ASAYİŞ - 18 Mart 2025 Salı 11:49

Dolandırıcıların iftar vakti pes dedirten ‘iftar rezervasyon’ oyunu

A
A
A

Dolandırıcılar, vatandaşları ağlarına düşürmek için zaman dilimlerine göre farklı yöntemler deniyor. Ramazan ayında ise ‘İftar rezervasyonunuz aktif edilmiştir’ şeklinde mesaj gönderen dolandırıcılar, mesaj içerisindeki linklerle kişinin telefonuna sızarak banka hesaplarından özel bilgilere kadar ulaşım sağlamaya çalışıyor. Uzmanlar, dolandırıcıların kara para yöntemine kadar uzanan planlarına karşı uyarıyor.

Dolandırıcılar, zaman dilimlerine göre yöntemler bularak vatandaşları ağlarına düşürmeye çalışıyor. Ramazan ayında ise ‘İftar rezervasyonunuz aktif edilmiştir’ şeklinde gönderdikleri mesajlar içerisindeki linklere tıklayan vatandaşları kandırmak isteyen dolandırıcılar, kişilere ulaşıyor. Dolandırıcılar, linke tıklayan vatandaşlara ise özellikle iftar saatine yakın zamanlarda ulaşarak ağlarına düşürüyor.

"İftar saatine yakın dönemde bunu yapıyorlar"

Dolandırıcıların da Ramazan ayında kılık değiştirdiğine dikkat çeken avukat Asiye Tuğçe Çakır, "Yeni dolandırma sisteminde insanlara SMS veyahut WhatsApp üzerinden ’iftar programına yeriniz ayırtılmıştır, iftar rezervasyonunuz yaptırılmıştır, linke tıklayarak kesinleştirebilirsiniz veya iptal edebilirsiniz’ şeklinde linkler atmaya başladılar. Bu linklere tıklandığında eski dönemlerde kullandıkları gibi, sizlerin banka hesaplarına girerek paralarınızı çekiyorlar. Şu anda da bu yöntem çok revaçta. Aile yaşamı olan kişilerin düşüncesi ise ’acaba çocuğum mu yaptı, eşim mi yaptı, acaba bizi iftara davet eden kişiler mi yaptı, bana bir link mi gönderdiler, bu rezervasyona katılmam için tıklamam mı lazım’ şeklinde düşüncelere girerek, rehavetle iftar saatine yakın dönemde insanın gücünün kalmadığı, tükendiği zamanlarda bunu yapıyorlar" dedi.

Dolandırıcıların iftar vakti pes dedirten ‘iftar rezervasyon’ oyunu

"Telefondaki bütün özel bilgilere ulaşıyorlar"

Bir dolandırılma olayının ardından kişilerin özel bilgilerine kadar ulaşıldığını anlatan Çakır, "Geçmiş dönemlerde vatandaşların sadece banka hesaplarına girip oradan para çekimi yapılıyordu. Lakin teknolojinin ilerlemesi ve aynı zamanda yapay zekanın ilerlemesi nedeniyle insanların telefonundaki bütün özel bilgilere hatta her şeye ulaşıyorlar. Bizim yakın zamanda müvekkilimizin ise notlar bölümüne dahi ulaşıldı. Bu nedenle insanların ne kadar telefon kilitleri güçlü olsa bile, artık özel hayatlarına kadar giriyorlar. İnsanların artık daha dikkatli olması gerekiyor. Her şey sadece para değil bu hayatta. Yaptığınız iş gereği, ticaret yaptığınız kişi, telefonunuzda sadece sizi değil, karşı taraftaki muhatap olduğunuz kişiye de bu özel bilgilerle şantaj yapabiliyorlar. Bu yüzden daha bilinçli olmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.

Dolandırıcıların iftar vakti pes dedirten ‘iftar rezervasyon’ oyunu

"Kötü senaryo ise kara para aklama olayı"

Dolandırılan kişilerin sadece maddi kayıplarla kalmadığına dikkat çeken Çakır, "Dolandırıcıların tek hedefi vatandaşların banka hesaplarının içinde bulunan paraları almak değil. Aslında bir kötü senaryo ise kara para aklama olayına da girdi durum artık. Kişilerin banka bilgilerini oradan alıp, yurt dışından aktaracakları kara paraları belirlenen hesaplara aktarıp, bu hesap üzerinden daha sonra kendi hesaplarına aktarım yapıyorlar. Bu nedenle insanlar, önceden sadece paralarından oluyorken, artık özel hayatlarından, ticari hayatlarından ve sicil kayıtlarından oluyor. Kişinin kara parayla da suçlanması ne yazık ki cezası yüksek olan suçlardır. Artık telefonlarına gelen mesajlarda, sosyal hayatta birbirimizden habersiz olabilir diye tıklayabiliyoruz ama yakın dostlarınıza, ailenize ‘bana böyle bir bildirim geldi, siz benim için bir rezervasyon yaptınız mı’ şeklinde birbirimize danışarak bu şekilde linkleri tıklamamız gerekiyor" diye konuştu.

