TEKNOLOJİ - 08 Kasım 2024 Cuma 09:53

Öğrencilerin su altı robotu birinci oldu: Askeri ve tehlikeli görevlere de uygun

A
A
A
Öğrencilerin su altı robotu birinci oldu: Askeri ve tehlikeli görevlere de uygun

Kocaeli’de lise öğrencilerinin geliştirdiği su altı robotu, Erzurum’da düzenlenen 16. Uluslararası MEB Robot Yarışması’nda parkuru en hızlı tamamlayarak birincilik kazandı. Askeri gözlem ve bomba taşımadan tehlikeli mesleklere kadar birçok alanda revize edilerek kullanılabilecek robot, gençlerin başarısını yansıttı.


Kartepe’de bulunan Ertuğrul Gazi Anadolu Lisesi’nde öğrencilerin teknik gelişimini desteklemek amacıyla kurulan robotik kodlama ekibi, Erzurum’da düzenlenen 16. Uluslararası MEB Robot Yarışması’nda önemli bir başarı elde etti. Bilgisayar öğretmeni İsmet Kılıç önderliğinde 15 kişiden oluşan ekip, yarışmada sergiledikleri su altı robotu projesiyle tüm dikkatleri üzerlerine çekti. 5 öğrencinin yoğun çalışmalarıyla geliştirilen robot, parkur görevlerini diğer yarışmacılara kıyasla en hızlı şekilde tamamlayarak birinci oldu. Ayrıca, yine ekip tarafından yapılan başka bir robot da TEKNOFEST 2024 Robolig Yarışması’nda lise kategorisinde birincilik elde etti.



"Parkuru en hızlı şekilde tamamladık"


Erzurum’daki yarışmayla ilgili bilgiler veren Kılıç, "Yarışmada belli parkur görevleri olur. Bu parkurlarda bize verilen görevleri en hızlı şekilde tamamlamamız gerekiyor. Bu şekilde ilk 3 belirlenmiş oluyor. Bizde diğer yarışmacılara göre parkuru en hızlı şekilde tamamlamış olduk. Bir borudan geçme ve halka görevlerimiz vardı. 2 tane halkayı tutup, bir yerden diğer yere yerleştirmemiz gerekiyordu. Bunu da robotla yapmamız lazımdı" dedi.



"Gurur verici"


Su altı robot yapımının ve kullanımının zor olduğunu, bu sebeple yarışmaya çok sayıda okulun katılamadığını kaydeden İsmet Kılıç, "Yarışmaya katılabilen yaklaşık 20 robot vardı. 20 robot arasından birinci olduk. Bizi mutlu eden konu, öğrencilerin yaptığı bir ürünle yarışmada sergileyebiliyor ve yarışabiliyor olmasıydı ama tabii bunun yanı sıra birinci olmamız büyük bir gurur. Diğer yarışmacıları geçebilmek, en iyi olabilmek bizim için büyük bir gurur kaynağı" şeklinde konuştu.



"Amacımız sadece yarışmalara katılmak değil"


Yarışmalara katılmanın güzel bir deneyim kattığını ancak asıl hedeflerinin öğrencilerin teknik bilgi ve becerilerini artırmak, farklı insanlarla tanışmalarını sağlamak olduğunun altını çizen Kılıç, "Tabii yarışmalara katılıp, derece elde etmek çok güzel bir duygu ancak asıl amacımız bunlar değil. Temel amacımız, öğrencilerin teknik konuları öğrenebilmesi, yarışmalara gittiğimiz yerlerde farklı insanlarla tanışmaları, o ortamları görmeleri. Bu öğrencilere çok güzel şeyler katıyor. Kısacası amaç, bir şeyler üretmek, üretirken de öğrenmek. Öğrencilerin sosyal olmalarını da sağlıyoruz" ifadelerini kullandı.



"Savaş halinde bomba taşıma işlemi yapabilir"


İsmet Kılıç, su altı robotunun kullanım alanları hakkında da bilgiler verdi. Bu gibi araçların askeri alanda gözlem ya da bomba taşıma işlemleri için de kullanılabileceğini, ayrıca tehlikeli mesleklerde insanlara destek sağlayabileceğini vurgulayan Kılıç, "Su altında bazı insanların yaptığı tehlikeli meslekler var. Robotu, o görevleri yapabilecek şekilde revize edebiliriz. Robotumuz yarışma için hazırlandı ama bu gibi işler için revize edebiliriz. Örneğin su altı kaynakçılığı gibi tehlikeli bir meslek var. Tehlikeli olduğu kadar da zorlu bir meslek. Bu işi yapan kişilerin işlerini hafifletmek adına su altı robotu kullanılabilir" şeklinde konuştu.



