GÜNDEM - 30 Ekim 2025 Perşembe 11:42

Dolandırıcıların ‘aile güveni’ yöntemi pes dedirtti

A
A
A
Dolandırıcıların ‘aile güveni’ yöntemi pes dedirtti

Gelişen teknoloji ve getirdiği kolaylıklarla beraber internet ve telefon üzerinden dolandırıcılık olayları da artmaya devam ediyor. Uzmanlar, sosyal medya üzerinden paylaşılan aile fotoğraflarını alan dolandırıcıların, güven ortamı sağlayarak hedeflerini ağlarına düşürmeye çalıştıklarına dikkat çekiyor.


Sosyal medya uygulamaları üzerinden vatandaşları kandırmak isteyen dolandırıcılar, çeşitli sosyal medya platformlarında paylaşılan aile fotoğraflarını alarak profil resmi yaptıkları hesaplar üzerinden ulaştıkları kişilere ‘aile güveni’ vererek ağlarına düşürmeye çalışıyor.



"Sosyal medyada özellikle aile ile beraber yaptığımız faaliyetlerle ilgili fotoğrafların, videoların paylaşılmaması çok önemli"


Sosyal medya iletişiminin en güçlü olduğu alanlardan birisi olduğuna değinen KTO Karatay Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ali Osman Çıbıkdiken, "Bunlardan birincisi sosyal medyada özellikle aile ile ilgili, aileyle beraber yaptığımız faaliyetlerle ilgili görüntülerin, videoların paylaşılmaması çok önemli. Nedeni ise sizi hedef alan bir hacker veya kötü niyetli kişi öncelikle bu bilgilerinizden faydalanarak ki, bunun adı ‘sosyal mühendislik’ yani bir sosyal mühendislik yöntemiyle bu süreç başlıyor daha sonra sizin WhatsApp hesabınız üzerinden sanki sizin hesabınız gibi kullanıcılar yanıltılıyor. Süreç şöyle; mesela bir sosyal mühendislik senaryosu ‘acil olarak karakoldayım seninle yaptığımız görüşmeleri buradaki emniyetteki arkadaşlar görmek istiyorlar. Hemen acil WhatsApp’tan şimdi sana bir onay kodu gelecek. Lütfen hızlıca ona tıkla’ bu iş yapıldıktan sonra artık sizin kendi hesabınızı aktif ettiğiniz zaman karşı taraf sizle ilgili bütün görüşmeleri sizin adınıza tanıdıklarınızla yapmaya başlıyor. Tabii bu özellikle siber güvenlik tarafında son kullanıcıların bilgilerinin paylaşıldığı ortamlardan elde ettikleri instagram erişimlerinden de veya sosyal medyadaki sizin zaten açık olarak paylaştığınız aile fotoğraflarınızdan da karşı tarafa bir güven sağlıyorlar. Talepler ne ise senaryoya göre, ‘acil krediyle ilgili bir onay vermen gerekiyor, şu bankadan gelecek olan şeyi hızlıca onaylayabilir misin veya kredi kartıyla ilgili ödeme için benim senin onayına ihtiyacım var, onaylayabilir misin’ gibi süreçte aile bireylerinden geldiğini zannederek bir güven sağlanmış oluyor" dedi.



"Aile çevrenizle ilgili özellikle aranızda bir parola sistemi oluşturun"


