GENEL - 19 Nisan 2012 Perşembe 17:53

TÜRK BÜRO-SEN GENEL BAŞKANI YOKUŞ BEYŞEHİR`DE

A
A
A
TÜRK BÜRO-SEN GENEL BAŞKANI YOKUŞ BEYŞEHİR`DE

Türkiye Kamu-Sen Genel Teşkilatlandırma Sekreteri ve Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş, Türkiye`de geçmişte demokrasiyi kesintiye uğratanlar ile çiğneyenlerin bugün hesap vermeye başladığını belirterek, "Elbette kim hukuku çiğnemişse, kim yasa dışı iş yapmışsa mutlaka bir gün bedelini ödemelidir" dedi.
Türk Büro Sen Beyşehir İlçe Temsilciliği bürosunun açılışına katılan Yokuş, açılıştan önce sendika üyelerine hitaben yaptığı konuşmada, 28 Şubat dönemine ilişkin başlatılan hukuki süreci değerlendirdi. Türk memurları olarak bu dönemin gitmesinin akabinde de tekrar bir hesaplaşmanın olması gerektiğini düşündüklerini ifade eden Yokuş, "Düşünebiliyor musunuz, 10 yıldır iktidarda olanlar, geçmişle hesaplaşmak için olağanüstü çaba sarf edenler, yarın bunu mutlaka düşünmeliler. 10 yılda yaptıkları zulmün, 10
yıldır yaptıkları ayrımcılığın, 10 yıldır çiğnedikleri yasaların hesabını mutlaka vermeliler. Türkiye Kamu-Sen olarak dün nasıl 28 Şubatlara karşı çıkmış, `kesintisiz demokrasi istiyoruz` diye sokaklara dökülmüş isek ve dün her türlü hukuksuzluğa, yasa dışılığa karşı olmuş, hak hukuk ve adaleti her sözümüzde en önde kullanmış isek bugün de aynı şeyleri söylüyoruz" dedi.
Yokuş, konuşmasında memur maaşları ile ilgili değerlendirmelerde de bulundu. Söz konusunun memur maaşına gelince 18 ay süreyle yasanın çıkmasını beklediklerini ifade eden Yokuş, şunları kaydetti:
"Neden 2,5 milyon memur, 1 milyon 800 bin memur emeklisi, 300 bine yakın dul ve yetim 50 bin köy korucusu, binlerce şehit yakını ve muhtarlarımızın içinde bulunduğu toplam 5 milyon vatandaşımız Ocak ayında zamlı maaşlarını alamadılar, tarihinde ilk defa Türk memuru, Türk emeklisi yeni bir yıla zamsız girdi. Biz Türkiye Kamu-Sen olarak masada talep ettiklerimiz gerçekleşmediği sürece o masada imza atmayacağız, haklarımız verilene kadar her türlü mücadeleyi yapacağız ve toplu iş sözleşmesi sonrasında da
alanlarda meydanlarda kamu kurumlarında `adalet istiyoruz, adalet istiyoruz, adalet istiyoruz` diye haykırmaya devam edeceğiz."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Çanakkale’den Filistin’e destek Çanakkale’de İsrail’in Filistin’e yönelik saldırısı yönelik basın açıklamasında Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Şu ana kadar tespit edilebildiği kadarıyla 72 binin üzerinde insan katil İsrail rejimi tarafından şehit katledilmiş vaziyette. Buna ek olarak çeşitli raporlar özellikle batı kaynaklı birçok üniversite buradaki göçüğün kaldırması ve gerekli araştırmaların yapılması sonrasında bu rakamın yüz binlerle ifade edilebileceğini belirtiyor" dedi. Çanakkale’de İsrail’in Filistin’e yönelik saldırısına yönelik protesto gerçekleşti. Basın açıklamasını gerçekleştiren Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Şu ana kadar şehit edilen Filistinlilerin 21 bininden fazlası çocuk, bunların 450’si bebek, bin 29’u 1 yaş altında, 5 bin 31’i 5 yaş altında, toplam yaralı sayısının 170 bin üzerinde olduğunu biliyoruz. Yaralıların da 45 bininin çocuklardan oluştuğunu görüyoruz. İsrail saldırıları sonucu