POLİTİKA - 07 Eylül 2025 Pazar 17:05

Ömer Çelik’ten CHP’ye: "Neredeyse ’gelin siz yönetin’ diyecekler"

A
A
A
Ömer Çelik’ten CHP’ye: "Neredeyse ’gelin siz yönetin’ diyecekler"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dönük ifadelerine tepki gösteren AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Şimdiki Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminde ve Özgür Özel’de çok ciddi bir siyasi navigasyon problemi var" dedi. Çelik, Özel’in partisindeki sorunları çözmesi gerektiğini ifade ederek, "CHP’deki gelişmelere hakim olmaktaki cari açığı, Cumhurbaşkanımıza ve Cumhur İttifakı’na saldırılarak kapatılamaz. Bu cari açık giderek büyümektedir. Dolayısıyla bunu yönetmesi gereken Cumhuriyet Halk Partisi yönetimidir. Yani neredeyse ’gelin bu meseleleri yönetin’ diye bize çağrı yapacaklar" ifadelerini kullandı.


Kocaeli’de "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları"na katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İl Başkanlığı’nda açıklamalarda bulundu. En önemli gündem maddelerden birinin, "Terörsüz Türkiye süreci" olduğuna dikkati çeken Çelik, hem "Terörsüz Türkiye" hem de "Terörsüz Bölge" hedefine ulaşmak için yapılması gereken çalışmaları vatandaşlara anlattıklarını ifade etti. Vatandaşların kaygı ve sorularına cevap verdiklerini belirten Çelik, bu konuda tüm partililerin sahada ortak şekilde çalışma yürüttüğü bilgisini verdi.



"Türkiye büyük bir başarıya imza attı ve atmaya devam ediyor"


Konuşmasının devamında, deprem konutlarına değinen Çelik, "Dün Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, depremle ilgili olarak önümüze gelen tablo neredeyse bir ülke büyüklüğünde alanı sarsan ve yerle bir eden bir felaketti. Dünyada da ‘yüzyılın depremi’ olarak değerlendirildi. ’Böyle bir afetten sonra hiçbir hükümet kısa sürede konut teslim edemez’ denirken, Türkiye büyük bir başarıya imza attı ve atmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanımız, her toplantıda bize deprem bölgesinin asla ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlatmıştır. MKYK’nın açılışında, Bakanlar Kurulu toplantılarında sürekli olarak bu hassasiyet dile getirilmiştir. Türkiye, hangi yarayı alırsa alsın, hangi bedeli öderse ödesin ayağa kalkabileceğini bir kez daha bütün dünyaya göstermiştir" dedi.



"Terörsüz Türkiye bir devlet politikası haline gelmiştir"


Çelik, Türkiye’nin gündeminden terörün çıkarılması için Cumhur İttifakı’nın güçlü bir irade ortaya koyduğunu anlatarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devlet kurumlarına verdiği talimatla birlikte "Terörsüz Türkiye"nin bir devlet politikası haline geldiğini söyledi. Çelik, ülke gündeminden terörün çıkarılmasının, aynı zamanda yakın bölgeler için de bir ilham kaynağı olacağını ifade ederek, "Terörsüz Türkiye süreci, Terörsüz Bölge sürecinin de referansı haline gelecektir" diye konuştu.



"Terörsüz Türkiye süreci stratejik bir adımdır"


Türkiye’nin terörle mücadele kapasitesinin artırılması için büyük adımlar atıldığını ve bunların her birine ulaşıldığını belirten AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sözlerine şöyle devam etti:


"Terörle mücadele eden güvenlik güçlerimizin bu yöndeki kapasitesi imkan ve kabiliyetleri de katbekat artırıldı ama aynı zamanda devletler ’hard power’ dediğimiz sert güçlerini kullanırken, terörle mücadele konusunda yumuşak güçlerini de kullanırlar. Terör örgütü mensuplarının teslim olması, örgütlerin silah bırakması, feshedilmesiyle ilgili geçmişten itibaren yapılan hukuki düzenlemeler çeşitli çalışmalar söz konusudur. Bu çerçevede bakıldığında etrafımızdaki gelişmelere, dünyadaki gelişmelere bakıldığında esasında Terörsüz Türkiye süreci, Türkiye için son derece zamanlaması, mekanı, referansları doğru stratejik bir adımdır"