Dolandırıcıların ağlarına yakalanmamak için uyarılarda bulunan Dr. Öğretim Üyesi Ali Osman Çıbıkdiken, "Bunu önlemenin yolu; birincisi kesinlikle ama kesinlikle sosyal medya iletişim kanallarıyla ilgili aktivasyonlarınızı başkalarıyla paylaşmayın. Paylaşmanız gerekiyorsa yakın aile çevrenizle ilgili özellikle aranızda bir parola sistemi oluşturun. Mesela sizden öyle bir talep geldiğinde ‘bizim en çok gittiğimiz restoranın adı neydi’ veya belirlediğiniz bir rakam, belirlediğiniz bir şey böylece oğlunuzdan, kardeşinizden, eşinizden geldiğine emin olabileceğiniz yöntemlerden birisi. İkincisi kesinlikle aktivasyon konusu olduğunda bunu bir ikinci doğrulama yöntemi örneğin Google Authenticator uygulaması kullanarak sadece linkte doğrulama sadece kodla doğrulama değil, bir ikinci doğrulama kodu bunu yapmak gerekiyor. Üçüncüsü zaman zaman lütfen bu hesaplarınızın bağlı olduğu cihazların listesini kontrol edin ve şüphelendiğiniz bir şey varsa o cihazla ilgili bağlantıyı koparın. Dördüncüsü eğer böyle bir girişim var ise karşı taraftan gelen cevabı verebilmek için mutlaka görüntülü iletişim başlatma teklifinde bulunun. Bu sizin için emniyet tarafındaki siber güvenlik suçlar, bir delil oluşturacak kaydı başlatmış olur. Hafif oyalayarak, ya yapamadım bir yardımcı ol, bir bağlanalım, nereye bağlanacağımı bilemedim gibi yöntemlerle onu kayda alabilirseniz daha sonra emniyet güçlerine bu konularda faydalı olmuş olabilirsiniz" diye konuştu.



