MAGAZİN - 06 Temmuz 2020 Pazartesi 14:57

Oyuncu Şoray Uzun, temsili Nasreddin Hoca olmayı sevdi

A
A
A
Oyuncu Şoray Uzun, temsili Nasreddin Hoca olmayı sevdi

Konya’nın Akşehir ilçesinde düzenlenen şenlikte temsili Nasreddin Hoca olan Seksenler dizisinin Ahmet’i oyuncu Şoray Uzun, ne zaman Nasreddin Hoca kıyafeti giyse garip bir heyecan duyduğunu söyledi.

Konya’nın Akşehir ilçesinde düzenlenen şenlikte temsili Nasreddin Hoca olan Seksenler dizisinin Ahmet’i oyuncu Şoray Uzun, ne zaman Nasreddin Hoca kıyafeti giyse garip bir heyecan duyduğunu söyledi. Şoray Uzun, pandemi sürecinde Ev Yapımı diye 13 bölüm TRT’de yayınlanan bir dizide yer aldıklarını belirterek, “Bu da dünya televizyonlarında bir ilk oldu. Oyuncuların tamamen evde kendi imkanlarıyla yaptığı ilk dizi oldu” dedi.


Oyuncu Şoray Uzun, Konya’nın Akşehir ilçesinde düzenlenen 61. Uluslararası Nasreddin Hoca Şenliği’nde temsili Nasreddin Hoca oldu. Geçen yıl düzenlenen şenliğin 60’ncısında da temsili Nasreddin Hoca görevini üstlenen Uzun, ne zaman temsili Nasreddin Hoca kıyafeti giyerse giysin garip bir heyecan duyduğunu söyledi. Şoray Uzun, temsili Nasreddin Hoca olarak yine eşeğine ters bindi ardından heybesinden hediye dağıttı. Her yıl heybeden etrafa şeker atılırken, bu yıl temsili hoca Şoray Uzun, heybeden maske ve dezenfektan dağıttı. Şoray Uzun, hoca kıyafetiyle vatandaşlarla fotoğraf çektirdi, çocuklarla ilgilendi.



“Ne zaman Nasreddin Hoca olsam büyük bir heyecan duyuyorum”


Aslında 1989 yılından beri profesyonel olarak bu işi yaptığını ifade eden Uzun, “Fakat ne zaman Nasreddin Hoca olsam büyük bir heyecan duyuyorum. Herhalde kan bağı olduğu olduğumuzdan dolayı. Yani bu bilimsel olarak kanıtlanmış bir şey değil. Fakat biz 6 kuşak önceden Konya Akşehirliyiz. Benim rahmetli Ahmet dedem Konya Akşehir’den Rusçuk Sancağına gitmiş. Hatta orada kurduğu köyün adını Hoca Nasreddin Köyü yapmış. Sonra Todor Jivkov köyün ismini değiştirmiş, Bisertsi oluyor. Şu an Razgrad’a bağlı Romanya sınırında Silistre’ye yakın Razgrad’a bağlı Bisertsi köyünün aslı Konya Akşehir’den giden Ahmet dedemin, ki Osmanlı’da Çavuş, Çavuş ama bildiğimiz rütbe anlamında değil. Oranın atanmışı, hani illerde vali olur, ilçelerde kaymakam olur, nahiyelerde de çavuşlar olurdu eskiden Osmanlı döneminde. Kaybettiği tampon bölgelere de Karamanoğlu Beyliğinden zatları yerleştirirdi Osmanlı Devleti. Bizim Ahmet dede bu sebeple Razgrad’a gidiyor, daha doğrusu Rusçuk Sancağına gidiyor Hoca Nasreddin Köyünü kuruyor. Dolayısıyla bir torun dede ilişkisi de var Hoca Nasreddin ile heyecanım ondandır” dedi.



“Bu, hayatımda sanıyorum 7’nci Nasreddin Hoca olmam”


Şoray Uzun şöyle devam etti:


"Bu, hayatımda, okuldaki müsamereleri saymadım ama sanıyorum 7’nci Nasreddin Hoca olmam. Gündüz kuşak programı yaparken bir Nasreddin Hoca oldum, gezi programı yaparken iki kez Nasreddin Hoca oldum. Yine bir skeçte Nasreddin Hoca oldum. Geçen sene, ki çok büyük bir onurdur, hayatımda unutamadığım anlardan bir tanesidir, hayatımda ilk defa şenliklerde Hoca Nasreddin oldum. 60. yıla denk geldi, bu sene 61’ncisi gene bana nasip oldu, bu görev bana tevdi edildi, bunun gururunu yaşıyorum.”



