GÜNDEM - 03 Aralık 2025 Çarşamba 15:54

Akşehir’de 3 Aralık Engelliler Günü etkinlikleri

A
A
A
Akşehir’de 3 Aralık Engelliler Günü etkinlikleri

Konya’nın Akşehir ilçesinde 3 Aralık Dünya Engelliler Günü, nedeniyle bir program düzenlendi.


Akşehir Kültür Merkezi’ndeki program saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlarken, günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı Okul Müdürü Mukatter Eryılmaz yaptı. Müdür Eryılmaz konuşmasında, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün 1992 yılında Birleşmiş Milletler tarafından ilan edildiğini hatırlatarak, "Bu özel gün, özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin sorunlarına dikkat çekmek, toplumsal hayata etkin katılımlarını sağlamak, farkındalık oluşturmak ve toplumları bilinçlendirmek için kutlanmaktadır. Engellilik, bir eksiklik değil, insanların çeşitliliğidir. Her bireyin potansiyeli ve ihtiyaçları farklıdır. Bu farklılıklar ayrıştırmak yerine dayanışmaya ve anlayışa davet etmektedir" dedi.


Düzenlenen program, özel eğitim öğrencilerinin hazırladığı birbirinden renkli gösterilerle sona erdi.


Programa, Akşehir Kaymakamı Mustafa Yiğit, Garnizon Komutanı Albay Hüseyin Şen, Akşehir Belediye Başkan Vekili Cevat Nuri Bozoğlu, ilçe protokolü, siyasi parti ve STK temsilcileri, kurum amirleri ile engelli öğrencilerin aileleri katıldı.



