SPOR - 20 Ocak 2026 Salı 13:31

Selçuk İnan: "Yeni oyuncuları getirmek zaten kolay değildi"

A
A
A
Selçuk İnan: "Yeni oyuncuları getirmek zaten kolay değildi"

Samsunspor maçının hazırlıklarına başlayan Kocaelispor’da Teknik Direktör Selçuk İnan, transfer soruları üzerine "Zor dönemden geçiyoruz. Bu sene transfer yapmamız zor görünüyor. Harcama limitlerini ayarlamak da kolay değildi. Yollarımızı ayırdığımız oyuncuların da ücretleri var. Bu şekilde bir takım kurmak, yeni oyuncuları buraya getirmek zaten kolay değildi" dedi.


Trendyol Süper Lig’de Kocaelispor, cumartesi günü Samsunspor’a konuk olacak. Karşılaşmanın hazırlıklarına başlayan Körfez ekibinde Teknik Direktör Selçuk İnan, antrenman öncesinde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Trabzonspor maçından sonra, saha kenarındaki tutumundan dolayı hakkında rakip camiada ve televizyonlarda yapılan ağır eleştirileri ’ucuz’ olarak nitelendiren İnan, Samsunspor maçının zorluğuna değindi ve transferde olmayan gelişmelerden oyuncuların sakatlık durumlarına kadar tüm soruları yanıtladı. Hakemlerin maçlarda sadece adil olmasını istediklerinin altını da çizen Selçuk İnan, şehir olarak ses yükseltmeleri gerektiğini belirtti.



"Bunu dile getirmek bile çok ucuz, umursamıyorum"


Trabzonspor maçının ardından kendisi hakkında yapılan olumsuz değerlendirmelerle ilgili Selçuk İnan, "Sürekli kendimi anlatmayı çok sevmiyorum. Kimin ne söylediğiyle de çok ilgilenmiyorum. Herkesin söylediği kendini bağlar. Ama emin olduğum bir şey var; bir kulüpte çalışıyorum ve bir camiayı temsil ediyorum. Ne derseniz deyin hiçbir zaman rakip takım; oyuncularına, taraftarına, hocasına, yöneticilerine ya da başkanına saygısızlık yapmadım. Bence bundan da daha önemli bir şey yok. Onun dışında geçmişte oynadığım takımlar, onlara karşı gösterdiğim iyi ya da kötü performansların konuşulması ülkemizde maalesef çok prim yapıyor. Benimle ilgili ancak bu söylemleri söyleyebilirler. Neden seviniyor, neden takımına sahip çıkıyor ya da neden takımının haklarını savunuyor! Esasında sadece bunu dile getirmek bile çok ucuz. O yüzden insanların söyledikleriyle çok ilgilenmiyorum. İşimi doğru ve düzgün şekilde yapmaya çalışıyorum. Belli ki bazı kesimler tarafından bu tür şeyler çok takdir edilmiyor. Sahanın kenarında sadece oyuncularımın hakkını arıyorum, onlara destek olmaya çalışıyorum, onunla maçı yaşıyorum. Rakip takım taraftarına, hocasına ve oyuncularına bugüne kadar yapmadım, bundan sonra da asla ve asla yapmayacağım. Çalıştığım takımın haklarını tabii ki de sonuna kadar savunacağım. Bundan sonra da böyle olacak. Trabzonspor’da 3 yıl çalıştım. Bütün maçlara çıktım. Tek gün şikayet etmedim. Trabzonspor’u en iyi şekilde temsil ettim. Kupalar kazandım. 100’den fazla maça çıktım. Dolayısıyla oranın hakkını da fazlasıyla verdim. Şu an Kocaelispor’un teknik direktörüyüm. Bu camia bana sahip çıkıyor, bize sahip çıkıyor. Bütün benliğimle burayı temsil etmeye çalışıyorum. Galatasaray maçından sonra da bu tür şeyler yazıldı, çizildi. Açıkçası bu tür kötü niyetli insanların söylemleri çok da umurumda değil" dedi.