İbrahim Yetkin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Düzce Üniversitesi’nde en iyi narkotik polisi anne konferansı Düzce Üniversitesi mensuplarına yönelik "En İyi Narkotik Polisi: Anne" başlıklı konferans düzenlendi. Düzce İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görev yapan polis memurunun konuşmacı olarak yer aldığı program, Rektörlük Çalıştay Salonu’nda gerçekleştirildi. Konferansta konuşan polis memuru, uyuşturucu kullanımının günümüzün en önemli toplumsal sorunlarından biri haline geldiğine dikkat çekerek, özellikle gençlerin korunmasında ailelere büyük sorumluluk düştüğünü ifade etti. İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen "En İyi Narkotik Polisi: Anne" projesinin temel amacının, ebeveynleri bilinçlendirerek bağımlılığın erken belirtilerinin fark edilmesini sağlamak olduğunu belirten Polis Memuru, erken müdahalenin hayat kurtarıcı rolüne vurgu yaptı. Katılımcılarla interaktif şekilde gerçekleştirilen söyleşide; bağımlılığın oluşum süreci, gençlerin madde kullanımına yönelmesinde etkili olan sosyal çevre baskısı, merak duygusu ve dışlanma korkusu gibi etkenler ele alındı. Bağımlılığın yalnızca bireyi değil aileyi ve toplumu da etkileyen ciddi bir sorun olduğunu ifade eden Polis Memuru; fiziksel, psikolojik ve sosyal belirtiler hakkında bilgi verdi. Bağımlılık sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli işaretlerden bahseden Polis Memuru; gözlerde kızarıklık, davranış değişiklikleri, ani duygu durum geçişleri, sosyal çevreden uzaklaşma, maddi harcamalarda artış gibi belirtilerden bahsetti. Madde kullanımının birey üzerinde oluşturduğu fiziksel ve psikolojik yıkımlara ilişkin örnekler paylaşan Polis Memuru, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen UYUMA mobil ihbar uygulaması hakkında katılımcılara bilgi verdi.
Düzce Geçmişten geleceğe Türkiye’de özel eğitim DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü ve Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "Engelleri Birlikte Aşmak: Geçmişten Geleceğe Türkiye’de Özel Eğitim" adlı program gerçekleştirildi. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Konferans Salonu’nda ki programa; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Onur Er, Milli Eğitim Müdürü Gülşen Demirkol Özer, 22. ve 23. Dönem İstanbul Milletvekili, Türkiye Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva, öğretim elemanları, öğrenciler ve davetli misafirler katıldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Onur Er, özel eğitimin bir toplumun; vicdanını, kapsayıcılığını ve insani merkezli bakış açısını en güçlü ve en güzel şekilde ortaya koyan alanlardan birisi olduğunu ifade etti. Bireysel farklılıkların toplumsal zenginliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Tüm bireylerine eşit imkanlar sunan toplumların gelişmiş toplumlar olduğunu dile getiren Er, Türkiye’de özel eğitimin önemli bir gelişme gösterdiğini ve önemli bir farkındalık oluşturulduğunu belirtti. "Üniversitemiz özel eğitim bölümü en fazla proje üreten bölümler arasında" Konuşmasını yapmak için kürsüye davet edilen Rektör Nedim Sözbir, etkinliğin önemine değinerek, Düzce Üniversitesi’nin özel eğitimde önemli bir yere sahip olduğunu, bu alanda çalışma yürüten akademisyenlerin yurt dışı tecrübelerinin yanı sıra, en fazla proje üreten bölümler arasında yer aldığını ifade etti. Türkiye Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva ile bir araya gelmekten dolayı duyduğu memnuniyetini dile getiren Rektör Sözbir, Lokman Ayva’nın özel eğitim alanında Türkiye’de çalışmalar yapan örnek bir isim olduğunun altını çizdi. Üniversitelerin görevlerinin sadece akademik bilgi aktarmak olmadığını söyleyen Sözbir, toplumsal farkındalığı artırmanın da önemli olduğunu ifade ederek, konferansın yararlı geçmesi temennisinde bulundu. Gerçekleşen açılış konuşmalarından sonra moderatörlüğünü Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Aktan’ın yaptığı panel oturumuna geçildi. "Bilimsel araştırmalar eğitimin kalitesinin düşmediğini gösteriyor" Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Kart, "Teoriden Pratiğe Kaynaştırma Ekosistemi" başlıklı sunumunda; özel eğitimde, özel birey çocukları sınıfa koymakla kaynaşma olamayacağını hatırlatarak, diğer öğrencilerin tutum ve davranışları ile ailelerin davranışlarının da doğru ve bilinçli olması gerektiğini vurguladı. Sınıf ortamının gerçek dünyanın bir simülasyonu olduğunu söyleyen Kart, burada karşılaşılan durumların gerçek dünyaya hazırlık olduğunu dile getirdi. Özel