SPOR - 09 Eylül 2025 Salı 12:32

Selçuk İnan: "1-2 transfer daha yapıp kadroyu tamamlayacağız"

A
A
A
Selçuk İnan: "1-2 transfer daha yapıp kadroyu tamamlayacağız"

Trendyol Süper Lig’de Gaziantep FK maçının hazırlıklarını sürdüren Kocaelispor’da Teknik Direktör Selçuk İnan milli aranın kendileri için kadro kurmada avantaj olduğunu söyledi. 1-2 oyuncu daha alarak transfere noktayı koyacaklarını belirten İnan, Burak Yılmaz ve Gaziantep FK maçıyla ilgili de "Arkadaşlık başka, iş ve saha başka. Artık kazanmak istiyoruz. İyi olan kazansın" dedi.


Trendyol Süper Lig’de 4 maçta bir puan alan Kocaelispor’da pazar günü saat 20.00’de konuk olacağı Gaziantep FK maçının hazırlıkları sürüyor. Geçen sezon rakip takımı çalıştıran Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan basına ve taraftara açık olan antrenman öncesi soruları yanıtladı.



"Milli takım arası bizim için avantajdı"


Milli maç arasını iyi değerlendirdiklerini ve eski takımına karşı kazanmak için sahaya çıkacaklarını belirten İnan, "Milli takım arası avantajdı. Yeni oyuncuları alma fırsatımız, bir şekilde onları buraya getirme şansımız oldu. Aramızdan ayrılan oyuncular da oldu. Bunların hepsini yönetmek çok kolay değildi. Başkanımız, yöneticilerimiz hepimiz yoğun bir mesai harcadık ama en nihayetinde oyuncuları buraya getirebildik. Bugün itibarıyla yeni oyuncularla artık takım antrenmanı yapabileceğiz. Bugün hepsi antrenmana çıkıyor. Avantaj olarak baktığımızda; artık bu saatten sonra beraber çalışıyor olmak bizim için bir avantaj" dedi.



"Transferi neredeyse tamamladık. Belki 2 oyuncuyla daha dönemi bitireceğiz"


Transfer çalışmalarını neredeyse tamamladıklarının altını çizen genç teknik adam, "İsteğimiz oyuncuları, önemli oyuncuları transfer ettiğimizi düşünüyorum. En azından geldikleri ligler önemli. Evet bazen geç kalıyoruz. Bazen yetiştiremiyoruz ama insanların bilmesi gereken bir şey var; herkes gerçekten iyi niyetiyle çalışıyor. Transferleri bitirmeye çalışıyor. Ne kadar zorluk çektiğimize siz hep şahit oldunuz. Harcama limitlerimiz var. Oyuncu satmadan oyuncu alamadık. Takımı değiştirmek için bunları yapmamız gerekiyordu. Giden oyuncular oldu, onlar gittikten sonra açılan limitlerden sonra oyuncuların geldiği bir dönem yaşadık. Bu da çok kolay değildi. Ama en nihayetinde neredeyse tamamladık. Belki 2 oyuncuyla bu transfer dönemini bitireceğiz" şeklinde konuştu.



"Yusuf Cihat da bugün aramızdan ayrılabilir"


Yerli oyuncu kısıtlamasının da olduğunu ve Yusuf Cihat Çelik’in de bugün kulüpten ayrılabileceğini söyleyen Selçuk İnan, "11 Türk kısıtlamamız da var. Bugün belki Yusuf Cihat da aramızdan ayrılabilir. O yüzden böyle bir transfer süreci için sıcak dedim. Bitene kadar biz o sıcaklığı fazlasıyla hissettik. Ama dediğim gibi bu saatten sonra çok oyuncuların gelmesi ya da gitmesi çok bizim alanımız olmayacak. Biz artık daha fazla sahadayız. Çok önemli bir maçımız var ve oyuncularımızın neredeyse tamamıyla yarından itibaren çalışacağız. Tek amacımız; kazanmak istediğimiz o 3 puan. Artık kazanabilmek. Bu yönde de çalışmalarımız bugün itibarıyla başladı. İnşallah hepimizin istediği, özlediği o 3 puan bu maçla beraber gelir" diye konuştu.



