ASAYİŞ - 11 Şubat 2026 Çarşamba 17:28

TMO silolarındaki patlama davasında sanıklara 15 yıla kadar hapis talebi

A
A
A
TMO silolarındaki patlama davasında sanıklara 15 yıla kadar hapis talebi

Kocaeli’de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen, 2 kişinin hayatını kaybettiği ve 8 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 6 sanığın "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.


Kocaeli’nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023’de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen patlamada Ekrem Kalkan ve Elif Dayıoğlu hayatını kaybetmiş, 8 kişi de yaralanmıştı. Olayda TMO’nun 60 silosundan 13’ü zarar görmüştü. Soruşturmada ismi geçen 6 sanık hakkında "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.


Olaya ilişkin açılan dava, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ölen Elif Dayıoğlu’nun eşi Arif Dayıoğlu ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar ise duruşmaya katılmadı. Müşteki Dayıoğlu, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.



Mütalaa açıklandı


Cumhuriyet savcısı, esas hakkında hazırladığı mütalaada, olayla ilgili uzman bilirkişi raporuna geniş yer verdi. Raporda, TMO Derince Liman Silosu’nda gerekli önlemlerin alınmadığı, eksikliklerin giderilmediği ve 2023 yılı olağan bakımının yapılmadığı vurgulandı. Çalışma esnasında ortamda toz oluşumunun engellenmediği, zeminde toz birikimine müsaade edildiği ve düzenli temizlik yapılmadığına dikkat çekilen raporda, patlamanın hububat tozlarından kaynaklı "toz patlaması" olduğu belirtildi.



Sanıkların kusur durumları tek tek açıklandı


Mütalaada, sanıkların görev ve sorumlulukları çerçevesinde kusur durumları şu şekilde sıralandı:


Başmüdür Kenan D. (asli kusurlu): İş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerinde belirtilen gereklilikleri yerine getirmediği, gerekli organizasyonları yapmadığı, Patlamadan Korunma Dokümanı’ndaki şartları sağlamadığı, ekipman iyileştirme (exproof cihaz kullanımı) çalışmalarını yaptırmadığı, düzenli toz temizliği ve periyodik bakımları zamanında yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.


Müdür Yardımcısı Kemal Ö. (asli kusurlu): Düzenli toz temizleme çalışmalarını etkin yönetmediği, toz emme sisteminin kontrolünü ve periyodik bakımları yaptırmadığı, taşeron çalışmasında risk analizi ve personel eğitimi konularında yetersiz kaldığı, çalışmaya nezaretçi sağlamadığı, elektrik ve topraklama tesisatı kontrollerindeki eksiklikleri gidermediği ve geçmişte yaşanan yangınlara rağmen alanda sigara içilmesine göz yumduğu gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.


Şef Vekili Bahri B. (asli ve tali kusurlu): Toz oluşumunu engelleyecek önlemleri aldırmadığı, risk analizi ve taşeron personel eğitimi konularında eksik kaldığı, hububat boşaltımı sürerken taşeron firmaya hazırlık talimatı verdiği, elektrik ve topraklama eksikliklerini gidermediği için asli kusurlu; alanda sigara içilmesine müsaade edilmesi nedeniyle de tali kusurlu bulundu.


Mühendis Ahmet S. (tali kusurlu): Toz temizlik çalışması ve toz emme sisteminin etkin kontrolünü yaptırmadığı, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve sigara içilmesine göz yumulması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtildi.


Taşeron firma sahibi Osman T. (asli kusurlu): Mersin Hidrolik firması sahibi olarak personeline iş güvenliği eğitimi aldırmadığı, risklere karşı bilgilendirmediği ve gerekli risk analizini yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.


Taşeron firma alan yetkilisi İsmail Ç. (asli kusurlu): Hububat boşaltım çalışması devam ederken personeline katlarda tamirat ve kaynak işlemi yaptırdığı gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.



15’er yıla kadar hapis ve meslekten men talebi


Cumhuriyet savcısı mütalaasında, bilirkişi raporuna atıfta bulunarak sanıkların ihmali kusurları nedeniyle ölüm ve yaralanmalara sebebiyet verdiklerinin tespit edildiğini vurguladı.


Savcı, 6 sanığın da "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.


Mütalaada ayrıca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 53/6. maddesi uyarınca, hapis cezasına ek olarak belirli süreyle görev yapma ve mesleklerini icra etme yasağı uygulanması istendi.


Mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.