"Aleyhte çok fazla karar oldu, lehte istemiyoruz, hak olsun"


İkinci yarıdaki ilk 7 maçın, ilk yarıdaki performansla kıyaslanması noktasında zorlu fikstürde daha erken sonuç alınabilmesi noktasında umut olup olmadığına değinen İnan, "Tabii ki umudum var. Bazı zamanlar maç şansına da ihtiyacınız oluyor. Ki bizim bence fazlasıyla var. Hakem kararlarına çok değinmek, onlarla ilgili konuşmak istemiyorum. Buraya imza attığım günden beri lehte bir şey olmadı henüz. Zaten öyle bir şey olsun istemiyoruz. Hak olsun. Ama aleyhte çok fazla karar oldu ve puan kayıplarına neden oldu. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Oyuncularımızın mücadelesinden, saha içindeki oyunundan, sadece sahada futbol oynamayı düşünen takım profili çizmesinden mutluyum. Biz işimize bakacağız. Çalışmalara, kendimizi geliştirmeye devam edeceğiz. İlk 7 haftada yaşadığımız şanssızlığı inşallah yaşamayız. Bunu Samsunspor maçıyla inşallah kırarız" diye konuştu.



"Samsunspor güçlü bir takım. Ona göre hazırlanacağız"


Eksik oyuncular ve kendisinin de cezalı duruma düştüğü için saha kenarında olamayacağı Samsunspor maçı değerlendirmesinde Selçuk İnan, "Eksiklerimiz var. Rakip takımın da eksik oyuncuları vardı. Özellikle son haftada. En nihayetinde Samsunspor güçlü bir takım. Önemli oyuncuları olmasa bile geniş bir kadrosu var. Bugüne kadar önemli performans gösterdiler. Son dönemlerde sonuç olarak belki biraz düşüşte olabilirler ama kendi evlerinde güçlü bir takım. Ona göre hazırlanacağız. Bizim de eksiklerimiz var. Sahaya en nihayetinde 11 kişi çıkıyoruz. Bunun üzerine çalışacağız. Amacım oradan maçı kazanarak dönmek. İnşallah bunu başarırız" ifadelerini kullandı.



"Jo, Jovan ve Smol yok"


Takımdaki sakatlıklarla ilgili son durumu paylaşan Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, "Jo’nun (Joseph Nonge Boende) kasık problemi olduğunu ve maçta olamayacağını söyledi. Şu an tedavi programı uygulanıyor. Jovan’ın (kaleci Aleksandar Jovanovic) bir sakatlığı var, Samsunspor maçında olmayacak gibi. Ama bakacağız. Smola (Hrvoje Smolcic) zaten yok. Bunlar net. Dünü izinli geçirdik, bugün başlayacağız. İnşallah bunlardan başka eksiğimiz olmaz" dedi.



"Transfer yapmak bu sene için zor görünüyor"


Transferle ilgili son durumların sorulması üzerine genç teknik adam, "Transferle ilgili hep soruyorsunuz ve ben içtenlikle yanıt veriyorum. Ama buna yanıt verecek olan yönetimimiz, başkanımız. Ki onlar da açık yüreklilikle dile getiriyorlar. Transfer yapmak bu sene için zor görünüyor. Çünkü hem cezamız, hem yasağımız var, limitlere de takılıyoruz. Zor dönemden geçiyoruz aslında. Emin olduğum bir şey var; gerçekten çok uğraşıyorlar. Başkanımız başta olmak üzere transfer işini çözebilmek adına herkes çok uğraşıyor. İnşallah çözülür ama zaman daralıyor. Biz de hep beraber neler yapıyoruz diye bakacağız. Buna ancak bu şekilde net bir yanıt verebilirim" açıklamasında bulundu.



"Oyuncuları buraya getirmek zaten kolay değildi"


Sezon başı tüm harcama limitlerinin kullanılmasıyla ilgili Selçuk İnan, "Bu bir transfer planlaması. Şu anda bulunduğumuz durumun ince ayrıntıları da var. Bunu sizlere ayrıntılı anlatacaklar diye biliyorum. Transfer planlamasında harcama limitlerini ona göre ayarlamak da şöyle kolay değil; geçmiş dönem oyuncularımızın da birçok ödemesi var. Onlar da bunun içinde. Yollarımızı ayırdığımız, giden oyuncuların da ücretleri var. Dolayısıyla da bu şekilde bir takım kurmak, yeni oyuncuları buraya getirmek zaten kolay değildi. O yüzden hepsi harcanmalı mıydı, harcanmamalı mıydı net bir şekilde şu an değerlendiremem. İlerleyen zamanda yöneticilerimize sorabilirsiniz" diye konuştu.



