GÜNDEM - 03 Haziran 2025 Salı 11:54

Tıbbi ve aromatik bitkilerin bahar temizliği yapılıyor

A
A
A
Tıbbi ve aromatik bitkilerin bahar temizliği yapılıyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 5 yıl önce hayata geçirdiği "Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Projesi" kapsamında olgunlaşmaya başlayan tıbbi ve aromatik bitkilerin hasat öncesi son bakımları yapılıyor.



Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, çiftçilere yönelik hayata geçirdiği destekleme projeleri ile üreticilerin yüzünü güldürüyor. KBB Başkanı Tahir Büyükakın’ın büyük önem verdiği, Kocaeli’nin en önemli kırsal kalkınma hamlelerinden biri olan TABİP ile katma değeri yüksek tıbbı ve aromatik bitki yetiştiricilerine destek veriliyor. Bu destekle hem üretici kazanıyor hem de atıl durumdaki araziler tarıma kazandırılıyor. Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı ile Büyükşehir’in iştiraklerinden Sekapark A.Ş’nin yürüttüğü proje kapsamında bugüne kadar yaklaşık 5 milyon tıbbi ve aromatik bitki toprakla buluşturuldu. Biberiye, tıbbi nane, kekik, lavanta ve oğul otundan (melisa) oluşan tıbbi ve aromatik bitkilerin bu yıl hasat öncesi bakım ve yabancı ot temizliği işlemlerine başlandı. Bu kapsamda toprağın havalandırılması, bitkilerin bakımı ve yabancı otlardan temizlenmesi titizlikle sürdürülürken, yaklaşık 2-2,5 ay sonra hasat mesaisi başlayacak olan üretimin bu sene rekolte anlamında çok verimli ve bereketli geçmesi bekleniyor. Hasat, insan eliyle ve aynı zamanda tasarımı ve üretimi tamamen milli ve yerli imkanlarla büyükşehir belediyesi tarafından yaptırılan römork yüklemeli tıbbi ve aromatik bitki, hasat makinasıyla da yapılıyor.



Dikim yapılan alanlar sigortalandı


Büyükşehir Belediyesi Sekapark A.Ş’nin kontrolörlüğünde 5 üretim yılı boyunca tüm tarımsal faaliyetler, çiftçilere ait sertifikalandırma süreci, eğitimler ve saha uygulamalarının takibi, uluslararası standartlara uygun olarak yapılıyor. Arazilerin, yıllık tarımsal ürün sigorta poliçeleri, Sekapark A.Ş tarafından karşılanıyor. Proje doğrultusunda büyükşehir ziraat mühendisleri ve Sekapark A.Ş teknik ekibi dikim yapılmış ve yapılacak tarlalarda gerekli kontrolleri sağlarken, çiftçilere de teknik konularda danışmanlık hizmeti veriliyor. Türkiye’nin en büyük Tıbbi Aromatik Bitkiler Distilasyon Merkezi’nde, su buharı yöntemiyle distile edilerek uçucu yağlar elde ediliyor. Sekapark A.Ş Süper Kritik Akışkan Ekstraksiyon Tesisi’nde ürünler yüksek teknoloji ile işlenerek, uluslararası standartlara uygun bitki özleri/ekstraktlar elde ediliyor. Elde edilen uçucu yağlar, ekstraktlar, gıda, gıda takviyesi ve kozmetik sektörlerinde hammadde olarak kullanılmak üzere piyasaya arz ediliyor. Yine yetiştirilen bitkiler Sekapark A.Ş tarafından işlenip, hazırlanarak, bitki çayları ve baharat sektörüne hammadde amaçlı sunuluyor.



"60 dönümde biberiye ve 13 dönüm lavanta ektik"


Derince ilçesi Tahtalı Mahallesi’ndeki tarlasında biberiye ve lavanta yetiştiren İbrahim Turan, belediyenin mazot ve gübre başta olmak üzere pek çok tarımsal desteğinden yararlandığını söyledi. Turan, 2021 yılında biberiye ve lavanta yetiştiriciliğine başladıklarını belirterek, "60 dönümde biberiye ve 13 dönüm lavanta ektik. Şu anda bahar dönemi bitkilerin bakımlarını yapıyoruz. Ürünlerimiz belediyemiz tarafından alım garantili ve katma değeri yüksek. Sekapark A.Ş. bizimle yakından ilgileniyor. Başkan Tahir Büyükakın sayesinde hiç sıkıntı yaşamadan üretime devam ediyoruz. Başkanımıza gerçekten teşekkür ediyoruz." dedi.


Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki Sekapark A.Ş Tarımsal Hizmetler Saha Sorumlusu Şahin Akpınar ise "2025 sezonuna girdik. Şu an sözleşmeli tarım yaptığımız çiftçilerimizin arazilerinde bakım ve temizlik çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyoruz. Sahada, çiftçilerimizle iç içe ve üretimi kolaylaştırıcı uygulamalar ile her daim çiftçimizin yanındayız. Bu sezon tıbbi ve aromatik bitkilerin rekolte anlamında verimli ve bereketli geçeceğini bekliyoruz." dedi.



Tıbbi ve aromatik bitkilerin bahar temizliği yapılıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla MEAH’a ‘Anne Dostu Hastane’ unvanı Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sağlık Bakanlığı’nın ‘Anne Dostu Hastane’ programı kapsamında Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Koruyucu Sağlık Hizmetleri Birimi tarafından yürütülen ‘Anne Dostu Hastane’ programı kapsamında gerçekleştirilen değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayarak ‘Anne Dostu Hastane’ unvanı aldı. Sağlık Bakanlığı’nın; gebelik, doğum ve lohusalık süreçlerinin hasta hakları, güvenlik ve mahremiyet ilkeleri doğrultusunda, anne ve bebek için güvenli ve nitelikli ortamlarda gerçekleştirilmesini amaçlayan programı kapsamında Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi kapsamlı bir denetim sürecinden geçti. Değerlendirme süreci, Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan ve başkanlığını İlkay Zengin’in yürüttüğü heyetin hastaneyi ziyaretiyle gerçekleştirildi. Heyet tarafından; doğum öncesi ve sonrası hizmet süreçleri, anne mahremiyetinin sağlanması, hasta güvenliği uygulamaları ve doğum alanlarının fiziki uygunluğu gibi birçok başlıkta detaylı incelemeler yapıldı. Gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme sonucunda, Muğla EAH, anne sağlığı hizmetlerinde ortaya koyduğu güçlü ekip anlayışı, yüksek kalite ve etkinlik, Bakanlık yetkilileri tarafından standartlara uygun bulunarak olumlu değerlendirildi. Tüm kriterleri başarıyla karşılayan Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ‘Anne Dostu Hastane’ unvanını kullanma hakkı elde etti Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça’nın da katılım sağladığı değerlendirme toplantısında, annelik yolculuğunda anne ve bebek sağlığını önceleyen çalışmalarda emeği bulunan başta hastane yönetimi olmak üzere tüm hekimler, hemşireler ve sağlık çalışanları çalışmaları nedeniyle teşekkür edildi.
Ordu Ordu’da özel bireylerin diş problemlerine etkili çözüm Ordu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Günübirlik Kliniği ve Engelli Ünitesinde özel bireylerin ihtiyaçlarına yönelik sunduğu hizmetler ile dikkat çekiyor. Günübirlik Kliniği ve Engelli Ünitesinin açıldığı 2020 yılından bu yana 543’ü özel bakım gerektiren birey olmak üzere toplam 670 hastanın tüm diş tedavileri tek seansta genel anestezi altında gerçekleştirildi. 2025 yılı içerisinde ise 166’sı down sendromu, otizm spektrum bozukluğu gibi özel bakım gerektiren bireyler olmak üzere toplam 208 hastanın diş tedavisi genel anestezi altında yapıldı. Özellikle kooperasyon güçlüğü yaşayan bireylerde daha önce tamamlanamayan diş tedavilerinin tek seansta ve güvenli şartlarda yapılabilmesi, hasta yakınları tarafından büyük bir kolaylık olarak değerlendirildi. Hasta yakınları ayrıca tedavi süreci boyunca ekip tarafından sağlanan bilgilendirme, iletişim ve koordinasyonun sürecin daha anlaşılır ve yönetilebilir olmasına katkı sunduğu