ÇEVRE - 04 Şubat 2026 Çarşamba 10:49

Konya’da eriyen kar suları Göksu Nehri’ni coşturdu

A
A
A
Konya’da eriyen kar suları Göksu Nehri’ni coşturdu

Konya’nın Hadim ilçesi Dedemli Mahallesi’nde eriyen kar suları ve etkili olan yağışlar, Bozkır Barajı’nı besleyen su kaynaklarında ciddi artışa neden oldu. Uzun süredir düşük debiyle akan Göksu Nehri ve kolları, son yağışların ardından gürül gürül akmaya başladı.


Bozkır Barajı’nın en önemli besleyicilerinden biri olan Dedemli Göksu Nehri, kar sularının erimesiyle birlikte adeta yeniden hayat buldu. Nehrin ana kollarından Karapınar Suyu, artan debisi ve coşkun akışıyla etkileyici manzaralar oluşturdu. Dedemli Su Çıktığı mevkiinde ise son yılların en yoğun su akışı gözlemlendi. Yaklaşık iki yıldır tamamen kuruyan Aksu, dağın gövdesinden aşağı yeniden akmaya başladı. Göksu Nehri’ni besleyen bir diğer ana kol olan Yağlıpınar Suyu da debisindeki dikkat çekici artışla yöre halkını sevindirdi. Artan su miktarının, Bozkır Barajı’ndaki doluluk oranına olumlu katkı sağlaması bekleniyor. Yöre sakinleri, uzun süredir özlenen bu manzaranın hem tarım hem de içme suyu açısından umut verici olduğunu ifade etti.



