ÇEVRE - 10 Eylül 2025 Çarşamba 01:05

Polisan’da kimyasal sızıntı: "Pencereleri açmayın" uyarısı yapıldı

A
A
A

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bulunan Polisan Kimya Fabrikası’nda kimyasal tankta sızıntı meydana geldi. Çevrede bulunanların kaçma anları cep telefonu tarafından kaydedildi.

Olay, Diliskelesi mevkiindeki Polisan fabrikasında meydana geldi. İddialara göre, fabrikada bulunan kimyasal tankta henüz belirlenemeyen bir sebeple sızıntı başladı. İhbarın ardından bölgeye uzman ekipler sevk edildi.

Polisan’da kimyasal sızıntı:

Olayın ardından Diliskelesi Muhtarı Adem Kaya yaptığı açıklamada, "Poliport-Polisan tesislerinden kimyasal sızıntı meydana gelmiştir. Yoğun bir sızıntı söz konusudur. Tüm halkımıza sesleniyoruz; kapı ve pencerelerinizi kesinlikle açık bırakmayın. Dışarı çıkmamaya özen gösterin. Bizler halk olarak bu tür tehlikeleri sürekli yaşıyoruz. Sanayicilerimizin de artık bu konuda sorumluluk alması ve duyarlılık göstermesi gerekiyor. Şu anda büyük bir sızıntı yaşanıyor. Halkımızın sağlığı için herkesi dikkatli olmaya çağırıyoruz" dedi. Maddenin Toluen Diizosiyanat olduğu öğrenildi. Öte yandan kimyasal sızıntıyı fark edenlerin kaçtığı anlar cep telefonu kamerasına yansıdı.

Polisan'dan kimyasal sızıntı açıklaması

Holdingten yapılan yazılı açıklamada, bağlı ortaklıkları Poliport Limanı'nın park sahasında bulunan bir tankerde basınç sonucu gaz sızıntısı yaşandığı belirtildi. Sızıntının, Poliport'a ait depolama tanklarında değil, gümrük işlemleri için bekleme sahasındaki bir tankerde meydana geldiği vurgulandı. Açıklamada, olayın hemen ardından şirket ekiplerinin hızlı bir şekilde müdahale ettiği, AFAD ve ilgili resmi kurumlarla iş birliği içinde sürecin yürütüldüğü kaydedildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin de hassasiyetle incelemelerde bulunduğu ifade edildi. Açıklamada görüşlerine yer verilen Poliport Genel Müdürü Dr. Selçuk Denizhan, "Bu tür durumlara karşı hazırladığımız acil eylem planlarımız sayesinde olay kısa sürede kontrol altına alınmıştır. Süreci, tüm ilgili kurumlarla koordinasyon içinde titizlikle yürüttük" ifadelerini kullandı.

Polisan’da kimyasal sızıntı:

Vatandaşlar uyarılmıştı

Diliskelesi mevkiindeki tesisten dün gece saatlerinde kimyasal sızıntı olduğu ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda uzman ekip sevk edilmişti. Sızıntıyı fark eden bazı kişilerin bölgeden uzaklaştığı anlar cep telefonu kameralarına yansımıştı. Olayın ardından açıklama yapan Diliskelesi Mahalle Muhtarı Adem Kaya, yoğun bir sızıntı olduğunu belirterek vatandaşları kapı ve pencerelerini kapatmaları ve dışarı çıkmamaları konusunda uyarmıştı. Kaya, "Bizler halk olarak bu tür tehlikeleri sürekli yaşıyoruz. Sanayicilerimizin de artık bu konuda sorumluluk alması gerekiyor" demişti.

