ASAYİŞ - 23 Aralık 2025 Salı 14:56

Miras ve iftira iddiaları gölgesinde işlenen cinayete müebbet hapis

A
A
A
Miras ve iftira iddiaları gölgesinde işlenen cinayete müebbet hapis

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde eşine yönelik ithamlarda bulunduğu ve miras yüzünden husumet beslediği iddiasıyla arkadaşını tabancayla vurarak öldüren sanık, müebbet hapis cezasına çarptırıldı.


Olay, 14 Aralık 2023 tarihinde Yeniyalı Mahallesi Hamit Kaplan Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Körfez Belediyesi temizlik işçisi, park halindeki 34 BK 3432 plakalı Skoda marka otomobilde bir kişinin hareketsiz şekilde yattığını gördü. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İsminin Adem Aydoğan (61) olduğu belirlenen ve omzunun arkasından silahla vurulduğu tespit edilen kişi, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olaya ilişkin inceleme başlatan polis ekipleri Aydoğan’ın, arkadaşı Doğan Z. (63) tarafından vurulduğu tespit etti. Şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.



"Gamze’nin babasından kalan mallarla ilgili birçok tehdit olayları başımıza geldi"


Olayla ilgili açılan davanın son celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Doğan Z., maktulün ailesi, sanığın tanık eşi Gamze Z. ve taraf avukatları katıldı. Sanık Doğan Z. savunmasında, "Adem Aydoğan’ı uzun yıllardır tanırım, benim daha önce adliyelik herhangi bir işim olmadı, ne zaman ki eşim Gamze ile evlendim sabıkalarım oldu. Gamze’nin babasından kalan mallarla ilgili birçok tehdit olayları başımıza geldi. Bu olaylarla ilgili de hatta eşim Gamze’de şikayetlerde bulundu. Adem benim yakın arkadaşımdı. Daha önceki ifademde anlattığım şekilde Adem bir seferinde kendi cep telefonunu bulabilmek için benim cep telefonumu almıştı, bu sırada eşim Gamze’nin telefonunu numarasını aldığını düşünüyorum. Zira Gamze’nin telefonu Adem’de olmaz" dedi.



"Benim Gamze ile para için birlikte olduğumu söylemiş"


Olay tarihinden bir gün önce Adem Aydoğan’ın eşini aradığını söyleyen Doğan Z., savunmasına şöyle devam etti:


"Bunu bana eşim söyledi. Benim Gamze ile para için birlikte olduğumu, Gamze’nin numarasını sağa sola dağıttığımı söylemiş. Gamze bunu bana anlatınca ona ’Seni arayan Adem değildir’ dedim. Zira Adem’den böyle bir şey beklemezdim. Gamze’ye, ’Seni arayan ya Sefa İ.’nin adamlarıdır ya da amcandır. Birini peşine takmışlardır’ dedim. Ertesi gün hamile olan Gamze’yi hastaneye kontrole götürdük. Doktorun yanındayken Gamze’nin telefonu çaldı, bunun üzerine Gamze dışarıya çıkıp konuştu, bende doktorun yanından çıktığımda Gamze bana, Adem’in hastanenin önüne geldiğini söyledi. ’Aşağıya inelim, kim olduğuna bakalım, sen gelen araca binersin bende durdururum’ dedim. Devamında bahse konu aracı durdurduğumda içerisinde Adem’in olduğunu gördüm, yanında Gamze vardı. Gamze’ye araçtan inmesini ve gitmesini söyledim, ön yolcu koltuğuna ben oturdum, ’Adem bunu bana nasıl yaparsın?’ dedim. Adem de bana, ’Bu malı sana yedireceğimi mi sanıyorsun?’ şeklinde sözler söyledi."



"Adem bir anda boynumu kavradı, boğuştuk"


Doğan Z., tartıştıkları sırasında aracın hareket halinde olduğunu belirterek, "Beni 9 kişinin olduğu bir yere götüreceğini söyledi. Yolda bir yerde durdu. Bu bahsettiği 9 kişi bana saldırır düşüncesiyle silahımı çekmiştim. Sağa sola bakıyordum, Adem bir anda boynumu kavradı, boğuştuk. Bu sırada elimdeki silah ateş aldı, ben neresinden vurulduğunu görmedim. Olay sonrasında olay yerinden ayrıldım. Adem tek mermi ile vurulduysa benim anlattığım şekildedir. 2 mermi varsa adamları tarafından vurulmuştur. Olaylar bu şekilde gerçekleşmiştir, tahliyemi istiyorum" diye konuştu.



