KÜLTÜR SANAT - 23 Aralık 2025 Salı 10:00

Yeşilçam efsanesinin evi "yılan hikayesine" döndü

A
A
A
Yeşilçam efsanesinin evi "yılan hikayesine" döndü

KOCAELİ (İHA) – Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Hulusi Kentmen’in Kocaeli’nin İzmit ilçesindeki evinde başlatılan restorasyon çalışmalarının 5 yıldır tamamlanamaması tepkilere sebep oldu. İzmit Belediyesi’nce aradan geçen yıllara ve düzenlenen çok sayıda ihaleye rağmen bir türlü tamamlanamayan projeyi eleştiren MHP İzmit İlçe Başkanı İlker Kazan, "Ortada bitmeyen bir iş var ama her yıl sanki yeni bir proje yapılmış gibi bunun reklamı yapılıyor. Hulusi Kentmen’in bile bu kadar haberi olmamıştır. Fatma Başkan her sene yılda 5 kez burayı haber yaptırarak gündemde tutuyor" dedi.


Veliahmet Mahallesinde bulunan ve Türk sinemasının "babacan" karakteri Hulusi Kentmen’in çocukluğunun geçtiği evin restorasyonu için İzmit Belediyesi’nce 2020 yılında başlatılan süreç, aradan geçen yıllara rağmen tamamlanamadı. Sanat evi ve müze olarak kente kazandırılması hedeflenen projenin son durumunu eleştiren MHP İzmit İlçe Başkanı İlker Kazan, yapının defalarca ihaleye çıkılmasına rağmen bitirilememesine tepki gösterdi.



"Ortada bitmeyen bir iş var ama her yıl sanki yeni bir projeymiş gibi bunun reklamı yapılıyor"


Yarım kalan restorasyon alanında incelemelerde bulunan Kazan, sürecin 2019 yılında kendi meclis üyeliği döneminde gündeme geldiğini, 2020 yılında ise İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet döneminde ilk ihalenin yapıldığını hatırlattı. Söz konusu yapının 2020 yılından bu yana her yıl birçok kez ihaleye çıkarıldığını söyleyerek, yapının yıllardır aynı noktada tutulduğuna dikkati çekti. İlker Kazan, "Ortada bitmeyen bir iş var ama her yıl sanki yeni bir proje yapılmış gibi bunun reklamı yapılıyor. Gördüğünüz üzere yapıldı deniliyor ama her yıl, yılda 5 kere bunun reklamı yapılıyor. Ben her seferinde yapılanın değil, yapılmayanın hesabını soruyorum" dedi.



"Aynı yer için belki de 10’uncu kez ihaleye çıkılıyor"


Belediye yönetiminin sürekli "engelleniyoruz" söylemiyle kamuoyunu meşgul ettiğini ifade eden Kazan, İzmit’e değer katacak işlerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bu yıl görev süresinin ikinci yılını doldurmuş bir belediye başkanından bahsediyoruz. Buna rağmen aynı yer için belki de 10’uncu kez ihaleye çıkılıyor. Kendisini, yapılmayan işleri reklamlarla anlatmak yerine İzmit’e gerçekten değer katacak işleri hayata geçirmeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.



"Hulusi Kentmen’in bile bu kadar filmi olmamıştır"


Restorasyon sürecinin sürekli reklam malzemesi yapıldığını kaydeden MHP İlçe Başkanı Kazan, şöyle konuştu:


"Hulusi Kentmen’in bile bu kadar haberi olmamıştır ya da bu kadar filmi olmamıştır. Fatma Başkan her sene yılda 5 kez burayı haber yaptırarak gündemde tutuyor. Yılda 5 kere ihaleye çıkıyor. Yapmak mı istemiyor, yoksa sürekli gündemde kalmak için mi bunu yapıyor bilemiyorum. Ama demek ki isteyince yapabiliyor. Yapabiliyorsa da buyursun, bir an önce yapsın."