TMO silolarındaki patlama davasında sanıklara 15 yıla kadar hapis talebi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Adalet Bakanı Gürlek: "Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Edirne’de yaptığı açıklamada kamuoyunda gündem olan dosyaların titizlikle takip edildiğini belirterek, "Başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz Vakası olmak üzere çözümler ve bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere Edirne’ye geldi. Sabah saatlerinde kara yoluyla kente ulaşan Bakan Gürlek, programına ilk olarak Edirne Valiliği’ni ziyaret ederek başladı. Valilikte gerçekleşen ziyarette, kentte yürütülen adli hizmetler, yargı süreçleri ve devam eden yatırımlar hakkında bilgi aldı. Valilik girişinde protokol üyeleri tarafından karşılanan Bakan Gürlek’e, halk oyunları kıyafetleri giymiş çocuklar tarafından çiçek takdim edildi. Çocuklarla yakından ilgilenen ve onlarla sohbet eden Gürlek, ardından protokol üyeleriyle selamlaşarak Valilik toplantı salonuna geçti. Burada il protokolü, yargı mensupları ve ilgili kurum temsilcileriyle bir araya gelen Bakan Gürlek, Edirne’deki adalet hizmetlerinin mevcut durumu ve ihtiyaçları üzerine değerlendirmelerde bulundu. Adalet Bakanı Akın Gürlek yaptığı açıklamada, "Aziz Edirneli hemşehrilerim, Cumhurbaşkanımızın selamlarını sizlere iletmekten ötürü onur duyuyor, sizleri saygıyla selamlıyorum. İmparatorluklara başkent olmuş, Anadolu’dan Avrupa’ya medeniyet ve kültür şehri Edirne’mizde bulunmaktan şeref duyduğumu tekrardan ifade etmek istiyorum. Meriç’in başına taç yapmış yemyeşil ovalarıyla şehre kaftan giydirmiş Mimar Sinan ruhunun şahlandığı Selimiye Camisi’nin kenti Edirne’mize Türkiye Cumhuriyeti’nin Adalet Bakanı olarak bizi misafir ettiniz. Tekraren şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Edirne’nin taşıdığı sınır şehir vasfı ile devletimizin kudreti ile hukuk düzeninin en görülü olduğu alanlardan biridir. Sınırda yalnızca güvenlik değil, hukuk da görevdedir. Türkiye’nin Avrupa’ya açılan bir kapısı olan bu şehrimize sunulan adalet hizmeti ülkemizin hukuk devleti kimliğinin dışarıya aynı zamanda bir yansımasıdır. Edirne’nin sınır vilayeti olması sebebiyle yargı sistemimizin de kusursuz bir şekilde işlemesi gerekmektedir. Bu nedenle Edirne’yi ziyaret etmemizdeki maksadımız buradaki yargı işleyişini yakından görmek ve yerinde inceleme yapmaktır. Bu nedenle bugün burada olmaktan ötürü duymuş olduğumuz memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Az önce de sayın valim ve kıymetli milletvekilimizle de bir araya geldik. Burada bir müjde olarak verelim. Edirne’de inşallah bölge idare mahkemesi kurulmasına karar verdik. Bu konuda gerekli adımları hem personel genel müdürlüğü hem de hakimler kurulu olarak atacağız. İnşallah Edirne’mize bölge idare mahkemesi yaz kararnamesi ve faaliyeti geçirilecek. Bunu da tekrardan söyleyelim" dedi. "Hiçbir adli vaka sahipsiz değildir" Konuşmasının devamında Bakan Gürlek, "Değerli Edirneli hemşehrilerim, kıymetli basın mensupları, malumunuzun olduğu üzere kamuoyunu derinden yaralayan ve toplum vicdanında iz bırakan, aydınlatılması beklenen her olay bizim görevlerimiz içerisindedir. Güncel olarak başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz Vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ve kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine sahiptir. Hiçbir adli vakada savcılarımız dosyanın kapağındaki isme bakmaz. Bu isimlerin kim olduğuna, makamına, mevkisine ne olduğuna bakmaz. Soruşturma içerisindeki vaka ve