GÜNDEM - 25 Mart 2026 Çarşamba 11:23

Savaşın ilk anlarına tanıklık etti, 50 saatte Türkiye’ye geldi

A
A
A

İran’daki gerilimin başladığı ilk günlerde bölgede bulunan ve 50 saatlik zorlu yolculuğun ardından Türkiye’ye dönen Hakan Zengin, yaşananları anlattı. Beklenen panik havasının aksine halkın ülkesine kenetlendiğini belirten Zengin, "Aracımda yer olmasına rağmen komşularım ülkelerini terk etmeyi reddetti. Bir esnaf camına ’Savaş nedeniyle kâr etmeden satıyorum’ yazmıştı" diyerek o günlere dair detaylar paylaştı.

İran’da çatışma ve gerilimin başladığı ilk günlere bizzat tanıklık eden Türk vatandaşı Hakan Zengin, kritik saatleri ve yaklaşık 50 saat süren zorlu dönüş yolculuğunu anlattı. Yaklaşık 5 yıldır Türk merkezli bir firmanın İran’daki yöneticisi olarak görev yapan ve ailesi Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yaşayan Zengin, Türkiye’ye ulaşmasının ardından bölgedeki gözlemlerini paylaştı. Zengin’in olaylar sırasında kaydettiği görüntüler ise durumun ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.

"Büyük bir patlama oldu, uçak sesiyle irkildi herkes"

Savaşın başladığı günü anlatan Hakan Zengin, "Savaşın başladığı gün resmi dairedeydim. Büyük bir patlama oldu. Şehrin üzerinden geçen uçak sesiyle herkes irkildi. Daha sonra tüm İran’da bir haber yayıldı; üst düzey komutanlarla ilgili bilgiler konuşuldu, hatta Ali Hamaney’in öldüğüne dair söylentiler ortaya çıktı. Bu nedenle tatil ilan edildi. Savaşın ardından herkes işine devam etti. Hiç kimse panik yapmadı, herkes görevindeydi. Devlet memurları görevlerini sürdürüyordu. Böyle bir panik havası oluşmadı. Akşam eve gittim, ardından markete gittim. Büyük bir kuyruk olur diye düşündüm ancak beklediğim gibi bir yoğunluk yoktu. Savaşın çıkmayacağını düşünüyordum, bir şekilde anlaşılacağını zannediyordum" dedi.

"Her akşam miting oluyordu"

İran halkının ekonomik sıkıntılara rağmen savaş ortamında farklı bir ruh haline büründüğünü belirten Zengin, "Bulunduğum semtte her akşam miting oluyordu. İnsanlar ellerinde bayraklarla ’Allahuekber’ sesleriyle sokaklara çıkıyordu. Büyük bir kortej oluşuyordu ve ben de o kortejin içinde bulundum. Halkın motivasyonu ve morali çok yüksekti, ciddi bir kenetlenme vardı. Kimse panik halinde değildi, herkes normal hayatına devam ediyordu. Günün her saatinde insanlar bayraklarla destek gösterilerinde bulunuyordu" diye konuştu.

Esnafın kâr etmeden satış yaptığını da aktaran Zengin, "Marketlerde fiyatların düştüğünü gördüm. Bir esnaf camına ’Ben kâr yapmadan satıyorum, savaş nedeniyle böyle bir şey yapıyorum’ diye yazmıştı. Bu beni çok duygulandırdı. Çoğu yerde insanların gözyaşı döktüğünü gördüm" şeklinde konuştu.

"Yolda herhangi bir sıkıntı yaşamadım"

Türkiye sınırından girdikten sonra İran plakalı aracı nedeniyle sık sık durdurularak güvenlik kontrolünden geçirildiğini belirten Zengin, "Yolda herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Ancak Türk sınırından sonra çok fazla çevirme vardı, sık sık durduruldum. Her durdurmada valizlerim kontrol edildi" dedi.

"İran’da savaştan kaçmak hoş karşılanan bir durum değil"

Zengin, sözlerine şöyle devam etti:

"Komşularıma birlikte gelmeyi teklif ettim. Aracımda 4-5 kişilik yer vardı. Yalnız gelmek istemiyordum, dönüşümlü kullanmayı düşünüyorduk. Ancak kimse gelmek istemedi. ‘Ailemi yalnız bırakamam, memleketimi bu durumda bırakamam’ dediler. Yolda bir yerde durdum, bana ‘Savaştan mı kaçıyorsun?’ diye sordular. Ben de ‘Savaştan kaçmıyorum. Zaten bir hafta sonra Nevruz tatili başlıyor, sadece biraz erken çıkmış oldum’ dedim. Orada savaştan kaçmak hoş karşılanan bir durum değil. Bu durum beni üzdü çünkü ben zaten savaş sürecinde oradaydım. Biz ülkemizi terk etmeyiz, başka ülkelere sığınmayız. Onlarda da durum aynı. Suriye ve Lübnan’da birkaç günde yüz binlerce insanın ülkesini terk ettiğini görüyorsunuz ancak burada böyle bir durum söz konusu değil. Herkes ülkesinde, memleketinde, ailesinin yanında kalmak istedi. ‘Belki bir faydam olur’ ümidiyle hareket ettiler. Dışarıda bulunan İranlılar da yoğun şekilde ülkelerine geri dönmeye başladı. Sınır tarafında ciddi bir yoğunluk görmedim, sadece birkaç kişiye rastladım. 12-13 günden sonra sınır oldukça sakindi, boştu diyebilirim. Çok rahat geçtik."