"Türkiye’de ikinci sınıf vatandaş yoktur, Türkiye’de herkes ev sahibidir"


Dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, şehit ailelerini ve gazileri incitecek hiçbir adımın atılmayacağının mesajını verdiğini aktaran Çelik, "Bize her toplantıda talimatları da budur. Öteden beri de söyledik. Devletin niteliği konusunda ve milletin değerleri konusunda herhangi bir pazarlık söz konusu değildir. Aynı şekilde bütün bu süreçler tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan ilkesi çerçevesinde gerçekleşecektir. Bu esasında herkesin faydasına olan bir şeydir. Yakın bölgemizde görüyoruz ki Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı aynı şekilde Alevi’yi, Sünni’yi, Şii’yi birbirine düşürmeye çalışanlar, aslında bu bölgelere sadece sömürge gözüyle bakanlardır. Biz ise bölgedeki bütün etnik unsurlara bütün mezhebi unsurlara kardeşlik gözüyle bakıyoruz. Türkiye’nin içerisinde sık sık söylediğimiz şey şudur. Hepimizin adları farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti’dir. Türkiye’de ikinci sınıf vatandaş yoktur, Türkiye’de herkes ev sahibidir, birinci sınıf vatandaştır. Tabii ki demokrasimizi, cumhuriyetimizi, hukuk devletimizi hedef alanlara karşı her zaman güvenlik güçlerimiz teyakkuz halindedir" ifadelerini kullandı.



"Bütün bu sabotajlara karşı geçmişten itibaren son derece idmanlıyız"


Ömer Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Bugün net bir şekilde görüyoruz ki, her kim Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge sürecine ulaşılmasının önüne geçmek için silah bırakma konusunda ve fesih konusunda bir geciktirme mesajı veriyor ya da silah bırakma ve fesih sürecini sulandırmaya ve ertelemeye çalışıyorsa; aslında görüyoruz ki emperyalizm, siyonizm dediğimiz bu odaklarla yanaşık düzen içerisinde duruyor. Bunların güya sürece gövdeden karşı değilmiş gibi bir üslup kullansa da, esasında süreci enfekte etmeye çalışan bir takım tutumlar içerisinde olduğunu görüyoruz. O sebeple bütün bu sabotajlara karşı geçmişten itibaren son derece idmanlıyız. Bu konularda büyük bir tecrübemiz var. Bu sabotajları yapmaya çalışanların niyetlerini, amaçlarını görüyoruz. Biz her ne olursa olsun hem ülkemizde hem yakın bölgemizde ’kardeşlik’ diyeceğiz, ’duygudaşlık’ diyeceğiz ve geleceğe bu şekilde bakmaya devam edeceğiz."



"Eninde sonunda terörsüz bir Türkiye ve terörsüz bölge hedefine ulaşacağız"


AK Parti Sözcüsü Çelik, Suriye’yi istikrarsızlaştırmak isteyen dış güçlerin, bölgeyi etnik ve mezhebi fay hatları temelinde bölmeye çalıştığını belirterek; bazı odakların, bölgedeki belli gruplara "özerklik" vaadiyle yaklaştığını ancak asıl amaçlarının o grupların iyiliği olmadığını ifade etti. Çelik, "Onlar böyle yaparak esasında daha büyük bir fitne çıkarmaya ve kendi çıkarlarını tahakkuk ettirmeye çalışıyorlar" dedi.