"Dronlar da yapıyoruz"


Su altı robotunun yanı sıra birçok proje geliştirdiklerini de aktaran Kılıç, sözlerini şöyle noktaladı:


"Değişik yarışmalara katılıyoruz ama bahsettiğim gibi, amaç bir şey üretmek. Farklı farklı şeyler üretmeye çalışıyoruz ki öğrenciler farklı alanlarda bilgi sahibi olsun. Sadece su altıyla ilgilendiğimiz zaman sadece su altının mekaniklerini ya da elektroniklerini öğretebiliyorsunuz ama biz dronlarla da ilgileniyoruz. Yarış dronları ya da normal dronlar yapıyoruz. Bu sayede öğrenciler dron yapımı ve pilotluğuyla ilgili bilgi sahibi oluyorlar"



"Duyanlar mutluluktan çığlık attı"


16. Uluslararası MEB Robot Yarışması’nda su altı robotunu kullanan 11. sınıf öğrencisi Zafer Dülger, birinci olduklarını öğrendiklerinde duydukları heyecanı, "Birinci olduğumuzu öğrendiğimiz an çok heyecanlandık, mutlu olduk. Otobüste hepimiz bir arada olduğu bir andı. Duyanlar mutluluktan çığlık attı, havalara zıpladık diyebiliriz. Hepimiz çok mutlu olduk" sözleriyle ifade etti.


Dülger, yarışma sırasında robotu kullanırken zaman zaman heyecanlandığını da ifade ederek, "Her ne kadar yapabilsek ve yapabileceğimizi bilsek de o an herkes için çok farklı oluyor. Yarışma sırasında herkes için zamanın durduğu bir an oluyor. Ben robot kullandığım için stres oldum ama alıştığım için yapabildim ve yarışmaya odaklanabildim" ifadelerini kullandı.



"Ben onlara ’atanmış’ değil, ’adanmış’ öğretmenler diyorum"


Okul Müdürü Mesut Tekin ise Ertuğrul Gazi Anadolu Lisesi’nin 4 yıllık bir okul olduğunu söyleyerek, "4 yıllık bir okuluz ama içinde 40 yıllık bir tecrübe taşıyoruz. İlk kuruluş aşamasından bu yana da ana felsefimizin Türkiye’de sıradan bir lise olmak değil, sıradan ve klasik ötesi bir okul olma sevdasıyla yola çıktığımızı söylemiştik. İnanmış, öğretimi ve eğitimi dava edinmiş, gençlerimizi kendilerine evlat olarak gören iyi bir öğretmen arkadaş grubuyla çalışıyoruz. Ben onlara ’atanmış’ değil, ’adanmış’ öğretmenler diyorum. İşte bu ekip, adını sadece Kocaeli’de değil, Türkiye genelinde duyuruyor" dedi.



"Öğrencilerimize kendilerini gösterebilecekleri ortamları sağlamaya çalışıyoruz"


Okulun sadece derslerden oluşmadığının altını çizen Tekin, "Anadolu lisesi denince insanların aklına sadece matematik, kimya, biyoloji geliyor ama öyle değil. Biz okulumuzda resim, müzik, bilimsel ve proje çalışmaları gibi alanlarda öğrencilerimize kendilerini gösterebilecekleri ortamları sağlamaya çalışıyoruz. Bundan sonra da bu şekilde devam edeceğiz. Bu konuda kesinlikle ilgili kişilere teşekkürü bir borç bilirim. Kartepe İlçe Milli Eğitim Müdürümüzden, Kaymakamımızdan, Kartepe Belediye Başkanımızdan ve İl Milli Eğitim Müdürümüzden iyi bir destek görüyoruz. Onlar bize güveniyorlar. Bizde onları mahcup etmemek için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Bunlar daha başlangıç. Akademik başarılardan sonra Ertuğrul Gazi Anadolu Lisesi’nin adını çok daha iyi yerlerde duyacağınızdan hiç şüpheniz olmasın" cümlelerini kullandı.