Dolandırıcıların ‘aile güveni’ yöntemi pes dedirtti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Çaycuma’da gece saatlerinde film gibi kovalamaca kamerada: 366 bin TL ceza kesildi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde gece saatlerinde yaşanan ve mahalle mahalle süren kovalamacanın sonunda sürücü yakayı ele verdi. Olay, gece saatlerinde Çaycuma ilçe merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre C.A. (16) idaresindeki 74 ABZ 705 plakalı otomobil, ilçe merkezinde sergilediği şüpheli hareketler nedeniyle polis ekiplerinin dikkatini çekti. Ekipler aracı durdurmak için "Dur" ihtarında bulundu. Ancak sürücü bu uyarıya uymayarak hızla kaçmaya başladı. Kaçan sürücü önce ilçe merkezinde, ardından İstasyon Mahallesi, Velioğlu Mahallesi ve Perşembe beldesine bağlı Keçecioğlu Mahallesi güzergahında polis ekiplerini peşine takarak uzun süre kovalamacaya neden oldu. Mahalle mahalle süren kovalamacada ekipler şüpheli aracı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı. Kovalamaca sırasında jandarma sorumluluk bölgesine giren araç, bir süre sonra gözden kaybolarak izini kaybettirdi. Bunun üzerine polis ve jandarma ekipleri bölgede koordineli şekilde çalışma başlattı. Yapılan araştırma ve takip sonucunda, kaçan sürücü ve otomobilinin yeri tespit edildi. Düzenlenen çalışma sonucunda C.A. isimli şüpheli yakalanarak polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Jandarma ekiplerinin de koordinasyon sağladığı operasyonun ardından şüpheli Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyette yapılan kontrollerde sürücü C.A.’nın ehliyetinin bulunmadığı ortaya çıktı. Bunun üzerine sürücü hakkında Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince işlem yapıldı. Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Amirliği ekipleri tarafından yapılan işlemler sonucunda sürücüye yaklaşık 366 bin TL para cezası kesildi. Polis ekiplerinin yaptığı işlemlerin ardından 74 ABZ 705 plakalı otomobil trafikten men edildi. Araç daha sonra çekici ile bulunduğu yerden alınarak yediemin otoparkına çekildi. Öte yandan olayda dikkat çeken bir detay da araç üzerinde bulunan yazı oldu. Şüpheli sürücünün aracının arka kısmında yer alan "Kamera şakası" yazısı görenlerin dikkatini çekti. Yapılan incelemelerde ayrıca araçta oldukça güçlü bir ses sistemi bulunduğu da tespit edildi. Çevredeki vatandaşlar, aracın yüksek sesli müzik sistemi nedeniyle sık sık çevreye rahatsızlık verdiğini ifade etti. Yakalanan sürücünün çevresinde hız tutkusu ile tanındığı ileri sürülürken, polis ekipleri olayla ilgili incelemelerini sürdürüyor.
Edirne Dedesinden kalan davulla mahalleliyi sahura uyandırıyor Edirne’de 23 yaşındaki genç, dedesinden kalan davuluyla mahalle halkını sahura uyandırıyor. Edirne’de Ramazan geceleri, asırlık bir geleneğin sesiyle hayat buluyor. Şehrin tarihi sokaklarını dolaşan davulcular, maniler eşliğinde mahalleliyi sahura kaldırıyor. Bu geleneğin genç temsilcilerinden 23 yaşındaki Umurcan Zurna, davulunu omuzlayıp sokak sokak dolaşırken sadece bir görevi yerine getirmiyor, aynı zamanda aileden devraldığı kültürel mirası yaşatıyor. Henüz 11-12 yaşlarındayken dedesi ve babasının yanında kapılara çıktığını anlatan Umurcan Zurna, davulculuğun kendi ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını söylüyor. "Dedelerimizden, babalarımızdan, amcalarımızdan bize kaldı. Küçükken onların yanında giderdik, şimdi davulu biz çalıyoruz" diyen genç davulcu, Ramazan davulculuğunu bir meslekten öte kültürel bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getirdi. "Geleneklerimizi unutmamamız lazım" Edirne’de davul ve zurna geleneğinin güçlü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Umurcan Zurna, özellikle Kırkpınar Yağlı Güreşleri gibi tarihi organizasyonlarda da bu kültürün yaşatıldığını hatırlatarak, "Mahallede zurnacı olarak bilinen Alaattin amcam ve Fahrettin amcam gibi isimler de bu geleneğin önemli temsilcileri. Torundan amcaya, amcadan yeğene böyle devam ediyor. Hep beraber bu nesli sürdürüyoruz. Bize nasıl kaldıysa biz de bizden sonraki nesillere bırakacağız. Geleneklerimizi unutmamamız lazım. Zor zamanlardan geçiyoruz ama böyle güzel değerleri yaşatmak çok kıymetli" dedi. Gelenek kuşaktan kuşağa sürüyor Tarihi camileri, çarşıları ve taş sokaklarıyla öne çıkan Edirne’de Ramazan gecelerinde yükselen davul sesi, sadece sahura bir çağrı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürün yankısı olmaya devam ediyor. Umurcan Zurna ve ailesi de her yıl aynı heyecanla davullarını omuzlayarak bu sesi yaşatmayı sürdürüyor.
Kayseri Hırsızlığın böylesi... Hırsızlık için girdiği kafede ısındı, yemek yedi Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde 6 gündür girdiği kafede yemek yiyen, ısıtıcı karşısında yatan, kasadan para alan ve televizyon izleyen şahıs dükkan sahibinin dikkati sayesinde 6. gün yakalanarak gözaltına alındı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, hırsızın rahatlığı ‘pes’ dedirtti. İlçeye bağlı Sahabiye Mahallesi Birkan Sokak üzerinde bulunan bir kafede meydana gelen olayda, B.A. akşam saatlerinde bir kafeye girerek keyif çattı. İlk gün kasada bulunan 2 bin TL’yi aldıktan sonra kafenin içerisinde yemek yiyen, ısıtıcı karşısında keyif çatan hırsız dükkan sahibinin dikkatini çekti. Bu 5 günün ardından bu akşam saatlerinde yine kafeye gelen B.A., dükkan sahibi tarafından yakalandı. İhbar üzerine dükkana Polis ekipleri sevk edilirken, B.A. gözaltına alındı. B.A’nın dükkan içerisindeki rahatlığı güvenlik kameralarınca da kaydedilirken, kafe sahibi Yalçın Kaya, "Bugün 6. Gün. Üst üste kafeye giriyor. Polislerden yardım istedim. İlk gün kasayı boşaltmış ve ısıtıcıyı açarak yukarıda yatmış. İlk günün ardından kasada para bırakmadım. Her gün giriyor. Yiyor, içiyor ve yatıyor. Dün girdiğinde televizyonda izlemiş" dedi. Öte yandan, polis tarafından gözaltına alınan B.A.’nın yurtta kaldığı, buradan kaçarak geceyi dışarıda geçirdiği ve polis tarafından da arandığı öğrenildi. Gözaltına alınan B.A.’nın emniyetteki işlemleri sürüyor.