GÜNDEM - 19 Mayıs 2026 Salı 09:57

Terör gazisi, evinin bodrumunda kurduğu müzeyi Mehmetçik Vakfı’na bağışladı

A
A
A
Terör gazisi, evinin bodrumunda kurduğu müzeyi Mehmetçik Vakfı’na bağışladı

Kocaeli’de yaşayan terör gazisi Yaşar Saral (52), şehitlerin aziz hatırasını yaşatmak amacıyla evinin bodrum katını müzeye dönüştürdü. Çanakkale Savaşlarından kalma 111 yıllık materyaller, 80 yıllık denizci subay kılıcı ve Kore Savaşı’na ait miğferler gibi bine yakın tarihi objeye ev sahipliği yapan müzeyi Mehmetçik Vakfına bağışlayan Saral, evinin bahçesine de 260 şehit anısına fidan dikti.


Bingöl’ün Genç ilçesinde 1994’te ve Kuzey Irak’ın Metina bölgesinde 1995’te bölücü terör örgütü mensuplarıyla girdiği çatışmalarda ağır yaralanarak gazi olan Yaşar Saral, şehit düşen silah arkadaşlarının anısını yaşatmak için 2022 yılının temmuz ayında evinin alt katına "Şüheda-i Vefa Emanetleri Beka Müzesi"ni kurdu.


Yaklaşık 30 metrekarelik alanda kurulan ve bine yakın objenin bulunduğu müzede; Çanakkale Savaşı’ndan kalma 111 yıllık mataralar ve süngüler, 80 yıllık denizci subay tören kılıcı, Kore Savaşı’nda kullanılan miğferler, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na ait gemi bayrağı ile şehit yakınları ve gaziler tarafından bağışlanan kişisel emanetler sergileniyor.



"Aziz hatıraların yaşatılmasını istiyorum"


Şuanda kamu personeli olarak çalışan evli ve 1 çocuk babası Yaşar Saral, müzenin şehitleri anmak ve unutturmamak maksadıyla kurulduğunu belirterek, "Benim de bir gazi olmam vesilesiyle birlikte görev yaptığım komutanlarımın, arkadaşlarımın ve silah arkadaşlarımın aziz hatıralarını yaşatmak adına böyle bir yer kurdum. Müzede bine yakın obje bulunuyor. Şehitlerimizin emanetleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde yer alan çeşitli teçhizatların modelleri burada sergileniyor. Hem asker hem de gazi olmam vesilesiyle bazılarını maddi imkanlarımla satın aldım, bazılarını ise komutanlarımızın, arkadaşlarımızın ve dostlarımızın desteğiyle temin ettim. Şehit yakınları ve gazi arkadaşlarımız da ’Bizlerin adı yaşasın’ diyerek kıyafetlerini ve çeşitli emanetlerini müzemize bağışladı" dedi.



"Çanakkale Savaşı’ndan kalma yaklaşık 111 yıllık parçalarımız var"


Müzesindeki en eserlerin 111 yıllık olduğunu vurgulayan Saral, "Çanakkale Savaşı’ndan kalma yaklaşık 111 yıllık parçalarımız var. Çanakkale’den matara, Fransız askerine ait mataralar, Mehmetçiğin süngüsü, Anzak, Fransız ve İngiliz askerlerine ait mermi ve şarapnel parçaları bulunuyor. Buradaki subay kılıcı ise yaklaşık 80 yıllık tören kılıcıdır. Bir denizci subayımıza, bir amiralimize ait eserdir" diye konuştu.



Evini Mehmetçik Vakfı’na devretti


Öte yandan Saral, müzenin bulunduğu evin bahçesinde oluşturduğu "Cennet Bahçesi"ne 2023 yılından bu yana, aralarında şehit öğretmenlerin de bulunduğu 260 şehit anısına fidan diktiğini anlattı. Gazi Saral, içerisinde müze ve şehit fidanlığının bulunduğu evini Mehmetçik Vakfı’na bağışladığını kaydetti.



"Gençlere iyi anlamda örnek olabilirsek amacımıza ulaşmış sayılırız"


Saral, müzeyi kurmadaki temel amacının gençlere tarihi anlatmak olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle noktaladı:


"1915 Çanakkale Savaşı’ndan günümüzdeki terörle mücadele sürecine kadar her döneme ait objeler, anlatımlar ve örnekler bulunuyor. Ayrıca savunma sanayisinde yerli ve milli imkanlarla üretilen Anka, Bayraktar, gemiler, denizaltılar ve çeşitli silahların modelleri de burada sergileniyor. Aldığımız her nefesin birileri sayesinde olduğunu da asla unutmuyoruz. Gençlerin de bunu unutmamasını istiyoruz. Maddi olarak paha biçilemeyecek bir yer olsa da bizim için manevi değeri çok daha büyük. Gençlere iyi anlamda örnek olabilirsek amacımıza ulaşmış sayılırız."



