GÜNDEM - 12 Ekim 2025 Pazar 12:14

Çöp diye atılan meyve kabukları bağışıklık dostu olabilir

A
A
A
Çöp diye atılan meyve kabukları bağışıklık dostu olabilir

Hava sıcaklıklarının düşmesiyle artan soğuk algınlığı vakalarına karşı uzmanlar vücut direncini artırmak için bitki çayı önerisinde bulunurken, evde tüketilen meyvelerin kabuklarını da bitki çaylarının karışımları sırasında kullanarak bağışıklık sistemine destek sağlanabileceğine dikkat çekiyor.


Kış aylarında havaların soğumasıyla birlikte gribal enfeksiyonlarda artış görülüyor. Uzmanlar mevsim normallerine düşen hava sıcaklıklarıyla birlikte gelen rahatsızlıklara karşı tüketilen meyvelerin kabuklarının evde hazırlanan bitki çaylarında kullanılabileceğine dikkat çekiyor.



"Kabuklarındaki etken madde oranı daha yüksek"


Bitkisel yöntemlerle vücut direncini artırmak isteyen vatandaşlara tavsiyelerde bulunan Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Teknikeri Şerife Akkuş, "Grip rahatsızlıklarına karşı, virüslerden korunmak için özellikle bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirmemiz lazım. Bunlar da tabii ki bol bol meyve tüketmekten geçiyor. Öncelikle C vitamini ağırlıklı tüketebiliriz. Mesela mandalina, portakal, kivi gibi meyveler evet hepimiz bunları tüketiyoruz ama kabuklarındaki etken madde oranı daha yüksek. Bunları israf etmeden geri dönüşüm yaparak, bitki çaylarımızın içerisine aroma vermek, tatlandırmak ve etken madde oranından faydalanmak adına kabuklardan bir kış çayı hazırlayabiliriz. Her meyvenin kabuğu değil tabii ama özellikle kış aylarında bolca tükettiğimiz portakal, greyfurt, nar, limon, mandalina, kivi bunları içerisine ekleyip bitki çayı yapabiliriz. Alerjik olan bünyelere tavsiye etmiyoruz, herhangi bir alerjisi olmayan herkes gönül rahatlığıyla tüketebilir" dedi.



"Doğal ürünler ve bitkiler bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirmeye yardımcı oluyor"


Doğal bitki çaylarının hazırlanışına dikkat çeken Bitkiler Teknikeri Şerife Akkuş, "Tıbbi ada çayı, zencefil, zerdeçal, ıhlamur, keçiboynuzu, kabuk tarçın, hibiskus ve kuşburnu içeriyor. Ekstra bunların içerisine kivi, portakal, limon kabuklarını da ekleyip harika bir kış çayı yapılabilir. Bu kış çayı içerisinde tamamen doğal ürünler ve bitkiler sayesinde bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirmeye yardımcı oluyor, savunma mekanizmamızı arttırıyor. Vücut direncini arttırıyor. Özellikle grip, nezle, soğuk algını şikayetlerinde bize kalkan oluşturuyor. Bu bitkilerin yanında tabii vitamin ve mineralli takviyelerimizi almayı unutmuyoruz. Özellikle C vitaminini bağışıklık sistemimizi savunmak için evet meyvelerden alıyoruz. Ama ekstra olarak gıda takviyelerini mutlaka kullanmalıyız. Bunun yanında D vitaminli, propolis, bal, keçiboynuzu özü bunları da tüketebiliriz. Kış aylarında ekinezya vazgeçilmez bir bitkimizdir. Özellikle üst solunum yolu rahatsızlıklarında grip, nezle, soğuk algınlığı şikayetlerinde ekinizya çayını da demleyip tüketebiliriz. Bitkilerimiz zencefil, zerdeçal, kabuk tarçın, keçiboynuzu, kök bitkileri öncelikle sıcak suyumuzun içerisine atıyoruz. 3-4 dakika bunlar demlendikten sonra üzerine yaprak ve çiçek bitkilerimiz hibiskus, hatmi çiçeği, adaçayı bunları da toplamda 6 ila 7 dakika demlendirdikten sonra süzüp içebiliriz. Tabii bunların aromasını kazandırmak için mandalina kabuğu, kivi kabuğu, limon da harika lezzet veriyor. Okul dönemi başladı bu süreçten sonra özellikle bağışıklık sistemi düşüyor. Şu an boğaz enfeksiyonu, ağrı, öksürük şikayetleriyle gelenler tabii ki var. Bu çay karışımını akşamları kullanmanızı tavsiye ediyorum. Ama onun dışında günlük mutlaka bir porsiyon meyve tüketmenizde fayda var" diye konuştu.


