GÜNDEM - 03 Mart 2026 Salı 14:05

Müslüm Gürses’e benzerliğiyle herkesi şaşırttı, görenler dönüp bir daha baktı

A
A
A
Müslüm Gürses’e benzerliğiyle herkesi şaşırttı, görenler dönüp bir daha baktı

Arabesk müziğinin efsane ismi merhum Müslüm Gürses’e ikizi kadar benzeyen Baki Çiçek, ünlü sanatçının vefatının yıl dönümünde geldiği Kocaeli’nin Gebze ilçesinde vatandaşlardan yoğun ilgi gördü.


Aslen Elazığlı olan ve Antalya’da yaşayan taksici Baki Çiçek, 3 Mart 2013’te hayatını kaybeden Müslüm Gürses’i anmak için İstanbul’da düzenlenen etkinliklerin ardından rotasını Kocaeli’ye çevirdi. İşleri nedeniyle Gebze’ye gelen Çiçek; giyim tarzı, saç şekli ve tavırlarıyla Gürses’i aratmayan görüntüsüyle ilçe sokaklarında adeta "Müslüm Baba" rüzgarı estirdi.


Gebze’de bir berbere ve kahvehaneye giderek çay içen Çiçek’i karşılarında gören vatandaşlar şaşkınlıklarını gizleyemezken, ünlü sanatçının benzeriyle bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. Çiçek’in 30 yıllık taksicilik mesleğinin yanı sıra ses sanatçılığı yaptığı öğrenildi.



"Ona benzemenin gururunu yaşıyorum"


Gördüğü ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getiren ve Müslüm Gürses’e rahmet dileyen Baki Çiçek, "Müslüm Gürses’e Allah rahmet eylesin. Üzüntüsünü yaşıyoruz. Dualarımız onunla, onun yeri her zaman başka. Ona benzemenin gururunu yaşıyorum, ne mutlu bana. Tabii bu benzerliği taşımak da önemli" dedi.


Müslüm Gürses’in büyük bir değer olduğuna dikkati çeken Çiçek, "Müslüm Gürses Türkiye’nin yıldızıydı, babasıydı. Ona boşuna ’Baba’ denilmedi, o bunu fazlasıyla hak ediyor. İnsanların bana ilgi göstermesi çok güzel bir duygu. Eskiden ’Müslümcü’ olmayanlar bile şimdi oldu. Ne yazık ki Türkiye’de yaşarken insanın değeri pek bilinmiyor, öldükten sonra kıymete biniyor. Müslüm Gürses büyük bir varlığımızdı" diye konuştu.



"Ayağına mı gelelim?’ diyerek beni kulise çağırdı"


Müslüm Gürses ile tanışma hikayesini ve aralarındaki özel bağı da anlatan Çiçek, şunları kaydetti:


"Müslüm Gürses ile 1999 yılında tanıştım. Ben onun sahne aldığı yerin 150-200 metre ilerisinde başka bir mekanda sahne alıyordum. Ben gece saat 00.00’da işi bırakıyordum, o da 00.00’da sahneye geliyordu. Gidip karşısına otururdum. İnsanlar bir ona, bir de bana bakardı. En sonunda beni kulise çağırdı ama çekinip gitmemiştim. Sonra ’Ayağına mı gelelim?’ diyerek haber yolladı. Yanına gittim, elini öptüm. Bana çok saygılı biri olduğumu söyledi. Zamanla abi-kardeş gibi olmuştuk. Gündüzleri yanına gitmediğimde arar, nerede olduğumu sorardı."


Gürses ile birlikte aynı reklam filminde rol aldıklarını da hatırlatan Çiçek, "Beraber bir reklam filminde oynadık. Reklamın yönetmeni aslında benim yerime ’Başka biri oynasın’ demişti ama Müslüm Baba ’Hayır’ dedi ve o reklamda beraber oynadık. Bize de nasip oldu" ifadelerini kullandı.



