ASAYİŞ - 06 Mart 2026 Cuma 11:57

Öldürülen oğlunun doğum gününü mezarı başında kutladı

A
A
A
Öldürülen oğlunun doğum gününü mezarı başında kutladı

Kocaeli’de buluşma bahanesiyle çağırdıkları genci planlı şekilde bıçaklayarak öldürdükleri iddia edilen 5 sanığın yargılanmasına başlandı. İlk duruşmada sanıklardan 2’si cinayet suçunu birbirinin üzerine atarken, maktulün babası Raif Şirin ise "21 yaşındaki fidanımı kökünden kopardılar" diyerek duygusal anlar yaşadı. Geçen ay oğlunun doğum gününü mezarı başında kutlayan acılı babanın, pastanın üstüne yazdırdığı "Cennette ilk doğum günün kutlu olsun" yazısı da dikkat çekti.


Edinilen bilgiye göre, Ümitcan Şirin (21), 26 Temmuz 2025 tarihinde İzmit ilçesi Yahya Kaptan Mahallesi’nde bıçaklandı. Ağır yaralı olarak hastaneye sevk edilen Şirin, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlatan polis ekipleri, Samet E.A., Muhammed F.Y., Ramazan Y., Mustafa O., Gamzenur B. ve Z.Ç.’yi gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri sonrasında adliyeye sevk edilen şüphelilerden Z.Ç. savcılıktan serbest bırakılırken, Samet E.A. (19) ve Muhammed F.Y.’ye ev hapsi verildi. Ramazan Y., Mustafa O. (21) ve Gamzenur B. (18) ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Savcılık: "Planlı hareket ettiler"


İddianamede, şüphelilerin olayın başından itibaren plan yaparak hareket ettikleri, buluşmayı organize ettikleri ve saldırıyı birlikte gerçekleştirdikleri vurgulandı. Savcılık, Ümitcan Şirin’in öldürülmesinde tüm şüphelilerin iştirak iradesiyle hareket ettiğini belirterek, Mustafa O., Gamzenur B. ve Samet E.A. hakkında ’tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi. Sanık Mustafa O. hakkında ayrıca ’yasak niteliğe haiz bıçak taşımak’ suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası talep edildi. 18 yaşından küçük sanıklar Ramazan Y. ve Muhammed F.Y. hakkında ayrı dosya kapsamında iddianame hazırlandı.



"Akıl hastasıyım, suçlamaları kabul etmiyorum"


Mustafa O., Gamzenur B. ve Samet E.A. hakkında ’tasarlayarak öldürme, kasten öldürme, tasarlayarak öldürmeye teşebbüs, bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satın alma, taşıma veya bulundurma’ suçlarından açılan davanın ilk celsesi Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ile maktulün ailesi katıldı. Bir diğer tutuklu sanık Ramazan Y. ise davaya SEGBİS ile katıldı. Sanıklar iddianamede yer alan ifadelerini tekrar etti.


17 suç kaydı olduğunu öğrenilen Ramazan Y., "Ümitcan’ı ben bıçaklamadım, Mustafa bıçakladı. Mustafa o gün bana uyuşturucu ikram etmişti, onun etkisinde ifade verdim. Akıl hastasıyım, suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.



"Ramazan bıçakladı"


4 suç kaydı bulunan Mustafa O., "Gamze ile ilişkimiz vardı. Ümitcan sürekli onu rahatsız ediyordu. Bu durumu öğrenince Gamze’ye Ümit’i çağırmasını istedim. Çıkan kavgada Ramazan Ümitcan’ı bıçakladı" diye konuştu.


Gamze B. ise "Mustafa ile toksik bir ilişkimiz vardı. Ümitcan ile alkollüyken cinsel birlikteliğimiz olmuş. Bu tarihlerde Mustafa ile küstük. Mustafa ile barıştığımızda bu durumu kendisine anlattım. Kendisi onunla konuşmak istediğini söyleyerek buluşmak için yer ayarlattırdı. ’Bir şey yapmayacağım’ diye söz verdi. Böyle olacağını bilmiyordum" şeklinde konuştu.