"İçerisi dışarısı fark etmeksizin artık kazanmak istiyoruz"


Selçuk İnan, pazar günü oynayacakları Gaziantep FK maçını ve rakiplerini değerlendirerek, "Gaziantep takımında yaklaşık 1,5 sene hocalık yapma imkanım oldu. Çok güzel günlerimiz geçti. Oradaki oyuncuların birçoğunu kendi dönemimde biz transfer ettik. Hepsini tabii ki iyi tanıyorum. Gaziantep uzun yıllardır lig tecrübesi olan birçok oyuncuya sahip. Bunlar onların avantajları. Tabii ki çok önemli bir camiadayız. Çok önemli oyuncularımız var. Artık deplasman ya da içerisi fark etmeksizin kazanmak istiyoruz. Gideceğiz. Çatır çatır mücadele edip Allah’ın izniyle kazanacağız. Avantajları da, dezavantajları da var. Eksiklerine, artılarına hepsine çalışacağız. En önemlisi bu maçtan galibiyetle ayrılmak. İnşallah da bunu başaracağız" dedi.



"Arkadaşlık başka, iş ve saha başka. Sahada iyi olan kazansın"


Eski arkadaşı olan Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz ile ilgili soruya ise Selçuk İnan, "Bu son dönemlerde zaten birçok arkadaşımla karşılaşıyorum. Bazen farklı duygular yaşıyoruz. Çünkü birçoğuyla sahada beraber mücadele ettik. Arda ile, Emre ile, Burak ile, hepsiyle milli takımda da arkadaşlığımız vardı. Ama futbol böyle. Zaman geçiyor ve siz yaşlanıyorsunuz. Farklı yerlerde, farklı rollerde oluyorsunuz. Maçtan önce (Burak Yılmaz ile) henüz görüşmedik. Tabii ki kendi takımının başarısı için müdahale edecek. Ben de kendi camiam, kendim şehrim için mücadele ediyorum. Arkadaşlık başka ama iş ve saha bambaşka bir şey. Ne olursa olsun, biz bu sahada nefes alıyoruz. Çocukluğumuzdan beri böyle geldik. Ailemizle mutlu olmamızı sağlayan en önemli yer sadece saha ve kazandığım an. O yüzden hayata ben böyle bakıyorum. Diğerleri de benim gibi bakıyor. Mücadele edeceğiz. İyi olan, sahada daha çok mücadele eden kazansın diyorum" ifadelerini kullandı.



"1-2 transfer daha yaparsak kadroyu tamamlayacağız"


Yeni transferlerin hazır olma durumları ve takımın istediği seviyeye gelip gelmemesiyle alakalı soruya ise Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, "1-2 transfer daha yaparsak kadronun yüzde yüzünü tamamlayacağız. Bizim için transfer bitecek. Sahada bu kadar yeni takım olmasına, bu kadar sıcak transfer dönemi yaşamamıza, gelenler gidenler olmasına rağmen mücadele ve oyun olarak sahada istediğime yakın bir mücadele ve futbol vardı. Üzücü olan tarafı skor alamamaktı" yanıtını verdi.



"Futbolcuları burada futbol oynamaya ikna etmek kolay olmuyor. Oyuncular Avrupa’da kalmak istiyor"


Oyuncu transferlerinin çoğunluğunda imzasının olması ve genç oyunculara yönelmesi konusunda ise Selçuk İnan şu sözleri kaydetti: "Birçok oyuncunun buraya gelmesinde önemli rol oynamış olabilirim. Onları burada futbol oynamaya ikna etmek çok da basit olmuyor. Oyuncular Avrupa’da kalmak istiyor. Az önce de söyledim; Bundesliga’dan, Serie A’dan oyuncu getirmek, 24-25 yaşlarında oyuncuların buraya gelmesi çok kolay olmuyor. Ama Türkiye’de ya da dünyada ne yaparsanız yapın, ne kadar mücadele verirseniz verin, ne kadar emek verirseniz verin beğenen beğenmeyenler mutlaka olacaktır. İstediğimiz oyuncuları aldık, şimdi uyum sürecini çok hızlı bir şekilde atlatmamız lazım. Bunlar önemli liglerden gelen oyuncular, bunları çok kısa sürede atlatacaklarını düşünüyorum. Bizim de görevimiz; aldığımız oyunculara bir şekilde dokunabilmek ve onlardan saha içinde en kısa sürede performans alabilmek. Bunu da başarabiliriz. Tecrübeli bir ekibimiz var. En kısa sürede bunu başarıp insanların hayal ettiği, görmek istediği Kocaelispor’u sahada göstereceğiz."



