ASAYİŞ - 16 Aralık 2024 Pazartesi 10:25

Sahte çek karmaşası

A
A
A
Sahte çek karmaşası

İstanbul’da zincirleme el değiştiren çekin sahte çıkması, 3 esnaf arasında gerginliğe sebep oldu. Müşterisinden aldığı ve el değiştiren 33 bin TL’lik çekin sahte olması nedeniyle mahkemelik olan Ramazan K., "Kullandığım bir müşteri çekinin sahte olduğunu öğrendim. Ben ticaretle uğraşan biriyim, bu çek meselesinde ben de mağdurum. Kişilerin zararlarını girdirmeme rağmen hala yargılanıyorum" dedi.


İddiaya göre, İstanbul’da zücaciye dükkanı işleten Ramazan K. (46), müşterisi Hüseyin C.’den 2021 yılında 33 bin TL değerinde bir çek aldı. Ramazan K., bu çeki, toptan iş yaptığı esnaf Atik Ç.’ye borcu karşılığında verdi. Toptancı Atik Ç. de çeki Davut Ç.’ye devretti. 4 el değiştiren çeki alan Davut Ç., tahsilat işlemleri için gittiği bankada hayatının şokunu yaşadı. Yapılan işlemlerde çekin sahte olduğu ortaya çıktı.


Ramazan K. hakkında Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması görüldü. Hakkında yakalama kararı çıkarılan Ramazan K., duruşmaya polis nezaretinde katıldı. Atik Ç. de salon da hazır bulundu.


Hüseyin C.’nin adres ve iletişim bilgilerinin bulunmadığı, bu sebeple davaya katılamadığı öğrenildi.



"Çek, belirsiz sayıda şahsı aldatabilecek nitelikte"


Duruşmada okunan bilirkişi raporunda, çekin ait olduğu banka ve keşidecisinin hangi firma olduğu belirtildi. Ayrıca raporda, çekin üzerindeki bilgilerin gerçek bir görünümü olduğu ve yapılan sahteciliğin belirsiz sayıda kişiyi aldatabilecek nitelikte olduğu vurgulandı.



"Sahte olduğunu bilmiyordum"


Savunma yapan Ramazan K., "Ben İstanbul’da esnafım, zücaciye dükkanı işletiyordum. Müşteki Atik Ç. ile aramızda sık sık ticari anlamda alışveriş olurdu. Hatta kendisine bu çek dışında başka çekler verdiğim de oldu. Bu çeke konu olayda Atik Ç’den toplu ıslak mendil satın almıştım. Bedelini de bu çekle ödedim. Ben bu çeki daha önce de belirttiğim gibi alacağıma karşılık olarak Hüseyin C.’den almıştım. Bu kişiye zücaciye malzemesi satmıştım. Karşılığında da bana bu çeki vermişti. Sahte olduğunu bilmiyordum. Daha önce kendisinden çek almadım, sahte olduğunu bilseydim almazdım" dedi.



"Zararımız karşılandı"


Atik Ç. ise sanık Ramazan K. ile 10 yıldır ticaret yaptıklarını ifade ederek, "Olay tarihinde bir işletmem vardı. Bu şirketim üzerinden sanıkla birçok alışverişimiz olmuştur. Hatta kendisi bana birçok kez çekle de ödeme yapmıştır ancak ilk defa bu dosyadaki çek sahte çıktı. Ben bu çeki kendisine sattığım ıslak mendil karşılığında sanıktan almıştım. Sonrasında da Davut Ç. isimli şahsa cirolayarak vermiştim. Davut Ç. bankaya ibraz ettiğinde sahte olduğu ortaya çıkınca bana geldi ve durumu anlattı. Bunun üzerine hemen onun parasını iade ettim. Ardından sanık Ramazan K. ile görüştüm, zararımı ondan tahsil ettim" diye konuştu.


Davut Ç. ile kendisinin zararının karşılandığını söyleyen Atik Ç., "Bu sebeple şikayetçi değilim. Davaya da katılmak istemiyorum" şeklinde konuştu.


Mahkeme heyeti, cezaevinde tutuklu bulunan D.D.’nin tanık sıfatıyla ifadesinin alınmasına karar vererek, duruşmayı erteledi.