yaralanan çocukların 10 bin 500’ü kalıcı sakatlık yaşadılar. Aynı şekilde binden fazlası uzuv kaybı yaşadı. Gazze’de sağlık sistemi sistematik olarak hedef alındı ve soykırım amacı olarak İsrail tarafından sağlık, hastaneler, sivil altyapılar aktif bir şekilde kullanıldı. Bugün, sağlık sisteminin tamamen çökme noktasına geldiği görece ateşkese rağmen katil İsrail’in çocukları, kadınları hedef almaya devam ettiği bir süreçteyiz. Bu kırılgan ateşkes sürecinin içerisinde, İsrail’in ihlal ettiği kırılgan ateşkes sürecinde 4 bin çocuğun canları hala hazırda çok büyük risk altında. Gazze şeridinde 58 binden fazla çocuk, İsrail’in katliamı sonrasında ebeveynlerinden en az birini kaybetmiş durumda. Birleşmiş Milletler’in raporu sadece Şubat 2026’da 3 bin 700’den fazla çocuğun yetersiz beslenme nedeniyle hastaneye yatırıldığını ortaya koyuyor. Bunlardan 600’den fazla çocuk ağır yetersiz beslenme nedeniyle ve uzun vadeli gelişim riski gibi hastalıklarla yüzleşmek durumunda. Gazze’de çocukların yüzde 64’ü günde 2 veya daha az besin grubuna erişebilirken yüzde 90’dan fazlası yeterli derecede çeşitli besinlerle beslenememekte. Gazze’de 2026 yılı tahminlerine göre 37 bin hamile ve emziren kadın, 25 bin bebek, 101 bin 5 yaş 6 çocuk, 120 bin 5-17 yaş arası çocuk acil beslenme desteğine muhtaç durumda. Birleşmiş Milletler’in kendi raporlarına göre 100 okul direkt olarak İsrail tarafından hedef alındı. Öğretim yılına başlamış olan 700 bin öğrencinin eğitim hakkından eksik kaldığı ve 39 bin öğrencinin ise lise bitirme sınavlarına dahi giremediği günlerden geçiyoruz" dedi. Filistinlilere yönelik çıkarılan idam yasasının uluslararası hukuku ayaklar altına aldığını belirten Taşçı, "Batı Şeria’daki Filistinli esirlerin idam edilmesinin önünü açan yasa meclislerinde onaylandı. Katil, soykırımcı hükümetin, soykırımcı bakanı Itamar Ben-Gvir henüz dün ‘hayatlarını da ellerinden alacağım’ diye utanmadan açıklama yaptı dünyanın gözlerinin içerisine bakarak. İşgalci İsrail yönetiminin Filistinli siyasi tutukluları idam etmeye yönelik yeni yasası yalnızca tartışmalı bir düzenleme değil. Yine açık ve aleni bir şekilde uluslararası hukukun ve evrensel vicdanın zedelendiği ayaklar altına alındığı bir süreçtir. İsrail Meclisi, İran’a yönelik saldırıları fırsat bilerek Filistinli esirlere idam cezasını getirmiş, Netanyahu ve katil kabinesinin iktidar hırsı, siyasi ikbali sebebiyle İran saldırılarından bile adeta bir nebbaş ahlakıyla kendilerince ganimet üretmeye çalışmışlardır" ifadelerini kullandı. Taşçı, sözlerine şöyle devam etti: "Son 2,5 sene Gazze ödediği bedelle beraber bunu İsrail ve insanlık arasındaki bir çatışmaya dönüştürmüştür. O yüzden insanlığın ortak mirasına, vicdanına, ahlakına sahip çıkmak için daha önce çokça şehitler vermiş, yine ceberutlardan kendisini kurtarmış olan Çanakkale’den, bu şuheda şehrinden kardeşlerimize selamlarımızı, sevgilerimizi iletiyoruz. Onlar özgür kalana dek. Filistin kendi devletini kurana dek, uluslararası sistem bütün aktörler bu gerçekliği kabul edene dek hiçbirimizin susmayacağını buradan hepinize deklare ediyoruz." Basın açıklaması sonrasında Filistin halkına destek temalı kısa bir tiyatro gösterisi gerçekleştirildi.