Müslüm Gürses’e benzerliğiyle herkesi şaşırttı, görenler dönüp bir daha baktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta il güvenlik ve asayiş koordinasyon toplantısı yapıldı Kars’ta güvenlik ve asayiş konularının ele alındığı "İl Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Toplantısı" Vali Ziya Polat’ın başkanlığında gerçekleştirildi. İlgili kurum amirleri ve güvenlik birimlerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, il genelinde yürütülen çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplantıda, vatandaşların huzur ve güvenliğinin temini amacıyla emniyet ve jandarma birimlerince sürdürülen genel asayiş uygulamaları ele alındı. Özellikle suçun önlenmesine yönelik denetimler, aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalar, okul çevreleri ve umuma açık alanlarda yapılan kontroller ile trafik uygulamaları hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Kent genelinde gerçekleştirilen şok uygulamalar, sabit ve hareketli yol kontrolleri ile kamu düzeninin korunmasına yönelik alınan tedbirlerin etkinliği gözden geçirildi. Toplantının önemli başlıklarından biri de sınır güvenliği oldu. Sınır hattında alınan fiziki ve teknolojik tedbirler, devriye faaliyetleri ve koordinasyon çalışmaları detaylı şekilde değerlendirildi. Ayrıca düzensiz göçle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar, tespit ve geri gönderme süreçleri ile insan kaçakçılığına yönelik operasyonlar ele alındı. İlgili birimler arası iş birliğinin artırılması ve mevcut tedbirlerin daha etkin hale getirilmesi konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda konuşan Vali Ziya Polat, Kars’ta huzur ve güven ortamının korunmasının temel öncelikleri olduğunu vurgulayarak, güvenlik güçlerinin özverili çalışmalarına dikkat çekti. Vatandaşların güvenliğini tehdit eden her türlü unsura karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirten Polat, kurumlar arası koordinasyonun önemine işaret etti. Toplantı, mevcut güvenlik stratejilerinin değerlendirilmesi ve önümüzdeki döneme ilişkin planlamaların yapılmasının ardından sona erdi. Kars’ta kamu düzeninin sağlanmasına yönelik çalışmaların aralıksız devam edeceği bildirildi.
Muğla Uçak’tan eğitimcilere yönelik şiddete tepki İstanbul Çekmeyeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in aynı okuldaki öğrenci tarafından bıçaklı saldırısı sonrası hayatını kaybetmesine tepki gösteren Eğitim-Bir-Sen Muğla Şube Başkanı Önder Uçak, eğitimcilere yönelik saldırıların yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini belirterek tepki gösterdi. Uçak yaptığı açıklamada, "Eğitim sistemimizi nasıl daha verimli ve başarılı kılarız, eğitim çalışanlarının sorunlarına nasıl çözüm getirebiliriz düşüncesiyle çaba sarfeden eğitimciler olarak hazin bir cinayet haberiyle daha derinden sarsılmış bulunuyoruz. İstanbul Çekmeyeköy’de Fatma Nur Çelik öğretmenimiz vefat etmiş; bir diğer öğretmenimiz ile bir öğrencimizin hastanede tedavileri devam etmektedir. Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve bütün eğitim camiamıza başsağlığı; yaralı öğretmenimiz ile öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıkmış, yaygın bir toplumsal sorun haline gelmiştir. Öğretmenlerimize yönelen şiddet, eğitimcilerimizin canına kast edilmesi, eğitimin can güvenliği kaygısına teslimi, kabulü ve tahammülü mümkün olmayan bir sorun alanına dönüşmüştür. Eğitimciye yönelen şiddet, bir toplumsal çürüme belirtisidir. Yaşadığımız bu olay, eğitimciye, öğretmene karşı şiddetin ne ilk örneğidir ve korkumuz odur ki ne de son örneği olacaktır. İstanbul Çekmeköy’de yaşandığı gibi şiddetin failinin bizatihi öğrenci ve çocuk olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı, toplumsal bir sorun olduğu gerçeği tüm çıplaklığıyla toplumun karşısına çıkmaktadır. Çocuk suçluluğun çocuğun aile başta olmak üzere içinde bulunduğu sosyal çevrede çocuğun ruhsal, psikolojik, ahlaki gelişimi için gerekli ilgi, sevgi, şefkat, eğitim ve disiplini alamamasının sonucu olduğu gözetilmelidir. Bu sebeple, cehalete dayanan şiddeti veya şiddete dayanan cehaleti bir an evvel ortadan kaldırmak için çocuk ve genç eğitimine olduğu kadar yetişkin ve aile eğitimine de ağırlık vermeli; çocuk suçluluğunun arka planında aile olduğunu da görmeli; suçun faili olan çocuğun yanında ailenin de suçtan sorumluluğunu gözetmeliyiz. Eğitimciler her türlü şiddet ve saldırılar karşısında savunmasız, korumasız bırakılmamalı; yaptıkları işin onur, önem ve ağırlığına uygun hayat, çalışma ve güvenlik şartları sağlanmalıdır" dedi.