ASAYİŞ - 08 Aralık 2025 Pazartesi 13:42

18 yaşındaki kızdan geriye son çalıştığı notları kaldı

A
A
A
18 yaşındaki kızdan geriye son çalıştığı notları kaldı

Konya’da geçtiğimiz günlerde gece saatlerinde kontrolden çıkan otomobilin refüjdeki ağaca çarparak takla atması sonucu araçtaki yolcu genç kızın ölümüne neden olan kazada ağır yaralanan sürücünün 2.23 promil alkollü olduğu ortaya çıktı. Genç kızın odasında ise kaza öncesi çalıştığı notları ailesi masasından kaldırmadan hatırasını yaşıyor.


Kaza, saat 22.00 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Sancak Mahallesi Yeni İstanbul Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Fırat Kavşağı istikametinden Otogar istikametine seyir halinde olan, Hamdi Ç. idaresindeki 42 AIN 37 plakalı Volkswagen marka otomobil, kontrolden çıkması sonucu refüjdeki ağaca çarparak durabildi. Araçta yolcu olarak bulunan Hatice Deveci, araçtan kaza sırasında fırlayarak ağır yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastaneye kaldırılırken, araçta çıkan küçük çaplı yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. Kazada ağır yaralanan yolcu Hatice Deveci tedavi altına alındığı Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Beyhekim Devlet Hastanesi’nde tedavisinin sürdüğü öğrenilen sürücü Hamdi Ç.’nin olay günü 2.23 promil alkollü olduğu ortaya çıktı. Genç kızın odasında ise kaza öncesi çalıştığı notları ailesi masasından kaldırmadan hatırasını yaşıyor.



"Kızımı soğuk toprağın altına koydum geldim"


Kazada hayatını kaybeden Hatice Deveci’nin annesi Emine Deveci, "Benim kızım KPSS’ye hazırlanıyordu. Diyordu ki, ‘anne ben bu sınavı kazanmam lazım, anne çok güzel dersime çalışıyorum’ diyordu. Hayalleri vardı gelinlik hayali vardı. Okuyacaktı mesleğine gitmek istiyordu. Çalışmak istiyordu benim çocuğum. Benim duygularım çok kötü canım yanıyor, içim acıyor, kuzum gitti. El bebek gül bebek büyüttüğüm kızımı soğuk toprağın altına koydum geldim" dedi.



"Şu an içimiz yanıyor evlat acısını çeken bilir"


Kızının mesleği ve ailesi üzerine hayalleri olduğunu anlatan baba Tahsin Deveci ise "Kızım hayalleri olan bir çocuktu, hayallerinden vazgeçmedi. Biz polis olması için elimizden geleni yaptık kızım imtihanlara girdi ama o sadece mesleğini seçti. Ben elimden gelenin fazlasıyla kızımın okuması için yaptım. O gün akşam da çok mutlu bazı istekleri vardı yerine getireceğimi söylediğinde çok mutlu olmuştu. Okuduğu bölümü bitirip, mesleğini eline alıp, annesi ömrünün sonuna kadar destek olacağını her zaman dile getiren bir çocuğumdu. Kardeşlerine her konuda yardımcı olacağını dile getiren bir çocuktu. Ben onu okuttum diye baba alacağım maaşımla ben sana destek olacağım diyen bir çocuğumdu. Ama ömrüm bu kadarmış ve şu an içimiz yanıyor evlat acısını çeken bilir. Ciğerimiz yanıyor ve bir gün kapımızı çalıp da başınız sağ olsun diyenimiz olmadı" ifadelerini kullandı.



"Tek hayalimin hastanede hastalara yardımcı olmak"


