EĞİTİM - 20 Eylül 2025 Cumartesi 11:19

Çocukların okuldan soğumasının sebebinin altında ‘Akran zorbalığı’ olabilir

A
A
A

Son zamanlarda sosyal medya kullanımı ve şiddet içerikli oyunların artmasıyla okullardaki akran zorbalığı da gittikçe artıyor. Özellikle okullarda sözlü, fiziksel ve psikolojik sorunlar yaşayan çocuklar ileri yaşlarda daha büyük sorunlarla karşılaşabiliyor.

Akran zorbalığı son yıllarda sosyal medyada yayınlanan olumsuz video içerikleri ve şiddet oyunları nedeniyle özellikle çocuklar arasında artış gösteriyor. Çocuklar arasında büyük boyutlara ulaşan akran zorbalığı olarak bilinen sözlü, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalan çocuklar ileri yaşlarda ise daha büyük sorunlarla karşılaşabiliyor.

"Zorbalığa maruz kalan öğrenci de okuldan soğuyabiliyor"

Okulların açılmasıyla beraber öğrencilerde hem uyum sorunları, hem de akran zorbalığı bir araya gelmeye başladığına dikkat çeken Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, "Okula uyum ve akran zorbalığı birbirini direkt olarak etkileyen iki konudan biri ve okula uyum da zorlanan öğrenci zorbalığa yönelebiliyor. Zorbalığa maruz kalan öğrenci de okuldan soğuyabiliyor. Akademik başarısızlık ve psikolojik sorunları ortaya çıkabiliyor. Okula uyumda temel nedenlere baktığımız zaman öğrencilerde bir ayrılık kaygısı, akademik başarının ne olacağı korkusu sosyal boyut yeni arkadaşlar edinme gibi karşımıza çıkıyor. Bu öğrencilerde akran zorbalığına baktığımız zaman fiziksel, sözlü, sosyal ve siber olmak üzere farklı akran zorbalıkların olduğunu görüyoruz. Birçok öğrenci arkadaşlarına fiziksel olarak şiddet uygulayabiliyor. Birçok öğrenci de sözlü olarak arkadaşlarının kıyafetleriyle, fiziksel özellikleriyle alay edebiliyorken, kimisi de arkadaşlarını oyuna almama, onları dışlama ve yalnızlaştırma, ötekileştirme gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bir de günümüzün temel problemlerinden biri de siber dediğimiz akran zorbalıkları karşımıza çıkıyor. Özellikle gençlerde akran zorbalığının günümüzdeki yolu siber zorbalık var. Birçok öğrencinin sosyal medyada uzunca vakit geçirmeleri ve ailelerin bu alanı kontrolsüz bir şekilde öğrencilere bırakması siber zorbalıkları biraz daha artırmış durumda" dedi.

"İçe kapanma, yalnızlaşma ve öz güven problemleri ortaya çıkıyor"

Akran zorbalığına uğrayan öğrencilerdeki belirtilere değinen Özcan Aladağ, "En önemli şey okula bir istek olduğunu görüyoruz. Okula gitmeme eğilimlerinin fazlaca olduğunu söyleyebiliriz. Bu hem ilkokul, hem ortaokul, hem de lise düzeyinde karşımıza çıkıyor. Sebepsiz bir karın ağrısı, baş ağrısı şikayetleri var. Aileleri tarafından doktora götüren öğrencilerin böyle bir fiziksel sebepleri olmamasına bir ağrı şikayetlerinin olduğunu söyleyebiliriz. İçe kapanma, yalnızlaşma ve öz güven problemleri ortaya çıkıyor. Bir de öğrencilerin özellikle hem orta yaştaki hem de büyük yaştaki öğrencilerde eşyaların kaybolması ve birçok eşyaların yerine konmaması gibi karşımıza geliyor. Önemli olan özelliklerden biri de öğrencilerin olaylar karşısında tutarsız, birbiriyle ilişkisiz açıklamalar ortaya koyması akran zorbalığının en önemli belirtileri olarak çıkıyor. Akran zorbalığına baktığımız zaman öğrenciler, günün büyük bir bölümünü okullarda geçiriyorlar ve tabii ki burada okullarda öğretmenlere, rehber öğretmenlere, psikolojik danışmanlara çok fazlaca görev düşmekte. En önemlisi öğretmenlerin öğrencilerini tanıması gerekiyor. Birçok eğitimcinin birçok öğrencisi var ama bu öğrencilere mutlaka zaman ayırmalı ve onları tanımalı. Onların özelliklerini tanıyabilmeli" şeklinde konuştu.