Mert Gürenç-Recep Barış Aksu 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’a yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi Doğu Anadolu’nun önemli turizm merkezlerinden Kars, yerli ve yabancı turistlerin akınına uğramaya devam ediyor. Kente gelen ziyaretçilerle yakından ilgilenen Kars Valisi Ziya Polat, turistlerle bir araya gelerek Kars’ın tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerini tanıttı. Samimi bir ortamda gerçekleşen buluşmada Vali Polat, ziyaretçilerle bir süre sohbet ederek Kars’a dair merak edilen soruları yanıtladı. "Kars’ın tarihi ve kültürel değerleri anlatıldı" Vali Polat, turistlere yaptığı bilgilendirmede Kars’ın köklü geçmişine dikkat çekerek, özellikle Ani Ören Yeri başta olmak üzere birçok tarihi alanın önemine vurgu yaptı. Farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan kentin, zengin kültürel mirasıyla Türkiye’nin önemli turizm destinasyonlarından biri olduğunu ifade etti. "Doğal güzellikler ve kış turizmi ön planda" Kars’ın sadece tarihiyle değil, doğal güzellikleriyle de ön plana çıktığını belirten Polat, kış turizminin gözde merkezlerinden Sarıkamış ve kış aylarında donan yüzeyiyle ilgi çeken Çıldır Gölü hakkında da ziyaretçilere bilgi verdi. Bölgenin sunduğu eşsiz manzaralar ve aktivitelerin turistler tarafından büyük ilgi gördüğünü dile getirdi. "Ziyaretçilerden Kars’a tam not" Kars’ı ilk kez ziyaret eden turistler, kentin tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve misafirperverliğinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Vali Polat’ın ilgisinden memnun kalan ziyaretçiler, Kars’ı herkese tavsiye edeceklerini ifade etti. "Turizmde yükseliş sürüyor" Öte yandan Kars’a olan ilginin her geçen gün arttığı, turizm potansiyelinin daha da geliştirilmesi için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Kente gelen yerli ve yabancı turist sayısındaki artışın, bölge ekonomisine önemli katkılar sağlaması bekleniyor.
Konya Çiftçilere hububata hastalık gelmeden erken müdahale uyarısı Hava sıcaklıklarının önümüzdeki günlerde kademeli olarak artmasının tahmin edildiğine dikkat çeken uzmanlar, özellikle yağış sonrası güneşli havalarda mantar hastalığı riskinin yükseldiği uyarısında bulundu. Uzmanlar, çiftçilerin bu dönemde düzenli kontrol yapmalarının önemini vurguluyor. Konya merkez ve çevre ilçelerde zaman zaman etkili olan yağmurun ardından güneşli havaların etkisinin önümüzdeki günlerde hem hava hem de toprakta ısınmayla mantar hastalıklarının yayılımını hızlandırabileceğini ifade eden Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, her yıl benzer dönemlerde aynı durumun gözlemlendiğine dikkat çekti. Burak Kırkgöz, "Hava sıcaklıkları, bu dönemden sonra önümüzdeki haftalarda yavaş yavaş yükselecek gibi gözüküyor. Özellikle yağmur yağdıktan sonra güneşli havalarda havaların ve toprağın ısınması ile beraber mantar hastalıklarının arttığını gözlemliyoruz. Her dönem bu şekilde oluyor. Böylesi dönemlerde özellikle çiftçilerimizin hastalık kontrolünde mutlaka dönem dönem bir ziraat mühendisi ile arazisine gidip bu hastalık kontrolünü yapmalarını ve hastalığın başlangıcında ilaç uygulaması yapmasını öneriyoruz. Aksi takdirde ilaç uygulamasında gecikme olursa maalesef bitkiyi kurtarma şansımız olmuyor. Tarım ilaçlarının birçoğu bitkinin hastalığa direncini artırmaya yönelik ilaçlar. Maalesef hastalık girmiş bitkiler için yapabilecek çok fazla bir şey olmuyor. O yüzden ilaçları, hastalık girmeden kontrol ederek ve bitkilerin sağlıklı olduğu dönemlerde kullanmalarını tavsiye ediyoruz. Çiftçilerimiz, kök bölgelerinde herhangi bir siyahlaşma ve yapraklarda yoğun bir sararma görürse mutlaka uzmana danışarak burada herhangi bir sıkıntının olup olmadığını kontrol etmelerini de tavsiye ediyoruz" dedi. "Çiftçilerimizin yağış aldığımız dönemlerde sulama yapmamaları gerekiyor" Burak Kırkgöz şöyle devam etti: "Şu anda sulama imkanı