"Camlar takılı değil, bina açık"


Yapının fiziki durumuna da değinen Kazan, binanın dış etkenlere karşı korumasız olduğunu belirtti. Restorasyon alanında bilgilendirme tabelasının bulunmadığını ve teslim tarihinin belirsiz olduğunu aktaran Kazan, "Bugün de görüyorsunuz, camlar takılı değil, bina açık durumda. Herkes rahatlıkla içeri girebilir. Yağmurlu havalarda yapılan bütün emekler boşa gidecek. Sonra yeniden aynı ihaleye çıkılacak. İzmitlinin hakkı bir kez daha gasp edilecek. Ne zaman teslim edilecek, ne olacak, buna dair hiçbir açıklama yok. Ruhsatın da bildiğim kadarıyla o dönemde iptal edildiğini ve yeniden ruhsat alınması gerektiğini düşünüyorum. Ancak alanda yetkili kimse olmadığı için net bilgi alınamıyor. Tabelalar da yırtık ve kullanılamaz halde" şeklinde konuştu.



"Sanata ve sanatçıya verilen değer ortada"


Kazan, Hulusi Kentmen gibi Türk sinemasına damga vurmuş bir ismin adını taşıyan yapının yıllardır atıl vaziyette bekletilmesinin sanata verilen değeri gösterdiğini sözlerine ekleyerek, "Sanata ve sanatçıya verilen değer maalesef burada çok net bir şekilde ortada. Yapının yıllardır bu halde bekletilmesi kabul edilebilir değil" dedi.