Selçuk İnan: "1-2 transfer daha yapıp kadroyu tamamlayacağız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Bahar aylarında çocuk sağlığı için dikkat zamanı Mevsim geçişlerinde çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklar artış gösterebiliyor. Uzmanlar, ebeveynlerin belirtileri yakından takip etmesi ve günlük alışkanlıklara özen göstermesinin önemine dikkat çekiyor. Mevsim geçişleriyle birlikte çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklarda artış gözlenebiliyor. Özel Adatıp Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Erbil Sak, bahar aylarında çocuk sağlığında dikkat edilmesi gereken konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Sak, hava sıcaklıklarındaki ani değişimlerin ve artan polen yoğunluğunun çocukları etkileyebildiğini belirterek, "Mevsim geçişlerinde özellikle soğuk algınlığı, boğaz enfeksiyonları, öksürük ve ateş gibi şikâyetler daha sık görülebiliyor. Bağışıklık sistemi bu dönemde daha hassas hale gelebilir. Uzun süren öksürük, yüksek ateş, halsizlik ve iştahsızlık gibi durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır. Erken dönemde yapılan muayene sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar" dedi. "Günlük alışkanlıklar önemli rol oynar" Bahar aylarında çocukların sağlığını korumak için düzenli uyku, dengeli beslenme ve yeterli sıvı tüketiminin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Sak, "Hijyen alışkanlıklarının sürdürülmesi ve çocukların dinlenmesine özen gösterilmesi bu dönemde koruyucu bir yaklaşım olabilir. "Bazı çocuklar bu süreci hafif geçirirken, bazıları daha sık enfeksiyon yaşayabilir. Bu nedenle belirtiler bireysel olarak değerlendirilmelidir" diye konuştu.
Bursa Gürsu tarıma yeni destek Gürsu Belediyesi, ilçe tarımının potansiyelini yükselten ve Gürsu’ya katma değer sunan proje sayısını her geçen gün arttırıyor. Gürsu Belediyesi’nin proje tecrübesi sayesinde ARGE Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni proje ile Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatif’ine kazandırılan meyve kasası üretim hattı için kalıp temini projesi hayata geçirildi. Kooperatife kendi kasalarını üretme şansını, hazırladığı proje sayesinde sunan Gürsu Belediyesi , bu kez de kalıp temininin sağlanmasına ve tasarrufun artmasını sağladı. Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, ENCAHER hibe programı ile, Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü’nün hazırladığı proje sayesinde kasa imalat tesisi kurmuştu. Tesisin potansiyelini tam olarak kullanabilmek ve ihtiyaç duyulan meyve kasalarının üretebilmek, plastik kasaları geri kazandırabilmek için harekete geçildi. INSURE Projesi’nin bileşeni Kırsal Alanlarda Mevsimlik Tarımsal Kapasitelerin Güçlendirilmesi kapsamında; Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne 30.821 USD değerindeki "Gözlü Kasa Üretim Kalıbı" desteği yapıldı. Süreci takip ederek projelendirilen ve Gürsu tarımına bir katkı daha sunan Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü sayesinde, kasa başına depolama kapasitesi iki katına çıktı. İhracat yolculuğunda nakliye maliyetleri ciddi oranda azaldı. Üreticinin kazancı ve emeğinin katma değeri arttı. Teslim töreninde konuşan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, " Gürsu Belediyesi olarak ilçe tarımımıza destek veren anlamlı hamleler yapıyoruz. Bu kalıplar, meyvelerimizin tarladan toplama merkezine, oradan da nihai pazarlara uzanan yolculuğunda yaşanan ürün zayiatını ve kalite kayıplarını engellemek için temel bir gereklilikti. Özellikle hassas yapılı armut meyvelerinin uygun olmayan kasalar nedeniyle zarar görmesi, hem ürün değerini düşürmekte hem de pazar erişimini sınırlamaktaydı. Yeni üretim kalıbı ile bu sorun ortadan kalkacak" diye konuştu.