Bazı Avrupa devletlerinin istihbarat servislerinin bilgisi dahilinde, kimi şirketlerin birden çok terör örgütüne karargah hazırlayıp lojistik destek verdiğinin görüldüğünü vurgulayan Çelik, "Vatandaşlarımız bu konuda müsterih olsunlar, çok boyutlu bir şekilde yürütüyoruz. Terörsüz Türkiye sürecini, bahsettiğim ilkeler çerçevesinde sonuca ulaştırmakta kararlıyız. Buna dönük her türlü sabotajla mücadele edebilecek kapasitemiz vardır. Eninde sonunda terörsüz bir Türkiye ve terörsüz bölge hedefine ulaşacağız. Bu ülkemize ve bölgemize dönük, kötü niyet besleyenlere, kötü niyetli projeleri tahkim etmek isteyenlere vereceğimiz en güçlü cevap olacak" şeklinde konuştu.



"Cumhuriyet Halk Partisi gibi köklü bir parti, bu skandalların içine nasıl düşmüştür?"


Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in son birkaç haftadır Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik söylemlerini de eleştiren Çelik, "Biz, Özgür Özel’in birinci meselesinin kendi partisiyle uğraşmak olması gerektiğini değerlendiriyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi gibi köklü bir parti, bu skandalların içine nasıl düşmüştür? Cumhuriyet Halk Partisi gibi köklü bir partinin her tarafından bu kadar skandallar patlarken, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi neyle meşgul? Esasında ilgilenmesi gereken konu budur" ifadelerine yer verdi.



"Konunun bizimle bir ilgisi yok"


Bu hukuki süreçlerin, CHP’li isimlerin birbirleri hakkındaki şikayetleri üzerine başladığını hatırlatan Çelik, şöyle konuştu:


"Aslında tabloya baktığınızda herhangi bir şekilde konunun bizimle bir ilgisi yok. Birtakım Cumhuriyet Halk Partililer, yargıya birtakım Cumhuriyet Halk Partilileri şikayet etmişler. Bu Cumhuriyet Halk Partililerin diğer Cumhuriyet Halk Partilileri şikayetlerinin içerisinde geçen rüşvet, şantaj, diğer birtakım skandallar meselesi yargı tarafından gündeme alınmış. Şikayet zaten Cumhuriyet Halk Partililerden gelmiş. Bunlar gizli de olmadı. Bütün o süreçlerde basına yansıyarak bunların hepsi söz konusu oldu" dedi.



"Neredeyse gelin bu meseleleri yönetin diye bize çağrı yapacaklar"


CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, partisindeki sorunları çözmek yerine gündemi değiştirmeye çalıştığını ifade eden Çelik, eleştirilerini şöyle sürdürdü:


"Şimdiki Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminde ve Özgür Özel’de çok ciddi bir siyasi navigasyon problemi var. Çok ciddi bir siyasi pusula meselesi var. Yani navigasyona herhangi bir şey yüklediğinde Cumhuriyet Halk Partisi’ne söylemesi gereken sözü AK Parti’ye söylüyor. Aynaya bakarak yüzleşmesi gereken meselelerde Cumhurbaşkanımıza karşı haksız ifadeler kullanıyorlar. Özgür Özel’in Cumhuriyet Halk Partisi’ni yönetmekte gösterdiği zaaf ve Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki gelişmelere hakim olmaktaki cari açığı, Cumhurbaşkanımıza ve Cumhur İttifakı’na saldırılarak kapatılamaz. Bu cari açık giderek büyümektedir. Bu cari açık artık Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş vatandaşlarımızı da inciten, onların hak etmediği, milletimizin hak etmediği, siyaset hayatımızın hak etmediği bir noktaya gelmiştir. Dolayısıyla bunu yönetmesi gereken Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi. Yani neredeyse ’Gelin bu meseleleri yönetin’ diye bize çağrı yapacaklar. Bu konunun bizimle hiçbir ilgisi yok. Bütün teşkilatlarımızla birlikte söylüyoruz. Cumhurbaşkanımız kırmızı çizgimizdir. Bu haksız ifadelerle hukuk ve siyaset alanında sonuna kadar mücadele ederiz. Ama şunun da bilinmesi gerekir ki, problemleri bizimle değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin problemi Cumhuriyet Halk Partisi’yledir. Dolayısıyla bu Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş vatandaşlarımızın da hak etmediği bir meseledir. Onu çözmeleri gerekir."



"Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir devlet başkanı Filistin davasını, milli davamız olarak tanımlamıştır"


Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gazze konusundaki hassasiyetini sorgulayan eleştirilere de tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Filistin davasını yıllardır her platformda en güçlü şekilde savunduğunu belirten Çelik, "O gün de mecliste söyledi; ’Erdoğan’ın Gazze’yi turistik bölge yapacağız diyenlere karşı bir sözü yok. İsteyen Google’a girsin baksın’ diye. Girip baktı herkes. Cumhurbaşkanımızın onlarca sözü var. Daha hiç kimse bunları dillendirmezken, İsrail’in işgal haritasını gösterip yıllardır Birleşmiş Milletler’de bunu dile getiren Cumhurbaşkanımızdır. Yine ifade ettik, bugün Abbas yönetimine ve Filistinlilere vizenin koyulması aslında Filistinlilerin sesini kısmak anlamına geliyor ama hiç kimse Filistinlilerin sesini kısamaz. Niye? Cumhurbaşkanımız var. Recep Tayyip Erdoğan var. Bir kere daha göreceğiz ki, eylülde yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Filistin davasının en gür sesi Cumhurbaşkanımız olacaktır. Onun tarafından ilan edilecektir. Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir devlet başkanı Filistin davasını, milli davamız olarak tanımlamıştır. O da Cumhurbaşkanımızdır. Dolayısıyla çok basit bir test öneriyorum Özgür Özel’e. Cumhurbaşkanımızın Gazze konusundaki, Filistin konusundaki hassasiyetini sorgulaması son derece yanlış bir şey. Ama bununla ilgili olarak kimin ne düşündüğünü öğrenmek istiyorsa Gazzeli bir kardeşimize, Filistinli bir kardeşimize bunları söylesin. Bakalım ne cevap alıyor" dedi.