olan, sulu tarım yapan çiftçilerimizin de dönem dönem bazen tarlalarını daha iyi verim olsun diye suladıklarını görebiliyoruz. Bu doğru bir uygulama değil maalesef. Özellikle yağışların arkasından, yağışların yeterli olduğu dönemde bir de çiftçilerimizin sulama yapması ekstradan maliyetten başka bir şey değil ve bunun dezavantajı birtakım hastalıkları da beraberinde getirebiliyor. ‘Su çürüğü’ dediğimiz suyun bir yerde göllenmesi ile beraber o bölgeyi çürütmesinden dolayı birtakım hastalıklar da oluşabiliyor. Çiftçilerimizin yağışların iyi olduğu dönemlerde sulama yapmalarını önermiyoruz. Çok fazla su vermek çok fazla verim alınacak anlamına da gelmiyor. O yüzden sulu tarım yapılan yerlerde çiftçilerimizin böyle yağış aldığımız dönemlerde sulama yapmamaları gerekiyor" şeklinde konuştu. ZMO Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, çiftçilere doğal afetlere karşı riskin olduğu bölgelerde TARSİM sigortasını yaptırmalarını tavsiye etti.
Ankara TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Tüm çiftçilerimizin 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü’nü kutluyorum" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Tüm çiftçilerimizin ve sektör paydaşlarımızın 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü’nü kutluyorum" dedi. TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Dünya Meteoroloji Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Tarımsal üretimin doğaya bağımlı bir şekilde yapıldığını vurgulayan Bayraktar, "Bu nedenle her türlü aşırı doğa olayından etkileniyor. Yağışların aşırı olması sel afetine, az olması ise kuraklığa sebebiyet verebiliyor. Bu yüzden tarım doğada denge istiyor. Maalesef geçtiğimiz 2025 yılında bin 11 aşırı doğa olayı yaşandı ve ülkemizin doğal afetlerden had safhada etkilendiği bir yıl oldu. Şubat ve nisan aylarında meydana gelen zirai donlar meyveler üzerinde, tarımsal kuraklık ise tahıl ve baklagil üzerinde verim kayıplarına yol açtı. 2026 yılına da hızlı başladık. Yılın ilk 2 ayında Hatay’dan Çanakkale’ye kadar kıyı şeridindeki illerimizde aşırı yağışlardan, sel, hortum, su baskınından etkilenmeyen tek bir şehir kalmadı. Yaptığım ziyaretlerde bu afetlerin tarımsal üretim üzerindeki etkisini bizzat gördüm" ifadelerini kullandı. "Erken tahminlerin yapılması, yarın için afetlerden az hasarla kurtulmak anlamına geliyor" Her yıl farklı bir tema ile kutlanan Dünya Meteoroloji Günü’nün temasının bu yıl Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından ‘Bugünü gözlemlemek, yarını korumak’ olarak belirlendiğini dile getiren Bayraktar, "Çünkü tarım sektörü için meteoroloji yalnızca hava tahmininden ibaret değildir. Bugünün gözlenmesi ve erken tahminlerin yapılması, yarın için afetlerden az hasarla kurtulmak anlamına geliyor. Yıllar itibarıyla afetlerin sayısının ve şiddetinin arttığı hesaba katıldığında bugünün gözlenmesi gelecekte ölümlerin, ürün ve hayvan kayıplarının azaltılması demektir. Bu konuda birliğimizin de Türk tarımına katkıları büyüktür. 2018 yılında Meteoroloji Genel Müdürlüğü’yle yaptığımız protokol çerçevesinde Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan erken tahmin ve uyarılar anında Ziraat Odalarımıza, oradan da çiftçilerimize SMS olarak gidiyor. Bu sayede afetlerin olumsuz etkilerinden kurtulabilmek için alınabilecek önlemler zamanında alınabiliyor" diye konuştu. "Tüm çiftçilerimizin, 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü’nü kutluyorum" Türk çiftçisinin son yıllarda artan doğal afetlerden en çok zarar gören kesim olduğunu ifade eden Bayraktar, "Hem yaşanabilecek aşırı hava olaylarının uyarılarının yapılması hem de çiftçilerimizin ekim, gübre ve ilaç gibi tarımsal uygulamalarının takvimini ayarlayabilmesi açısından meteorolojinin önemi büyüktür. Bu vesileyle tüm çiftçilerimizin ve sektör paydaşlarımızın 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü’nü kutluyorum" şeklinde konuştu.