Öğrencilerin su altı robotu birinci oldu: Askeri ve tehlikeli görevlere de uygun

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Düzce Üniversitesi’nde en iyi narkotik polisi anne konferansı Düzce Üniversitesi mensuplarına yönelik "En İyi Narkotik Polisi: Anne" başlıklı konferans düzenlendi. Düzce İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görev yapan polis memurunun konuşmacı olarak yer aldığı program, Rektörlük Çalıştay Salonu’nda gerçekleştirildi. Konferansta konuşan polis memuru, uyuşturucu kullanımının günümüzün en önemli toplumsal sorunlarından biri haline geldiğine dikkat çekerek, özellikle gençlerin korunmasında ailelere büyük sorumluluk düştüğünü ifade etti. İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen "En İyi Narkotik Polisi: Anne" projesinin temel amacının, ebeveynleri bilinçlendirerek bağımlılığın erken belirtilerinin fark edilmesini sağlamak olduğunu belirten Polis Memuru, erken müdahalenin hayat kurtarıcı rolüne vurgu yaptı. Katılımcılarla interaktif şekilde gerçekleştirilen söyleşide; bağımlılığın oluşum süreci, gençlerin madde kullanımına yönelmesinde etkili olan sosyal çevre baskısı, merak duygusu ve dışlanma korkusu gibi etkenler ele alındı. Bağımlılığın yalnızca bireyi değil aileyi ve toplumu da etkileyen ciddi bir sorun olduğunu ifade eden Polis Memuru; fiziksel, psikolojik ve sosyal belirtiler hakkında bilgi verdi. Bağımlılık sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli işaretlerden bahseden Polis Memuru; gözlerde kızarıklık, davranış değişiklikleri, ani duygu durum geçişleri, sosyal çevreden uzaklaşma, maddi harcamalarda artış gibi belirtilerden bahsetti. Madde kullanımının birey üzerinde oluşturduğu fiziksel ve psikolojik yıkımlara ilişkin örnekler paylaşan Polis Memuru, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen UYUMA mobil ihbar uygulaması hakkında katılımcılara bilgi verdi.
Düzce Geçmişten geleceğe Türkiye’de özel eğitim DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü ve Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "Engelleri Birlikte Aşmak: Geçmişten Geleceğe Türkiye’de Özel Eğitim" adlı program gerçekleştirildi. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Konferans Salonu’nda ki programa; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Onur Er, Milli Eğitim Müdürü Gülşen Demirkol Özer, 22. ve 23. Dönem İstanbul Milletvekili, Türkiye Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva, öğretim elemanları, öğrenciler ve davetli misafirler katıldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Onur Er, özel eğitimin bir toplumun; vicdanını, kapsayıcılığını ve insani merkezli bakış açısını en güçlü ve en güzel şekilde ortaya koyan alanlardan birisi olduğunu ifade etti. Bireysel farklılıkların toplumsal zenginliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Tüm bireylerine eşit imkanlar sunan toplumların gelişmiş toplumlar olduğunu dile getiren Er, Türkiye’de özel eğitimin önemli bir gelişme gösterdiğini ve önemli bir farkındalık oluşturulduğunu belirtti. "Üniversitemiz özel eğitim bölümü en fazla proje üreten bölümler arasında" Konuşmasını yapmak için kürsüye davet edilen Rektör Nedim Sözbir, etkinliğin önemine değinerek, Düzce Üniversitesi’nin özel eğitimde önemli bir yere sahip olduğunu, bu alanda çalışma yürüten akademisyenlerin yurt dışı tecrübelerinin yanı sıra, en fazla proje üreten bölümler arasında yer aldığını ifade etti. Türkiye Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva ile bir araya gelmekten dolayı duyduğu memnuniyetini dile getiren Rektör Sözbir, Lokman Ayva’nın özel eğitim alanında Türkiye’de çalışmalar yapan örnek bir isim olduğunun altını çizdi. Üniversitelerin görevlerinin sadece akademik bilgi aktarmak olmadığını söyleyen Sözbir, toplumsal farkındalığı artırmanın da önemli olduğunu ifade ederek, konferansın yararlı geçmesi temennisinde bulundu. Gerçekleşen açılış konuşmalarından sonra moderatörlüğünü Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Aktan’ın yaptığı panel oturumuna geçildi. "Bilimsel araştırmalar eğitimin kalitesinin düşmediğini gösteriyor" Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Kart, "Teoriden Pratiğe Kaynaştırma Ekosistemi" başlıklı sunumunda; özel eğitimde, özel birey çocukları sınıfa koymakla kaynaşma olamayacağını hatırlatarak, diğer öğrencilerin tutum ve davranışları ile ailelerin davranışlarının da doğru ve bilinçli olması gerektiğini vurguladı. Sınıf ortamının gerçek dünyanın bir simülasyonu olduğunu söyleyen Kart, burada karşılaşılan durumların gerçek dünyaya