Terör gazisi, evinin bodrumunda kurduğu müzeyi Mehmetçik Vakfı’na bağışladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Eski CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: "Bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz" Eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Kemal Kılıçdaroğlu milletin ve partisinin çıkarlarını kendi ikbali için müzakere etmez. Hele ki bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz" dedi. Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından videolu bir paylaşım yaptı. Kılıçdaroğlu, paşlaşımında bir milletin geleceğinin siyasetin aklıyla, vicdanıyla ve ahlakıyla şekilleneceğini belirterek, "Milletin helal sofraları temiz siyasetle bereketlenir. Çünkü kirlenen siyaset önce vicdanı çürütür, sonra ahlakı yok eder ve en sonunda da gözünü milletin ekmeğine diker. İşte bu yüzden siyaseti temiz tutmak ve milletin sofrasına bereketi taşımak, bu ülkede siyaset yapan herkesin namus borcudur" ifadelerini kullandı. "Cumhuriyet Halk Partisi bu milletin yokluk içinden ayağa kalkma iradesidir" CHP’nin ağır darbeler gördüğünü ama yıkılmadığını aktaran Kılıçdaroğlu, "Bu ağır sorumluluk herkesten önce ve herkesten daha fazla Cumhuriyet Halk Partililerin görevidir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi koca bir çınardır. Cumhuriyet Halk Partisi bu milletin yokluk içinden ayağa kalkma iradesidir. Darbeler görmüştür, boyun eğmemiştir. Kapatılmıştır, teslim olmamıştır. Baskılar yaşamıştır ama asla diz çökmemiştir, teslim alınamamıştır. Cumhuriyet Halk Partisi, kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olan ve milletimizin istiklal iradesinin üzerinde tecelli ettiği bir ruhtur. Ruhaniyete ihanet olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi bize bırakılmış bir miras değildir. Partimiz bizlere kutsal bir emanettir. Emanet kirletilemez, emanete kara çalınamaz" dedi. "Kemal Kılıçdaroğlu milletin ve partisinin çıkarlarını kendi ikbali için müzakere etmez" Kılıçdaroğlu, partisinin çıkarlarını kendi ikbali için kullanmayacağını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hele ki bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da ama yolundan asla dönmez. Çünkü bu yürüyüş bir iktidar yürüyüşüdür. Çünkü bu yürüyüş halkın umudunu yeniden ayağa kaldırma yürüyüşüdür. Benden susmamı veya başka şeyler söylememi bekleyenler var. Kemal Kılıçdaroğlu milletin ve partisinin çıkarlarını kendi ikbali için müzakere etmez. Bin kere toprak olur da bin kere çiçek açar namuslu, dürüst evlatlarının elinde ama eğilip bükülmez. İftiralarınız da, tehditleriniz de vız gelir. Ben doğruyu söylerim, ben hakikatin yanında dururum. Bakınız 70 yılı aşkın ömrünü bu halkın adalet kavgasına adamış, boğazından tek bir haram lokma geçmemiş ve evlatlarına bırakacağı tek mirası verdiği ahlak kavgası olan ’Bay Kemal’den hiç kimse başka bir şey söylemesini asla beklemesin. Aklımız nefsimize uymasın, yolumuz dürüstlükten ayrılmasın, rehberimiz vicdanımız olsun."
Bursa Kestel Belediyesi’nden kültür-sanat vizyonuna yakışan gala Kestel Belediyesi tarafından "Toplumsal Sessizliğe Karşı" temasıyla bu yıl ilk kez düzenlenen Kestel Kısa Film Yarışması Gala ve Ödül Töreni, görkemli final gecesiyle sanat ve toplumsal duyarlılığı aynı sahnede buluşturdu. Kestel Belediyesi, "Toplumsal Sessizliğe Karşı" temasıyla bu yıl ilk kez gerçekleştirilen kısa film yarışması, görkemli gala gecesiyle sanatseverlerle buluştu. Türkiye’nin dört bir yanından toplam 601 filmin başvurduğu yarışmada, jüri değerlendirmeleri sonucunda ön elemeyi geçen 40 eser arasından finale kalan 10 film gala gecesinde izleyicilerle buluştu. Başkan Ferhat Erol öncülüğünde gerçekleştirilen organizasyon, yalnızca bir ödül töreni değil; sanatın vicdanla buluştuğu güçlü bir kültür-sanat gecesine dönüştü. Gala gecesinde gösterilen filmler arasında, Doğu Türkistan’da yaşanan insan hakları ihlallerini konu alan "Davetsiz" ile Filistin’de yaşanan insanlık dramını anlatan "Doğudan Gelen