yetkilerini kullanır. Bunu da belirtmek isterim ki bu tür davaları takip eden cumhuriyet başsavcılarımıza ve savcılarımıza yaptıkları fedakar görevlerden ötürü ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı. "Suçla mücadelede kararlıyız" Adalet Bakanlığı olarak güncel konularla ilgili birçok çalışmayı aynı anda başlattıklarını belirten Gürlek, "Bunları başlıklar halinde ifade edersek yasa dışı bahis, sanal kumar, sosyal medya terörleri, uyuşturucu suçları, yolsuzluk, çıkar amaçlı suç örgütleri, suça sürüklenen çocuklar gibi toplumumuzda, milletimizi derinden etkileyen ve rahatsızlık oluşturan her türlü adli suç ve kollarının üzerine kararlılıkla gideceğiz. Bu konuda kanuni düzenlemeler eksikse bunları da yapacağız. Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması bu kapsamda en temel önceliklerimiz arasındadır. Geciken adaletin, toplum vicdanında karşılık bulmadığını biliyoruz. Bu doğrultuda süreçleri sadeleştiren, hızlandıran, öngörülebilirliği arttıran düzeni kararlılıkla hayata geçireceğiz. Edirne’mizin adalet hizmetleri anlamında eksiksiz hizmet alması için tüm imkanlarımızla, çalıştığımızdan da emin olmanızı istiyorum. Değerli Edirneli hemşehrilerim, aziz vatandaşlarımız şunu bilmelidir ki çocuklarımızı, gençlerimizi ve ailelerimizi çağırıp uyuşturucudan, yasa dışı bahisten, sanal kumardan, sosyal medya teröründen, ilk cümle, tüm tehditlerden korumak sadece bir asayiş meselesi değil, aynı zamanda aile, gelecek ve açıkça ifade ediyorum ki bir milli güvenlik meselesidir. Bu saydığımız tehdit unsurları, milletimizin temelini oluşturan aile yapısını hedef almakta ve toplumsal bünyemizi içerden çökertmeye çalışmaktadır. Buradan açık ve net bir şekilde şunu ifade etmek istiyorum. Metropollerdeki torbacılardan, uluslararası uyuşturucu baronlarına, onların istihbarat bağlantılarından finans kaynaklarına, sevkiyat hatlarından, sokak düzeyindeki ağlarına kadar bu karanlık düzenin asla geçit vermeyeceğiz. Gençlerimizi ve çocuklarımızı adeta esir almayı, bilinçlerini ele geçirmeyi amaçlayan sanal platformların özellikle dünyada kontrolsüz bir salgın hastalık gibi hızla yayılması küresel dünyada bir sorun olduğu gibi ülkemizde de güncel bir problemdir. Ailelerimizin, gençleri ve çocukları yakından takip etmesi, en değerli varlığımız olan bireylerimizi bu tehditlerden korumak için elzem olup bu kapsamda tüm adımların atılması gerekmektedir. Devlet olarak da her konunun yasalaşması konusunda da gerekli adımlar atılmıştır. Bu konuda biliyorsunuz yakın zamanda meclisten bir aile paketi geçti. Bu aile paketimizde sosyal medyayla ilgili bir kısım düzenlemeler yapıldı. Biz de inşallah 12’nci yargı paketimizi sosyal medyayla ilgili bir kısım düzenlemeler yapmayı düşünüyoruz. Türkiye Yüzyılı hedeflerine yürürken adalet sistemimizi daha da güçlendirmek, vatandaşın olan güvenliği pekiştirmek, hukukun üstünlüğünü her alanda hakim kılmak için bizim temel sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluğu yerine getirirken milletimizin değerlerinden, tarihinden ve inancından aldığımız güçle hareket etmekteyiz. Bugün buraya bakanlığımızın ilgili tüm kadroyla birlikte geldik. Yerinde tespitlerimizi yapıyor ihtiyaçları doğrudan sahada değerlendiriyoruz. Çözüm yollarını projelendiriyor. Ve Edirne için adli altyapı ekipleri varsa en kısa sürede inşallah somut adımlar atarak tamamlayacağız. Cumhurbaşkanımızın açık ve net talimatları doğrultusunda bakanlığımızın sorumlu olduğu alanlarda 81 vilayetimize tam bir seferberlik anlayışıyla özellikle adalet noktasında atılması gereken tüm adımlar varsa bunları atacağız. Elimizden geldiğince yasal düzenlemeleri de kısa sürede faaliyete geçireceğiz. Sözlerime son verirken Edirne’de görev yapan tüm yargı mensuplarına, adalet teşkilatımızın bütün personeline, hukukun üstünlüğü için emek veren herkese teşekkür ediyorum. Temennim odur ki bu kadim serhat şehir geçmişte olduğu gibi bugün de adaletin, nizamın, hakkaniyetin ve devlet vakarının güçlü bir sembolü olmaya devam etsin" diye konuştu.