Yeşilçam efsanesinin evi "yılan hikayesine" döndü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Bornova’daki tır faciasına ilişkin savcılıktan açıklama: Olay yerinde fren izi yok İzmir’in Bornova ilçesinde 1 polisin şehit olduğu, 2 kişinin hayatını kaybettiği 10 araçlı zincirleme trafik kazasına ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, tırın yolda fren izine rastlanmadığı ve aşırı tonaj ihtimali üzerinde durulduğu belirtildi. Kaza, Bornova ilçesi Evka-3 sapağı 57. Topçu Tugayı önünde saat 16.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 45 KB 8376 plakalı tır, sürücüsünün kontrolünden çıkarak karşı şeride geçti. Kontrolden çıkan tırın, aralarında bir polis ekip aracının da bulunduğu 10 araca çarpmasıyla zincirleme kaza yaşandı. Kazada ekip aracında görevli polis memuru Serkan Hızlı şehit olurken, aynı araçta bulunan diğer polis memuru ise ağır yaralandı. Kazaya neden olan tırın sürücüsü ile bir motosiklet sürücüsü de olay yerinde hayatını kaybetti. Toplamda 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 4 kişinin yaralandığı kazada, yaralılardan birinin hayati tehlikesinin bulunduğu ve tedavilerinin sürdüğü öğrenildi. "Fren izine izine rastlanılmadı" İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olaya ilişkin soruşturma başlatılırken, görevlendirilen 1 Cumhuriyet Başsavcıvekili ve 2 Cumhuriyet Savcısı olay yerinde incelemelerde bulundu. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, ilk tespitlerde kaza mahallinde tırın fren yaptığına dair herhangi bir iz bulunmadığı kaydedildi. Trafik ve makine mühendislerinden oluşturulan bilirkişi heyetinin hem olay yerinde hem de kazaya karışan araçlar üzerindeki teknik incelemeleri devam ediyor. Öte yandan, kazaya sebebiyet veren tırın taşıdığı yükün aşırı tonajlı olmasına ilişkin gerekli araştırma ve incelemelerin de başlatıldığı, tahkikatın çok yönlü olarak sürdürüldüğü bildirildi.
İstanbul Pro-Am’de Noyan 1 takımı zirvede Turkish Airlines Open öncesi düzenlenen ikinci Pro-Am’de Paul Waring ve Tom McKibbin’in oynadığı Noyan 1 takımı şampiyon oldu. DP Dünya Turu Asya Serisi’ndeki Turkish Airlines Open, yarın start alacak. 2 milyon 750 bin dolar toplam ödüllü turnuvada dört Türk oyuncu da sahaya çıkacak. DP Dünya Turu takvimindeki Turkish Airlines Open öncesi düzenlenen ikinci Pro-Am turnuvası golfün yıldızları ile amatör Türk oyuncuları buluşturdu. Organizasyonda biri profesyonel, üç amatör oyuncudan oluşan 24 takım mücadele etti. 2018 Britanya Açık şampiyonu ve Avrupa Ryder Cup ikinci kaptanı Francesco Molinari, 2024 Abu Dabi Açık şampiyonu Paul Waring, son şampiyon Martin Couvra ve Ryder Cup Avrupa takımı oyuncularından Rafa Cabrera Bello da Pro-Am’e katılarak Türk oyuncularla deneyimlerini paylaştı. Dışişleri eski Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Regnum Carya Onursal Başkanı Fikret Öztürk, Turkish Airlines Pazarlama Başkanı Ömer Faruk Sönmez, Türkiye Golf Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeleri Hasan Akçakayalıoğlu, Anıl Tetik, Mehmet Evyap ve Yasin Akkanat ile TGF Genel Sekreteri İhsan Gencay Asan, THY Pazarlama Başkanı Ömer Faruk Sönmez, KKTC Golf Federasyonu Başkanı Soner Yetkili, Ataşehir Golf Kulübü Başkanı Murat Karaduman, Cullinan Golf Kulübü Başkanı Mehmet Aygün, Regnum Bodrum Golf Kulübü Başkanı Serdar Dağıstan da organizasyonda mücadele etti. Şampiyonluk yine Noyan takımının Turkish Airlines Open’ın ikinci Pro-Am gününde yine bir Noyan takımı birinci oldu. DP Dünya Turu yıldızları Paul Waring ve Tom McKibbin ile birlikte oynayan, Onur Tekcan, Ercan Çek ve Ali Kuş’tan oluşan Noyan 1 takımı toplamda -32 ile birinci oldu. Eugenio Chacarra ve Romain Langasque’nun yer aldığı Murat Erdoğan, Mehmet Saraçoğlu ve Serdar Dağıstan’dan kurulu Regnum Bodrum takımı da toplamda -30 ile turnuvayı ikinci sırada tamamladı. Turnuvada üçüncülüğü ise THY 6 takımı elde etti. Jorge Campillo ve Dylan Naidoo ile oynayan, turnuvayı -28 ile bitiren ekipte Yavuz Küçük, Birand Kaya ve Louis Jean oynadı. Pro-Am’in ikinci gününde erkekler Nearest to the Pin kupasını Serdar Dağıstan aldı. Erkeklerde Timothy Sudman, kadınlarda ise milli oyuncu Deniz Sapmaz longest drive ödüllerinin sahibi oldu.
Ankara Polatlı’da bulunan kemik parçaları Bünyamin Koçak dosyasını yeniden gündeme taşıdı Ankara’nın Polatlı ilçesinde yol yapım çalışmaları sırasında ortaya çıkan kemik parçaları, 15 yıldır aydınlatılamayan Bünyamin Koçak dosyasını yeniden gündeme getirdi. İki çocuk babası 38 yaşındaki Bünyamin Koçak, 5 Nisan 2011 tarihinde Polatlı’da ortadan kaybolmuş, bir daha kendisinden haber alınamamıştı. Koçak için eşi Sultan Koçak tarafından kaybolduktan iki gün sonra resmi kayıp başvurusu yapılmış, günler süren aramalarda herhangi bir ize ulaşılamamıştı. Dosya, ailenin olaydan 52 gün sonra televizyon programına çıkarak yardım istemesiyle Türkiye gündemine taşındı. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran olay, "cesetsiz cinayet" tartışmalarının en dikkat çeken örneklerinden biri oldu. Kan izleri ve çelişkili ifadeler dava konusu olmuştu Soruşturma sürecinde savcılık; evde tespit edildiği belirtilen kan izleri, telefon görüşmeleri ve çelişkili beyanları gerekçe göstererek Sultan K. ile Özcan E. hakkında 2013 yılında dava açtı. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada iki sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandı. Ancak yargılama boyunca Bünyamin Koçak’a ait ceset ya da ölümün kesinliğini ortaya koyan somut bir delile ulaşılamadı. Mahkeme, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği beraat kararı verdi. Dosya daha sonra Yargıtay 1. Ceza Dairesi’ne taşındı. Karar bir kez bozulsa da yerel mahkemenin yeniden verdiği beraat hükmü kesinleşerek onandı. Yol çalışmasında çıkan kemikler dikkat çekti Polatlı’da bugün yürütülen yol yapım çalışması sırasında ortaya çıkan kemik parçaları ise akıllara yeniden Bünyamin Koçak dosyasını getirdi. Bulunan kemiklerin kime ait olduğu yapılacak incelemelerle netlik kazanacak. Gelişme, yıllardır cevapsız kalan soru işaretlerini yeniden gündeme taşırken, Koçak dosyasının yeniden açılıp açılmayacağı merak konusu oldu. 15 yıldır çözülemeyen Bünyamin Koçak dosyası, Polatlı’da ortaya çıkan yeni bulgularla yeniden gündeme geldi.