimliliği artırarak teknik arıza risklerini en aza indiriyor. Yapılan yatırımın yalnızca mevcut ihtiyacı karşılamakla kalmayıp, gelecekte artabilecek hasta yoğunluğu ve olağanüstü durumlara karşı da güçlü bir hazırlık sunduğu ifade eden Uzm. Dr. Başhekim Mustafa Akel, "Hastanemizde uzun süredir ihtiyaç duyulan oksijen altyapısının güçlendirilmesini tamamlamış olmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Devreye aldığımız likit oksijen tankı sistemi sayesinde kritik bir ihtiyacı kalıcı olarak çözüme kavuşturduk. Bu yatırım, hem hastalarımızın güvenliği hem de sağlık hizmetlerimizin kalitesini artırma adına çok önemli bir adımdır. Gelecekte oluşabilecek yoğunluklara ve olağanüstü durumlara karşı da güçlü bir altyapı oluşturduk" dedi. Başhekim Akel, hastanede kalite standartlarını yükseltmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, yapılan yatırımın hasta ve çalışan memnuniyetine de olumlu katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.