SPOR - 23 Aralık 2025 Salı 17:56

Serkan Özbalta, TFF’ye seslendi: "Çok yıpranıyoruz"

A
A
A
Serkan Özbalta, TFF’ye seslendi: "Çok yıpranıyoruz"

Ziraat Türkiye Kupası C Grubu ilk maçında deplasmanda Kocaelispor’a 3-1 mağlup olan Erzurumspor FK’da Teknik Direktör Serkan Özbalta, "Malum olaydan en çok yara alan kulübüz. 2 gün arayla maçlara gidiyoruz. Rekabeti yüksek seviyelere çekmek istiyorsak, şu an kullandığımız cümleleri insanlar duymak istemiyorsa, organizasyonları doğru yapmak zorundayız. Çok yıpranıyoruz" dedi.


Ziraat Türkiye Kupası C Grubu’nda Erzurumspor FK, ilk maçta Kocaelispor’a konuk oldu. Alınan 3-1’lik mağlubiyetin ardından Erzurumspor FK Teknik Direktörü Serkan Özbalta, karşılaşmayı değerlendirdi. Yoğun maç trafiği ve ulaşım sorunları ile bunlara bağlı mağduriyetlere değinen Özbalta, "Herkesin bilgi sahibi olması açısından paylaşmak durumundayız ki sizler halka ve insanlara en güzel şekilde yansıtan medya grubusunuz. Bizim 2 gün önce Bandırma maçımız vardı, Bandırma sahasında. Perşembe günü yola çıktık. Bursa’dan da Bandırma’ya 2-2,5 saatlik yolculuk yaptık. Maçımızı cumartesi oynadık ve oradan da Kocaeli’ye geldik, Salı günü maça çıktık. Malum olaydan (bahis soruşturması) dolayı 6 oyuncumuz cezalı. Bu konudan en çok yara alan kulübüz. Bir oyuncumuz da sakat. Yani 7 oyuncumuz eksik. Meslektaşlarımın duygularına da tercüman olacağım; 2 gün arayla müsabakaya çıkıyoruz. 2 gün yolculuktan sonra maça çıkıyoruz. Bu akşam da yine Erzurum’a dönemiyoruz. Maçın erkene alınmasını talep ettik, 6 buçuk uçağına yetişmek için. Olmadı. Bu akşam da burada kalmak zorundayız. Kocaelispor’un artık maçı yok. Cuma oynadı ve bugün istediği kadroyla maça çıkabilirdi. Hak ettikleri galibiyet vardı. Ama rekabeti yüksek seviyelere çekmek istiyorsak; şu an kullandığımız cümleleri insanlar duymak istemiyorsa organizasyonları doğru yapmak zorundayız. Çok yıpranıyoruz. Pazar günü müsabakaya çıkacağız, genç oyuncularımız kendini gösterecek. Bugün de olduğu gibi. Belli dakikadan sonra onları oyundan almak zorundayım ki; pazar günü de maça çıkarmak zorunda olduğumuz oyuncular var. Her kupa organizasyonunda maalesef bu cümleleri kullanmak zorunda kalacağız. Profesyoneller bunları değerlendirecektir. Ne olur istirham ediyorum; 3 sene sonra, 5 sene sonra, 10 sene sonra böyle devam etmeyelim. Belki eleme usulü olabilirdi. Kocaelispor’un başlarında iyi ve kişilikli teknik direktör ve ekibe sahip olduğuna inanıyorum. 9 haftadır inanılmaz güzel çıkışı var. Oyunu da iyi oynayan Kocaelispor var, sadece skor olarak değil. Galibiyeti hak ettikleri müsabaka oldu. Kocaelispor’u tebrik ediyorum" dedi.



"Şehrimize, bize ve yönetimimize yakışmazdı"


Kupa maçına genç takımla çıkmayı neden tercih etmediğinin sorulması üzerine Serkan Özbalta, "Şehrimiz, taraftarlarımız ve oradaki halkımız için nahoş bir karar olabilirdi. İstişare edilebilir, yasal da bir durum ama onlara haksızlık olabilirdi. Mesajlarımızı direkt iletemediğimiz için; artık gergin bir ortam var. Herkes iyi niyetiyle bir şeyler yapmaya çalışıyor ama bir şeylerin artık değişmesi gerek. Bahane için anlatmam. İnandığım, tespit ettiğim şeyleri, üslubumu koruyarak aktarmaya çalışıyorum. Bunların değişmesi gerektiğine inanıyorum. Dediğiniz gibi alt yapı da oynayabilirdi. Ama bize yakışmaz, Erzurumspor yönetim kuruluna yakışmazdı" yanıtını verdi.



"Kulübü transfer çöplüğüne çevirmek istemeyiz"


Transfer süreci, ligdeki hedefleri ve beklentileriyle ilgili olarak da Erzurumspor FK Teknik Direktörü Serkan Özbalta, "Hiçbir kulübü transfer çöplüğüne çevirmek istemeyiz. Başkanımız ve yönetimimizle mutabık kaldık. 3-4 transfere ihtiyacımı var. 4’üncüyü yapabilirsek çok güzel olacak. Transfer tahtasını açtırıp buraya gelen takımdan bahsediyoruz. Bütçe toparlanıyor, kulüp kurumsal yapıya kavuşturuluyor. Erzurum şehrine aidiyet geliştirecek, bizim oyun tarzımıza uyabilecek ve iş ahlakı olan 4 oyuncu diye kararlaştırdık. 3 tanesinde mutabıkız. 4. oyuncuyu da alabiliriz. Bunu derken mevcut oyuncularımıza haksızlık etmek istemiyorum. Onların da çok daha güçlü oyunla rakibini alt etmesi aynı oyuncular devam edecekler. 3-4 oyuncu kazandırabilmek bizi mutlu edecek. Tam kadro da çıksak, cuma günü de çıksa Kocaeli yine yenebilir. Onu demiyorum. Şehrin heyecanını artırmamız için değerli 3-4 oyuncuyu kazanıp, sahada bize iş yapacak şekilde olmalarını düşünüyoruz. İlk 7 için çalışıyoruz. Bizim 8 senedir oyunu domine etmeye yönelik oyunumuz var. Erzurumspor bu sene de bunu oynuyor. Segmenti bir yukarı çekmemiz gerekiyor. Transfere bu anlamda ihtiyacımız var" sözlerini kaydetti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.