hazırlık olduğunu dile getirdi. Özel çocukların destek almadığı zaman, yani süreç olması gerektiği gibi işlemediği zaman; sadece çocuğun değil ailenin de bu durumdan zarar göreceğini ifade eden Mehmet Kart, kaynaştırılmış sınıftaki çocukların ailelerinin de olumsuz bir tepki göstermemesi gerektiğini vurguladı. Kaynaştırılmış sınıfta eğitim kalitesinin düşmediğini bilimsel araştırmalarla ortaya konulduğunu hatırlatan Mehmet Kart, aksine zenginleştirilmiş anlatımla herkesin çok kolay anlayabileceği bir eğitim süreci geçirdiklerini söyledi. "Hak yaklaşımı bilincini yerleştirmeliyiz" Düzce İl Milli Eğitim Müdürü Gülşen Demirkol Özer ise "Gerçeklik ve İdeal Arasında Özel Eğitim Uygulamaları" başlıklı sunumunda, ülkemizdeki çalışmaların tarihine vurgu yaparak, bugün gelinen noktanın çoğu Avrupa ülkesinden daha ileri olduğunu ifade etti. Özel eğitim alanında çok fazla iyileştirme çalışmaları yapılmasına rağmen, kullanılan dilin gelişmesi gerektiğini hatırlatan Gülşen Demirkol Özer, özel bireylere merhamet anlayışı ile yaklaşılmasının yerine hak yaklaşımı algısının oluşturulması gerektiğini vurguladı. "Geleceğin mesleğini icra eden kişiler" Panelin son sunumunu gerçekleştiren 22. ve 23. Dönem İstanbul Milletvekili, Türkiye Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva, özel eğitimcilerin geleceğin mesleğini icra eden en önemli kişiler olduğunu söyleyerek, özel eğitim alanında çalışma yapacak kişilerin bir dünya vatandaşı olması gerektiğini vurguladı. Özel eğitimcilerin her ferdin farklı bir özelliği olduğunu bildiğini ve asla kategorize etmeyeceğini söyleyen Lokman Ayva, özel eğitimin alt yapısında; vizyon, proje yazma-yönetme-raporlama, lisan ve yapay zeka olması gerektiğinin altını çizdi. Program, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir’in yaptıkları başarılı sunum ve çalışmalarından dolayı konuşmacılara çiçek ve hediye takdimi ile sona erdi.
Düzce Düzce’de çiftçilere yem bitkisi tohumu dağıtıldı DÜZCE(İHA) – Düzce’de 70 üreticiye, toplam bin 165 dekar alanda kullanılmak üzere 17 bin 500 kilogram dörtlü karışım yem bitkisi tohumu dağıtımı yapıldı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, dörtlü karışım yem bitkileri tohumu dağıtımı İl Müdürlüğü bahçesinde gerçekleştirildi. Programda konuşan Düzce Vali Mehmet Makas, Düzce’nin üretim gücüne, çiftçilerin alın terine ve tarımsal desteklerin önemine vurgu yaptı. Mehmet Makas, üretime katkı sunan çiftçilere, projeye destek sağlayan kurumlara ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teşkilatına teşekkür etti. AK Parti MKYK Üyesi ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir ise Düzce’nin tarım ve hayvancılık açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, üreticilerin desteklenmesi ve Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında yürütülen çalışmaların önemine değindi. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun konuşmasında, Düzce’nin verimli toprakları, uygun iklim yapısı ve bir yılda iki ürün alma potansiyeliyle önemli bir tarım ili olduğunu ifade etti. Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında münavebe uygulamalarının önemine dikkat çeken Uzun, yem bitkileri üretiminin artırılmasıyla hayvancılığın kaba yem ihtiyacına katkı sağlanacağını, toprak verimliliğinin korunacağını ve sürdürülebilir üretimin destekleneceğini belirtti. Esra Uzun, projenin hayata geçirilmesinde AK Parti MKYK Üyesi ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir’in önemli katkıları olduğunu belirterek, "Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında iki yıl üst üste mısır ekimi yapan üreticilerimize alternatif ürün imkanı sunulması amacıyla milletvekilimizin girişimleri ve Bakanımızla gerçekleştirdiği görüşmeler neticesinde bu destek ilimize kazandırılmıştır. 2026 yılı programında yer almamasına rağmen, bu destek sayesinde projeyi üreticilerimizle buluşturmuş bulunuyoruz" dedi. Program kapsamında, Merkez ve 5 ilçede 70 üreticiye, toplam bin 165 dekar alanda kullanılmak üzere 17 bin 500 kilogram dörtlü karışım yem bitkisi tohumu dağıtımı gerçekleştirildi. Projenin toplam bütçesinin 1 milyon 333 bin TL olduğu, bunun 1 milyon TL’sinin Bakanlık bütçesinden, 333 bin TL’sinin ise çiftçi katkısından karşılandığı belirtildi. Törende ayrıca üreticiler adına manda yetiştiricisi ve manda sütü üreticisi Fatma Mutlu ile genç çiftçi Ömer Bilir konuşma gerçekleştirdi. Üreticiler, tarımsal üretimde emeğin, sabrın, kadın emeğinin ve gençlerin üretime katılımının önemine dikkat çekerek desteklerinden dolayı kurumlara teşekkür etti.