"Adem bana, ’Eşin seni başkalarına pazarlıyormuş’ dedi"


Tanık olarak dinlenen Gamze Z., "Olay günü hamile olduğum için eşimle kontrole hastaneye gidecektim. Maktul, telefonda beni aradı. Telefon numaramı nereden bulduğumu sorduğumda eşim Doğan’ın verdiğini söyleyerek, ’Seni başkalarına peşkeş çekiyor’ dedi. Peşkeş çekmek ne demek bilmiyorum. Benim kötü yollu olduğumu söylediğini zannettim. ’Eşin seni başkalarına pazarlıyormuş’ dedi. Maktul, eşimin ailemden kalan mirasa ortak olacağını her yerde anlattığını söyledi. Telefonla konuşacaklar konular olmadığını söyledi. Ben hastaneye gideceğimi söyledim. Orada çıkışta karşıma çıktı. Arabaya binmemi istedi. Ben arabaya binmedim. O sırada eşim Doğan geldi. Eşimin beni arabada görmesi söz konusu değil, ben arabaya binmedim. Adem, silahı görünce kaçmak için arabasına bindi. Eşim önünü kesti. Eşim beni gönderdi, ben de eve geldim. Onlar yalnız kaldı. Maktul olaydan bir gün önce de aramıştı, hastaneye gideceğimi söylemiştim. Adem’in beni aradığını Doğan’a söylemedim. Benim psikolojik rahatsızlığım yoktur. Aralarında para husumeti varmış, bilmiyordum" şeklinde konuştu.



"Ailemi korumak zorundaydım"


Eşinin ifadesine karşı sanık Doğan Z. ise "Eşimi arabadan ben indirdim ve eve gönderdim. Kendisi tam olarak hatırlamıyor. Adem ile çok samimiydik. Ademin bu şekilde konuşma yaptığına inanamadım. Adem arkadaşımdı, neden karımı aradı, onunla buluştu. Telefonumu alıp, karımın numarasını alıyor. Bu hangi dine ve arkadaşlığa sığar. Ailemi korumak zorundaydım. Öldürme kastım yoktu" ifadelerini kullandı.



Müebbet hapis


Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığı "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis, "ruhsatsız silah bulundurma" suçundan ise 1 yıl hapis cezasına çarptırdı.



