KÜLTÜR SANAT - 20 Ekim 2025 Pazartesi 11:16

Çocukların dahi tükettiği kış çorbaları: "Kelle ve arabaşı"

A
A
A
Çocukların dahi tükettiği kış çorbaları: "Kelle ve arabaşı"

Konya’da vatandaşların kış aylarında vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan ve Osmanlı mutfağında da ayrı bir yere sahip olan kelle ve arabaşı çorbaları, çocuklara da içiriliyor.


Türk yemek kültüründe geçmişi Osmanlı dönemine kadar uzanan ve Yörük kültürünün bir lezzeti olan kelle çorbası ile arabaşı çorbası günümüzde de vazgeçilmez hale geldi. 16. yüzyılda Abdal Mehmet Külliyesi’nde okuyan öğrencilere ikram edilen ve Osmanlı mutfağında ayrı bir yere sahip olan bu lezzetler, günümüzde de yaklaşık 5 saat pişirilmesinin ardından hazırlanarak sunuma hazır ediliyor. Hazırlanan çorbaları günümüzde bebeklerden yaşlılara kadar tüm kesimler tercih ediyor.



"Kremalı kelle paça içtiğimizin hiçbir anlamı kalmıyor"


Kış aylarının gelmesiyle beraber çorba talebinin çok fazla olduğunu anlatan 30 yıllık çorbacı Ramazan Bademci, "Şu anda Konya’da arabaşı vazgeçilmez bir çorba. Hamuruyla beraber tüketilen bir çorbamız. Tabii havalar soğuyunca biraz daha acısına yüklenip arabaşı daha fazla tüketiliyor. Vazgeçilmez lezzetlerden birisi olan kelle paça çorbamızı hazırlarken ise kelle bize komple sökülmüş olarak gelir. Tabii bunlar temizlenme aşamasından geçtikten sonra biz bunları düdüklüde tam 4-5 saat civarında kaynatıp, kendi öz suyunu çıkartıp daha sonra servise kendi öz suyuyla sunuyoruz. Yani bizde kremalı bir ortam yok, çünkü kremalı kelle paça içtiğimizin hiçbir anlamı kalmıyor. İçerisi un ve yoğurtla sulandırılıyor. Bizdeki sistemde kendi kemiğin suyu, etin suyuyla beraber servis ediliyor" dedi.



"Kendi suyundan yapılmıyorsa içmeye gerek yok"


Kelle paça çorbasının öz suyuna dikkat çeken çorbacı Ramazan Bademci, "Tabii şu anda bizim aslında müşterilerimizin çoğu sabit müşteri olduğu için yani mercimek, arabaşı, bamya olarak ayırıyoruz. Şu anda hafif rahatsızlığı olanlara bile, kelle paçayı kendi elimizle yaptığımız zaman ‘ben şimdiye kadar bunu niye içmedim’ diye bunun tepkilerini alıyoruz. Kelle paça da zaten özellikle kendi suyundan yapılmıyorsa içmeye gerek yok. Tüketmeye de gerek yok. Çünkü hiçbir faydası yok. Bizim şu anda yaptığımız kelle paçanın içinde kolajen olarak kolajenini almış oluyor, bir vitamin katkısı almasına gerek kalmıyor" şeklinde konuştu.



"Gençliğin hızlı bir şekilde tüketmesi gereken kelle paça"


Gençlerin fast food ürünlerinin yanı sıra bu lezzetleri tercih etmeleri tavsiyesinde bulunan Bademci, "Arabaşında da zaten artık hava soğuyunca olmazsa olmazı hamur. Tabii şimdi havalar biraz daha soğuduğu zaman biz hamur çıkartmaya başlayacağız. Bunu ikram edeceğiz. Kelle paça da ister istemez biraz koku olduğu için ev hanımları genelde bunu tercih etmeyip bizde tüketmeyi tercih ediyor. Bu da bizim işimize yarıyor ama arabaşı konusunda şu var, yaparken yöre yöre değişiyor bu lezzet. Unu salçasını güzel kavurduktan sonra tavuk suyuna biraz verirse o lezzeti yakalarlar. Gençlerimiz şu anda en büyük hatalarından bir tanesi şu anda hep hazır yiyeceklere gittikleri için hamburger, makarna gibi değişik yiyecekler tüketiyorlar. Ama bence şu an gençliğin hızlı bir şekilde tüketmesi gereken kelle paça" diye konuştu.


