ASAYİŞ - 10 Şubat 2026 Salı 16:42

Planlı cinayette 3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet talebi

A
A
A
Planlı cinayette 3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet talebi

Kocaeli’de kaybolduktan sonra cesedi ormanlık alanda gömülü bulunan Serdar Arslan’ın öldürülmesine ilişkin 3 sanığın yargılandığı davada savcı, sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Sanıklardan Mahsun Ö., abisinin azmettiresiyle olayı işlediğini iddia ederken, abisi Habil Ö. ise "Ben Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem" savunmasını yaptı.


Kocaeli’de 20 Ocak 2025’te kaybolan Serdar Arslan’ın (44) cesedi, yapılan çalışmalar sonucu ormanlık alanda gömülü halde bulunmuştu. Soruşturma kapsamında Arslan’ın ortağı olduğu iddia edilen Habil Ö. (46), kardeşi Mahsun Ö. (30), Sevban T. (32), D.Ö., H.R.A., Ü.G. ve M.M. isimli 7 şüpheli gözaltına alınmış; Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T. tutuklanmıştı. Cinayetin işlendiği bağ evinde delilleri karartmak için parkelerin söküldüğü ve cesedin olaydan iki gün sonra kireçlenerek gömüldüğü tespit edilmişti.


Bağ evinde sırtından vurularak öldürülen Serdar Arslan’ın, Habil Ö. ile cezaevinde tanıştıkları, Serindere’de balık restoranı açtıkları ancak aralarında alacak-verecek meselesi nedeniyle gerginlik yaşandığı ve cinayet planı yapıldığı ortaya çıkmıştı.



"Habil, ’Serdar İstanbul’dadır’ diyerek beni yanlış yönlendiriyordu"


Olayla ilgili davanın 2. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam etti. Duruşmaya, tutuklu sanıklar Habil Ö, kardeşi Mahsun Ö. ve Sevban T. ile taraf avukatları ve maktulün yakınları katıldı.


Duruşmada tanık olarak dinlenen Serdar Arslan’ın dini nikahlı eşi Gamze K., eşinin kaybolduğu sürece ilişkin, "Serdar benim adıma ev almıştı, bundan kaynaklı aralarında sorun olup olmadığını bilmiyorum. Eşim kayıp olduğu 16 gün boyunca Habil beni her gün arayıp, ’Ev senin üstüne ama idareten’ gibi şeyler söylüyordu, ’Serdar İstanbul’dadır’ diyerek beni yanlış yönlendiriyordu. Sürekli başkalarının üstüne suçu atıyordu. Arabanın kullanan kişinin tespit edildiğini söylediğimde Habil bana, ’Kim o? Bana söyle intikamını ben alacağım’ dedi. Arabanın içinde sigara izmaritleri olup olmadığını da sordu. Ayrıca Mert isimli kişinin de Gürcistan’a kaçtığını söyledi. Sevban’ı ise tanımıyorum" dedi.


Serdar Arslan’ın zaman zaman öldürüldüğü bağ evine gittiğini söyleyen Gamze K., "Bu sebeple kayıp olduğu zamanda bağ evini kontrol etmek istediğimizde Habil orada tadilat olduğunu, orada kimsenin olmadığını söyleyerek sürekli bizi İstanbul’a yönlendirdi. Son günlerde Habil ile Serdar arasında ortaklık sebebiyle sorun olmaya başladı" diye konuştu.



"Habil ile Serdar kardeş gibiydiler"


Tutuklu sanıkların kardeşi Derya Y. ve babaları Şerafettin Ö. de tanık olarak dinlendi. Derya Y., "Maktul ile aralarında husumet olduğunu bilmiyorum. Habil ile Serdar kardeş gibiydiler. Mahsun, Habil’in sözüyle birini öldürecek yapıda biri değil. Silahı nasıl temin ettiler bilmiyorum" şeklinde konuştu.



"Oğlum, madde etkisiyle Serdar’ı öldürmüş olabilir"


Şerafettin Ö. ise tarafların arasında husumet olup olmadığını bilmediğini belirterek, "Maktulle aralarında husumetleri var mı bilmiyorum ancak abi kardeş arasında yer davasına aralarında husumet vardı. İki oğlumda madde kullanır. Oğlum, madde etkisiyle Serdar’ı öldürmüş olabilir ancak Mahsun abisini dinleyecek yapıda biri değildir" ifadelerini kullandı.