"Ailelerin sosyal medyadan uzak durması gerekiyor"

Ailelerin mutlaka çocuklarını dinlemeli ve onları çok iyi tanımaları gerektiğinin önemine vurgu yapan Aladağ, "Onları desteklemeleri gerekiyor. Yani okuldan gelen bir çocuğun ailesi tarafından mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Okulda ne tip faaliyetler gördüğü, bu faaliyetlerde ne tip durumlarla ortaya çıktığını anne ve babaların dinlemesi gerekiyor. Tabii anne ve babaların bunların dinlemesi için kendilerinin de çocuklarına vakit ayırarak sosyal medyadan uzak durması gerekiyor. Şayet böyle bir durum varsa ve içinden çıkılmaz bir durum da varsa mutlaka ailelerin profesyonel bir destek alması gerekiyor. Özellikle sosyal medya kullanımına ailelerin dikkat etmesi gerekiyor. Çünkü bu sosyal medyada izlenen videolar öğrencilerde birçok farklı duyguyu bir araya getirebiliyor. Öğrenciler de bunun en güzel yapma imkanının okul ortamı olduğunu görüyorlar. Bu nedenle kontrolsüz bir sosyal medyanın öğrencilere zarar verdiğini söyleyebiliriz" diye konuştu.

Çocukların okuldan soğumasının sebebinin altında ‘Akran zorbalığı’ olabilir

İbrahim Yetkin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Bu ilçede evlenecek çiftlere 20 bin TL maddi destek SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede evlenecek olan çiftlere 20 bin TL destek sağladıklarını açıkladı. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, sosyal belediyecilik alanında fark oluşturan desteklerle ailelerin, öğrencilerin ve evlenmek üzere yola çıkan çiftlerin yanında olmayı sürdürdüklerini ifade etti. Güçlü aile, güçlü toplum anlayışıyla evlenecek olan genç çiftler için yeni destek programlarını uygulamaya almaya devam ettiklerini vurgulayan Başkan İbrahim Sandıkçı, ilçede evlenecek olan dar gelirli çiftlere 20 bin TL destek sağladıklarını belirtti. Canik’te evlenecek olan çiftlere ayrıca nikâh ücret desteği ve ev eşyası desteğinde bulunduklarını da hatırlatan Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde evlenecek olan çiftlerimize 20 bin TL destek sağlıyoruz" dedi. Belediye tarafından evlenecek olan dar gelirli çiftlere 20 bin TL destek sağlanması ve çiftlere evlilik öncesi aile okulu eğitimi verilmesine dair iş birliği protokolü Canik Kaymakamı Şeref Aydın ve Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı tarafından imzalandı. Aile kurumunun önemi konusunda toplumsal bilinç oluşmasına yönelik adımlar attıklarını aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, evlilik hazırlığında olan çiftlere yönelik destek programlarını kesintisiz bir şekilde sürdürdüklerini ifade ederek, ayrıca şunları söyledi: "Canik’imizde sosyal belediyecilik alanında örnek projeleri hayata geçiriyor, ailelerimizin ve aile kurumu oluşturmak üzere yola çıkan gençlerimizin bütçelerine destek olmaya devam ediyoruz. Canik’imizde evlenecek olan dar gelirli çiftlerimize 20 bin Türk lirası destek sağlıyoruz. Destek programımız çerçevesinde ayrıca çiftlerimizi evlilik öncesi aile okulu eğitimiyle buluşturacağız. 20 bin Türk lirası destek programımızla birlikte evlenecek olan çiftlerimizin nikâh işlemlerini tamamen ücretsiz bir şekilde gerçekleştirmeye, ayrıca dar gelirli çiftlerimize ev eşyası desteği sağlamaya devam ediyoruz. Canik’imizde sosyal belediyecilikte farkındalık olan projelerimizle ailelerimizin ve evlenecek olan çiftlerimizin yanında olmayı sürdürüyoruz."
Kars Sarıkamış’ta Orman Haftası etkinliği Sarıkamış Orman İşletme Müdürü Şener Arifoğulları, beraberinde orman şefleri ile birlikte 2026 Orman Haftası kapsamında Kaymakam Enis Aslantatar’ı makamında ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette, ormanların korunması, sürdürülebilir yönetimi ve çevre bilincinin artırılmasına yönelik yürütülen çalışmalar ele alındı. Kaymakam Enis Aslantatar, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, orman teşkilatının doğanın korunması ve gelecek nesillere aktarılması noktasında üstlendiği sorumluluğun büyük önem taşıdığını ifade etti. Özverili çalışmalarından dolayı İşletme Müdürü Şener Arifoğulları ve beraberindeki orman şeflerine teşekkür eden Aslantatar, özellikle Orman Haftası’nın toplumda çevre bilincinin gelişmesine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Ziyaret sırasında İşletme Müdürü Şener Arifoğulları, Sarıkamış bölgesinde yürütülen ağaçlandırma faaliyetleri, ormanların korunmasına yönelik denetimler ve sürdürülebilir ormancılık projeleri hakkında Kaymakam Aslantatar’a bilgi verdi. Ayrıca, yangın önleme çalışmaları ve vatandaşlara yönelik bilinçlendirme faaliyetlerinin yıl boyunca aralıksız sürdürüldüğü aktarıldı. Ziyaretin ardından