KÜLTÜR SANAT - 31 Ocak 2026 Cumartesi 09:44

Yumurta parasıyla yapılan 395 yıllık cami restorasyona alındı

A
A
A
Yumurta parasıyla yapılan 395 yıllık cami restorasyona alındı

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde, 1631 yılında Yumurtacı Muhammet Ali Ağa’nın yumurta satarak biriktirdiği paralarla inşa ettirdiği rivayet edilen ve asırlardır depremlere direnen tarihi Yumurtacı Cami, restorasyon çalışmaları için ibadete kapatıldı.


Hacı Hasan Mahallesi Sırrı Paşa Caddesi üzerinde bulunan ve 17. Osmanlı padişahı 4. Murad döneminde Yumurtacı Muhammet Ali Ağa tarafından yaptırılan cami, Osmanlı döneminin sivil mimari özelliklerini taşıyan nadir eserler arasında yer alıyor. Kerpiç yapısı, ahşap çatısı ve dikdörtgen planıyla dikkati çeken tarihi ibadethane, bölgede yüzyıllar içinde yaşanan birçok yıkıcı depremi yapısal hasar görmeden atlatmasıyla biliniyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetindeki cami, başlatılacak kapsamlı tadilat ve restorasyon çalışmalarının ardından yeniden cemaatle buluşacak.


Hacı Hasan Mahallesi Muhtarı Ömer Uzun, mahallenin İzmit’in en eski yerleşim bölgelerinden biri olduğunu belirterek, "Mahallemiz çok eski, otantik ve tarihi eserlerle dolu bir mahalle. En başta Yumurtacı Cami’miz, Pembe Köşk, Atatürk Köşkü ve Sırrı Paşa Köşkü gibi çok değerli yapılara sahibiz. Sessiz, sakin ve Osmanlı’yı yaşatan bir yapımız var" dedi.



"Yumurta satarak kazandığı parayla yaptırmış"


Caminin hikayesinin ve sağlamlığının bölge halkı için büyük önem taşıdığını vurgulayan Uzun, şöyle konuştu:


"Camimiz 1631 yılında yapılmış. Rivayetlere göre, Yumurtacı Muhammet Ali Ağa, yumurta satarak kazandığı parayla bu camiyi yaptırmış. 2, 3, 4 hatta 5 büyük deprem görmesine rağmen hiçbir yapısal hasar görmedi. Bu durum caminin en büyük sırrı ve en önemli özelliği."



"Restorasyonla birlikte yeniden ibadete açılmasını bekliyoruz"


Kerpiç yapıya sahip olan ve dikdörtgen planlı şekilde inşa edilen caminin ahşap çatı ile örtülü olduğunu aktaran Uzun, "Camimiz zaman içinde çeşitli onarımlar gördü ve bugüne kadar ulaştı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait bir yapı. Şu an kapalı çünkü tadilat süreci başlayacak. Restorasyonla birlikte yeniden ibadete açılmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.



"Yaşayan bir tarih"


Cami bahçesinde yapıyı inşa ettiren Yumurtacı Mehmet Ali Ağa’nın mezarının da bulunduğunu belirten Uzun, "Arka taraftaki anıtlarda da Osmanlı döneminde camiye yardım eden kişilerin kabirleri yer alıyor. Burası sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda yaşayan bir tarih" diye konuştu.



Yumurta parasıyla yapılan 395 yıllık cami restorasyona alındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Yüzlerce kişiye mezar olan Rönesans Rezidans’ın enkazından sağ kurtulan kadın yaşadıklarını unutamıyor Hatay’da Rönesans Rezidans, depremin ilk saniyelerinde yerle bir olup yüzlerce insana mezar oldu. Rezidansın enkazından 2 gün sonra kurtarılan Cemile İncili, yaşadıklarını unutamadığını belirterek, aynı enkazda kaybolan ablasından ve yeğeninden gelecek haberi umutla beklediğini söyledi. Asrın felaketinde büyük yıkıma uğrayan Hatay’da yaklaşık 25 bin insan hayatını kaybetmişti. Depreme Antakya ilçesi Ekinci Mahallesi’nde bulunan bine yakın insanın hayatını kaybettiği Rönesans Rezidans’ta yakalanan 59 yaşındaki Cemile İncili, enkazdan ikinci günde kurtarıldı. Tedavi olup iyileştikten sonra hayata yeniden başlayan İncili, aynı enkazda birlikte olduğu ablası Mevlüde ve yeğeni Mehmet Şükrü İncili’nin cesetlerinin bulunmaması üzerine cenazelerinden gelecek haberi 3 yıldır umutla bekliyor. Rönesans Rezidans’ın depremin ilk anlarında yıkıldığını ifade eden Cemile İncili, enkaz altında çığlık çığlığa kalmanın zor olduğunu anlatarak, "Depreme Rönesans’ta yakalanmıştık. Ablam Mevlüde Yıldız ve yeğenim Mehmet Şükrü İncili, üçümüz aynı odaya toplanmıştık. Rönesans binası çok kısa sürede yıkılıp enkazın altında kaldık. Enkaz altındayken o acıyı yaşamak, çığlık çığlığa kalmak çok zordu. Sesimizi duyan kimse yok mu diye enkazın içinde çok bağırdık ama duyan olmadı. Depremden 2 gün sonra ben kurtarıldım. Ben kurtarıldıktan sonra ablam ve yeğenimden hiç haber alamadım. O sırada ben ameliyatlar geçirdim. Tedaviden 3 ay sonra ben sevdiklerimi aramaya başladım. Çünkü o süreç boyunca kendilerinden herhangi bir ipucu bulamadık. Bu süre boyunca gitmediğim kurum ve yetkili kalmadı. Amacım sadece sevdiklerimi bulmaktı. Yeğenimin, ’hala nefes alamıyorum, yardım edin’ demesi, ablamın sürekli acı çekip inlemesine ve o kadar sıkıştım ki molozların altında öleceğimi hissettim" dedi. Depremde sonra yeğeni ve ablasının bedenini bulamadığını söyleyen İncili, "Ablam bana, ’hakkını helal et’ dedi. Ablam canım benim ve ona o kadar zor şartlarda ’helal olsun’ dedim. Çünkü biz o enkazın içinde halen birbirimizi düşünüyorduk ve birbirimizin kurtulmasını istiyorduk ama çok çaresizdik. Depremden 3 yıl sonra iyileştim. Ben her gittiğim yerde kimse yok mu, yardım edin diye bağırıyorum" ifadelerini kullandı.