Vatandaşlar ise kış aylarında severek arabaşı ve kelle paça çorbası içtiklerini söyledi.



Çocukların dahi tükettiği kış çorbaları: "Kelle ve arabaşı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu "Kampüs İftarları" etkinliği gençleri aynı sofrada buluşturdu Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Enes Efendioğlu, Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen "Kampüs İftarları" programında gençlerle iftar sofrasında bir araya gelerek Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çekti. Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Ramazan ayı dolayısıyla "Kampüs İftarları" programı düzenlendi. İftar programına Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Enes Efendioğlu, Vali Yardımcısı Mevlüt Özmen, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük ile çok sayıda üniversite öğrencisi katıldı. Gençlerle aynı sofrada iftar yapan Genel Müdürü Efendioğlu, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini belirterek üniversite kampüslerinde düzenlenen iftar programlarının gençleri bir araya getirdiğini ifade etti. Rektör Yardımcısı Küçük ise öğrenci topluluklarının yürüttüğü projelerin bu başarıda önemli rol oynadığını ifade ederek, öğrencilerin proje ve faaliyetlerini çeşitlendirerek üniversitenin başarılarını artırmaya devam etmeleri gerektiğini söyledi. Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu da üniversitenin son dönemde ÜNİDES programında üst sıralarda yer almasının önemli bir başarı olduğunu belirtti. İftarın ardından "Kampüste Ramazan Bereketi" etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, Hacivat-Karagöz ve Aşık ile Maşuk gösterileri katılımcılardan ilgi gördü. Etkinlik boyunca öğrencilere çeşitli ikramlar yapıldı. Öğrenci toplulukları kurdukları stantlarda projelerini tanıttı. Programın son bölümünde ise üniversiteli gençlerle ÜNİDES buluşmaları gerçekleştirildi. Gençlerin proje ve fikirlerini paylaşma imkanı bulduğu buluşmada, gençlik çalışmalarına yönelik değerlendirmeler yapıldı. Programa; Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Mehmet Sena Aygül, Genel Müdür Yardımcıları Tarık Karkınçam, Tuncay Ulusan ve M. Tayyip Kahyaoğlu katıldı.
İstanbul Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "2 yıl içerisinde Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi " Malatyalı İş Adamları Derneği (MİAD) iftar yemeğinde konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, deprem sonrası hakkında konuşarak, "2 yıl içerisinde Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi." dedi. İstanbul Ataköy’de bulunan Hyatt Regency Otel’de MİAD (Malatyalı İş Adamları Derneği) öncülüğünde bir iftar yemeği etkinliği düzenlendi. Düzenlenen organizasyona Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve birkaç davetli katıldı. Verilen iftar yemeğinden sonra katılımcılara seslenen Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’da depremden sonra inşa edilen yapılara değinerek geliştirilmekte olan projeler hakkında konuştu. Daha sonrasında Malatya Bilim Merkezi açılışı öncelikli olmak üzere toplanan protokol, imza töreninde sahneye çıkarak imzalarını attı. Asrın felaketinin üstesinden bu ülke geldi Deprem sonrası toparlanma süreci hakkında konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı asrın felaketi diyorlar ama bence asırların felaketiydi. Bu felaketin üstesinden bu ülke büyüklükle geldi." dedi. Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi Malatya’da 121 bin bağımsız bölümün yükseldiğine değinen Er, "Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi. 121 bin. Cumhurbaşkanıma hitaben teşekkür konuşması yapmıştım. Aynı şu ifadeyi kullandım. Cumhurbaşkanıma ’Sayın Cumhurbaşkanım, 121 bin konut diyoruz, insanlar 121 olarak algılıyor. Siz 455 bin konut diyorsunuz, insanlar rakam telaffuzunda zorlanıyor, 455 tane diyorlar.’ Geçen gün dedim bir ortamda, ’121 bin bağımsız bölüm Malatya’da 2 yıl içerisinde yükseldi.’ diyorum." şeklinde konuştu. Bilim merkezleri hayata geçiyoruz Malatya’da hayata geçirilen yeni projelere değinen Sami Er, "Bilim merkezlerini hayata geçiriyoruz. 2 tane cami projemiz var. Bu projelerimizle de inşallah birazdan protokol yapacağız. Çok ciddi manada sanayimiz yapılıyor. Burada biz ayrıca mobilyacılar, mermerciler, hurdacılar bütün iş sınıflarını kümelendirerek şehrin dışına çıkarmayı hedefliyoruz ve Malatya’daki Çavuşoğlu’ndaki sanayi çarşısını Allah’ın izniyle dönüştürerek Malatya’nın cazibe merkezi hâline getiriyoruz." dedi. Malatyamızda 35 milyar lira altyapı yatırımı var Altyapı yatırımlarının varlığından bahseden Belediye Başkanı Er, "Malatyamızda 35 milyar lira altyapı yatırımı var. Bütün Malatya’nın şebekesini değiştiriyoruz. Yıllardır kullanılan asbest borular var, onların tamamını değiştiriyoruz. Bütün su depolarının tamamı değişiyor ve arıtma tesisleri bölgenin en ileri biyolojik arıtmasını yapıyor. Yani altyapı ile ilgili 35 milyar lira bir çalışmamız var." dedi. Çevre ile ilgili çok ciddi çalışmamız var "Yollarla ilgili, çevreyle ilgili çok ciddi çalışmamız var." diyerek sözlerine devam eden Sami Er, "Şu anda Kuzey Çevre Yolu alanı Allah’ın izniyle ağustos ayında bitiyor. Kuzey kuşak ve Güney kuşak yollarını, 6 yıl sürecek olan işi 6 ayda bitirdik. İnşallah Malatya’mıza raylı sistemi de kazandırıyoruz. Kışla Caddesi ve İnönü Caddesi’ni 30 metrelik yola çıkararak buradan raylı sistemi geçirerek 100. Yıl Parkı’na kadar çalışmalar devam ediyor. Ayrıca banliyö treni oluşturarak burasıyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Bunları biz İkizce’ye kadar inşallah devam edeceğiz." dedi. Kürsüde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da konuştu. Türkiye’nin savunma sanayii alanında yaptığı çalışmalardan bahseden Bakan Kacır, "Savunma sanayiinde attığımız adımlarla Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünyanın en modern ve en ileri teknolojilere sahip savunma sistemlerini kullanabilmesini mümkün kıldık. Türkiye bugün harp paradigmasını değiştiren insansız hava araçları alanında yüzde 68’lik pazar payıyla dünyada 1 numara. Türkiye bugün jet motorlu SİHA’sında havadan havaya füzelerle diğer uçakları vurma kabiliyetine sahip dünyadaki tek ülke." dedi. Türkiye bugün balistik füzelerini üretebilen bir ülke Konuşmasının devamında Türkiye’nin balistik füze üretimi hakkında konuşan Bakan Kacır, "Türkiye bugün kendi hava savunma sistemlerini geliştirebilen, üretebilen; kendi seyir füzelerini geliştirebilen, üretebilen; balistik füzelerini geliştirebilen, üretebilen bir ülke ve bütün bunları teknolojinin en ileri imkânlarıyla hayata geçirebilen bir ülke." şeklinde konuştu. Türk milleti mührünü gökyüzüne vurdu Türkiye’nin mührünü gökyüzüne vurduğunu vurgulayan Bakan Kacır, "Türk milleti Bayraktar’la, Anka’yla, Aksungur’la, Akıncı’yla, Hürkuş’la, Hürjet’le, Atak’la, Gökbey’le, KAAN’la, Kızılelma’yla mührünü gökyüzüne vurdu." dedi.