YEREL HABERLER - 13 Nisan 2012 Cuma 19:36

BEYŞEHİR`DE 1`İNCİ TARIM VE HAYVANCILIK ÇALIŞTAYI

A
A
A
BEYŞEHİR`DE 1`İNCİ TARIM VE HAYVANCILIK ÇALIŞTAYI

Konya`nın Beyşehir ilçesinde düzenlenen 1. Tarım ve Hayvancılık Çalıştayı`nda bölgedeki tarım ve hayvancılık durumu masaya yatırıldı.
Beyşehir Kaymakamlığı ve İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından düzenlenen çalıştay Göl Düğün Salonu`nda yapıldı. Çalıştayın açılışında kürsüye gelen Beyşehir İlçe Gıda, Tarım ve Havyancılık Müdürü Nurettin Karşıyaka, tarım ve hayvancılığın bölgedeki son durumu, ne gibi sorunları var, bunlar nasıl aşılır gibi konularda bir çalışma yaptıklarını belirterek, yörede tarımsal arazilerin çok parçalı oluşunun da önemli bir konu olarak önlerinde durduğunu söyledi. Arazi toplulaştırmasının önemine dikkati çeken Karşıyaka, daha sonra İlçe, Gıda ve Hayvancılık Müdürlüğü`nün çalışmaları hakkında bilgi verdi. Konya İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Bülent Alpaslan ise, konuşmasında gıda konusuna dikkat çekti. Önümüzdeki yıllarda gıda üretiminin dünyanın en stratejik konusu haline geleceğine işaret eden Alpaslan, ``Dünyanın gıda arzında sıkıntılar yaşanıyor. Gıda fiyatlarındaki artış, dünyayı krize götürecek şekilde görünüyor. Bu şartlar çerçevesinde gıda üretimini sağlıklı ve yeteri kadar yapacak ülkeler başları dik olarak ayakta kalabilir. Gıdasını temin edemeyen ülkeler ise önümüzdeki yıllarda çok zor durumda kalacaklar. Şu anda bu konuda herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Türkiye`nin tarımsal üretimi gayri safi hasılası ise 63 milyar dolar. Bu bakımdan ülkemiz dünyada 7. sırada yer alıyor. Türkiye`nin önünde ABD, Hindistan, Çin gibi, tarım arazileri ülkemizden 8-10 katı büyüklüğü olan kıta ülkeleri bulunuyor. Avrupa`da ise tarımsal üretimde en büyük ülke Türkiye. 2011 yılı için Konya`nın tarımsal gayri safi hasılası katma değersiz 7,5 milyar lira ve bu da önemli bir rakam`` dedi.
Beyşehir Kaymakamı Muzaffer Başıbüyük ise, Beyşehir`in bin 721 kilometrekarelik bir alana sahip olduğunu, bunun yaklaşık 621 bin dekarının ise tarımsal üretim yapabilecek kapasitede olduğunu belirtti. Dünyanın en büyük tatlı su göllerinden birisinin Beyşehir`de olduğunu, gerek iklim, gerek uygun arazi yapısının mevcut olduğu bölgede tarımsal anlamda istenilen noktada bulunulamadığına dikkati çeken Başıbüyük, ``Yıllardır tarım alanında herkes her şeyi yapıyor. Ama sonuç itibariyle hiçbir şey yapılmıyor. Neler yapılmıyor; ``˜biz Beyşehir olarak tarımda şu özelliğimiz var, tarımda şu markamız var, falan ürünün merkezi Beyşehir`dir` şeklinde bir aşamaya gelememişiz. Bunun mutlaka sebepleri ve engelleri var. Bu engelleri aşma yol ve yöntemleri var. İşte bu tarım çalıştayını da Beyşehir`de yaparak Beyşehir`in tarım alanında kabuğunu kırmasını analitik bir düşünceyle, stratejik bir yol haritası oluşturarak sağlamayı istiyoruz`` şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından çalıştayın sonraki bölümünde tarım uzmanları tarafından bölgenin bitkisel ve hayvansal üretimi üzerinde sunum ve değerlendirmeler yapıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Akenerji’nin Erzin GES’i devreye girdi Akenerji’nin 904 MW’lik Erzin Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali, 7.79 MW’lik Erzin GES’in faaliyete geçmesiyle hibrit tesise dönüştü. Türkiye’nin köklü sanayi gruplarından Akkök Holding ve Çek enerji şirketi CEZ’in eşit katılımlı stratejik ortaklığı Akenerji, Hatay’da bulunan Erzin Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali (Erzin DGKÇ) bünyesinde hayata geçirdiği Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımını tamamladı. Bakanlık kabulü bugün gerçekleştirilen Erzin GES, faaliyete geçti. 