Recep Barış Aksu - Mert Gürenç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yılında Edirne’de Osmanlı ruhu yaşatıldı Edirne’de İstanbul’un Fethi’nin 573. yıl dönümü kutlamaları coşku dolu anlara sahne oldu. Programın en dikkat çeken bölümleri ise atlı birlikler ve yeniçeri kıyafetliler eşliğindeki fetih yürüyüşü ile bin dronla fetih ruhunun Selimiye’nin gölgesinde yeniden canlandırılması oldu. İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde "İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar" programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kutlamalar çerçevesinde "Büyük Fetih Yürüyüşü" ve konserler düzenlendi, Edirne’den İstanbul’un fethine uzanan sürecin gökyüzünde canlandırılması bin dron ile yapıldı Tarihi atmosferin hissedildiği program, vatandaşlara unutulmaz anlar yaşattı. Etkinlikler çerçevesinde Selimiye Meydanı’nda gerçekleştirilen İHA ve SİHA gösterileri yoğun ilgi gördü. Teknoloji ile tarihin buluştuğu gösteriler vatandaşlardan büyük alkış aldı. Vatandaşlar bu anları telefonlarına kaydederek güne anı bıraktı. Akşam saatlerinde düzenlenen fetih yürüyüşü ise adeta Edirne sokaklarını tarih yolculuğuna çevirdi. Selimiye Meydanı doldu taştı, adım atacak yer kalmadı. Jandarma Genel Komutanlığı Atlı Jandarma Birliği, Mehteran Birliği, 500’e yakın yeniçeri ve akıncı kıyafetli ve vatandaşların katıldığı yürüyüşte fetih ruhu yeniden canlandı. Temsili yeniçerilerinden bazıları İstanbul’un fethinde büyük rol oynayan şahi toplarının replikalarını taşıyan tahta arabaları çekerek yürüyüşte yer aldı. Şükrüpaşa İlkokulu önünden başlayan yürüyüş, Selimiye Meydanı’na kadar büyük bir coşku eşliğinde devam etti. Selimiye Meydanı’nda bir araya gelen protokol üyeleri ve katılımcılar, Akşemsettin’i temsil eden Eski Cami İmam Hatibi Salih Tatlı’nın duasının ardından kutlama alanına geçti. 1. Ordu Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın destekleriyle gerçekleşen program yağmura rağmen geç saatlere kadar devam etti. "Bin dron ile göküzünde canlandırma yapıldı" Geçen yıl video mapping ile Selimiye üzerinde yapılan fetih canlandırması bu yıl bin dronla gökyüzünde canlandırıldı. Eski Cami önünde gerçekleştirilen fetih duası ve komando andının okunması programa duygu dolu anlar kattı. Vatandaşlar ellerindeki bayraklarla etkinliklere yoğun destek verirken, meydan marşlar ve mehter ezgileriyle yankılandı. Selimiye Meydanı’ndaki ana programda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Programda Edirne Valisi Yunus Sezer bir konuşma yaptı. Sezer, konuşmasında İstanbul’un fethinin inanç, azim ve iradenin zaferi olduğunu söyledi. Edirne’nin fetih hazırlıklarının merkezi olduğuna vurgu yapan Sezer, İstanbul’un fethinin yalnızca askeri bir başarı olmadığını, asıl büyük olanın inançla yoğrulmuş bir azmin, sağlam bir hazırlığın ve sarsılmaz bir iradenin zaferi olduğunu ifade etti. Edirne’nin fetih ruhunun şekillendiği şehirlerden biri olduğunu aktaran Sezer, "Dünyayı titretecek dev şahi topları bu ocaklarda dökülmüş, ilk kez Edirne’de yankılanmıştır. Bu kadim şehir devlet aklının şekillendiği, orduların hazırlandığı, ilmin büyüdüğü bir başkenttir" dedi. "Tükiye birçok alanda kendi hikayesini yazdı" Türkiye’nin bugün savunma sanayiinden uzay teknolojilerine kadar birçok alanda kendi hikayesini yeniden yazdığını söyleyen Sezer, "O gün dökülen şahi toplarının yerini bugün yerli ve milli teknolojilerimiz, İHA’larımız ve SİHA’larımız almaktadır. Bizler Türkiye Yüzyılı idealimizle her alanda lider bir Türkiye inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Gençlerin heyecanının fetih ruhunun devamı olduğuna dikkat çeken Vali Sezer, programın hazırlanmasında destek verenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından sahne alan bando ve mehteran ekipleri izleyenlerden büyük alkış aldı. Gecenin finalinde gerçekleştirilen Edirne’den İstanbul’a doğru yola çıkan fetih yürüyüşünün hikayesi, "Edirne’den İstanbul’a: Mühendisliğin ve Azmin Zaferi" temalı dron gösterisi ise gökyüzünde görsel şölen oluşturdu. Edirne’de düzenlenen fetih etkinlikleri, hem tarih bilincini canlı tuttu, hem de vatandaşlara birlik ve beraberlik duygusunu bir kez daha yaşattı