Genç kızın amcası Savaş Deveci de, "Hatice’mizin çok güzel hayalleri vardı. Anestezi bölümünü bitirmişti. Başka bir şey okumak istemiyordu. Bana da ‘amca sadece tek hayalimin hastanede hastalara yardımcı olmak’ olduğunu söylerdi. En büyük hayal de mutlu bir yuvasını kurup güzel hayatını yaşamaktı. Yavrumuz KPSS’ye hazırlanıyordu. Başka hiçbir şeyle ilgilenmiyordu. Yani tek hayali KPSS’de atanıp hastanede vatandaşlara yardımcı olmaktı. O gün dışarı çıkmak istemediğini belirttiğinde eve gelebileceğini, ‘sarhoşsun gelme’ mesajları var. Babasının başı belaya girmesin diye dışarı çıkmış. Kimliğini bile almadan yavrum ev haliyle dışarıya çıkmış. Konuşup bir problem olmaması için dönecekmiş ama nasip olmamış. Zaten bunun kaza olduğunu en başından beri düşünmüyoruz bu bir cinayettir. Ve yetkililerden bununla alakalı yapılması gereken en ağır ceza neyse biz onun verilmesini ailesi olarak talep ediyoruz" diye konuştu.


Kazayla ilgili tahkikat sürüyor.