"Sesimizi yükseltmemiz gerektiğini ben de düşünüyorum"


Takımın ve kulübün haklarının yenildiğinde yeterince yüksek sesle itiraz edilmemesiyle ilgili olarak eleştiri üzerine Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, "Kocaelispor çok güçlü camia. Burası çok büyük bir şehir. Biz bunun böyle olduğunu biliyoruz. Sadece bu kulüp bazında değil, şehir olarak; taraftar, basın, futbolcu seven insanlar olarak dile getirmeliyiz. Aleyhte çok karar oldu. Ama daha hakkaniyetli olmasını istiyoruz. Evet, bu anlamda sesimizin yükselmesi gerektiğini ben de düşünüyorum" sözlerini kaydetti.



Selçuk İnan: "Yeni oyuncuları getirmek zaten kolay değildi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Trafik suçu cezasız kalmadı, 5 yıl sonra karar çıktı Aydın’ın Kuşadası ilçesinde 5 yıl önce meydana gelen trafik kazasından bir hafta sonra yaşam mücadelesini kaybeden Yusuf Kaya davasında mahkeme kararını verdi. Emsal nitelikteki kararda otomobil sürücüsü, 4 yıl 8 ay 10 gün hapse mahkum edildi. Kaza, 20 Eylül 2021 tarihinde Süleyman Demirel Bulvarı üzerinde meydana geldi. Motosikleti ile seyir halinde ilerken Görkem Efekan Culum’un arkadan çarpması sonucu otomobil altında kalarak ağır yaralanan motosiklet sürücüsü 37 yaşındaki Yusuf Kaya ambulansla Kuşadası Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan müdahalenin ardından Aydın’a sevk edilen Kaya, yaklaşık bir haftalık yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybetti. Gözaltına alınan otomobil sürücüsü Culum, daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Culum emniyetteki ifadesinde, "Bir aracı sollamak isterken muhtemelen yerde bulunan taşa çarptım. Direksiyon hakimiyetimi kaybettim. Sol tarafımdaki kaldırıma çarptım. Direksiyon kilitlendiği için sonrasında çarpmanın etkisiyle motosiklet sürücüsüne nasıl çarptığımı hatırlamıyorum. Motosiklet sürücüsünün yanına gidince durumunun kötü olduğunu gördüm. Ben de kötü oldum. Şahsın başında kask yoktu" dedi. Olayın ardından aile, Kuşadası Başsavcılığına suç duyurusunda bulunarak kazanın araştırılmasını istedi. Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından otomobil sürücüsü Culum hakkında 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan iddianame düzenledi. İddianame Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Ailenin avukatı Varol Turbay, otomobil sürücüsünün alçılı haldeki olay yerinde çekilmiş fotoğrafını ortaya çıkartıklarını ifade ederek, "Sağ eli atelle sarılı ve uyuşukluk yapan ağrıkesici hapla araç kullanmak adeta ölüme davetiye çıkarmaktır. Zanlı kendi kendini çektirdiği fotoğrafla ele verdi. Ölüm taksirle değil" diyerek itiraz etti. Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen karar sonrası Avukat Varol Turbay’ın itirazı üzerine Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu konu ile ilgili bir rapor hazırladı. Raporda Culum’un alçı tedavisi bittikten ve çıkarıldıktan sonra araç kullanımının uygun olduğu, alçılı şekilde araç kullanamayacağı vurgulandı. Olay yeri fotoğrafları ve sürücünün kolundaki alçı ile kullandığı ilaçlarla ilgili hazırlanan rapor İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na gönderildi. İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından incelenerek sonuca bağlanan kararda, "raporda alçılı elle ve uyuşukluk yapan ağrı kesici hapla araç kullanmak ölüme davetiye çıkarmaktır" denildi. Yaşanan gelişmelerin ardından görülen davada, tam 5 yıl sonra mahkeme kararını verdi. Culum ’bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan yargılandı. Sanık, 4 yıl 5 ay 10 gün hapse çarptırıldı. Karar, Kaya ailesinin avukatı tarafından İzmir Bölge Adliyesi 19. Ceza Dairesinde istinafa taşındı. İstinaf incelemesi sonucunda üst hadden verilen cezayla 3 aylık tedbir hükümlerine hükmedilerek toplam 4 yıl 8 ay 10 güne çıkarılarak kesin olarak onanmasıyla dosya sonuçlandı. Ayrıca ek olarak sürücü belgesinin 5237 sayılı TCK’nın 53/6. maddesi gereğince cezanın tümüyle infazından itibaren taktiren 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına da karar verildi. Kesinleşen kararın ardından hapis cezası alan