"Duruşmaya geç kalmamak için geldim ama yaka paça nezarethaneye atıldım"


Duruşma sonrası açıklama yapan Ramazan K., İstanbul Bağcılar’da yaşadığını ve sadece bu duruşma için Kocaeli’ye geldiğini belirterek, "Kocaeli’ye dün akşamdan bugünkü duruşmaya geç kalmamak için geldim ama dün gece kaldığım otelden polisler tarafından yaka paça alınarak nezarethaneye atıldım. Polisler beni aldığında da denetimli serbestliğimin olduğunu belirttim. Neden davada yakalama kararı çıktı onu da bilmiyorum. Gece sabaha kadar nezarethanede bekletip sabah aynı mahkemeye beni getirdiler" dedi.



"Bu çek meselesinde ben de mağdurum"


Sahte çek sebebiyle kendisinin de mağdur olduğunu söyleyen Ramazan K., "Kullandığım bir müşteri çekinin sahte olduğunu öğrendim. Ben ticaretle uğraşan biriyim, bu çek meselesinde ben de mağdurum. Kişilerin zararlarını girdirmeme rağmen hala yargılanıyorum. Ben sahte çek kullanmadım. İstanbul Toptancılar Çarşısında (İSTOÇ) esnafım, zücaciye işi yapıyorum. Ben çeki H.Ç.’den aldım. Toptancım olan Atik Ç.’ye verdim. Atik Ç. de çeki Davut Ç’ye vermiş. Davut Ç. bankada çekin tahsilat işlemlerini yaparken çekin sahte olduğu anlaşılmış. Banka tarafından çeke el konulmuş ve davaya konu olmuştur" diye konuştu.



"Şaşırdık"