çocukların destek almadığı zaman, yani süreç olması gerektiği gibi işlemediği zaman; sadece çocuğun değil ailenin de bu durumdan zarar göreceğini ifade eden Mehmet Kart, kaynaştırılmış sınıftaki çocukların ailelerinin de olumsuz bir tepki göstermemesi gerektiğini vurguladı. Kaynaştırılmış sınıfta eğitim kalitesinin düşmediğini bilimsel araştırmalarla ortaya konulduğunu hatırlatan Mehmet Kart, aksine zenginleştirilmiş anlatımla herkesin çok kolay anlayabileceği bir eğitim süreci geçirdiklerini söyledi. "Hak yaklaşımı bilincini yerleştirmeliyiz" Düzce İl Milli Eğitim Müdürü Gülşen Demirkol Özer ise "Gerçeklik ve İdeal Arasında Özel Eğitim Uygulamaları" başlıklı sunumunda, ülkemizdeki çalışmaların tarihine vurgu yaparak, bugün gelinen noktanın çoğu Avrupa ülkesinden daha ileri olduğunu ifade etti. Özel eğitim alanında çok fazla iyileştirme çalışmaları yapılmasına rağmen, kullanılan dilin gelişmesi gerektiğini hatırlatan Gülşen Demirkol Özer, özel bireylere merhamet anlayışı ile yaklaşılmasının yerine hak yaklaşımı algısının oluşturulması gerektiğini vurguladı. "Geleceğin mesleğini icra eden kişiler" Panelin son sunumunu gerçekleştiren 22. ve 23. Dönem İstanbul Milletvekili, Türkiye Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva, özel eğitimcilerin geleceğin mesleğini icra eden en önemli kişiler olduğunu söyleyerek, özel eğitim alanında çalışma yapacak kişilerin bir dünya vatandaşı olması gerektiğini vurguladı. Özel eğitimcilerin her ferdin farklı bir özelliği olduğunu bildiğini ve asla kategorize etmeyeceğini söyleyen Lokman Ayva, özel eğitimin alt yapısında; vizyon, proje yazma-yönetme-raporlama, lisan ve yapay zeka olması gerektiğinin altını çizdi. Program, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir’in yaptıkları başarılı sunum ve çalışmalarından dolayı konuşmacılara çiçek ve hediye takdimi ile sona erdi.
Düzce Düzce’de çiftçilere yem bitkisi tohumu dağıtıldı DÜZCE(İHA) – Düzce’de 70 üreticiye, toplam bin 165 dekar alanda kullanılmak üzere 17 bin 500 kilogram dörtlü karışım yem bitkisi tohumu dağıtımı yapıldı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, dörtlü karışım yem bitkileri tohumu dağıtımı İl Müdürlüğü bahçesinde gerçekleştirildi. Programda konuşan Düzce Vali Mehmet Makas, Düzce’nin üretim gücüne, çiftçilerin alın terine ve tarımsal desteklerin önemine vurgu yaptı. Mehmet Makas, üretime katkı sunan çiftçilere, projeye destek sağlayan kurumlara ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teşkilatına teşekkür etti. AK Parti MKYK Üyesi ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir ise Düzce’nin tarım ve hayvancılık açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, üreticilerin desteklenmesi ve Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında yürütülen çalışmaların önemine değindi. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun konuşmasında, Düzce’nin verimli toprakları, uygun iklim yapısı ve bir yılda iki ürün alma potansiyeliyle önemli bir tarım ili olduğunu ifade etti. Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında münavebe uygulamalarının önemine dikkat çeken Uzun, yem bitkileri üretiminin artırılmasıyla hayvancılığın kaba yem ihtiyacına katkı sağlanacağını, toprak verimliliğinin korunacağını ve sürdürülebilir üretimin destekleneceğini belirtti. Esra Uzun, projenin hayata geçirilmesinde AK Parti MKYK Üyesi ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir’in önemli katkıları olduğunu belirterek, "Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında iki yıl üst üste mısır ekimi yapan üreticilerimize alternatif ürün imkanı sunulması amacıyla milletvekilimizin girişimleri ve Bakanımızla gerçekleştirdiği görüşmeler neticesinde bu destek ilimize kazandırılmıştır. 2026 yılı programında yer almamasına rağmen, bu destek sayesinde projeyi üreticilerimizle buluşturmuş bulunuyoruz" dedi. Program kapsamında, Merkez ve 5 ilçede 70 üreticiye, toplam bin 165 dekar alanda kullanılmak üzere 17 bin 500 kilogram dörtlü karışım yem bitkisi tohumu dağıtımı gerçekleştirildi. Projenin toplam bütçesinin 1 milyon 333 bin TL olduğu, bunun 1 milyon TL’sinin Bakanlık bütçesinden, 333 bin TL’sinin ise çiftçi katkısından karşılandığı belirtildi. Törende ayrıca üreticiler adına manda yetiştiricisi ve manda sütü üreticisi Fatma Mutlu ile genç çiftçi Ömer Bilir konuşma gerçekleştirdi. Üreticiler, tarımsal üretimde emeğin, sabrın, kadın emeğinin ve gençlerin üretime katılımının önemine dikkat çekerek desteklerinden dolayı kurumlara teşekkür etti.