Ömer Çelik’ten CHP’ye: "Neredeyse ’gelin siz yönetin’ diyecekler"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Uyuyamayan anne faciayı önledi Adana’da elektrik kablolarından çıktığı öne sürülen yangında 3 konteyner ile 4 çadır kül oldu. Çadırlarda ve konteynerlerde yaşayan 13 kişi, ilaç kullandığı için uyuyamayan annenin yangını fark etmesi üzerine son anda kurtuldu. Olay, merkez Seyhan ilçesine bağlı Çaputçu Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre elektrik tellerinden çıkan kıvılcımlar önce çadırda yangına neden oldu. Kısa sürede büyüyen alevler yan tarafta bulunan konteynerlere de sıçradı. Gece yarısı çıkan yangında 4 çadır ile 3 konteyner kullanılamaz hale geldi. Yangın sırasında bölgede yaşayan 13 kişinin ölümden dönmesi ise anne Zehra Taş sayesinde oldu. Rahatsızlığı nedeniyle ilaç kullandığı ve uyuyamadığı öğrenilen anne Taş, duyduğu ses üzerine dışarı çıktığında alevleri fark etti. Çevredekilere bağırarak haber veren anne, içeride uyuyan aile bireylerinin dışarı çıkmasını sağladı. Yangında eşyalarının tamamen yandığını söyleyen İsmail Taş, yaşadıkları korku dolu anları anlatarak, "Elektrik kablolarından kıvılcım çıkması sonucu çadırlarımız yandı. Daha sonra yan tarafta bulunan konteynerler de yandı. Biz gece müdahale etmeye çalıştık. 4 çadır ve 3 konteyner yandı. Olay gece 12 civarında oldu. Ben uyuyordum, annem uyandırdı. Annem de uykuda olsaydı hepimiz giderdik. Annem ilaç kullandığı için geceleri uyuyamıyor. Her şeyde bir hayır var diyorum. Annemiz sayesinde hayatta kaldık" dedi. Alevleri ilk fark eden anne Zehra Taş ise, "Yangın çıktı, hiçbir şeyimiz kalmadı. İlaçlarımı içtim, uyumaya çalışıyordum. Bir ses duydum, baktığımda yangın çıkmıştı. Hepsi içerideydi. Ben uyanık olmasaydım hepsi gidiyordu" diye konuştu. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangında can kaybı yaşanmazken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Samsun 2. Geleneksel Balık Ekibi Gökkuşağı Alabalık Tutma Yarışması’na yoğun ilgi SAMSUN (İHA) – Samsun’un Bafra ilçesinde düzenlenen 2. Geleneksel Balık Ekibi Gökkuşağı Alabalık Tutma Yarışması’nda amatör balıkçılar, en büyük alabalığı yakalamak için mücadele etti. Bafra’da gerçekleştirilen 2. Geleneksel Balık Ekibi Gökkuşağı Alabalık Tutma Yarışması, doğayla iç içe heyecanlı anlara sahne oldu. Yarışmada katılımcılar, en büyük gökkuşağı alabalığını tutmak için mücadele etti. Amatör balıkçılara yönelik düzenlenen yarışmaya yaklaşık bin amatör balıkçı katılırken, yarışma yaklaşık 6 saat sürdü. Yarışma sonunda amatör olta balıkçısı Ege Çakmak, 45 santimetre boyunda yakaladığı alabalıkla birinci oldu. Ulaş Şen, 44 santim ile 2’nci, Erkan Yücel ise 43 santim boyunda yakaladığı alabalıkla 3’üncü oldu. Dereceye giren balıkçılara olta kamışı ve makara hediye edilirken, yarışmaya katılan tüm balıkçılara ise çanta, maket yem ve şapka dağıtıldı. Organizasyon hakkında bilgi veren Balık Ekibi Kurucu Başkanı Emre Fidan, "Uzun senelerdir tutkusu olduğum olta balıkçılığını yarışma haline getirdik. Bu projeyi; gençlerin doğa sevgisini artırmak, amatör olta balıkçılığını sevdirmek ve çevre temizliğinin önemini anlatmak amacıyla hayata geçirdik. Yarışmamız, hem doğa sevgisinin artırılması hem de amatör balıkçılığın teşvik edilmesi açısından katılımcılardan yoğun ilgi görmüştür" dedi. Yarışma, ödül töreni ve hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Denizli Babadağ’da 19 Mayıs coşkusu pedallarla yaşandı Babadağ’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen Bisiklet Turu etkinliği, yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Türk bayraklarıyla süslenen parkurda pedal çeviren vatandaşlar, hem spor yaptı hem de birlik ve beraberlik mesajı verdi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında Babadağ’da düzenlenen Bisiklet Turu, vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Gençlerin ve ailelerin büyük ilgi gösterdiği organizasyonda katılımcılar, Babadağ’ın doğal güzellikleri eşliğinde pedal çevirerek bayram coşkusunu doyasıya yaşadı. Sabah saatlerinde başlayan etkinliğe Babadağ Kaymakamı İlhan Kayaş, Babadağ Belediye Başkanı Murat Kumral, ilçe protokolü ve vatandaşlar katıldı. Türk bayraklarıyla süslenen parkur boyunca ilerleyen vatandaşlar, hem spor yapmanın keyfini çıkardı hem de 19 Mayıs’ın taşıdığı milli mücadele ruhunu hep birlikte yaşattı. Her yaştan vatandaşın katıldığı etkinlikte sporun ve sağlıklı yaşamın önemine dikkat çekilirken, birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Samimi ve renkli görüntülere sahne olan organizasyonda gençlerin Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmasının önemine vurgu yapıldı. Etkinlik sonrası açıklama yapan Babadağ Belediye Başkanı Murat Kumral, "19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlediğimiz Babadağ Bisiklet Turu’nu yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. Doğayla iç içe parkurumuzda pedal çevirerek hem bayram sevincini yaşadık hem de birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden birini sergiledik. Etkinliğimize katılan tüm vatandaşlarımıza, gençlerimize ve emeği geçen kurumlarımıza teşekkür ediyor, 19 Mayıs ruhunu hep birlikte yaşatmaya devam ediyoruz" dedi.