Ramazan K., Atik Ç. ile uzun süredir ticaret yaptıklarını da ifade ederek, "Biz Atik Ç. ile sürekli çek ile ticaret yapıyoruz. Bu sahte çek olayı ilk defa başımıza geldiği için bizde şaşırdık. Atik Ç.’den rica ettim, kendisi de duruşmaya katıldı. Mahkemenin huzurunda, ’Benim zararım giderildi, şikayetçi değilim’ dedi ama hala mahkeme sürüyor. Ne olacağını bilmiyoruz. Kararın çıkmasını bekliyoruz. Cezaevinden bir tanık varmış onun ifadesini bekliyoruz" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Dursun Özbek: "Icardi bizim ikon oyuncumuz kendisi ile yeni sezon için görüşeceğiz" Galatasaray’ın RAMS Park’ta yaptığı şampiyonluk kutlamasının ardından Başkan Dursun Özbek gelenek olduğu üzere kupayı Galatasaraylılar Derneği’ne getirdi. Özbek, burada yaptığı açıklamada, "Icardi bizim ikon oyuncumuz kendisi ile yeni sezon için görüşeceğiz" dedi. Galatasaray 26. şampiyonluğunu 15 Mayıs’ta RAMS Park’ta düzenlenen tören ile kutladı. Törenin ve kutlamanın ardından Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ve yöneticiler şampiyonluk kupasını gelenek olarak Galatasaraylılar Derneği’nin Beşiktaş’ta bulunan binasına getirdi. Özbek, burada yaptığı açıklamada, "26. şampiyonluğumuzu kutladık. Icardı ile görüşmemiz var, inşallah görüşeceğiz. Icardi bizim sevdiğimiz bir oyuncumuz, ikonumuz. Galatasaray’a çok şeyler kattı. Dolayısıyla kendisi ile görüşeceğiz" diye konuştu. "Bekledik gelmediler" Özbek, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yetkililerinden kimsenin stada gelmemesi ile ilgili, "Bilmiyorum gelmediler. Bekledik ama gelmediler" yorumunda bulunurken, Lucas Torreira ile ilgili, "Torreira bizim oyuncumuz niye gitsin" sözlerini sarf etti. Hedef: 27. şampiyonluk Galatasaray olarak hedeflerinin 27. şampiyonluk olduğunu söyleyen Başkan Özbek, "Hedefimiz 27. şampiyonluk. Hazırlıklarımıza zaten başladık. İnşallah bu sezonda ipi göğüsleyip önce stadımızda kutlayacağız sonra kupayı evimize, cemiyetimize getireceğiz. Bugün de bu yüzden buradayız. Cemiyet bizim her şeyimiz, Galatasaray’ın doğduğu yer. Buradaki kardeşlerimizle mutluluğumuzu paylaşacağız" ifadelerini kullandı. Geleneğin devam ettiğini söyleyen Galatasaraylılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Metin Sinan Aslan da, "Kupanın cemiyete gelmesi bir gelenek. Başkanımız da bizi onurlandırdı, kupayı yine buraya getirdi. Çok mutluyuz. İnşallah seneye Avrupa’da daha başarılı olup Dursun abi başkanlığını taçlandıracak" diye konuştu.
İstanbul 110 kişinin gözaltına alındığı yasadışı bahis operasyonunda 98 tutuklama İstanbul merkezli 35 ilde siber polisi tarafından düzenlenen ve 110 kişinin gözaltına alındığı yasadışı bahis operasyonunda 98 kişi gözaltına alındı. Yapay zeka destekli programlar kullanılarak yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunan 5 bin siteye erişim engeli gelen operasyonda tutuklananların yanı sıra 6 kişiye ev hapsi ve 6 şüpheliye de yurtdışına çıkış yasağı ve imza adli kontrol tedbiri cezası uygulandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda yasadışı bahis şebekelerine büyük darbe vuruldu. Yapay zeka destekli programlar kullanılarak yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere şahıslara yönelik bu sabah İstanbul merkezli 35 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda Gözaltına alınan 110 kişinin 98’i tutuklanırken 6 kişiye ev hapsi ve 6 şüpheliye de yurtdışına çıkış yasağı ve imza adli kontrol tedbiri cezası uygulandı. 10 bin 202 siteye erişim engeli de uygulanmıştı Öte yandan operasyon kapsamında yasadışı sanal bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 5 bin, bu sitelerin reklamını yaparak mobil kullanıcıları yönlendiren 111 ve ödeme işlemlerine aracılık ettiği belirlenen 40 olmak üzere toplam 5 bin 151 URL adresine de erişim engeli kararı alındığı kaydedilmişti.
Muğla Bodrum’da film gibi dolandırıcılık Muğla’nın Bodrum ilçesinde bir kadını "evlilik ve iş ortaklığı" vaadiyle, bir başka kişiyi de "kamu arazisinin kendi adına tapulanması için belediyeyi aracı kılma" suretiyle toplam 105 milyon TL dolandırdığı iddia edilen 8 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bodrum’da yaşayan bir kadın; Bodrum’daki 35 milyon TL değerindeki evi ile İzmir’deki 10’ar milyon TL değerindeki iki ayrı evinin, 700 bin TL değerindeki ziynet eşyasının, banka hesaplarında ve kredi kartlarında bulunan yaklaşık 10 milyon TL parasının "evlilik ve iş ortaklığı" vaadiyle elinden alındığı gerekçesiyle Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Başlatılan soruşturma kapsamında, bir başka şahsın da Yalıkavak Mahallesi’nde yaklaşık 30 milyon TL değerindeki evi ile banka hesaplarından gönderdiği yaklaşık 10 milyon TL parasının elinden alındığı belirlendi. Böylece iki vatandaşın toplamda 105 milyon 700 bin TL değerinde taşınmaz, nakit para ve ziynet eşyasının hileli yöntemlerle elinden alındığı tespit edildi. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında jandarma ekiplerince, 12 Mayıs günü Muğla’nın Bodrum ilçesi merkezli olmak üzere Adana ve Şanlıurfa illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Ekipler, suç örgütü lideri olduğu belirlenen H.İ.S. ile biri zaten cezaevinde tutuklu bulunan toplam 14 kişi hakkında gözaltı kararı uyguladı. Bugün adliyeye sevk edilen şüphelilerden suç örgütü lideri H.İ.S. ile R.T., L.S., Ş.Ö., M.G., H.İ. ve K.Ö. tutuklanırken; M.Y., V.O. ve S.B.Ç. hakkında adli kontrol kararı verildi. Hakkında gözaltı kararı çıkartılan B.K.’nin ise başka bir suçtan zaten cezaevinde bulunduğu öğrenildi. Öte yandan şüphelilerin dolandırıcılık yöntemleri pes dedirtti. Dolandırıcılık eyleminde iş bölümü yapan şahıslardan L.S.’nin taşınmaz satışlarında vekalet alıp müştekileri ikna ettiği; Ş.Ö. ve M.G.’nin kendilerini "belediye encümeni" olarak tanıtarak hesaplarına para gönderttiği; R.T.’nin sözde belediye encümeniyle toplantılara katılarak müştekileri ikna ve tehdit ettiği; H.İ.’nin müştekileri ikna etmede ve taşınmazların satışında rol oynadığı, cezaevinde bulunan B.K.’nin ise müştekilere yönelik tehdit eylemlerinde yer aldığı belirlendi.