Antalya Çocuklar YÖREX’i çok sevdi Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) desteğiyle düzenlediği Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, Anadolu’nun dört bir yanından gelen yüzlerce yöresel ürünü ANFAŞ Fuar Merkezi’nde ziyaretçilerle buluşturuyor. YÖREX’i ziyaret eden çocuklar, Türkiye’nin 7 bölgesine ait ürünleri yakından tanırken, farklı yöresel lezzetleri de tatma fırsatı buldu. Konyaaltı Bedriye Bileydi İlköğretim Okulu 3-D sınıfı öğrencileri, öğretmenleri Nurten Yurtkulu eşliğinde YÖREX’i ziyaret etti. Stantları tek tek gezen öğrenciler, yöresel ürünler hakkında bilgi alırken merak ettikleri soruları üreticilere yöneltti. Çocukların özellikle el emeği ürünlere yoğun ilgi gösterdiği gözlendi. Sucuktan fındığa kadar pek çok lezzetin tadına bakan çocuklara stantlarda hediyeler de sunuldu. Annelere çağrı: "Çocuklarınızla YÖREX’e gelin" Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, YÖREX’in sadece bir fuar değil, aynı zamanda kültürel bir buluşma noktası olduğunu vurgulayarak, "Yöresel ürünler, gelecek nesillere aktarmamız gereken mirasımızdır. YÖREX, çocuklarımızı geleneksel değerlerimizle buluşturan önemli bir organizasyon. Bu kültürü yaşatmak ve geleceğe taşımak için tüm annelerimizi çocuklarıyla birlikte YÖREX’e davet ediyorum" dedi. Giriş ücretsiz olan YÖREX, 26 Nisan’a kadar ANFAŞ Fuar Merkezi’nde ziyaretçiyle buluşacak.
İstanbul Mahmut Nedim Akülke: "Afyon Motorsporları Merkezi 9 yılda 5 ödül aldı" Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, bu yıl Afyon’da 9. kez yapılacak Dünya Motokros Şampiyonası’nda parkurda yenilikler olacağını belirterek, katılım sayısının da artacağını söyledi. Akülke, Afyon Motorsporları Merkezi’nin de dünyanın en iyi parkuruna sahip olduğunu vurgulayarak, 9 yılda 5 ödül aldığını ifade etti. Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, eylül ayında Afyonkarahisar’da 9. kez gerçekleştirilecek Dünya Motokros Şampiyonası ve federasyonun çalışmalarıyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Dünya Motokros Şampiyonası’nın, Türkiye’de spor turizminin bir yüzü olduğunu belirten Akülke, "2018 yılından beri Afyonkarahisar’da, Afyon Motorsporları Merkezi’nde gerçekleşiyor. 4 farklı branşta yapılıyor. 2 Dünya Şampiyonası, Kadınlar Dünya Şampiyonası ve Avrupa Gençler Şampiyonası olmak üzere 4 kategoride yaklaşık 150 sporcunun katılımıyla gerçekleşiyor. En önemlisi 86 ülkede direkt olarak canlı yayınlanıyor ve 6 kıtada aynı gün 180 ülkeye de yayın yapıyor. Onun için özellikle Türkiye’nin spor turizmindeki en önemli organizasyonlarından biri. Bu sene 2-6 Eylül tarihleri arasında. 