Meyve tüketen vatandaşlar ise kabuklu tüketerek bağışıklık sistemine destek verdiklerini belirtti.



Çöp diye atılan meyve kabukları bağışıklık dostu olabilir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Patlama sesleri gelen gecekondu bahçesinde çıkan yangın yan binaya sıçradı Eskişehir’de bir gecekondunun bahçesinden gelen patlama seslerinin ardından çıkan yangın yan binaya sıçradı. Alevler, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Olay, Hayriye Mahallesi Ulutaş Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bahse konu sokak üzerindeki bir gecekondu bahçesinden gelen patlama seslerinin ardından yangın çıktı. Büyüyen yangın gecekondunun yanına bulunan binaya da sıçradı. Paniğe kapılan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Ekipler yangının sıçradığı binayı boşaltıp, sokağa giriş çıkışı engelleyerek güvenlik tedbirlerini aldı. İtfaiye ekiplerinin çalışmasıyla yangın söndürüldü. Ayrıca alevlerin sıçradığı binada yaşayan M.G. dumandan etkilenerek hastaneye kaldırıldı. Şahsın sağlığının iyi olduğu belirlendi. Yangını söndürme çalışmalarına polis de dahil oldu Öte yandan olay yerinde bulunan bir polis memurunun da alevlere müdahale ettiği görüldü. Yoğun dumanın içerisinde kalarak itfaiye hortumlarını yönlendiren ve tahliye çalışmalarına destek veren polis, facianın büyümesini engelledi. "Yangın nedeniyle dairemin aralığa bakan camları ve pimapenleri zarar gördü" Metin Gülcü isimli vatandaş, "Yangın alt katlarda, muhtemelen garajda veya yan taraftaki hurdacıda başladı. Bahçedeki ağaç çok eski olduğu için alevler adeta bir baca gibi yukarıya, çatıya kadar ulaştı. Ben yanan yerin hemen üzerindeki dördüncü katta oturuyorum. Yangın nedeniyle dairemin aralığa bakan camları zarar gördü" dedi.
Mersin Silifke’de sezonun ilk üzümü hasat edildi, kilosu 600 TL’den ihraç edildi Mersin’in Silifke ilçesinde sezonun ilk örtü altı üzüm hasadı gerçekleştirildi. Atakent Mahallesi’nde üretici Mustafa Sak’a ait 6 dönümlük seradan toplanan Yalova incisi cinsi üzümler, kilosu 600 liradan Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine ihraç edildi. Silifke’de yılın ilk üzüm hasadı Atakent Mahallesi’nde yapıldı. Örtü altında yetiştirilen üzümlerin kesimine başlanırken üretici Mustafa Sak, sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Hasat sırasında açıklamalarda bulunan Sak, "Silifke’de üzümde ilk hasadı gerçekleştirdik. Hayırlı, uğurlu ve bereketli olmasını diliyorum" dedi. 6 dönümlük serasında üretim yaptığını belirten Sak, yaklaşık 17 ton rekolte beklediklerini ifade ederek, "Örtü altı üzüm yetiştiriciliği yapıyorum. Bu yıl 6 dönümden 17 ton ürün bekliyoruz. Türkiye’de ilk hasat burada yapılıyor. Ürünlerimiz iç piyasanın yanı sıra Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine gönderiliyor. Fiyatlardan memnunuz" diye konuştu. Ziraat Mühendisi Deniz Gürbüz ise turfanda üzüm üretiminde Mersin’in önemli bir merkez olduğunu belirterek, "Turfanda üzüm denildiğinde Silifke, Erdemli ve Mezitli ilçeleri öne çıkıyor. Önceleri küçük alanlarda yapılan üretim, bugün Mersin genelinde yaklaşık 2 bin 500 dönüme ulaştı. Yıllık üretim ise 8-10 bin ton civarında. Ürünler Rusya başta olmak üzere Arap ülkeleri ve kısmen Avrupa’ya ihraç ediliyor" dedi. Gürbüz, fiyatlara da değinerek, iç piyasada üreticiden 300-350 TL’ye çıkan üzümün tüketiciye 500-600 TL arasında ulaştığını, ihracatta ise kilogram fiyatının 600 TL’ye kadar çıktığını kaydetti. Öte yandan Silifke’de üzüm üretiminin özellikle Uzuncaburç Mahallesi ile Göksu Vadisi’ndeki Keben, Sabak, Karakaya, Kargıcak, Evkafçiftliği, Gündüzler ve Kepez mahallelerinde yoğun olarak yapıldığı bildirildi.