Diğer sanıklar ise suçsuz olduğunu söyledi.


Mahkeme heyeti, Ramazan Y.’nin akıl sağlığının tespiti için Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine, sanıkların mevcut durumunun devamına karar vererek duruşmayı erteledi.



"Mustafa ve Ramazan suçu birbirlerine attı"


Duruşmada yaşananları anlatan Ümitcan’ın babası Raif Şirin, "Sanıkların çoğu birbirini suçladı. Bazıları af talep ederken, bazıları ceza indirimi istedi, bazıları ise ev hapsinin kaldırılmasını talep etti. Ramazan’ın ifadelerinde bazı çelişkiler olduğu görüldü. Diğer sanıkların söylediklerinin aksine konuşarak kimin ne yaptığını ve kendisinin olay sırasında ne yaptığını anlattı. Sanıkların ifadeleri arasında bıçaklama iddiası konusunda da farklı anlatımlar yer aldı. Bu konuda Mustafa ve Ramazan suçu birbirlerine attı" dedi.



"Benim aklıma gelmez dövdüğüm kişiyi video kaydına almayı"


Duruşmada ayrıca sanıklardan biriyle ilgili yaş ve akli denge konusuna da değinildiğini ifade eden baba Şirin, "Suçun işlendiği sırada 17 yaşında olan ve şu anda reşit olan sanık Ramazan için, akli dengesinin 10 yaşında bir çocuk seviyesinde olduğu iddiasıyla avukatının talebi üzerine rapor alınması istendi. Bu talep, bugüne kadar dosyada yer almayan bir durum olarak gündeme geldi. Bu iddiaya karşı şunu soruyorum, 10 yaşında aklı olan bir çocuğun uyuşturucuyu nasıl ulaştı, o maddeleri alacak parayı nereden buldu ya da bıçak temin etmeyi nasıl bildi. Akli denge iddiasının ceza indirimi sağlamak amacıyla ortaya atıldığını düşünüyorum. Benim çocuğumu katlederken, bıçak saplarken, oğlum o haldeyken video kaydı alırken aklın vardı da şimdi mi yok? Bunları yapıyorsa onun aklı fazla. Benim aklıma gelmez dövdüğüm kişiyi video kaydına almayı" diye konuştu.



"Oğlumun doğum gününde mezarı başında pasta kestim"


Mahkemede sanıkları karşısında görünce psikolojik olarak kötü etkilendiğini vurgulayan Şirin, "Sanıklardan biri ev hapsinin kaldırılmasını talep ederek okula gitmek istediğini söyledi. Okula gidecek bir çocuk neden birini zorla çağırıp bir yere götürüyor? Sanık ev hapsinde bile olsa ailesi ile görüşebiliyor, bayramlarda ailelerine sarılabiliyor, dışarı çıkmasa bile yaşıyor. Önümüzde bayram var. Onlar aileleri ile sarılacak. Ben ne yapacağım, ben gidip toprağı öpeceğim. Geçen ay oğlumun doğum günü vardı. Mezarı başında, toprakta pasta kestim" diyerek gözyaşlarına hakim olamadı.



"21 yaşındaki fidanımı kökünden kopardılar"


Konuşmasının devamında, sanıkların ve ailelerinin duruşmadaki tutumuna da değinen baba, mahcubiyetlerini gördüğünü ancak bunun yaşanan acıyı değiştirmediğini söyledi. Şirin, "Sanıkların yüzlerine uzun süre baktım, ’Nasıl bir insansınız, benim çocuğumu nasıl bu hale getirdiniz?’ diye söylemek istedim ancak onlar benim yüzüme bakamadı. Ancak bu mahcubiyet beni ilgilendirmiyor. Asıl sorumluluk çocuklarını yetiştiremeyen ailelerde. Ondan sonra benim gibi ailelerin canını yakıyorlar, çocuklarının canını alıyorlar. Ölenle ölünüyor, ben her gün ölüyorum. 21 yaşındaki fidanımı kökünden kopardılar. Kayıtlarda 2 bıçak var. Bu bıçaklardan birinin Ramazan’a, diğerinin ise Mustafa’ya ait olduğu söyleniyor. Şüpheliler yakalanınca bu bıçaklardan birini polis otosuna saklıyorlar hatta. Olayın üzerinden 8 ay geçti, ilk celse ile adalet sürecimizin başlangıcı oldu. Adalete güveniyoruz."