Hayaletler", taşıdığı güçlü insani mesaj nedeniyle Kestel Belediyesi Tema Özel Ödülü’ne layık görüldü. Gecede yapılan konuşmalarda; savaşların gölgesinde unutulan hayatlara, sessiz bırakılan insan hikâyelerine ve dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan zulümlere sanatın evrensel diliyle dikkat çekildi. Duygusal anların yaşandığı gala gecesinde salonu dolduran sanatseverler, finalist filmleri uzun süre alkışladı. Yoğun ilgi gören yarışmada üçüncülük ödülünü yönetmenliğini Turgut Kanal’ın yaptığı "Mümeyyiz" filmi kazanırken, ikincilik ödülüne M. Emin Altunkaynak’ın yönetmenliğini üstlendiği "Çekiliş" filmi layık görüldü. Gecenin birincilik ödülünü ise yönetmenliğini Ali Rıza Bayazıt’ın yaptığı "Teamül" filmi kazandı. Dereceye giren yönetmenler ödüllerini jüri üyeleri ve Başkan Ferhat Erol’un elinden aldı. Ayrıca yarışmaya Bursa’dan katılım sağlayan yönetmenlere teşekkür plaketleri sunulurken, Kestel’den yarışmaya katılarak organizasyona katkı sunan Erdal Bakır, Erkan Bakır, Ece Arslan ve Umutcan Sin de gece boyunca takdir topladı. Gala gecesinde yalnızca ödüller değil, genç yetenekler de alkış aldı. Kestel Belediyesi tarafından hayata geçirilen Dijital Medya Akademisi öğrencileri de geceye damga vuran isimler arasında yer aldı. Gençlere yönelik medya ve içerik üretimi eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikaları protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Başkan Ferhat Erol, "Bu akşam burada yalnızca bir yarışmanın finalini gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda sanatın vicdana nasıl dokunduğuna hep birlikte tanıklık ediyoruz. Sinema; çoğu zaman dünyanın görmezden geldiği hayatları, sessiz bırakılan acıları ve insanlığın ortak yaralarını görünür hâle getiren çok güçlü bir anlatım dilidir. Kestel Belediyesi olarak kültür ve sanatı yalnızca bir etkinlik alanı değil, toplumsal farkındalık oluşturan önemli bir değer olarak gördük. Sanatın insanlığı ortak vicdanda buluşturan en güçlü alanlardan biridir" dedi. Jüri üyeleri, yönetmenler, sanatçılar, genç sinemacılar ve çok sayıda vatandaşın katılım sağladığı gala gecesi boyunca; toplumsal duyarlılık, sanat ve sinema aynı atmosferde buluştu. Gecede jüri üyeleri Cengiz Küçükayvaz, Bülent Terzioğlu ve Tülay Gökçimen de gerçekleştirdikleri konuşmalar ve ödül takdimleriyle gala gecesine değer kattı.
Denizli Denizli Büyükşehir DESKİ’den Güney’e 9 milyonluk altyapı yatırımı Denizli Büyükşehir Belediyesi DESKİ Genel Müdürlüğü tarafından gelecek nesiller için sağlıklı altyapı vizyonu kapsamında Güney ilçesi Cindere Mahallesi’nde tamamlanan 200 metreküplük modern içme suyu deposu hizmete alındı. Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi (DESKİ), kent genelinde sürdürdüğü altyapı yatırımlarına Güney ilçesinde bir yenisini daha ekledi. Cindere Mahallesi’nde uzun süredir ihtiyaç duyulan yeni nesil içme suyu deposu, son teknoloji sistemlerle donatılarak hizmete sunuldu. Ekonomik ömrünü tamamlayan ve su sızıntılarına neden olan eski yapının yerine inşa edilen 200 metreküplük modern depo ile mahalledeki içme suyu altyapısı daha güvenli ve verimli hale getirildi. Su kayıplarının önüne geçildi, verimlilik artırıldı Yüksek dayanıklılığa sahip izolasyon teknikleri ve hijyenik iç kaplama sistemleriyle inşa edilen depo sayesinde şebekedeki kayıp ve kaçak oranlarının önüne geçildi. Yeni depo ile birlikte bölgedeki su basıncı dengelenirken, herhangi şebeke arızalarının da minimize edilmesi amaçlandı. Modern depolama teknolojileri sayesinde su kalitesi daha güvenli şekilde korunmaya başlandı. Yeni tesis ayrıca DESKİ’nin uzaktan izleme ve kontrol sistemi SCADA’ya entegre edildi. Böylece su seviyesi ve sistem verileri anlık takip edilerek herhangi arızalara hızlı müdahale imkanı sağlandı. Tesiste yer alan klor odası ise ana sistemden tamamen bağımsız şekilde projelendirilerek mekanik ve elektronik ekipmanların klor gazından etkilenmesinin önüne geçildi. Bu uygulamayla sistem ekipmanlarının kullanım ömrü de uzatıldı.