ASAYİŞ - 10 Şubat 2026 Salı 16:28

Planlı cinayetin 3 sanığına müebbet hapis talebi

A
A
A
Planlı cinayetin 3 sanığına müebbet hapis talebi

Kocaeli’de kaybolduktan sonra cesedi ormanlık alanda gömülü bulunan Serdar Arslan’ın öldürülmesine ilişkin 3 sanığın yargılandığı davada savcı, sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Sanıklardan Mahsun Ö., abisinin azmettiresiyle olayı işlediğini iddia ederken, abisi Habil Ö. ise "Ben Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem" savunmasını yaptı.


Kocaeli’de 20 Ocak 2025’te kaybolan Serdar Arslan’ın (44) cesedi, yapılan çalışmalar sonucu ormanlık alanda gömülü halde bulunmuştu. Soruşturma kapsamında Arslan’ın ortağı olduğu iddia edilen Habil Ö. (46), kardeşi Mahsun Ö. (30), Sevban T. (32), D.Ö., H.R.A., Ü.G. ve M.M. isimli 7 şüpheli gözaltına alınmış; Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T. tutuklanmıştı. Cinayetin işlendiği bağ evinde delilleri karartmak için parkelerin söküldüğü ve cesedin olaydan iki gün sonra kireçlenerek gömüldüğü tespit edilmişti.


Bağ evinde sırtından vurularak öldürülen Serdar Arslan’ın, Habil Ö. ile cezaevinde tanıştıkları, Serindere’de balık restoranı açtıkları ancak aralarında alacak-verecek meselesi nedeniyle gerginlik yaşandığı ve cinayet planı yapıldığı ortaya çıkmıştı.


"Habil, ’Serdar İstanbul’dadır’ diyerek beni yanlış yönlendiriyordu"


Olayla ilgili davanın 2. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam etti. Duruşmaya, tutuklu sanıklar Habil Ö, kardeşi Mahsun Ö. ve Sevban T. ile taraf avukatları ve maktulün yakınları katıldı.


Duruşmada tanık olarak dinlenen Serdar Arslan’ın dini nikahlı eşi Gamze K., eşinin kaybolduğu sürece ilişkin, "Serdar benim adıma ev almıştı, bundan kaynaklı aralarında sorun olup olmadığını bilmiyorum. Eşim kayıp olduğu 16 gün boyunca Habil beni her gün arayıp, ’Ev senin üstüne ama idareten’ gibi şeyler söylüyordu, ’Serdar İstanbul’dadır’ diyerek beni yanlış yönlendiriyordu. Sürekli başkalarının üstüne suçu atıyordu. Arabanın kullanan kişinin tespit edildiğini söylediğimde Habil bana, ’Kim o? Bana söyle intikamını ben alacağım’ dedi. Arabanın içinde sigara izmaritleri olup olmadığını da sordu. Ayrıca Mert isimli kişinin de Gürcistan’a kaçtığını söyledi. Sevban’ı ise tanımıyorum" dedi.


Serdar Arslan’ın zaman zaman öldürüldüğü bağ evine gittiğini söyleyen Gamze K., "Bu sebeple kayıp olduğu zamanda bağ evini kontrol etmek istediğimizde Habil orada tadilat olduğunu, orada kimsenin olmadığını söyleyerek sürekli bizi İstanbul’a yönlendirdi. Son günlerde Habil ile Serdar arasında ortaklık sebebiyle sorun olmaya başladı" diye konuştu.


"Habil ile Serdar kardeş gibiydiler"


Tutuklu sanıkların kardeşi Derya Y. ve babaları Şerafettin Ö. de tanık olarak dinlendi. Derya Y., "Maktul ile aralarında husumet olduğunu bilmiyorum. Habil ile Serdar kardeş gibiydiler. Mahsun, Habil’in sözüyle birini öldürecek yapıda biri değil. Silahı nasıl temin ettiler bilmiyorum" şeklinde konuştu.


"Oğlum, madde etkisiyle Serdar’ı öldürmüş olabilir"


Şerafettin Ö. ise tarafların arasında husumet olup olmadığını bilmediğini belirterek, "Maktulle aralarında husumetleri var mı bilmiyorum ancak abi kardeş arasında yer davasına aralarında husumet vardı. İki oğlumda madde kullanır. Oğlum, madde etkisiyle Serdar’ı öldürmüş olabilir ancak Mahsun abisini dinleyecek yapıda biri değildir" ifadelerini kullandı.


"Birbirlerinden ’Can kardeş’ diye bahsediyorlardı"


Sanık Habil Ö.’nün eşi tanık Seviye Ö., "Serdar ile eşim arasında husumet ve kavgaya şahit olmadım. Kardeş gibiydiler. ’Can kardeş’ diye birbirlerinden bahsediyorlardı. Ev meselesinden haberim yok. Serdar ile aralarında motor davasını duymuştum. Eşim her ne kadar abi de olsa Mahsun onun lafıyla hareket etmez, zaten görüşmüyorlardı. Serdar ile eşim arasında herhangi resmi veya gayri resmi ortaklıkları yoktu. Eşlerimiz balık restoran işletiyorlardı, biz de maktulün eşi ile birlikte yanlarında çalışıyorduk. Habil öncülüğünde iş yürütülüyordu, Serdar oturuyordu" dedi.