Kaymakam Enis Aslantatar, Sarıkamış Orman İşletme Müdürlüğü personeli Sedat Özbilen’e, görevinde göstermiş olduğu gayretli ve başarılı çalışmalarından dolayı teşekkür belgesi takdim etti. Tören, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Ankara DEM Parti Sözcüsü Doğan: "DEM Parti İmralı Heyeti İmralı Adası’na gidecek Öcalan’la görüşmek üzere" Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Yarın heyetimiz, DEM Parti İmralı Heyeti İmralı Adası’na gidecek Öcalan’la görüşmek üzere. Bu görüşme bizim için çok önemli bir görüşme. Çünkü bir yandan yasal süreçle ilgili bundan sonra yapılacakları dair Öcalan’la a istişarede bulunacaklar gündemlerinde böyle bir başlık var" dedi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, basın toplantısında konuştu. Doğan, Nevruz kutlamalarında DEM Parti’nin de yer aldığını belirterek, "Nevruz’un Kürt halkı açısından farklı bir anlamı var. Zulme karşı direnişi ve özgürlüğü simgeliyor aynı zamanda Nevruz, Kürt halkı açısından. Bu yılki Nevruz’un sloganı da özgürlük, birlik ve demokrasiydi. Bu birlik vurgusu tabii ki Kürtlerin birliğini kapsayan ama aynı zamanda halkların birlikteliğini de kapsayan bir vurguydu" diye konuştu. Nevruz kutlamalarında gözaltıların olduğunu dile getiren Doğan bunun bir suç olmadığını söyledi. Doğan, "Asıl suç hala Selahattin Demirtaş’ın içeride olması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmaması. Suç arıyorsak oraya bakalım. Üstelik anayasa ihlali, anayasal suç" şeklinde konuştu. PKK’nın geçen yıl temmuz ayında silah bıraktığını hatırlatan Doğan, "Silahlarını bırakanlar ne yapacaklar, hayata nasıl katılacaklar, demokratik siyasete nasıl katılacaklar diye sordular. Yetmedi, biz sorduk. Yapılan tüm görüşmelerin ana gündemi bu konu. Münfesih bir örgütten suç oluşturmak bu sürecin ruhuna uygun olmadığı gibi, Kimler bundan fayda görüyor sorusunu da bize sordurtuyor. Eğer provokasyon arıyorsak buralara bakalım. Eğer bir ülkenin kolluk gücü, hakimi, savcısı, barış ve demokratik toplum sürecinden haberdar değilse, burada bir sorun var demektir" değerlendirmesinde bulundu. "Hızla bir takvimlendirme, bunun da kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor" Doğan, sürecin hızlandırılması gerektiğinin altını çizerek "Tüm bu somut adımların pratikte karşılık bulması için yapılması gerekenlerin neler olduğuna işaret eden bir temel başlık vardı ve bu da hukuki çerçeveydi. Bu çerçeve yasa ne zaman ve nasıl oluşturulacak? Bizim bu konudaki tavrımız açık. Daha önce de paylaştım. Biz bu çerçeve yasanın bir an önce geçiş hukukuna uygun bir biçimde yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim bu konudaki hazırlıklarımız tamamlandı. Bu yasada hiç kimseye ayrım yapmadan, kategorik bir yaklaşım içermeden, silah bırakan herkesi kapsayacak bir hukuki yaklaşıma ihtiyaç var. Bunun bu şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Bunun için de hızla bir takvimlendirme, bunun da kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor" ifadelerine yer verdi.
Muğla Tarihi yel değirmenleri için fikir projesi yarışması başladı Bodrum Belediyesi ve TMMOB Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği iş birliğiyle ilçenin simge mekanlarından Değirmenburnu’nda yer alan tarihi yel değirmenlerini geleceğe taşımak amacıyla düzenlenen "Bodrum Değirmenburnu Tarihi Yel Değirmenleri ve Yakın Çevresi Fikir Projesi Yarışması" başladı. Toplam 5,5 milyon TL ödül havuzuna sahip olan ulusal yarışma, alanın tarihi dokusunu koruyarak çağdaş ve yenilikçi fikirler üretilmesini hedefliyor. Bodrum’un silüet hattında yer alan, doğal ve arkeolojik sit alanı statüsündeki Değirmenburnu bölgesi için hazırlanan fikir projesi yarışmasının takvimi netleşti ve süreç resmen başladı. TMMOB Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği desteğiyle tek kademeli, serbest ve ulusal çapta düzenlenen yarışma; tarihi mirası korurken "yerin ruhunu" yansıtacak, peyzaj bütünlüğünü ve kamusal kullanım potansiyelini ön planda tutacak çağdaş çözümler arıyor. Kültürel peyzaj alanı olarak tanımlanan bölgedeki yel değirmenleri ve sarnıç gibi koruma konusu yapı unsurlarını odağına alan yarışma; mimar, şehir plancısı ve peyzaj mimarlarının yenilikçi projelerine sahne olacak. Yarışmacılardan, koruma statüsü yüksek olan bu özel alana hassasiyetle yaklaşarak hem doğayı koruyan hem de Bodrum’un şehir yaşamına değer katacak fikirler geliştirmeleri bekleniyor. TMMOB’a bağlı odalara kayıtlı mimar, şehir plancısı veya peyzaj mimarlarının bireysel veya ekip olarak katılabileceği fikir yarışmasında, dereceye giren güçlü projeler için toplam 5,5 milyon TL ödül dağıtılacak.