18 yaşındaki kızdan geriye son çalıştığı notları kaldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiri, tarihi hakikatleri tersyüz eden siyasi bir çarpıtmadır" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiri, tarihi hakikatleri tersyüz eden siyasi bir çarpıtmadır. PKK uzantısı DEM Parti’nin bu gayri-milli ve çarpık tarih okumasını şiddetle reddediyoruz" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Ermeni çevrelerin sözde ’Ermeni soykırımı’nın yıl dönümü olarak andıkları 24 Nisan’da, terör örgütünün siyasi uzantısı DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiriye ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Destici, dönemin çatışma ortamında Anadolu’da faaliyet gösteren Ermeni silahlı grupların saldırıları karşısında uygulanan tehcirin, devletin bekası ve sivil halkın güvenliğini sağlamaya yönelik bir tedbir olarak hayata geçirildiğini belirtti. Osmanlı Devleti’nin sistematik bir yok etme amacı olsaydı, bu denli kapsamlı ve maliyetli bir sevk politikası yerine farklı yöntemler tercih edilebileceğine dikkati çeken Destici, buna karşılık Devletin, güvenlik gerekçesiyle nüfusun yer değiştirmesini esas aldığını dile getirdi. Destici, ""Bugün tek taraflı mağduriyet söylemi kuranların Anadolu’da Türklerle birlikte Kürtlerin de ağır kayıplar yaşadığı gerçeğini görmezden gelmesi en hafifiyle ciddi bir tarihi eksikliktir. Dün sivil Müslüman halkı hedef alan saldırılarla, yakın dönemde Hocalı’da yaşanan ve Ermeni askerlerinin sebep olduğu soykırımı yok sayarak, geçmişte zorunlu devreye sokulan güvenlik tedbirlerini suç gibi sunmak, geçmişi düşmanca art niyetli ve tek boyutlu okumaktır, hakikati inkardır. Ermeni çetelerince katledilen kendi halkının kanı üzerinden siyaset yapıp, bugün o kanı dökenlerin yasını tutmak siyasi bir tercihten öte, tarihi bir utanç ve celladına aşık bir kimliksizliktir" açıklamasında bulundu. "DEM Parti’nin gayri-milli ve çarpık tarih okumasını şiddetle reddediyoruz" Tehcir sürecinde tek bir tarafı sorumlu tutmanın hakkaniyetli olmadığını kaydeden Destici, "Ermeni çevrelerin sözde ’Ermeni soykırımı’nın yıl dönümü olarak andıkları 24 Nisan’da, terör örgütünün siyasi uzantısı DEM Parti MYK’sının ’yüzleşme’ adıyla yayımladığı bildiri, tarihi hakikatleri tersyüz eden siyasi bir çarpıtmadır. PKK uzantısı DEM Parti’nin bu gayri-milli ve çarpık tarih okumasını şiddetle reddediyor, katledilen binlerce Müslüman-Türk ve Kürt vatandaşımızı rahmetle ve saygıyla anıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Ankara 5 aydır maaş alamayan maden işçilerinin açlık grevi eylemi 6. gününde devam ediyor 10 yılı aşkındır hak kayıpları olduğunu ve 5 aydan fazladır maaş alamadıkları gerekçesiyle Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen Doruk Madencilik işçilerinin açlık grevi eylemi 6. gününde de devam ediyor. Maaşlarını ve tazminatlarını alamadıkları gerekçesiyle 2 hafta önce Eskişehir’den Ankara’ya yürüme kararı alan Doruk Madencilik işçileri, Kurtuluş Parkı’ndaki açlık grevi eylemlerine 6 gündür devam ediyor. Eylem nedenlerinin arasında maaş alacaklarının yanı sıra yıllardır devam eden hak kayıplarının yer aldığını belirten işçiler, sorunlarının çözüme kavuşuncaya kadar eylemlerine devam edeceklerini ifade etti. "Kaybolan bütün haklarımızı almak için geldik" Geçmişten bugüne alacakları konusunda problemler yaşandığını dile getiren işçilerden Nevzat Kuyumcu, "2016’dan 2022’ye kadar TMSF altında çalıştık. Alacaklarımız ödenmedi. Ücretlerimiz sıfırlanmadı. 2022 sonunda da Yıldızlar Holding’in şirketi olan Doruk Maden’e transfer olduk. Alacaklarımızın ödenmemesi konusunda büyük sıkıntılar çektik. Emekli olanların tazminatları ödenmemeye başladı. Daha sonra sendika, yetkili biri görevlendirilince alacaklarımızın ödeneceğini söyledi. Yetkili gelince yine alamadık. En sonunda biz de bu yürüyüş kararını aldık. Buraya gelmeden önce işverenimiz eylemi durdurmamız karşılığında maaşların ödeneceğini belirtti. Biz maaş için yürümedik buraya. Kaybolan bütün haklarımızı almak için geldik. Bir iki maaşı yatan arkadaşlarımız olmuş. Eylemi sonlandırmaları istenmiş. Alacağımız sadece iki maaş olsaydı Eskişehir’den buraya yürümezdik. Eylemimiz kaldığı yerden devam ediyor. Pazartesi günü Enerji Bakanlığına yürüyüş yapmayı planlıyoruz. Haklarımızı almadan dönmeyeceğiz. Herkes yemin etti. Açlık grevinde olan arkadaşlarımız var. Bir tanesi evine gitmek zorunda kaldı. Bayılanlar, fenalaşanlar oldu. Herkes bize destek veriyor. Ankara halkına teşekkür ederiz" dedi. "Özlük haklarımıza sıra gelmeden daha maaş alacaklarımız bile bitmedi" İşçilerden Ersin Fırıncı ise, "6 gündür burayız, 14 gündür de eylemdeyiz. Sıkıntılı ve kronik rahatsızlığı olan arkadaşlarımız var. Hala bir gelişme yok. Sesimizi duyuramadık. Sesimizin gitmesi gereken yerler bizi duymadı. İşçiler açlık grevinde. Dün yapılan görüşmelerde ödemelerin bir kısmının yapıldığı, bir kısmının da haftaya yapılacağı söyleniyor. Bu ödemeler birkaç aylık alacaklar. Bizim mağduriyetimiz 2 ila 8 ay arasında değişiyor. Özlük haklarımıza sıra gelmeden daha maaş alacaklarımız bile bitmedi. Kimse burada durmanın meraklısı değil. Herkes evden çıkarken ailesine söz verdi. Herkes çocuklarına ‘sizin geleceğinizi almadan dönmeyeceğim’ dedi. Çocuklarımız 23 Nisan’ı kutlamak yerine burada babalarının yağmurluklarına sarılıp ağladı. Biz burada beklerken işçiler 1 Mayıs’ı nasıl kutlayacak" ifadelerini kullandı. "Haklı fesih sebebi olduğunda dahi tazminatlarımızı temin edemiyoruz" Fırıncı, 10 ila 17 yıl arasında alacaklarının olduğunu ifade ederek, "Burada en az 10 yıldır madencilik yapanlar var. 10 ila 17 yıl alacağı olan insanlar var ama kimsenin güveni yok. Biz emekli olduğumuzda, haklı fesih sebebi olduğunda tazminatlarımızı temin edemiyoruz. İşverenler mahkemelerin verdiği kararların hiçbirini uygulamıyor. Her gün ne yapacağımızı aramızda konuşuyoruz. Biz daha ne yapabiliriz. Biz bu parayı devletimizden istemiyoruz. Sadece aracılık yapmasını istiyoruz. Bu bizim hakkımız, onun için mücadele veriyoruz. Herkesin desteğini ihtiyacımız var" dedi.