GÜNDEM - 01 Kasım 2025 Cumartesi 12:05

Boğaz enfeksiyonuna karşı zencefil ve bal karışımı

A
A
A
Boğaz enfeksiyonuna karşı zencefil ve bal karışımı

Osmanlı döneminde halk arasında mide ilaçları, kuvvet macunları ve pek çok karışımın içine dahil edilen zencefil, boğaz enfeskiyonlarının yoğun olduğu bugünlerde bal ile karışımı sonrası elde edilen şurupla üst solunum yolu rahatsızlıklarında destek olarak tercih ediliyor.


Kış aylarının vazgeçilmez doğal şifa kaynağı olan zencefil, birçok hastalığa karşı etkili destek sağlıyor. Vatandaşların en çok tercih ettiği doğal ürünlerin başında gelen zencefil, balla karışımı sonrası oldukça sevilen bir şurup haline geliyor.



"5 yaş sonrası herkesin kullanabileceği çok güzel bir şurup"


Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Teknikeri Şerife Akkuş, "Organik bal ile beraber taze zencefili evde pratik uygulayabileceğimiz şurup kıvamında yapabileceğimiz güzel bir tarif hazırlayacağız. Taze zencefili dilimleyip tane tane küçük dilimler haline getiriyoruz. Kavanozumuzun içerisine belli bir miktar bal koyup içerisine ekliyoruz. Özellikle boğaz enfeksiyonuna, boğaz ağrısına, geçmeyen öksürükte ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek adına evde 5 yaş sonrası herkesin kullanabileceği çok güzel bir şurup kıvamında ballı karışım. Bal ürünlerine veya zencefile alerjik reaksiyonu olan kişilerin kullanmasını tavsiye etmiyoruz. Onun dışında günlük dozajı bellidir, sabah ve akşam bir tatlı kaşığı şeklinde evden çıkmadan veya okula gitmeden önce alabilirsiniz" dedi.



"Evde yapabileceğimiz pratik bir şurup haline geliyor"


Karışım sonrası 1 gece bekletilen şurubun 1 hafta boyunca tüketilebileceğini ifade eden Şerife Akkuş, "Özellikle kışın vazgeçilmezi, hepimizin gözdesi taze zencefil birçok derde deva. Zencefil, içerisindeki etken maddeyi bala bıraktığı zaman balın kıvamını da sıvılaştırıyor. Bundan kaynaklı da evde yapabileceğimiz pratik bir şurup haline geliyor. Çocukların sevebileceği balın zaten muhteşem bir tadı var. Bunun yanına ilave olarak çok az karabiber, zerdeçal veya badem, ceviz içi gibi bunları da girerek genel bağışıklık sistemini, savunma sistemini arttırmak için tatlandırabiliriz. Kavanozumuzun içerisine belli bir miktarda bal ekleyip içerisine doğramış olduğumuz taze zencefilleri ince ve küçük yapılar da bunları balımızın içerisine ekliyoruz. Küçük parça bir zencefil, bunun için ideal olur. Daha sonrasında güzelce karıştırıyoruz. Bir gece ağzı kapalı bir şekilde ters koyarak bekletiyoruz. Sabah uyandığımızda bir tatlı kaşığı içebiliriz. Zencefil etken maddesini içerisine bıraktığı için bu katı kıvam tamamen sıvı hale gelir. Bir oda sıcaklığında cam bir kavanozun içerisine yaklaşık bir hafta taze şekilde saklayabiliriz. Bittikçe taze taze hazırlayabilirsiniz" ifadelerini kullandı.


Karışım ile bazı meyvelerin de faydalı olabileceğine dikkat çenen Akkuş, "Özellikle taze kuşburnu organik çok iyi bir C vitaminidir. Bunun yanında limonla beraber bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirmek adına özellikle de karışımın yanına da ekledim. Mandalina tam potasyum kaynağı ve enerji verici olarak kullanabiliriz. Muz harika bir lezzet, bir de kırmızı alıç ve sarı alıç olmak üzere iki çeşit var. Alıç da kalbe şifadır, çok iyi bir kalp dostudur. Yine metabolizma hızlandırmada ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirme de etkili ürünlerden birkaç tanesidir" diye konuştu.