Miras ve iftira iddiaları gölgesinde işlenen cinayete müebbet hapis

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir’de yangın sonrası ağaçlandırma çalışmaları başladı Eskişehir’in Seyitgazi ilçesin Fethiye mahallesi yakınlarında geçen yıl çıkan orman yangınında zarar gören alanlar için ağaçlandırma çalışmaları devam ediyor. Yangında zarar gören ağaçlar sahadan çıkarılarak ekonomiye kazandırılıyor. Yapılan ağaçlandırma projesine göre yürütülen çalışmalarda bazı alanlara tohum ekilecek, bazı alanlarda ise iş makineleri ile toprak işlemesi yapılarak çeşitli fidanlar dikilecek. Sahaya dikilecek ve ekilecek türlerin biyolojileri, arazinin topografik yapısı ve toprak yapısı ile iklim şartları gibi etkenlere göre projelendirilen ve yürütülen çalışmalarda tohum ekme çalışmalarına başlandı. Eskişehir Orman Bölge Müdürü İsmail Çetin, Ağaçlandırma ve Silvikültür Şube Müdürü Ayhan Şenel, Seyitgazi Orman İşletme Müdürü Ahmet Demir ve Afyonkarahisar Orman İşletme Müdürü Mutlu Tepe ile işletme personelleri yanan alana giderek çalışmalara bizzat katıldı. Sahada çalışan personele ve işçilere tohum ekimi yapma teknikleri hakkında uygulamalı eğitim verildi. Bölge Müdürü İsmail Çetin, kendi tasarımı olan tohum ekim aparatını tanıtarak bu aparatla daha hızlı ve verimli tohum ekiminin nasıl yapılacağını gösterdi. Bu yenilikçi yöntem, ağaçlandırma çalışmalarının hızlanmasını sağlayacak. İstenilen başarının elde edilmesi halinde tohum ekme aparatının orman fidanlıklarındaki ekim yastıklarında kullanılacak versiyonları da geliştirilecek. 2025 yılı sonbaharında orman yangınında şehit olan personel ve gönüllüler için daha önce hatıra ormanları tesis edilerek sahanın tekrar orman haline getirilmesi çalışmaları başlatılmıştı. 2025 yılında başlayan ve 2026 yılında devam eden çalışmalarla yanan orman emvallerinin ekonomiye kazandırılması, toprak işlemesi, tohum ekimi ve fidan dikimleri yapılacak, bu yıl içinde ilkbahar ve sonbaharda dikimler tamamlanarak yanan alanın yasa gereği bir yıl içinde ağaçlandırılması sağlanacak. Sahanın ağaçlandırma projesi gereği dikilecek fidanların yüzde 53’ü çam ve ardıç olmak üzere ibreli türlerden, yüzde 47’si ise mahlep, dişbudak, akçaağaç, ahlat, alıç, yalancı akasya, kızılcık, yabani elma, dağ muşmulası, meşe olmak üzere yapraklı türlerden oluşacak. Ayrıca sahanın geniş alanda toprak işlemesinin mümkün olmadığı kısımlarında da badem ve karaçam tohumlarının ekimi sağlanacak. Önümüzdeki yıllarda ise sahanın takibi yapılarak muhtemel kurumaların yerine de tamamlama dikimleri yapılmak suretiyle sahanın tamamının ormanlaşması sağlanacak.
Yozgat Sorgun Belediyesi Sanat Atölyesi dünya pazarına açıldı: İlk ihracat Bosna Hersek’e Sorgun Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren sanat atölyesi, yerel üretimde çıtayı uluslararası seviyeye taşıdı. Sorgun’un cadde ve sokaklarını süsleyen dekoratif ürünler, artık Balkanlar’da da boy gösterecek. Atölyede üretilen aydınlatma direkleri, çeşmeler ve vazoların yer aldığı ilk sevkiyat Bosna Hersek’e gönderildi. Sorgun Belediyesi Sanat Atölyesi, kurulduğu günden bu yana ilçenin estetik çehresini değiştiren projelere imza attı. Belediye öz kaynaklarıyla ve yerel iş gücüyle üretilen dekoratif ürünlerin kalitesi, kısa sürede sınırları aşmayı başardı. Bosna Hersek ile yapılan anlaşma kapsamında ihraç edilen ürün grubu aydınlatma direkleri, dekoratif çeşmeler, vazolardan oluşuyor. Belediye yetkilileri, bu ihracatın sadece bir ticari faaliyet değil, aynı zamanda Sorgun’un üretim gücünün bir kanıtı olduğunu vurguladı. Atölyede üretilen ürünlerin düşük maliyet ve yüksek estetik değer taşıması, dış pazarda tercih edilme sebebi oldu. Bosna Hersek’e yapılan bu ilk sevkiyatın ardından, sanat atölyesinin kapasitesinin artırılması ve farklı Avrupa ülkelerinden gelen taleplerin değerlendirilmesi bekleniyor. Sorgun Belediyesi, bu hamleyle