“Pandemide, cep telefonlarımızda evlerimizde bir sitkom çektik”


Seksenler dizisinin Ahmet’i oyuncu Şoray Uzun, pandemi sürecinde yaptıklarını anlatarak, “Pandemide Seksenler dizisini çekemedik. Birol Güven bir televizyon dahisi, şöyle bir fikir geliştirdi; evden çekip gönderdik. Cep telefonlarımızda evlerimizde bir sitkom çektik. Kendi eşlerimiz, çocuklarımız, ailelerimiz oynadı. Senaryolara biz dahil olduk. Hatta hanım setçi oldu, büyük oğlum ışıkçı oldu, ortanca oğlum kameraman oldu, en ufak da bütün çekimi bozdu. Ev Yapımı diye 13 bölüm devlet televizyonunda yayınlanan bir dizide yer aldık. Bu da dünya televizyonlarında bir ilk oldu. Oyuncuların tamamen evde kendi imkanlarıyla yaptığı ilk dizi oldu” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de dolandırıcılık şebekesi çökertildi: 100 milyonluk para trafiği ortaya çıktı Mersin polisinin yaptığı çalışmada 100 milyon liralık para trafiği oluşturan dolandırıcılık şebekesi çökertildi, yakalanan şüphelilerden 7’si tutuklandı. Vatandaşları farklı illerden iş vaadiyle Mersin’e getirerek banka hesabı ve telefon hattı açtırıp dolandırıcılık yapan şüphelilerin 120 kişiyi mağdur ettiği ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, nitelikli dolandırıcılık suçuna yönelik belirlenen bir şebekeye yönelik planlı çalışma yaptı. Ekiplerin çalışmasında vatandaşları farklı illerden iş vaadiyle Mersin’e getirerek banka hesabı ve GSM hattı açtırdıkları, bu hesap ve hatları dolandırıcılık eylemlerinde kullandıkları, para transferlerini yönlendirdikleri ve bir uygulama üzerinden organize şekilde hareket ettikleri tespit edildi. Bunun üzerine operasyon yapan polis 12 şüpheliyi yakaladı. Şüphelilere ait ev görünümlü ofisler ile araçlarda yapılan aramalarda ise 3 adet ruhsatsız tabanca, 45 adet fişek, 32 adet cep telefonu ile çok sayıda SIM kart, 410 bin TL, 6 adet laptop, farklı şahıslara ait çok sayıda kimlik ve banka kartı ele geçirildi. 100 milyon liralık para trafiği ortaya çıktı Polisin yaptığı detaylı incelemelerde şüphelilerin şu ana kadar 120 kişiyi mağdur ettiği, banka hareketlerinde ise yaklaşık 100 milyon TL üzerinde para trafiği bulunduğu tespit edildi. Emniyette işlemleri yapılan şüphelilerden 1’i ifadesi sonrasında serbest kalırken, 11’i adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan şüphelilerden 7’si tutuklandı, 4’ü ise adli kontrol şartı ile serbest kaldı. Operasyona ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
Kayseri Recep Uçar: "İki tane kırılma anı bizim puan almadan gitmemize sebebiyet verdi" Çaykur Rizespor Teknik Direktör Recep Uçar, Kayserispor maçının ardından, "İki tane kırılma anı bugün evimize puan almadan gitmemize sebebiyet verdi" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Çaykur Rizespor, deplasmanda Kayserispor’a 2-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, açıklamalarda bulundu. Uçar maçta iki tane kırılma anı olduğunu söyledi. Kayserispor’un beklenenden çok daha iyi mücadele ettiğini belirten Uçar, "Maçtan önce de zor bir maçın beklediğini söylemiştim. Nitekim tahmin ettiğimiz gibi bir maç. Aslında maçı zor kılan unsur oyunun kendisi değil, biraz Kayserispor’un telafisi olmayan bir durumda bulunması. Bugün burada oluşturulan ambiyans maçın zorluk derecesini ciddi oranda artırdı. Aslında baktığımızda onlar; desteğin de etkisiyle daha agresif başladıkları, daha coşkulu başladıkları bir oyun ama