"Birbirlerinden ’Can kardeş’ diye bahsediyorlardı"


Sanık Habil Ö.’nün eşi tanık Seviye Ö., "Serdar ile eşim arasında husumet ve kavgaya şahit olmadım. Kardeş gibiydiler. ’Can kardeş’ diye birbirlerinden bahsediyorlardı. Ev meselesinden haberim yok. Serdar ile aralarında motor davasını duymuştum. Eşim her ne kadar abi de olsa Mahsun onun lafıyla hareket etmez, zaten görüşmüyorlardı. Serdar ile eşim arasında herhangi resmi veya gayri resmi ortaklıkları yoktu. Eşlerimiz balık restoran işletiyorlardı, biz de maktulün eşi ile birlikte yanlarında çalışıyorduk. Habil öncülüğünde iş yürütülüyordu, Serdar oturuyordu" dedi.



3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi


Duruşmada okunan mütalaada, sanık Habil Ö. ile maktulün eski arkadaş oldukları ve gayriresmi ortaklık yaptıkları ancak aralarında yaşanan anlaşmazlık üzerine Habil Ö’nün maktulü öldürmeye karar verdiği belirtildi.



"Kardeşini ve akrabasını cinayete teşvik etti"


Mütalaada, Habil Ö.’nün bu planını kardeşi Mahsun Ö. ve akrabası Sevban T. ile paylaştığı, onları suça dahil etmek için çeşitli yöntemler kullandığı kaydedildi.


Habil Ö.’nün, kardeşi Mahsun Ö.’yü, "Maktul beni dolandırdı, paramla eşine ev aldı ve beni öldürtmek için kiralık katil tuttu" iddialarıyla ikna etmeye çalıştığı vurgulandı. Ayrıca Habil Ö.’nün, cinayeti işlemesi halinde cezaevine girecek olan kardeşine "Ailene ben bakarım" vaadinde bulunarak eyleme teşvik ettiği aktarıldı.


Diğer sanık Sevban T.’nin ise Habil Ö. tarafından, "Serdar senin eşin hakkında dedikodu yapıyor" şeklinde mesajlarla manipüle edilerek suça iştirakinin sağlandığı ifade edildi.



Delilleri karartmak için parkeleri değiştirdiler


Cinayetin ardından sanıkların delilleri yok etmek için organize hareket ettiklerine dikkati çekilen mütalaada, olayın gerçekleştiği bağ evinde tadilat yapıldığı ve kan izlerini gizlemek amacıyla yer döşemelerinin sökülerek yenilendiği bilgisine yer verildi.


Savcı, sanıklar Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T.’nin "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Habil Ö. ve Mahsun Ö. hakkında "6136 sayılı kanuna muhalefet" suçundan da ceza istendi.



"Cani değilim, abimin sözüyle hareket ettiğim için çok pişmanım"


Mütalaaya karşı söz verilen sanık Mahsun Ö., ağabeyi Habil Ö.’nün kendisini azmettirdiğini öne sürerek, "Beni kullandılar. Durduk yere kimseyi öldürecek, cani bir insan değilim. Abimin sözüyle hareket ettiğim için çok pişmanım" dedi.



"Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem"


Sanık Habil Ö. ise kardeşinin iddialarını reddederek, "Serdar 20 yıllık arkadaşımdı, ölümünden bir çıkarım yok. Ben Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem. Onun başına bir şey gelmesin diye olayı sakladığım doğrudur" savunmasını yaptı.


Diğer sanık Sevban T. de cinayet aşamasında rol almadığını, sadece tanık olduğunu ve korktuğu için konuşamadığını iddia etti.


Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.