hem ilçe ekonomisine döviz girdisi sağlamayı hem de belediye atölyelerini birer üretim merkezine dönüştürmeyi hedefliyor. Atölye çalışanlarından Sevgi Ünal Erciyas "Sanat atölyemizde Bosna Hersek’e ilk ihracatımızı bugün gerçekleştiriyoruz. Bugün burada aydınlatma direği, çeşme, vazolarımız ilk sevkiyatımızda. Tüm ürünlerimiz kalite standartlarına uygun, dayanıklı ve estetik anlayışla üretilmiştir. Yaklaşık 1 senedir burada üretim yapıyoruz. Önce Sorgun’umuz için estetik anlayışlı üretimler yaptık. Bununla birlikte ilk uluslararası ihracatımız da başladı. İnşallah böyle devam edecek" dedi.
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Patlamış fıtıklar da ameliyatsız tedavi edilebilir" Prof. Dr. İrfan Koca, halk arasında "patlamış fıtık" olarak bilinen ileri evre bel fıtıklarının her zaman ameliyat gerektirmediğini belirterek, uygun hasta seçimiyle cerrahi dışı yöntemlerle başarılı sonuçlar alınabildiğini söyledi. Halk arasında "patlamış fıtık" olarak bilinen ileri evre bel fıtıkları, çoğu zaman hastalarda ciddi korkuya yol açıyor. Ancak uzmanlar, her ileri evre bel fıtığının mutlaka ameliyat gerektirmediğine dikkat çekiyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. İrfan Koca, doğru hasta seçimi ve uygun tedaviyle birçok hastada cerrahiye gerek kalmadan iyileşme sağlanabildiğini vurguladı. Bel fıtığında esas belirleyici unsurun sinir dokusunda kalıcı hasar olup olmadığı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Koca, "Hastalar şiddetli ağrı yaşadıklarında hemen ameliyat olmaları gerektiğini düşünüyor. Oysa idrar kaçırma, belirgin kas güçsüzlüğü veya ilerleyici felç tablosu yoksa, birçok hastada ameliyat dışı yöntemlerle başarılı sonuçlar alınabiliyor" dedi. "Her patlamış fıtık ameliyatlık değildir" Toplumda ‘patlamış fıtık’ ifadesinin yanlış bir algı oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Koca, "Disk dokusunun dışarı taşması her zaman sinire kalıcı zarar verdiği anlamına gelmez. Önemli olan, sinirde kalıcı hasar gelişip gelişmediğidir. Bu nedenle sadece MR görüntüsüne bakarak ameliyat kararı vermek doğru değildir. Klinik muayene ile birlikte değerlendirme yapılmalıdır" şeklinde konuştu. "Ameliyatsız tedavi nasıl yapılır" Ameliyat gerekmeyen hastalarda farklı tedavi yöntemlerinin birlikte ve kişiye özel olarak uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Koca, "Bu hastalarda ağrıyı azaltmak ve sinir üzerindeki baskıyı hafifletmek amacıyla çeşitli tedavi seçeneklerinden yararlanıyoruz. Bunlar arasında; manuel terapi, nöral terapi, proloterapi, nokta atışı enjeksiyon tedavileri ve kişiye özel planlanan fizik tedavi ve egzersiz programları yer alıyor. Amaç, kas spazmını çözmek, sinir üzerindeki basıyı azaltmak ve vücudun kendi iyileşme mekanizmasını desteklemektir. Uygun hastalarda bu yöntemlerle ameliyata gerek kalmadan günlük yaşama dönüş mümkün olabilmektedir" ifadelerine yer verdi. "Ameliyat ne zaman gerekir" Ameliyatın gerekli olduğu durumlara da değinen Prof. Dr. Koca, "İlerleyici kas güçsüzlüğü, idrar ve dışkı kontrolünde bozulma ya da şiddetli sinir basısı emaresi varsa cerrahi kaçınılmazdır. Ancak bu tablo her hastada görülmez. Doğru hasta seçimi yapılırsa birçok kişi ameliyata gerek kalmadan tedavi edilebilir" ifadelerini kullandı. "Erken başvuru önemli" Bel ağrısı şikayeti olan hastaların kulaktan dolma yöntemlerle kendilerini tedavi etmeye çalışmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Koca, "Bilinçsiz yapılan egzersizler ve gecikmiş tedavi, fıtığın ilerlemesine neden olabilir. Erken dönemde hekime başvurulması, ameliyatsız tedavi şansını artırır" diye konuştu.