3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi


Duruşmada okunan mütalaada, sanık Habil Ö. ile maktulün eski arkadaş oldukları ve gayriresmi ortaklık yaptıkları ancak aralarında yaşanan anlaşmazlık üzerine Habil Ö’nün maktulü öldürmeye karar verdiği belirtildi.


"Kardeşini ve akrabasını cinayete teşvik etti"


Mütalaada, Habil Ö.’nün bu planını kardeşi Mahsun Ö. ve akrabası Sevban T. ile paylaştığı, onları suça dahil etmek için çeşitli yöntemler kullandığı kaydedildi.


Habil Ö.’nün, kardeşi Mahsun Ö.’yü, "Maktul beni dolandırdı, paramla eşine ev aldı ve beni öldürtmek için kiralık katil tuttu" iddialarıyla ikna etmeye çalıştığı vurgulandı. Ayrıca Habil Ö.’nün, cinayeti işlemesi halinde cezaevine girecek olan kardeşine "Ailene ben bakarım" vaadinde bulunarak eyleme teşvik ettiği aktarıldı.


Diğer sanık Sevban T.’nin ise Habil Ö. tarafından, "Serdar senin eşin hakkında dedikodu yapıyor" şeklinde mesajlarla manipüle edilerek suça iştirakinin sağlandığı ifade edildi.


Delilleri karartmak için parkeleri değiştirdiler


Cinayetin ardından sanıkların delilleri yok etmek için organize hareket ettiklerine dikkati çekilen mütalaada, olayın gerçekleştiği bağ evinde tadilat yapıldığı ve kan izlerini gizlemek amacıyla yer döşemelerinin sökülerek yenilendiği bilgisine yer verildi.


Savcı, sanıklar Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T.’nin "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Habil Ö. ve Mahsun Ö. hakkında "6136 sayılı kanuna muhalefet" suçundan da ceza istendi.


"Cani değilim, abimin sözüyle hareket ettiğim için çok pişmanım"


Mütalaaya karşı söz verilen sanık Mahsun Ö., ağabeyi Habil Ö.’nün kendisini azmettirdiğini öne sürerek, "Beni kullandılar. Durduk yere kimseyi öldürecek, cani bir insan değilim. Abimin sözüyle hareket ettiğim için çok pişmanım" dedi.


"Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem"


Sanık Habil Ö. ise kardeşinin iddialarını reddederek, "Serdar 20 yıllık arkadaşımdı, ölümünden bir çıkarım yok. Ben Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem. Onun başına bir şey gelmesin diye olayı sakladığım doğrudur" savunmasını yaptı.


Diğer sanık Sevban T. de cinayet aşamasında rol almadığını, sadece tanık olduğunu ve korktuğu için konuşamadığını iddia etti.


Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muş-Bingöl kara yolunda mahsur kalan 40 araçtaki yaklaşık 80 kişi kurtarıldı Muş-Bingöl kara yolunda yoğun kar ve tipi nedeniyle mahsur kalan 40 araçtaki yaklaşık 80 kişi, ekiplerin çalışmasıyla güvenli bölgelere ulaştırıldı. Muş-Bingöl kara yolunda etkili olan olumsuz hava şartları, ulaşımda aksamalara neden oldu. Kara yolunun 45’inci kilometresinde bulunan Buğlan Geçidi’nde yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle 40 araçta bulunan yaklaşık 80 kişi yolda mahsur kaldı. İhbar üzerine bölgeye Karayolları, Jandarma, AFAD ve Kızılay ekipleri sevk edildi. Kar kalınlığının yer yer 25 santimetreye ulaştığı bölgede Karayolları ekipleri yoğun bir çalışma yürüttü. Yürütülen çalışmaların ardından yol ulaşıma açılarak mahsur kalan araçlar kurtarıldı. Kızılay ekipleri yolda kalan vatandaşlara kek ve meyve suyu ikramında bulunurken, AFAD ekipleri bölgede tedbir amaçlı hazır bekledi. Jandarma ekipleri ise yolun temizlenmesinin ardından araç geçişlerini kontrollü şekilde sağladı. Türk Kızılay Muş Afet Müdahale Merkezi Müdürü Baran Akar, yoğun kar yağışı nedeniyle Muş-Bingöl Karayolu’nun Buğlan Geçidi’nde yolda kalan vatandaşlara destek olduklarını belirterek, "Yolda kalan vatandaşlara kumanya desteği veriyoruz. Son vatandaşımız evine ulaşıncaya kadar, yağış azalıncaya kadar da desteklerimize devam edeceğiz. Bu bölgede yaklaşık 40 araca beslenme desteği verdik. Yoğun kar yağışı devam etmekte. Kar yağışı duruncaya kadar buradayız" dedi. Tır sürücüsü Muhammed Buğra Taltuk ise "Elazığ’dan Doğu Anadolu’ya kola sevkiyatı yapıyoruz. Yaklaşık 4 saattir burada mahsur kaldık. Yoğun bir kar yağışı var. Yol temizleniyor ama yetersiz kalıyor, kar çok yoğun yağdığı için yol tekrardan kapanıyor" diye konuştu. Yolda kalan tır sürücüsü Arif Selvi, basın mensuplarına, Muş’tan Aydın’a gitmek için yola çıktığını söyledi. Muş-Bingöl Buğlan Geçidi’nde kardan dolayı mahsur kaldıklarını ifade eden Selvi, "Dört saatten fazladır buradayız. Sağ olsun Kızılay ekibi bize yetişti. Biraz yiyecek verdi. Arabamız hayvan yüklü. Tırda 40 hayvan var. Bu hayvanları bir an önce yerine yetiştirmeye çalışıyoruz. Kar yağışı çok fazla. Karayolları ekipleri yolu yeni temizledi. Yoğun kardan dolayı yine yol kapanıyor. Muş bölgesinde ciddi anlamda bir kar yağışı mevcut. Rabbim kolaylık versin diğer şoför arkadaşlara da" şeklinde konuştu.
Ankara Siyasilerden yeni atanan Bakanlara tebrikler Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kabine üyeleri ve İletişim Başkanı Burhanettin Duran yeni atanan Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi tebrik etti. Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile birlikte, Adalet Bakanlığına Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığına ise Mustafa Çiftçi atandı. Atamaların ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, "Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle İçişleri Bakanlığı görevine atanan Sayın Mustafa Çiftçi’yi ve Adalet Bakanlığı görevine atanan Sayın Akın Gürlek’i tebrik ediyor, milletimize hizmet yolunda üstlendikleri bu onurlu görevlerde üstün başarılar diliyorum. Bayrağı devreden değerli yol arkadaşlarımız Sayın Ali Yerlikaya ve Sayın Yılmaz Tunç’a hizmetleri için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Kabine üyeleri de yeni atanan Bakanları tebrik etti. Bakanlar sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşım ile "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın takdirleriyle atanan Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’i ve İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’yi tebrik ediyor, yeni görevlerinde muvaffakiyetler diliyorum. Görevlerini devreden bakanlarımız Sayın Yılmaz Tunç’a ve Sayın Ali Yerlikaya’ya da ülkemize yaptıkları kıymetli hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullanarak yeni Bakanları tebrik etti. Yeni Bakan atamaları sonrasında İletişim Başkanı Burhanettin Duran sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle Adalet Bakanlığı görevine atanan Sayın Akın Gürlek ile İçişleri Bakanlığı görevine atanan Sayın Mustafa Çiftçi’yi gönülden tebrik ediyor, değerli Bakanlarımıza başarılar diliyorum. Bugüne kadar büyük bir özveriyle önemli çalışmalara imza atan Bakanlarımız Sayın Yılmaz Tunç’a ve Sayın Ali Yerlikaya’ya ülkemiz için yaptıkları kıymetli hizmetler için teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda her alanda olduğu gibi adalet, toplumsal huzur ve güvenlik alanlarında da yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Hayırlı olsun" ifadelerine yer verdi.
Nevşehir Alkollü sürücü yolda uyuya kaldı, uyanınca polise ecel teri döktürdü Nevşehir’de alkol aldıktan sonra trafiğe çıkan bir sürücü yol ortasında uyuya kaldı. Hem kendi canını, hem de diğer sürücülerin canını tehlikeye soktu. Uyandıktan sonra polis ekiplerine ecel teri döktürdü. Ceza tutanaklarını imzalamayan sürücü, alkol oranını duyunca, içtim ama o kadar içmedim" savunması yaptı. Olay, Güzel Yurt Mahallesi Zübeyde Hanım Caddesi üzerinde meydana geldi. 50 UK 727 plakalı kamyonetin sürücüsü Ümit K. seyir halindeyken bir anda durarak, araçta uyuyamaya başladı. Sağ şeritte duran aracı gören diğer sürücülerin ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Polis ekiplerinin yaptığı kontrolde sürücünün araç içinde uyuya kaldığını fark ederek sürücüyü uyandırdı. Sağ koltuktan inen sürücü daha sonra aracının sol koltuğuna geçti. Polis ekiplerinin yaptığı alkol kontrolünde 125 promil alkollü olan sürücü Ümit K.’ya 11 bin 600 lira idari para cezası kesildi. Ceza tutanaklarını önce inceleyen Ümit K. daha sonra tutanakları imzalamadı. Göz altına alınarak karakola götürülmek istenen sürücü önce telefonla konuşma bahanesiyle ekip otosuna binmek istemedi. Daha sonra aracının otoparka çekilmesine itiraz eden sürücü ekiplere uzun süre direndi. Aracı çekici vasıtasıyla yol ortasından çekildikten sonra ekip otosuna binen Ümit K. önce Nevşehir Devlet Hastanesi’ne, daha sonrada ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.