Akşehir’de 3 Aralık Engelliler Günü etkinlikleri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Dünyada eşi nadir olan araç gündüz beyaz, geceleri ise yeşil rengi ile parlıyor Eskişehir’de 16 yıldır boya koruma filmi kaplaması yapan esnafın özel malzeme ile kapladığı otomobil gündüzleri beyaz iken geceleri yeşil bir renge bürünüp adeta ışık kaynağı gibi parlıyor. Bu özelliğin dünyada 7 araçta olduğunu iddia eden esnaf, kapladığı araçla dikkatleri üzerine çekiyor. Odunpazarı İlçesi 75. Yıl Mahallesi Organize Sanayi Bölgesi’nde 2009 yılından bu yana araçlara boya koruma filmi kaplaması yapan 35 yaşındaki Mücahit Erdoğan, bu meslek dalında Eskişehir’de ilk esnaf olduğunu iddia ediyor. 16 yıldır araçların boyasına ve kaportasına gelen darbeleri minimize edip koruma filmi ile otomobilleri kaplayan esnaf Erdoğan ilginç ve dünyada sayılı bir çalışmaya imza attı. Esnafın iddiasına göre dünyada çok nadir olan 210 mikron TPU PPF kaplama ile Mücahit Erdoğan, kardeşinin aracını kapladı. Kaplamanın dikkat çekici ve diğerlerinden ayıran yanı ise gündüz güneş ışığını toplayıp gece ise adeta bir ışık gibi parlaması. Beyaz renginin üzerinde bulunan şeffaf kaplama sayesinde araç gece yeşil bir renge bürünüyor. Yeşil renginin yansıra parlayan araç görenlerin dikkatini çekiyor. Böylece otomobil sabah beyaz iken geceleri ise belli bir müddet parlak bir yeşil rengine bürünüyor. "Bu araçtan şu an dünyada 7 tane, Eskişehir’de ise 1 tane var" Eskişehir’de 16 yıldır bu işi yapan ve konuyla alakalı konuşan 35 yaşındaki Mücahit Erdoğan, "Daha öncesinde renkli kaplama, PPF kaplama ve boya koruma uygulamalarıyla bu işe başladık. Sonrasında bu noktaya kadar geldik. Bu araçtan şu an dünyada 7 tane, Eskişehir’de ise 1 tane var. Bizim dışımızda bir ikincisinin olacağını da pek zannetmiyorum. Bu araç gündüz sedefli beyaz görünüyor. Işığı toplayıp karanlığa girdiği anda ise neon yeşil olarak, tıpkı bir ışık kaynağı gibi parlamaya başlıyor. Güneş ışığını ve lamba ışıklarını tamamen toplayıp, bu enerjiyle yanabilen özellikli bir PPF malzeme bu. Görenler gözlerine inanamıyorlar. Rengin nasıl değiştiğine dair birçok açıklama yapmak, örnek göstermek zorunda kalıyoruz. İnsanların bayağı tepkisini ve dikkatini çekiyor. Bence güzel bir uygulama oldu; Eskişehir için de bir değişiklik oldu. Çok merak edip ’Rengi niye böyle?’, ’Bakabilir miyiz?’ diye soranlar; telefon ışığıyla kaplamanın üzerine yazı yazanlar oluyor. Trafikte de bayağı dikkat çekiyor. Bu işlem ortalama 5 gün sürdü. Tabii kaplamanın dışında daha farklı işlemler de yapıldı. Sadece kaplaması ortalama 130-140 bin lira gibi bir rakama mal oluyor. Bunun en büyük özelliği PPF olması. Zaten taş ve darbe gibi dış etkenlere karşı koruma amaçlı yapılmış bir malzeme. Eskişehir’de tek olmasının sebebi de bu; normal bir folyo değil, 210 mikron TPU PPF olduğu için Eskişehir’de tek" dedi.
Çankırı Yerin 150 metre altındaki bu mağara şifa dağıtıyor Türkiye’nin dört bir yanından Çankırı’ya gelen astım ve KOAH hastaları, yerin 150 metre altındaki tuz mağarasında şifa arıyor. Çankırı’da Hititler döneminden kalan ve yerin 150 metre altında bulunan ve "Yer Altı Tuz Şehri" olarak adlandırılan tuz mağarası, her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. İl merkezine yaklaşık 20 kilometre mesafede bulunan ve 18 bin metrekare kapalı alana sahip mağara, astım ve KOAH hastalarına da umut oluyor. Hayata geçirilen proje kapsamında, farklı illerden Çankırı’ya gelen astım ve KOAH hastalarının mağarada her gün 4 ila 6 saat boyunca tuzlu havaya maruz kalmaları sağlanıyor. Mağarada çeşitli etkinlikler yapan hastaların kanındaki oksijen seviyesinde ciddi bir artış oluyor. Mağaradaki terapiye katılan hastalar, mağarada geçirdikleri her geçen gün daha sağlıklı olduklarını hissettiklerini ifade etti. "Yürüyüşlerimde hızlı ve nefes alışverişlerimin güçlü olduğunu his ettim" Mağara sayasinde rahat nefes alabildiğini söyleyen Bünyamin Erkaya, "Buraya ağabeyim ile birlikte Erzurum’dan geliyorum. Ağabeyim ileri derecede KOAH hastası bende de başlangıcı var. Tuz mağarasını ve hastanenin faydalarını duyduk ve buraya geldik. Bugün üçüncü günüm ve yürüyüşlerimde hızlı ve nefes alışverişlerimin güçlü olduğunu his ettim. Her geçen gün sağlıklı olduğumu hissediyorum" dedi. "Daha rahat nefes