Öldürülen oğlunun doğum gününü mezarı başında kutladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir AK Parti MKYK Üyesi Dağ: "Eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de hesap sorulacaktır" AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ, "ABD ile İsrail’in İran’a ne yapmaya çalıştığını, bölgemizi nasıl bir ateşe atmak istediğini gayet iyi biliyoruz. Bunların hesabı eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de sorulacaktır" dedi. Eskişehir’de Dede Korkut Parkı İftar Çadırı’nda AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın katılımıyla program gerçekleştirildi. İftar saatinin yaklaşmasıyla birlikte salonu dolduran partililer, saat 19.01’de dualar eşliğinde oruçlarını açtı. "ABD ile İsrail, bölgeyi ateş çemberine döndürme gayretiyle çaba sarf ediyor" İftarın ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ, "Değerli dostlar, her Ramazan-ı Şerif’te yine biz kürsüye çıktığımızda ne yazık ki tekrar eden bir meseleyi konuşur durumda oluruz. Her Ramazan-ı Şerif’te mutlaka haydut devlet İsrail, onun soykırımcı Hitler Başbakanı Netanyahu mutlaka Müslümanların bu huzurunu bozmak için elinden ne geliyorsa yapar. Her Ramazan-ı Şerif’te Gazzelilerle ilgili gündemimiz olur ve Gazze’yi konuşmak durumunda kalırız. ABD ile İsrail, bölgemizde İran’a saldırdı. İran’a saldırmakla kalmadığı gibi, bölgeyi ateş çemberine döndürme niyetiyle hem ülkemize hem de Körfez ülkelerini savaşın içine çekmek gayretiyle çaba sarf ediyor. Biz oyunun farkındayız. Türkiye’yi çok nitelikli, kaliteli, ne yaptığını bilen, tecrübeli kadrolar yönetiyor" ifadelerini kullandı. "Eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de hesap sorulacaktır" Türkiye’nin Rusya-Ukrayna Savaşı’nda izlediği dış politikaya da dikkat çeken Dağ, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rusya-Ukrayna Savaşı’nda durduğumuz yer itibarıyla milletimiz bundan bedel ödemediyse; yıllarca yanı başımızda Suriye’de yaşanan savaşta nerede durmamız gerektiğini bildik, onunla ilgili hareket ettik. En zor zamanda bile vazgeçmedik, geri adım atmadık. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan geri adım atmadı. Yıllar geçti, 13-14 yıl sonra Suriye’de devrim oldu ve ABD Başkanı da Suriye’deki devrimi bize bağladıysa, biz ne yaptığımızı biliyorduk. Şimdi ABD ile İsrail’in İran’a ne yapmaya çalıştığını, bölgemizi nasıl bir ateşe atmak istediğini gayet iyi biliyoruz. İsrail’in derdinin ne olduğunu da gayet iyi biliyoruz. Onun için bu ülke, bu coğrafyada istikrar adası olmuştur, yine istikrar adası olmaya devam edecektir. Biz milletimize bu savaşlardan dolayı bir bedel bugüne kadar ödetmedik, bundan sonra da ödetmeyeceğiz. Bunu nasıl yapacağımızı da gayet iyi biliyoruz. Çünkü bu konuda tecrübemiz en üst noktada bulunmaktadır ama herkes şunu gayet iyi bilsin: ABD ve İsrail, Beyrut’a ve İran’a saldırırken bir okulda 185 çocuğu katlettiler. Bunların hesabı eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de sorulacaktır."