Ankara DEHB çocukların okul ve sosyal hayatını etkileyebiliyor Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) çocukların hem akademik başarısını hem de sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebileceğini belirten Psikolog İrem Güler, "Sosyal ilişkilerde dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum olmadığına dikkat çekiliyor. Medical Park Ankara Hastanesi’nden Psikolog İrem Güler, bu nörogelişimsel tablonun ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebileceğini, ancak doğru tanı ve çok yönlü destekle bireylerin yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini vurguladı. "DEHB dikkat, dürtü ve aktiviteyi etkileyen bir durumdur" DEHB’nin dikkat süreçlerini, dürtü kontrolünü ve aktivite düzeyini etkileyen bir durum olduğunu belirten Güler, "DEHB; yalnızca çocuklara özgü değildir, pek çok bireyde ergenlik ve yetişkinlik döneminde de varlığını sürdürür. Tanı için belirtilerin genellikle 12 yaşından önce başlaması beklenir ancak her zaman bu dönemde fark edilmeyebilir" diye konuştu. "‘Çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" DEHB’nin belirtilerinin dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik olmak üzere üç ana başlıkta toplandığını ifade eden Güler, "Dikkatini sürdürmekte zorlanma, sık hata yapma, eşyaları kaybetme ve görevleri organize edememe dikkat alanındaki güçlükler arasındadır. Hiperaktivite yerinde duramama ya da içsel huzursuzluk şeklinde ortaya çıkabilir. Dürtüsellik ise söz kesme, sırasını bekleyememe ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme gibi davranışlarla kendini gösterir. Her bireyde aynı belirtiler görülmeyebilir. Dikkat eksikliği ile hiperaktivite her zaman birlikte görülmez. Bu nedenle ‘çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" açıklamasında bulundu. "Okul başarısı ve sosyal ilişkiler etkilenebilir" DEHB’nin akademik performansı dolaylı olarak etkileyebileceğini aktaran Güler, "Dikkatini sürdürememe, ödevleri organize edememe ve zaman yönetiminde zorlanma notlara yansıyabilir. Sosyal ilişkilerde ise dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. "Tanı süreci çok yönlü değerlendirme gerektirir" Güler, tanının tek bir teste dayanmadığını vurgulayarak "Tanı süreci uzman tarafından yürütülür. Gelişim öyküsü, aile ve öğretmen gözlemleri ile belirtilerin birden fazla ortamda görülüp görülmediği birlikte değerlendirilir. Bazı durumlarda bilgisayar tabanlı testler de süreci desteklemek amacıyla kullanılabilir" şeklinde konuştu. Tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Güler, şu bilgileri paylaştı: "İlaçlar dikkat ve dürtü kontrolünü düzenlerken, psikolojik destek bireye zaman yönetimi ve başa çıkma becerileri kazandırır. Hafif durumlarda yalnızca psikolojik destek yeterli olabilirken, orta ve ağır vakalarda iki yöntemin birlikte uygulanması daha etkili sonuçlar verir." Ailelere önemli uyarılar Ebeveynlerin ev ortamında sağlayacağı düzenin önemine dikkati çeken Güler, "Tutarlı bir günlük rutin oluşturmak, görevleri küçük parçalara bölmek, görsel hatırlatıcılar kullanmak ve çocuğun başarılarını takdir etmek motivasyonu artırır. Ekran süresinin sınırlandırılması ve düzenli uyku alışkanlığı da belirtilerin kontrolünde önemli rol oynar" ifadelerini kullandı. DEHB’li bireylerin güçlü yönlerine de değinen Güler, "Bu bireyler ilgi duydukları alanlarda yoğun odaklanma geliştirebilir. Hızlı problem çözme ve farklı düşünme becerileri sık görülen özellikler arasındadır. Doğru destekle bu özellikler önemli bir avantaja dönüşebilir" diye konuştu. Toplumda DEHB ile ilgili yanlış bilgilerin yaygın olduğunu söyleyen Güler, "DEHB tembellik ya da yaramazlık değildir. Nörobiyolojik temelli bir durumdur. ‘Sadece çocuklarda görülür’ ya da ‘ilaçlar çocuğu robotlaştırır’ gibi yanlış inanışlar, bireylerin destek almasını geciktirebilir" ifadelerine yer verdi. Güler, doğru tanı ve uygun destekle DEHB’li bireylerin hem eğitim hem de sosyal yaşamda başarılı ve üretken bireyler olabileceğinin altını çizdi.