Ankara Eski eşini başına silah doğrultarak rehin alan sanığın yargılanmasına başlandı Ankara’da eski eşini başına silah doğrultarak rehin alan sanığın ’silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından yargılanmasına başlandı. Ankara 79. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Murat Çakır, eski eşi D.S. ile taraf avukatları katıldı. Mahkeme hakimi, tutuklu sanık Çakır’a söz verdi. Çakır, olay günü eski eşiyle tesadüfen karşılaştığını söyleyerek, "Konuşmak istedim, bana hakaret ve küfürler etti. Ben de bunu yapmamasını rica ettim. Silahımı gösterdim. Biraz yürüdük, silahımı çıkardım. Kimsenin yaklaşmasını istemiyordum. Tek isteğim eşimle konuşmaktı. Zarar verme kastım yoktu. Gözaltına alınırken silahımı kendim verdim, direnç göstermedim" diye konuştu. "’Seni öldüreceğim’ dedi" Müşteki kadın D.S. ise sanığın iddialarını reddederek, küfür etmediğini ve tahrik etmediğini öne sürdü. D.S., "Elinde evraklar vardı, ‘Seni nasıl buldum ama’ dedi. Bana ‘Seni öldüreceğim’ dedi. Yakamdan tutup silahla götürdü. Etraftakiler çok yalvardı" ifadelerini kullandı. Cumhuriyet savcısı, mütalaasında sanığın ’ruhsatsız silah bulundurma’ ile ’silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından yargılandığını ancak eylemin boşandığı eşe karşı "kasten öldürmeye teşebbüs" suçunu da oluşturabileceğini belirterek, dosyada görevsizlik kararı verilmesini ve sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme, eylemin "kasten öldürmeye teşebbüs" suçunu oluşturabileceği değerlendirmesiyle görevsizlik kararı vererek, dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine ve sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Olayın geçmişi Ankara’nın Pursaklar ilçesinde 9 Ekim 2025 tarihinde meydana gelen olayda D.S., boşandıktan sonra kimliğini değiştirmek için gittiği nüfus müdürlüğünün bulunduğu kaymakamlık binasından çıktığı sırada eski eşi Murat Çakır tarafından rehin alındı. Çakır, kaymakamlık binasının yanındaki boş araziye götürdüğü D.S.’nin başına tabanca dayayıp, tehdit etti. Çakır, Pursaklar Kaymakamının ikna çabaları sonucunda silahı bırakıp, teslim oldu. Gözaltına alınan Çakır, çıkarıldığı nöbetçi mahkemece ’silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmanın tamamlanmasıyla iddianame hazırlandı. Sanık Çakır hakkında ’silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından 13 yıl 6 aya kadar hapis talebiyle iddianame hazırlandı. İddianame 79. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilerek, dava açıldı.
Malatya Battalgazi’de yetim çocuklarla iftar buluşması Battalgazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen iftar programında yetim çocuklar iftar sofrasında bir araya geldi. Programa katılan Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın da çocuklarla aynı sofrayı paylaştı. Battalgazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Belediye Başkanı Bayram Taşkın’ın katılımıyla Hastane Kafe Sosyal Tesisleri’nde iftar programı düzenlendi. Gerçekleştirilen programda yetim çocuklar iftar sofrasında bir araya geldi. İftar programına AK Parti Battalgazi İlçe Başkanı Basri Kahveci, AK Parti Malatya Kadın Kolları İl Başkanı Esin Yılmaz ve AK Parti Battalgazi İlçe Kadın Kolları Başkanı Ebru İnanç da katıldı. Başkan Taşkın: "Yetimlerimiz Bizim Emanetimiz" İftar programında konuşan Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çekerek, "Bu mübarek vakitte böyle güzel bir ortamda bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Programın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Yetimlerimiz bizim emanetimizdir. İnşallah hep birlikte nice Ramazanlara ulaşır, bayrama da birlik ve beraberlik içinde kavuşuruz" dedi. AK Parti Battalgazi İlçe Başkanı Basri Kahveci de konuşmasında Ramazan ayının rahmet ve mağfiret ayı olduğunu belirterek, "Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul eylesin. Ramazan ayı paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneklerinin yaşandığı bir zaman dilimi. Dünyanın neresinde bir mazlum varsa Türkiye’den yardım eli uzandığını görüyoruz. Bu güzel programın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.