Planlı cinayette 3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet talebi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu’da uyuşturucuyla yakalanan 3 sanığa 12’şer yıl hapis Kastamonu’da polis ekiplerince düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 sanık, 12 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırıldı. Edinilen bilgiye göre, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından uyuşturucu ticareti yaptıkları belirlenen M.B.Ç., H.A. ve N.İ.’ye yönelik 18 Mart 2025 tarihinde operasyon düzenlendi. Uzun takip neticesinde gerçekleştirilen operasyonda, 3 şüpheli yolcu olarak bindikleri taksiden indikten sonra yakalanarak gözaltına alındı. Şahısların üstlerinde ve evlerinde yapılan aramada 24,53 gram metamfetamin, 1,55 gram bonzai, 3,42 gram skunk maddesi, bir miktar kokain, 5 adet uyuşturucu hap ile 6 adet uyuşturucu içiminde kullanılan cam düzenek ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen M.B.Ç., H.A. ve N.Ç. tutuklandı. Sanıklar hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın karar duruşması görüldü. Duruşmada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanıkların birlikte hareket ederek fikir ve eylem birliği içerisinde uyuşturucu ticareti yaptıklarının anlaşıldığını belirterek, ilgili suçtan cezalandırılmalarını talep eti. Son kez duruşmada savunma yapan sanık N.İ., "Benim sanıklarla hiçbir ilişkim olmadı. Ben ve çocuklarım çok mağdur oldular. Tahliyemi ve beraatımı talep ederim. Ben kesinlikle uyuşturucu ticareti yapmadım" dedi. Tanıkların ifadelerine karşı diyeceği bir şey olmadığını belirten sanık N.Ç. de, "Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum. Ben uyuşturucu madde satmadım" diye konuştu. Tutuklu sanık H.A. ise uyuşturucu kullanıcısı olduğunu, uyuşturucu satmadığını belirterek tahliyesini talep etti. Duruşmada tanık olarak dinlenen B.P. ise H.A. ile birlikte kullanmak için metamfetamin aldıklarını, daha sonra polise yakalandıklarını söyledi. Avukat savunmalarını da dinledikten sonra kararını açıklamayan mahkeme heyeti, M.B.C., H.A. ve N.İ.’nin 12 yıl 6’şar ay hapis cezası ile 125’er bin TL adli para cezasına çarptırdı.
Gaziantep "Bir Umut Bir Can" tüp bebek desteği projesinin ilk bebeği dünyaya geldi Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, "Aile Yılı" kapsamında hayata geçirilen "Bir Umut Bir Can" tüp bebek destek projesinin ilk bebeği olarak dünyaya gelen minik Fatma Şahin’i ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesiyle birlikte, Gaziantep Valiliği ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde başlatılan "Bir Umut Bir Can" projesinin ilk meyvesi alındı ve projenin ilk bebeği dünyaya geldi. 5 yıldır çocuk hasreti çeken ve projeden ilk yararlanan ailelerden biri olan İsmail-Eylem Şahin çifti, dünyaya gelen kızlarına, verilen desteklerden dolayı Başkan Fatma Şahin’in adını verdi. Minik Fatma Şahin’i ilk ziyaret eden isim Başkan Fatma Şahin oldu Gaziantep Büyükşehir Belediyesi İnayet Topçuoğlu Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı doğumun ardından, minik Fatma Şahin’i ziyaret eden ilk isimlerden biri de Başkan Fatma Şahin oldu. Başkan Şahin, aileyi tebrik ederek minik Fatma için iyi dileklerini iletti. Ziyarette konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Aile Yılı’nın ilan edilmesinin hemen ardından kapsamlı bir aile destek paketi açıkladıklarını belirtti. "Projenin ilk bebeği dünyaya geldi" Başkan Şahin, "Bu aile paketi içerisinde bebeği olmayanlara tüp bebek desteği de vardı. Devlet ve özel hastanelerden destek aldık. Çok güzel bir protokol yapmıştık. Bu işlerin mali boyutu ve takibi var. Biz bu desteği vereceğimizi söyledik. Projenin ilk bebeği oldu. Lütfettiler benim ismimi koydular bebeğe. Fatma’mız ilk bebeğimiz. Destek veren, yanımızda olan değerli doktorlarımız ve bütün sağlık camiasına, sağlık kurumlarına çok teşekkür ediyorum. Bu aile yılının ilk bebeği. Bakanlık dönemimde yaptığımız proje vardı. Belediye Başkanı olduktan sonra da talepler gelince tüp bebek desteğine devam ettik. Orada 300 bebeğimizi proje ile anne ve babasına kavuşturmuştuk. Bu yeni aile yılının ilk bebeği" ifadelerini kullandı. Proje kapsamında 10 bebek daha yolda Projenin son durumuna ilişkin bilgi veren Başkan Fatma Şahin, "Bir Umut Bir Can" tüp bebek desteğine 200 başvuru yapıldığını belirterek, "Şu anda 10 yeni bebeğimiz daha yolda" dedi. Aileden Başkan Şahin’e teşekkür İsmail-Eylem Şahin çifti ise yaptıkları açıklamada, 5 yıllık çocuk hasretlerinin sona ermesine vesile olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e destekleri için teşekkür ederek duydukları mutluluğu dile getirdi.