sonrasında bizim oyunu dengelediğimiz hatta kontrol ettiğimiz bir oyun. İlk yarı genelinde maçın ikili mücadeleler şeklinde geçen bir oyun ama bence iki tane kırılma anı var. Birincisi bizim attığımız VAR’dan dönen gol. O pozisyonda hem iptal edilmesi hem de iki tane oyuncumuzun sarı kart görmesi. Devre arasına çok büyük moralle gireceğimiz bir oyunda hem golümüzün iptal olduğu hem de cebimizde iki tane sarı kartla girdiğimiz bir oyun bizi negatif anlamda etkilediğini söyleyebilirim. İkinci yarı girdiğimiz pozisyonda her ne kadar ofsayt bayrağı kalksa da yüzde 100 ofsayt olmayan bir pozisyon, muhtemelen VAR’dan dönüp lehimize bir gol olarak geçecekti. Belki de Kayseri adına daha zor bir maç geçecekti. Sonrasında oyunu kazanma hamleleri yaptık, hatta çift santrfora dönerken merkezden bize yakışmayan bir gol yedik. Sonraki bölümde yaptığımız hamleler olsa da ceza sahasından yediğimiz gol bizim adımıza maçı daha zor hale getirdi. İki tane kırılma anı bugün evimize puan almadan gitmemize sebebiyet verdi. Bu dosyayı kapatacağız, Rizespor olarak 3 maçımız var. Hedefimiz ilk 8 sıra içerisinde bitirme hedefimiz. Aynı kararlılıkla devam edeceğiz, önümüzdeki 3 maçtan maksimum puan alıp yolumuza devam etmeye çalışacağız. Alacağımız dersleri alacağız. Kayserispor’a kalan maçlarda başarılar dilerim" ifadelerini kullandı.
Denizli Denizli’de çocuklar "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" çağrısına kulak veriyor Denizli Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çocuklara unutulmaz anlar yaşatan etkinliklerle kutlamaya devam ediyor. Kutlamalar kapsamında DBB Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen "Çocuk Okuma Şöleni", çocukların kitaplarla iç içe vakit geçirdiği, adeta bir yaşam alanına dönüşen renkli görüntülere sahne oldu. Etkinliğin merkezinde ise Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin dijital bağımlılıkla mücadele amacıyla hayata geçirdiği "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" projesi yer aldı. Proje kapsamında çocuklar, ekranlardan uzaklaşarak kitaplarla buluşturuldu ve ücretsiz kitap dağıtımıyla okuma alışkanlığına teşvik edildi. Çocukların kitap seçerken yaşadığı heyecan, projenin ne kadar yerinde bir adım olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Minderlere oturup kitap okuyan çocukların oluşturduğu samimi atmosfer, ailelerin de yoğun ilgisiyle daha da anlam kazandı. Veliler, çocuklarıyla birlikte kitap sayfaları arasında vakit geçirerek hem keyifli hem de bilinçlendirici bir gün yaşadı. "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" projesi kapsamında yapılan yönlendirmelerde çocuklara, dijital ekranlara alternatif olarak kitap okumanın önemi anlatılırken, görevli eğitmenler ve kütüphane personeli de çocuklarla birebir ilgilendi. Etkinlik boyunca bazı çocuklar aldıkları kitapları hemen okumaya başlarken, bazıları ise arkadaşlarıyla kitaplarını değişerek paylaşım kültürünü de deneyimledi. Kütüphane içinde oluşan bu canlı ve sıcak ortam, projenin sadece bir kampanya değil, aynı zamanda bir farkındalık hareketi olduğunu ortaya koydu. Denizli Büyükşehir Belediyesi, "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" projesiyle çocukları dijital bağımlılıktan uzaklaştırmayı, onları kitapla, bilgiyle ve hayal gücüyle buluşturmayı hedeflerken 23 Nisan etkinlikleriyle de bu yaklaşımını daha geniş kitlelere ulaştırmaya devam ediyor.