Boğaz enfeksiyonuna karşı zencefil ve bal karışımı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Karpuz ve bal kabağıyla mutfağı sanat atölyesine çeviriyor Denizli’deki bir beş yıldızlı otelde yapan şef Murat Ertürk, karpuz ve bal kabağını kısa sürede görsel şölene dönüştürerek mutfakta sanatı yaşatıyor. Denizli önemli konaklama ve termal tesislerinden birisinde şef görev yapan Murat Ertürk, farklı ebatlardaki bal kabağı, karpuz ve sebzeleri adeta birer sanat eserine dönüştürüyor. Kariyerinde Antalya başta olmak üzere turizm sektörünün önde gelen tesislerinde deneyim kazanan Ertürk, genç yaşlarda katıldığı yarışmalarla da adını duyurdu. 2007-2009 yıllarında Genç Aşçılar Milli Takımı’nda yer alan başarılı şef; Antalya, Alanya, Kocaeli ve Manavgat’ta düzenlenen dekor yarışmalarında birçok birincilik ve dereceler elde etti. Özellikle meyve ve sebze oyma sanatındaki ustalığıyla dikkat çeken Ertürk, kısa sürede ortaya çıkardığı eserlerle izleyenleri hayran bırakıyor. Mutfakta estetik ve lezzeti bir araya getiren Murat Ertürk hem yerli hem yabancı misafirlerden büyük ilgi görüyor. Küçük bıçaklar yardımıyla 1 ila 1,5 saat içerisinde karpuz ve bal kabağını görsel bir şölene dönüştürdüğünü belirten Ertürk, "Mutfak benim için sadece yemek yapmak değil, aynı zamanda bir sanat alanı. Her ürünün içinde ortaya çıkarılmayı bekleyen bir estetik var. Sanatımı farklı sebzeler üzerinde sürdürmeye devam edeceğim. Yerli ve yabancı konuklarımıza otelimizde kusursuz hizmet verirken, Denizli ve Türkiye Mutfağıyla farklı tatları sunarken, görsellikten de asla vaz geçmeyeceğiz. Sanatımla önümüzdeki dönemlerde yapılacak yarışmalara katılmaya devam edeceğim. Denizli yi ve görev yaptığım otelimizi en güzel şekilde tanıtmaya ve temsil etmeye devam edeceğim. İşimi çok seviyorum. Çalışırken de asla yorulmuyorum " dedi. Adempira Termal & Spa Hotel Genel Müdürü Recep Altuntaş da mutfak sanatlarının turizmdeki önemine dikkat çekti. Altuntaş, Türk mutfağının köklü geçmişine vurgu yaparak Denizli mutfağının da bu zenginliğin önemli bir parçası olduğunu ifade ederek, "Türk mutfağı, dünyada sayılı mutfaklar arasında yer alıyor. Denizli mutfağı ise hem yöresel lezzetleri hem de doğal ürünleriyle çok özel bir konuma sahip. Biz de otel olarak bu zenginliği en iyi şekilde misafirlerimize sunmayı hedefliyoruz. Şeflerimizin sanatsal dokunuşları, misafirlerimize sadece bir yemek değil, aynı zamanda unutulmaz bir deneyim yaşatıyor" dedi.
İstanbul İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknik Bilimler MYO öğrencilerinden sektörel çıkarma İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Ayakkabı Tasarımı ve Üretimi Programı öğrencileri, sektörün mutfağını yerinde görmek amacıyla modern üretim tesislerine teknik bir gezi düzenledi. Akademi ile sanayi arasındaki bağı güçlendirmeyi hedefleyen anlamlı bir buluşma gerçekleşti. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Ayakkabı Tasarımı ve Üretimi Programı öğrencileri, sektörün mutfağını yerinde görmek amacıyla modern üretim tesislerine teknik bir gezi düzenledi. Genç yetenekler, teorik bilgilerini devasa bir üretim hattının dinamikleriyle birleştirme fırsatı buldu. Üretimin tüm aşamaları incelendi Ziyaret kapsamında öğrenciler, bir terliğin fikir aşamasından son paketleme anına kadar geçen tüm kompleks süreci adım adım inceledi. Gezi boyunca üretim bandının her bir istasyonunda duran öğrenciler, sektör profesyonellerinden teknik detaylar aldı. Ar-Ge ve Tasarım Merkezi: Öğrenciler, dijital tasarımların fiziksel prototiplere nasıl dönüştüğünü, modelleme ve kalıp hazırlama süreçlerindeki kritik hassasiyetleri gözlemledi. Kesim ve Saya Hazırlama: Malzeme verimliliğinin ve hatasız kesimin önemine dikkat çekilen bu bölümde, otomasyon sistemlerinin hızı ve insan emeğinin titizliği bir arada görüldü. Montaj ve Enjeksiyon Hattı: Terliklerin form kazandığı enjeksiyon makineleri ve montaj hatlarında, seri üretimin disiplini teknik bir vizyonla aktarıldı. Sürdürülebilirlik ve teknoloji odaklı üretim vizyonu Ziyaretin en dikkat çeken bölümlerinden biri, modern sanayinin vazgeçilmezi olan "Yeşil Üretim" teknolojileri oldu. Öğrenciler, yıllık 59,5 ton atığı geri dönüştürerek çevreye kazandıran ve üretim enerjisinin yüzde 75 gibi büyük bir kısmını güneş enerjisinden karşılayan, döngüsel ekonomiyi kağıt, plastik, cam ve metalin ötesine taşıyarak terlik üretimindeki firelerinin yüzde 100’ünü henüz atık statüsüne geçmeden üretim bandına geri kazandıran sürdürülebilirlik hamlelerini yerinde inceledi. Sektörün sadece üretim kapasitesinden ibaret olmadığını gören genç tasarımcılar, 50’den fazla ülkeye ihraç edilen ve yılda 100 milyon çift üretim kapasitesine ulaşan dev bir ekosistemin operasyonel gücüne tanıklık etti. Yaklaşık 1.500 çalışanın kolektif emeğiyle yürütülen süreçler, öğrencilere bir işletmenin kurumsal yapısı hakkında önemli ipuçları verdi. Akademik kadrodan samimi teşekkür Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Serap Çaşkurlu öncülüğünde gerçekleşen ziyarete; Doç. Dr. Şeyda Eyüpoğlu, Öğr. Gör. Betül Kır ve Öğr. Gör. Can Hacıosmanoğlu da eşlik ederek öğrencilerle birlikte üretim süreçlerini değerlendirdi. Akademik kadro adına iletilen teşekkür mesajında şu ifadelere yer verildi: "Bölüm olarak gerçekleştirdiğimiz teknik gezi kapsamında fabrikanızı ziyaret etmekten büyük memnuniyet duyduk. Misafirperverliğiniz ve bizlere sunduğunuz samimi karşılamadan dolayı başta yöneticileriniz olmak üzere tüm çalışanlarınıza şükranlarımızı sunarız. Öğrencilerimize yönelik gerçekleştirdiğiniz bilgilendirmeler ve üretim süreçlerine dair paylaştığınız değerli bilgiler, sektör ile eğitim arasındaki bağın ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Teorik bilgilerin uygulama ile desteklenmesi açısından bu tür iş birliklerinin öğrencilerimiz için son derece faydalı ve yol gösterici olduğuna inanıyoruz. Ziyaretimiz süresince bizlere gösterdiğiniz ilgi, sabır ve içten yaklaşımınız için tüm hocalarımız ve öğrencilerimiz adına teşekkürlerimizi sunarız." Eğitimde uygulamalı dönem Gezi sırasında heyecanlarını gizleyemeyen öğrenciler, derslerde gördükleri tekniklerin endüstriyel boyutta nasıl karşılık bulduğunu görmenin kariyer planlamaları için dönüm noktası olduğunu belirtti. Uzmanlar ise nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamada saha deneyiminin hayati önem taşıdığını vurguladı. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa öğrencilerinin; ziyaret sonunda sadece birer gözlemci olarak değil, geleceğin ayak giyim dünyasını şekillendirecek vizyoner adaylar olarak tesisten ayrıldığı aktarıldı. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimi ve öğrencilerin merak ettiği soruların yanıtlandığı bir soru-cevap paneli ile sona erdi.