7.79 MW kurulu güce sahip Erzin GES ile birlikte Akenerji’nin 904 MW’lık Erzin DGKÇ Santrali hibrit üretim yapısına kavuştu. Santralde üretilen güneş enerjisinin öncelikli olarak tesisin iç tüketimini karşılamak için kullanılması hedefleniyor. Mühendislik, tedarik, kurulum ve devreye alma süreçleri EPC (anahtar teslim) modeliyle tamamlanan projeyle Erzin tesisi, mevcut üretim altyapısını yenilenebilir enerjiye entegre ederek düşük karbonlu üretim hedefleri doğrultusunda önemli bir adım daha attı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Akenerji Genel Müdürü Hakan Yıldırım, "Erzin GES’in Bakanlık kabulünü tamamlayarak devreye alınması, Akenerji’nin dengeli üretim portföyü ve enerji dönüşümü vizyonu açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Doğal gaz santrallerinin arz güvenliği ve sistem dengesi açısından kritik rolünü koruduğu bir dönemde, mevcut altyapımızı yenilenebilir enerjiyle destekleyen hibrit yatırımları stratejik bakımdan değerli buluyoruz" dedi ve sözlerine şöyle devam etti: "Bu proje, hem santral verimliliğini artıran hem de düşük karbonlu üretim hedeflerimizle uyumlu, somut ve rasyonel bir adım. Kısa sürede başarıyla tamamlanan projenin, Akenerji’nin sürdürülebilir büyüme yaklaşımını ve operasyonel yetkinliğini güçlü şekilde yansıttığına inanıyoruz." Erzin GES yatırımıyla birlikte Akenerji; doğal gaz, hidroelektrik ve rüzgârdan oluşan üretim portföyüne güneşi de katarak kaynak çeşitliliğini artırmış oldu.
Düzce Düzce’de su temelli kalkınma ve turizm zirvesi düzenlendi DÜZCE (İHA) – Batı Karadeniz Su Temelli Kalkınma, Turizm ve Strateji Zirvesi’nde, bölgenin su kaynaklarının korunarak kalkınma ve turizm alanında değerlendirilmesine yönelik stratejiler ele alındı. Düzce Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen "Batı Karadeniz Su Temelli Kalkınma, Turizm ve Strateji Zirvesi" geniş katılımla gerçekleştirildi. Zirvede, Batı Karadeniz Bölgesi’nin sahip olduğu su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir şekilde kullanılması ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak projeler masaya yatırıldı. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, zirvede yaptığı açıklamada bölgenin doğal kaynaklarını koruyarak kalkınma stratejilerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Özlü, akademisyenler ve sektör temsilcileriyle bir araya gelerek Batı Karadeniz’in geleceğine yönelik değerlendirmelerde bulunduklarını ifade etti. Zirveye Kastamonu başta olmak üzere Batı Karadeniz illerinden çok sayıda katılımcı iştirak etti. Batı Karadeniz Federasyonu (BAKFED) üyeleri, akademisyenler ve davetlilerin yer aldığı programda, su kaynaklı turizm potansiyeli, çevresel sürdürülebilirlik, bölgesel kalkınma politikaları ve yeni stratejik hedefler görüşüldü. Program sonunda katılımcılar, bölgenin doğal zenginliklerinin korunarak ekonomik ve turistik değere dönüştürülmesi için ortak çalışma yürütülmesinin önemine vurgu yaptı.
Ankara TBMM’de cinsel taciz davasında 5 sanık hakkında mütalaa açıklandı: 16 yıl 6 aya kadar ceza istendi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’de stajyer öğrencilere cinsel taciz iddiasına ilişkin meclis lokantasında çalışan 4’ü tutuklu 5 sanığın yargılanmasında savcı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Sanıklar hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya meclis lokantasında çalışan tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven SEGBİS ile katılırken tutuksuz sanık Ramazan Çetin ve taraf avukatları salonda yer aldı. Dosyada gizlilik kararı olmamasına rağmen basın mensupları ve izleyiciler salona alınmadı. Mahkeme hakimi dava dosyasına bilirkişi raporunun geldiğini ifade ederek tutuksuz sanık Çetin’e söz verdi. Çetin, suçsuz olduğunu dile getirerek, beraatini istedi. SEGBİS üzerinden duruşmaya katılan sanık Beşlioğlu, "İfademi tekrarlıyorum. Ben mesaj atarken stajyer değildi. Ben cinsel amaçlı mesaj atmadım. Muhabbet amaçlı attım. Yaklaşma gibi bir durum söz konusu değil. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerinde bulundu. SEGBİS üzerinden savunma yapan sanık İlker, "Kendisine dokunmadım, temasım olmamıştır. 6 aydan beri cezaevindeyim. Çoluk çocuğum perişan oldu" iddiasında bulundu. Sanık avukatları müvekkillerinin tutukluluktaki sürelerinin göz önünde bulundurularak tahliyelerine karar verilmesini talep etti. Mağdur kız çocukların annelerinden E.D. ve S.U ise şikayetlerinin devam ettiğini belirtti. Sanıklar Recep Seven, İbrahim Beşikçioğlu ve Ramazan Çetin tahliyelerini talep etti. "Tüm sanıklar hakkında 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi" Esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı sanıklar hakkında, "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep etti. Ardından ara kararını veren hakim sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmederek, mütalaaya karşı taraflara süre verdi. Sonraki duruşma 5 Haziran’a ertelendi.