Görkem Efekan Culum (28) İstanbul’un Bakırköy ilçesinde yakalanarak cezaevine gönderildi. Konuyla ilgili konuşan Avukat Varol Turbay, "Alçılı el ile araç kullanmaya bilinçli taksirden ceza arttırılarak karar verildi. Bu Adli Tıp raporu Türkiye’de bir ilk oldu. Emsal olacak. Eli sargılı, parmağı kırık, ayağı alçılı gibi durumlarda araç kullanmak bilinçli taksir olarak cezayı arttıracak. Böyle olmasaydı sanık 2 yıl altı ceza alıp, cezası da ertelenecekti. Avrupa’da bazı ülkelerde yüksek topuklu bayan ayakkabısı, kalın tabanlı kar botu veya kalın montla dahi araç kullanılması halinde yaptırım düzenlenmiş. Biz de ise ayağı alçılı ve koltuk değneğiyle araç kullananlar var. Ancak bu karardan sonra daha dikkatli olunması gerekecek. Bu kararı istinaf ettik. Çünkü sanık asli kusurlu en az 6 yıl ceza alması gerekirdi" diye konuştu.
Ankara Siyasilerden, YPG yandaşları tarafından Türk bayrağına yapılan saldırıya kınama Siyasiler yayımladıkları mesajlarla, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü YPG/SDG yandaşlarının Türk bayrağına saldırısını kınadı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Suriye tarafındaki terör örgütü YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yapılan alçak saldırıyı lanetliyorum. Birliğimize, beraberliğimize ve milletimizin huzuruna kast eden bu menfur girişiminin; kardeşliğimize gölge düşürmesine, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize zarar vermesine asla izin vermeyeceğiz. Devletimiz tüm kurumlarıyla sahadadır. Aziz milletimiz; her türlü fitneye, tahrike ve nifak girişimine karşı sağduyusuyla dimdik duracak, kardeşliğimiz en güçlü bağımız olmaya devam edecektir. Olayın failleriyle ilgili kapsamlı bir soruşturma başlatılmış olup, bu alçaklığı planlayan ve uygulayanlar hukuk önünde mutlaka hesap verecek, bayrağımıza karşı gerçekleştirilen saldırı hiçbir şekilde cezasız kalmayacaktır" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise, "Mardin Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü yandaşlarınca bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak girişimi lanetliyorum. Bu menfur olayla ilgili olarak Mardin Cumhuriyet Başsavcılığımızca adli soruşturma başlatılmıştır. Diğer yandan; Suriye’nin Halep kentinde Hükümet güçleri ile SDG/YPG terör örgütü arasındaki çatışmalar bahane edilerek ülkemizde gerçekleştirilen eylemlerle ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılıklarımızca soruşturmalar devam etmektedir. Bu kapsamda 356 şüpheli hakkında soruşturma yapılmış, 35 şüpheli tutuklanmış, 45 şüpheli hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanmış, 77 kişinin gözaltı işlemleri ise devam etmektedir. Devletimizin egemenliğine ve toplumsal huzurumuza yönelen hiçbir saldırı, hiçbir provokasyon cezasız kalmayacaktır" ifadelerini kullandı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında şunları kaydetti: "Nusaybin-Kamışlı sınır hattında şanlı bayrağımıza yönelik YPG terör örgütü yandaşları tarafından gerçekleştirilen saldırıyı lanetliyoruz. Bu alçak provokasyon, milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alan, Terörsüz Türkiye yürüyüşümüzü sekteye uğratma çabasından başka bir şey değildir. Bu provokatörler aklından çıkarmasın. Ay yıldızlı bayrağımız, şehitlerimizin emaneti, milletimizin namusudur. Bayrağımız için milletimizin her bir ferdi şehadete yürümekten asla geri durmaz. Bayrağımıza uzanan her kirli el, tarih boyunca hak ettiği cezayı bulmuştur ve her daim bulacaktır. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın. Kardeşliğimize pusu kuranlara karşı en büyük cevabımız; daha fazla kenetlenmek, Büyük ve Güçlü Türkiye’yi inşa etmek için canla başla çalışmaktır." Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda ise, "Nusaybin’de bulunan geçişe kapalı sınır kapısından terör örgütü sempatizanları tarafından sınır geçme teşebbüsünde bulunulması ve sınır kapısındaki bayrağımıza saldırılmasıyla ilgili idari tahkikat başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da, "Suriye tarafındaki terör örgütü YPG yandaşları tarafından, şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak ve provokatif saldırıyı en güçlü şekilde lanetliyorum. Devletimiz; sınır güvenliğini, millî onurunu ve vatandaşlarının huzurunu koruma konusunda tam bir kararlılık içindedir. Milletimizin feraseti ve devletimizin kudretiyle bu tür provokasyonlar amacına ulaşamayacaktır. Terörsüz Türkiye hedefimizden asla sapmadan; bayrağımıza, vatanımıza ve istiklalimize sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise, "Varolduğu günden bugüne sivil, kadın, çocuk ayrımı yapmaksızın binlerce masumun canına kıyan YPG terör örgütünün bugünkü provokasyonunu lanetliyorum. Türkiye Cumhuriyeti, bölgemizde yeni bir karanlık sayfayı açmak niyetinde olanlara izin vermeyecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi ’Ne ülkemizin ne de bölgemizin geleceğinde teröre yer yoktur.’ Mukaddes bildiğimiz Türk bayrağına uzanan kirli ellere gereken cevaplar verilecektir" ifadelerini kullandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, "Nusaybin–Kamışlı sınır hattında terör örgütü YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen bu alçak saldırıyı en güçlü şekilde lanetliyorum. Türkiye Cumhuriyeti; bayrağına uzanan her eli kıracak kudrete, sınırlarının ve milli değerlerinin güvenliğini her şart altında sağlayacak iradeye sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlüdür, kararlıdır ve milli değerlerine yönelen hiçbir tehdide sessiz kalmayacaktır. Şanlı bayrağımız ilelebet dalgalanacak, bu topraklarda tek söz yine milletimizin olacaktır" açıklamasında bulundu. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise, "Şanlı bayrağımıza yönelik provokasyona soyunanlar ateşle oynamıştır. Bayrağımız hedefse, cevabımız nettir: Devletimiz gerekeni yapacaktır" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise, "Nusaybin–Kamışlı sınır hattında, YPG terör örgütü yandaşlarının şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirdiği hain saldırıyı en sert şekilde lanetliyorum. Bilinmelidir ki bayrağımıza uzanan her el, devletimizin sarsılmaz iradesiyle kırılacaktır. Bölgesel istikrarı, barışı ve huzuru korumaya yönelik adımlarımızı hedef alan bu alçak girişimler, ülkemizin birlik ve beraberliği karşısında asla karşılık bulamayacaktır. Vatanımızın bölünmez bütünlüğüne kastedenlere karşı mücadelemizi dün olduğu gibi bugün de aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Terörsüz Türkiye hedefimizden asla vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ise, "Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak saldırıyı şiddetle lanetliyorum. Ay yıldızlı bayrağımıza el uzatan ve değerlerimize haince saldıranlar bunun bedelini en ağır şekilde ödeyecektir" dedi.
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan Türk bayrağına yönelik saldırıya tepki TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Bayrağımıza yönelik Nusaybin-Kamışlı sınırında terör örgütü unsurlarınca gerçekleştirilen saldırıyı lanetliyoum. Şanlı bayrağımıza uzanan her el tüm milletimize ve asırlık kardeşliğimize uzanmış demektir. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda büyük bir hassasiyet ve titizlikle yürütülen sürece karşı bir süredir devam eden provokasyonların son halkası olan bu menfur eylem, ülkemizin barış ve huzur iklimini zehirlemek, tarihî fırsatları boşa çıkarmak üzere planlanmış açık bir sabotajdır" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Aziz milletimizin bağımsızlığının ve egemenliğinin simgesi olan bayrağımıza yönelik Nusaybin-Kamışlı sınırında terör örgütü unsurlarınca gerçekleştirilen saldırıyı lanetliyoum. Şanlı bayrağımıza uzanan her el tüm milletimize ve asırlık kardeşliğimize uzanmış demektir. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda büyük bir hassasiyet ve titizlikle yürütülen sürece karşı bir süredir devam eden provokasyonların son halkası olan bu menfur eylem, ülkemizin barış ve huzur iklimini zehirlemek, tarihî fırsatları boşa çıkarmak üzere planlanmış açık bir sabotajdır. Unutulmamalıdır ki milletimiz, sınırlarımız içinde veya dışında bayrağımızın şanını koruma iradesine, gücüne ve kararlılığına sahiptir" ifadelerini kullandı.