9. kez gerçekleşecek. Ayın 12’sinde basın toplantısıyla İstanbul’da görücüye çıkıyoruz. Bu sene hem Dünya Motokros Şampiyonası’nda neler var, ne yenilikler var hem de 9 yıldır yapılan Afyon Motofest’te bu sene ne etkinlikler olacak, hangi sanatçılar olacak, bunları hep beraber kamuoyuyla paylaşacağız. Yine dopdolu bir program, 7’den 77’ye herkesin kendinde bir şeyler bulabileceği, tüm Türkiye’yi Afyon’a çekebileceğimiz bir organizasyonun tanıtımını da gerçekleştireceğiz" diye konuştu. "Parkur içinde yeniliklerimiz olacak" Bu seneki yeniliklerden bahseden Asbaşkan Akülke, "Sportif olarak parkur içinde birtakım yeniliklerimiz olacak. Katılım sayımız da geçen yıla oranla artacak. Bunun yanı sıra işin festival kısmında ’Ustalara Saygı’ etkinliğinde Türkiye’nin en önemli sanatçılarından biri olacak. Her gün 2 veya 3 sanatçıyla Türkiye’nin en büyük bir müzik şöleni de gerçekleşmiş olacak. Ama bunun yanı sıra da kamp alanı, karavan alanıyla da Türkiye’nin en büyük entegre festivaline imza atacağız" şeklinde konuştu. "Avrupa Gençler Şampiyonası’nda 7-8 sporcumuz mücadele ediyor" Şampiyonalarda yarışacak Türk sporcular hakkında da bilgi veren Mahmut Nedim Akülke, "Avrupa Gençler Şampiyonası’nda 7-8 sporcumuz mücadele ediyor. İki kadınımız, Kadınlar Dünya Şampiyonası’nda devam ediyor. Dünya Motokros Şampiyonası aslında bizim sporcuların gelişimine inanılmaz bir katkı yaptı. Özellikle çocuk ve genç sporcularımızın motokros branşı, dünyada da motosikletin anaokulu, ilkokulu. 5 yaşından itibaren bu sporu yapabilirsiniz. Dünya Motokros Şampiyonası’nın 9 yıldır Afyonkarahisar’da yapılması sebebiyle 100’ün üstünde 5 ila 10 yaş arasında sporcumuz mücadele ediyor" dedi. "Afyon Motorsporları Merkezi 9 yılda 5 ödül aldı" Dünyada Afyonkarahisar’ın öneminin sorulması üzerine Akülke, "Bundan çok büyük gururla bahsedebilirim. Afyon Motorsporları Merkezi, dünyanın en iyi parkuruna sahip. 9 yılda 5 ödül aldı. Dünyanın en iyi padok alanı, spor turizminde en iyi tanıtım yapan ülke, en iyi organizasyon gibi Uluslararası Federasyon’dan 9 yılda 5 ödülle kendini taçlandırdı. Aslında bu Grand Prix, Arjantin’de başlıyor, bu sene 21 yarışla sonuçlanacak. Avrupa, Avrupa’dan sonra Avustralya, tekrar Amerika’da bitecek. İnanılmaz bir Grand Prix. Biz de bunun 17. ve 18. ayağını her sene gerçekleştiriyoruz. Özellikle uluslararası federasyon ve gelen sporcuların hepsi inanılmaz şekilde memnun ve Afyon bu konuda dünyanın en iyi motokros parkuruna sahip. Bununla da Türkiye olarak büyük gurur duyuyoruz" diye cevap verdi. "Yaklaşık 40’a yakın ulusal organizasyonlarımız var" Federasyon olarak yaptıkları çalışmalar için ise Mahmut Nedim Akülke, "Yaklaşık 40’a yakın ulusal organizasyonlarımız var. Spor turizmi çerçevesinde Türkiye’nin tüm coğrafyasına gitmeye çalışıyoruz ve orada organizasyonlar yapmaya çalışıyoruz. Bunun yanı sıra da 4 Dünya Şampiyonamız var. Afyon’da 9. kez yaptığımız Dünya Motokros Şampiyonası, bu sene Rize Güneysu Handüzü’nde 3. kez gerçekleştirdiğimiz Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası, bu sene 2. kez gerçekleştireceğimiz Dünya Motosörf Şampiyonası ve yine efsane yarışlardan biri olan Dünya Hard Enduro Şampiyonası var. Sea to Sky Dünya Hard Şampiyonası’nı, her sene Kemer Motosiklet Kulübümüz, federasyonumuzla beraber düzenliyor, 17. kez yapılacak. 15 yıldır Motosiklet Federasyonu’nda ’Spor, turizmin geleceğidir’ mottosunu en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Motosiklet Federasyonu olarak 1 yıldan beri çocuk sporculara önem verdiklerini aktaran Asbaşkan Akülke, "Onları hem maddi hem manevi şekilde destekliyoruz ve bundan sonra da desteklemeye devam edeceğiz. İnanıyorum ki önümüzdeki 10 yılda Türkiye artık motosiklet sporunda İtalya, Amerika, Avustralya gibi, İspanya gibi ülkelerle çekişecek. Çok büyük bir keyif ve gururla da söylüyorum, Toprak Razgatlıoğlu bugün MotoGP’de, Deniz var, MotoGP 3’te sporcularımız var. Bu aslında bu gurur Türkiye’nin gururu" diyerek sözlerini tamamladı.