Ankara AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar’dan Türk gazetecileri gözaltına alan İsrail’e tepki AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, "Basın mensuplarımızın sırf Türk oldukları için ayrımcılığa maruz kalması; İsrail’in, sergilediği vahşet karşısında Türkiye’nin tavizsiz duruşuna duyduğu tahammülsüzlüğün ilanıdır" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "İsrail, hakikati karartmak için bu kez de A Haber ekibini hedef aldı. Bölgedeki gelişmeleri takip eden Emine Kavasoğlu ve Niyazi Kurt kardeşlerimin hukuksuzca alıkonulması açık bir yıldırma operasyonudur. Basın mensuplarımızın sırf Türk oldukları için ayrımcılığa maruz kalması; İsrail’in, sergilediği vahşet karşısında Türkiye’nin tavizsiz duruşuna duyduğu tahammülsüzlüğün ilanıdır. Başta Türk basını olmak üzere, ilkeli medya gerçeği dünyaya duyurmaya devam edecek; keyfi gözaltılar basın özgürlüğünü engelleyemeyecek. Her türlü baskıya rağmen doğrunun sesi olan gazetecilerimize teşekkür ediyor; Emine Kavasoğlu, Niyazi Kurt ve A Haber ailesine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" ifadelerini kullandı. Konuya ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ise, "İsrail güçleri tarafından A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu ile kameraman Niyazi Kurt’un sahada yürüttükleri gazetecilik faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınmaları ve gazetecilere yönelen keyfî müdahaleleri şiddetle kınıyor, A Haber ailesine ve sahada görev yapan tüm basın mensuplarına desteğimizi iletiyoruz" dedi.
Ankara Yargıtay Başkanı Kerkez: "Yargıtay’ımızın 158. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun" Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, "Yargıtay’ımızın bugünlere gelmesinde emeği geçen tüm başkanlarımızı, üyelerimizi, tetkik hâkimlerimizi, savcılarımızı ve personelimizi minnet ve şükranla anıyor; görevlerini büyük bir özveriyle sürdüren tüm mensuplarımıza başarılar diliyorum. Yargıtay’ımızın 158. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun" dedi. Yargıtay Başkanı Kerkez, Yargıtay’ın 158’inci kuruluş yıl dönümü için mesaj yayımladı. Kerkez mesajında, "Köklü bir geçmişe ve güçlü bir kurumsal geleneğe sahip olan Yargıtay’ımızın kuruluşunun 158. yıl dönümünü gurur ve onurla idrak ediyoruz. Hukuk devletinin en önemli teminatlarından biri olan Yargıtay, adaletin tecellisi, hukukun üstünlüğünün korunması ve içtihat birliğinin sağlanması görevini büyük bir sorumluluk bilinciyle yerine getirmektedir. Asırlara yayılan bu köklü birikim, milletimizin adalet duygusunu güçlendiren en önemli dayanaklardan biri olmuştur. Yargıtay, geçmişten aldığı tecrübe ve birikimi günümüzün ihtiyaçlarıyla harmanlayarak hukuk düzenimizin gelişimine katkı sunmaya devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Yargıtay’ın adaletin gecikmeden devam etmesi için çalışmalarını sürdüreceğini vurgulayan Kerkez, "Bağımsız ve tarafsız yargının en güçlü teminatlarından biri olan Yargıtay’ımız, adaletin gecikmeden ve eksiksiz şekilde tecellisi için özveriyle çalışmayı sürdürecektir. Bu anlamlı yıl dönümü vesilesiyle; Yargıtay’ımızın bugünlere gelmesinde emeği geçen tüm başkanlarımızı, üyelerimizi, tetkik hakimlerimizi, savcılarımızı ve personelimizi minnet ve şükranla anıyor; görevlerini büyük bir özveriyle sürdüren tüm mensuplarımıza başarılar diliyorum. Yargıtay’ımızın 158. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun" dedi.