belirtti. Özel bakım gerektiren bireylerde diş tedavilerinin genel anestezi uzmanları ile uzman diş hekimlerinden oluşan sağlık ekibi ve multidisipliner bir yaklaşımla gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade eden Diş Hekimliği Fakültesi Dekan V.Prof. Dr. Melih Ömezli, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş’ın destekleriyle Günübirlik Kliniği ve Engelli Ünitesinde genel anestezi altında sunulan nitelikli sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi ve daha fazla sayıda özel bakım gerektiren hastaya tedavi hizmeti verilebilmesi için çalışmaların aralıksız şekilde sürdürüldüğünü belirtti.
Kayseri Avukat Zeynep Karakuş: "Çocuğun işlediği suçta ebeveynin ihmali olması durumunda sorumluluğu doğabilir" Avukat Zeynep Karakuş; mevcut sistemde ebeveynlerin çocukların suça sürüklenmesindeki ihmal veya yetersizliklerinden dolayı doğrudan ceza sorumluluğunun bulunmadığını, ancak çocuğun işlediği suç ile ebeveynin ihmali arasında somut bağlantı olması durumunda sorumluluğun gündeme gelebileceğini belirtti. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda öğrenciler tarafından düzenlenen saldırıların ardından değerlendirmelerde bulunan Avukat Zeynep Karakuş; çocuğun suça yöneldiğinin bilinmesine rağmen buna göz yumulması, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda ebeveynlerin sorumluluğunun doğabileceğini aktardı. Mevcut sistemde çocukların suça sürüklenmesinde ebeveynlerin sorumluluğunun azaldığını ifade eden Karakuş, yeni bir düzenleme ile suçun azaltılmasına katkı sağlanabileceğini ifade etti. Avukat Zeynep Karakuş; "Çocukların işlediği suçlar bakımından hukuk sisteminde çeşitli düzenlemeler bulunmakla birlikte çocuklar için ceza sorumluluğu azaltılırken, anne ve babalara daha çok özel hukuk kapsamında yükümlülükler yüklenmektedir. Ancak mevcut sistemde, ebeveynlerin çocukların suça sürüklenmesindeki ihmal veya yetersizliklerinden dolayı doğrudan ceza sorumluluğu bulunmamakta. Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan ’ceza sorumluluğunun şahsiliği’ gereği, herkes yalnızca kendi fiilinden sorumlu tutulur. Bu nedenle çocuk tarafından işlenen bir suçtan dolayı anne ve babanın doğrudan sorumlu tutulması mümkün değildir. Bununla birlikte ebeveynlerin bakım, gözetim ve eğitim yükümlülüklerini ihmal etmeleri halinde çocukların suça sürüklenebileceği de bir gerçektir. Bu noktada bazı görüşler ebeveynlerin özellikle bakım, gözetim ve denetim yükümlülüklerini açık şekilde ihmal etmeleri halinde cezai sorumluluklarının doğması gerektiğini savunmaktadır. Örneğin çocuğun suça yöneldiğinin bilinmesine rağmen buna göz yumulması, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda ebeveynlerin sorumluluğu doğabileceği ifade ediliyor. Ancak böyle bir düzenlemenin hayata geçirilebilmesi için, ebeveynin ihmali ile çocuğun işlediği suç arasında açık, somut ve güçlü bir neden-sonuç ilişkisinin, yani illiyet bağının kurulması gerekiyor. Başka bir ifadeyle; sadece çocuğun suç işlemiş olması yeterli olmayıp, bu sonucun doğrudan ebeveynin ihmaliyle bağlantılı olması gerekir. Aksi halde, sorumluluğun sınırları belirsiz hale gelir; ve ilkenin ihlali durumu doğar. Nitekim Adalet Bakanı Akın Gürlek de yaptığı açıklamalarda, çocukların suça sürüklenmesinde ailelerin rolüne dikkat çekmiş ve ailelerin sorumluluğunun da tartışılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu yönde yapılacak yeni bir düzenleme faydalı olacaktır" dedi.