almaya başladım" Sağlık probleminde belirgin azalmalar olduğunu ifade eden Yaşar Yavuz da, "Çankırı’ya Safranbolu’dan geliyorum, KOAH hastasıyım. Şehirde bulunan çeşitli etkinlikler ve tuz mağarası bana çok iyi geldi. Buraya gelmeden önce oksijen seviyem 51’di ama şu an 95’e kadar çıktı. Daha rahat nefes almaya başladım" diye konuştu. "Burası insana huzur veriyor, nefes alışını ferahlatıyor" Mağaraya gezmek için geldiğini ve rahat nefes aldığını belirten Zeliha Tekercioğlu, "Tuz mağarasına Ankara’dan gezmek için geldim. Burasının şifa kaynağı olduğunu da öğrendik. Burası insana huzur veriyor, nefes alışını ferahlatıyor. Güzel bir yer" ifadelerini kullandı. Mağaraya gezmek için geldiğini ve çok beğendiğini söyleyen Sevda Yılmaz ise, "Buraya Ankara’dan geliyorum. Daha önceden de burayı merak ediyordum. Mağara çok güzel, çok büyüleyici ve enteresan. Çok beğendik" şeklinde konuştu.
Gaziantep 75 yaşındaki Fatma teyzenin Kur’an-ı Kerim öğrenme azmi Gaziantep’te kadınlar için açılan kursa katılan 75 yaşındaki Fatma Akıcı’nın Kur’an-ı Kerim öğrenme azmi gençlere ve yaşıtlarına örnek oluyor. Şahinbey ilçesinde yaşayan, 3 çocuk ve 8 torun sahibi Fatma Akıcı, yıllar süren arzusunu 75 yaşında gerçekleştirmeyi başardı. Şahinbey Belediyesi tarafından ilçenin Bostancı Mahallesi’nde tarihi Bostancı Mektebi Kültür Evi’nde kadınlar için açılan Kur’an-ı Kerim kursuna katılan Fatma Akıcı, ilerleyen yaşına ve sağlık sorunlarına rağmen her gün düzenli olarak kursa katılıyor. Kur’an-ı Kerim’i öğrenme azmi göz dolduruyor Kursunu hiç aksatmayan ve elinde Kur’an-ı Kerim’i ile birlikte kursa gidip gelen Fatma Akıcı’nın Kur’an-ı Kerim’i öğrenme azmi göz dolduruyor. Büyük bir heyecanla Kur’an-ı Kerim öğrenmenin mutluluğunu yaşayan Fatma Akıcı, kurs eğitmeni Fehime Katırcı’nın destekleri ile her gün Kuran-ı Kerim öğrenmek için derslere katılıyor. Azmi ile hem yaşıtlarına hem de gençlere örnek olan Akıcı, Kur’an-ı Kerim’i öğrenmenin mutluluğu ile birlikte gösterdiği azim ve gayretle Kur’an-ı Kerim’i öğrenmenin yaşının olmadığını gösteriyor. "Hece hece Kur’an-ı Kerim’i öğreniyorum" Kur’an-ı Kerim kursunda gösterdiği azim ve gayretle büyük bir başarıya imza atarak eğitimde yaşın öneminin olmadığını gösteren Fatma Akıcı, her gün büyük bir sevinç ile kursa geldiğini belirtti. Kursa yeni katıldığını belirten Akıcı, "Bu kursa Kur’an-ı Kerim öğrenmeye geliyorum. Daha önce hiç Kur’an-ı Kerim öğrenmeye gitmemiştim. Şimdi sabahları erkenden kalkıp kursa geliyorum. İnşallah Kur’an-ı Kerim öğrenmeye çalışıyorum. Öğrenmediğim zaman ağlıyorum. Bildiğim ve öğrendiğim kadarıyla okuyorum. Hocamı çok takdir ettim. ’Ben Kur’an-ı Kerim öğreneceğim hocam’ dedim. ’Ben gelirsem, arkadaşlarımda gelir. Birbirimize yardımcı olalım’ dedim. Kur’an-ı Kerim öğrenmek çok güzel ve herkese Kur’an-ı Kerim öğrenmeyi tavsiye ediyorum. Kurslara gelsinler Kur’an-ı Kerim’i öğrensinler. Çocukken hiçbir yere gitmedik, Kur’an-ı Kerim öğrenemedik. Önce çok gelmek istedim. Fakat bir türlü dilim dönmedi, öğrenemedim. Şimdi hocamı çok seviyorum. Sabah hiç şey yapmazsam bile buraya geliyorum. Hece hece Kur’an-ı Kerim’i öğreniyorum. Çok şükür iyi gidiyor. Öğrenebiliyorum, hocam sağ olsun bana güzel gösteriyor. Benimle çok ilgileniyor, hep arkadaşlarıma ’siz öğrenirsiniz ama ben öğrenemem’ derdim. Ama ben de öğrendim. Çok şükür, bu kadar öğrendiğime bile seviniyorum" dedi. "Fatma teyzeyi gençlerimize de örnek olarak gösteriyorum" Kur’an kursu eğitmeni Fehime Katırcı ise, "Şahinbey Belediyemizin hanımlara yönelik açtığı Kur’an kursumuz hem gençlerimize hem de yaşlı teyzelerimize hitap ediyor. Fatma teyzemiz de bu teyzelerimizden bir tanesi. Üç ay oldu kursumuz açılalı. Üç ay içinde Kur’an-ı Kerim’i tam anlamıyla öğrenmeye çalışıyor ve yeni Kur’an-ı Kerim’e geçti. Fatma teyzeye Kur’an-ı Kerim’i öğretmeye çalışıyoruz. Hem gençler geliyor hem yaşlı teyzelerimiz kursa geliyor. Fatma teyze Kur’an-ı Kerim’i öğrenmede zorlandığı zaman ağlıyor, üzülüyor. Herkesten daha çok gayretli. Kursa en erken gelen sınıfımız öğrencilerimizden bir tanesi. Severek ve isteyerek geliyor. Kur’an-ı Kerim’i severek okuyor. Bütün öğrencilerden önce gelip bir an evvel dersini vermek için uğraşıyor. Fatma teyzeyi kendime örnek alıyorum. Gençlerimize de örnek olarak gösteriyorum" diye konuştu.