Konya’da eriyen kar suları Göksu Nehri’ni coşturdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Bilal Erdoğan: "Dünya beşten büyüktür diyen bir liderimiz varken gelin bu çürümüş düzene muhalefet edelim" İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Antalya’da düzenlenen Gençlik Liderliği Eğitim Programı’nda gençlere seslenerek, "Dünya beşten büyüktür diyen bir liderimiz varken gelin bu çürümüş düzene hep birlikte muhalefet edelim" dedi. Türkiye Gençlik STK’ları Platformu tarafından düzenlenen Gençlik Liderliği Eğitim Programı, Antalya’da devam ediyor. Program kapsamında gençlerle buluşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, dünyadaki gelir adaletsizliği, küresel güç dengeleri, savaşlar ve Türkiye’nin son yıllardaki konumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. "Dünya serveti bir avuç insanın elinde temerküz etti" Dünya genelinde gelir dağılımının tarihi olarak en bozuk dönemlerinden birinin yaşandığını söyleyen Erdoğan, "Dünyada servetin temerküz ettiği yer yine bir avuç insanın eli. Şu anda dünyanın en zengin adamı göz açıp kapayıncaya kadar 650 milyar dolar servete ulaştı ve Amerikan mahkemelerinde 1 trilyon dolara ulaşmasının neden gerekli olduğunu savunuyor. ‘Dünyayı Mars’a götürmeliyim, insanlığa görmediği teknolojileri kazandırmalıyım’ diyor. Ama bu profili tanıdığınızda, insanlığın hayrını düşünen bir tablo görmüyorsunuz" dedi. Büyük şehirlerde yaşamın her geçen gün daha zor hale geldiğini ifade eden Erdoğan, sosyal medyada sunulan refah algısının gerçeği yansıtmadığını dile getirerek, "İnsanlar köy hayatından kurtuldu sözüm ona ama şehirlerde yine zor geçiniyorlar. İstanbul’da geçinemiyorsa New York’ta da geçinemiyor, Londra’da da zor. YouTube’da önlerine bir hayat atılıyor; ayda 5 bin dolar kazanıyor deniliyor. Ama mikrofonu uzatsan bir dokun bin ah işitiyorsun" diye konuştu. "Gazze’de tarihte eşi benzeri olmayan bir yıkım yaşandı" Konuşmasında savaşlara da değinen Bilal Erdoğan, özellikle Gazze’de yaşananların insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiğini şu şekilde vurguladı: "Şu anda Ukrayna’daki savaş, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri en çok insanın hayatına mal olan savaş olarak tarihe geçti. Ruanda’daki soykırımı da geçti. Ama Gazze’deki soykırım Dünyanın gözünün önünde üç yıl boyunca tarihte olmamış bir yıkım ve katliam yaşandı. Bir şehre sıkıştırılmış insanların üzerine böylesine bir ölüm hiçbir zaman yağdırılmadı. Ama gözümüzün önünde bu yaşandı, dünyanın bütün egemen güçleri buna yardım ve yataklık yaptı." Bilal Erdoğan, küresel ölçekte servet sahibi olan bazı isimlerin güç ve zenginliği nasıl kullandıklarına ilişkin değerlendirmesinde, "Zenginleri görüyoruz, Epstein olaylarında görüyoruz, Türkiye’deki bazı olaylarda da görüyoruz. Belli tatminleri yaşadıktan sonra bu insanlar ‘ben başka ne yapabilirim, kimselerin yapamadığı neyi yapabilirim, kimselerin deneyimlemediği neyi deneyimleyebilirim’ noktasına geliyor" diyerek, meselenin daha derin bir zihniyet sorunu olduğuna işaret etti. "Son 23 yıldaki büyüme Cumhuriyet tarihinde yok" Türkiye’nin son 23 yılda yakaladığı ekonomik ivmeye de değinen Erdoğan, "Son 23 yıldaki büyüme Cumhuriyet tarihinde yok. Osmanlı tarihinde bile yok. Endüstri devriminden sonra yakalanan büyümeleri Osmanlı yakalayamadı, onları kaçırdık. Ama o kaçırılan frenleri son 23 yılda yakaladık. Ülkenin ekonomik büyüklüğü 8 kat arttı, kişi başına milli gelir 6 kat büyüdü" ifadelerini kullandı. "Türkiye artık dünya gündemini değiştirebilecek bir ülke" Yurt dışı temaslarında Türkiye’ye bakışın ciddi şekilde değiştiğini gördüklerini belirten Bilal Erdoğan, ülkenin artık küresel ölçekte etkili bir aktör olduğunu söyleyerek, "Türkiye’ye nasıl baktıklarını görüyoruz. Ne kadar muktedir bir ülke olduğumuzu ayrı, dünya gündemini değiştirebilecek bir ülke olduğumuzu ayrı görüyorlar" dedi. "Dünya beşten büyüktür diyen bir liderimiz var" Konuşmasının son bölümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel sisteme karşı duruşuna vurgu yapan Bilal Erdoğan, gençlere şu şekilde çağrıda bulundu: "Başımızda bu adaletsiz sisteme 23 yıldır istikrarlı şekilde muhalefet eden, yumruklara rağmen ayakta kalan bir liderimiz var. Cumhurbaşkanımızın hiçbir odağın adamı olmadığı bugün herkesçe görülüyor. ‘Dünya beşten büyüktür’ diyen bir liderimiz varken gelin bu çürümüş düzene hep birlikte muhalefet edelim."
Tekirdağ Tekirdağ’da "Deprem Güvenliği ve Toplum Odaklı Çözümler Çalıştayı" Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından "Deprem Güvenliği ve Toplum Odaklı Çözümler Çalıştayı" düzenlendi. Çalıştayda konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, deprem gerçeğiyle yaşayan kentlerde sorumluluğun yalnızca bireylere değil, yerel ve merkezi yöneticilerden uzmanlara kadar herkese ait olduğunu vurguladı. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası bölgede görev yaptığını hatırlatan Yüceer, yaşanan yıkımın ve acıların asla unutulmaması gerektiğini ifade etti. Depremlerin ardından gerekli derslerin çıkarılması gerektiğine dikkat çeken Yüceer, "Kararlar, raporlar çok kıymetli. Ancak asıl önemli olan bunların hayata geçirilmesi. En zor olan da bu. Gerçek çözüm, sahada ve uygulamada karşılık bulduğunda anlam kazanır" dedi. Tekirdağ’ın Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer aldığına dikkat çeken Yüceer, Marmara Bölgesi’nin sanayi, nüfus yoğunluğu ve yoğun göç hareketleri nedeniyle yüksek risk barındırdığını söyledi. Kentin en önemli sorunlarının başında depremin geldiğini, iklim değişikliğiyle birlikte yaşanan kuraklık ve su problemlerinin de ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti. Tekirdağ genelinde Coğrafi Bilgi Sistemi’ne kayıtlı yaklaşık 219 bin bina bulunduğunu açıklayan Yüceer, bu yapıların yaklaşık 111 bininin 1999 deprem yönetmeliği öncesinde inşa edildiğini ifade etti. İlk etapta 5 bin ila 6 bin binanın deprem risk sınıflandırmasının yapıldığını belirten Yüceer, kent genelinde tarama çalışmalarının aralıksız sürdüğünü kaydetti. Geçici barınma alanlarına yönelik çalışmalara da değinen Yüceer, il genelinde 14 geçici barınma alanının belirlendiğini, bu alanların büyük bölümünde altyapı çalışmalarının tamamlandığını söyledi. Afetlere hazırlık kapsamında yürütülen bu çalışmaların Altın Karınca Ödülü ile taçlandırıldığını ifade eden Yüceer, "Deprem riskinin azaltılması ancak bilim, ortak akıl ve dayanışma ile mümkündür. Bu sorumluluğu unutmadan, kararlılıkla yolumuza devam etmeliyiz" diye konuştu. Yüceer, ilçeye dron dağıtıldığını, tsunami riskine karşı Süleymanpaşa’da pilot olarak başlatılan projenin Marmaraereğlisi ve Şarköy ilçelerine yaygınlaştırılacağını ifade etti. Çalıştayın sonunda, afetlere karşı mücadelenin ancak ortak akıl ve dayanışma ile mümkün olabileceği vurgulanarak, yerel yönetimler, merkezi idare, akademisyenler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde Tekirdağ’ı afetlere dayanıklı bir kent haline getirmek için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.
Tekirdağ Tekirdağ AFAD’da Trakya belediyeleriyle afet riskleri değerlendirmesi Tekirdağ AFAD İl Müdürlüğü ev sahipliğinde, Marmara Afet Risklerini Azaltma Daire Başkanı Gökhan Yılmaz başkanlığında, Trakya bölgesinde yer alan belediyelerin ilgili birim yöneticilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme ve koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Trakya genelinde afet risklerinin azaltılmasına yönelik yürütülen çalışmaların mevcut durumu ayrıntılı şekilde ele alındı. Deprem, sel, taşkın, heyelan ve diğer doğal afetlere karşı alınan önlemler, hazırlık çalışmaları, risk analizleri ve saha uygulamaları katılımcılarla paylaşıldı. Ayrıca, belediyeler tarafından hayata geçirilen başarılı uygulama örnekleri sunumlarla aktarılarak, iyi uygulamaların yaygınlaştırılması hedeflendi. Programda; yerel yönetimlerin afetlere hazırlık süreçlerinde üstlendiği sorumluluklar, afet öncesi risk azaltma faaliyetleri, afet anı müdahale kapasitesi ile afet sonrası iyileştirme ve rehabilitasyon çalışmaları detaylı biçimde değerlendirildi. Kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi, veri paylaşımının artırılması ve ortak projelerin geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Marmara Afet Risklerini Azaltma Daire Başkanı Gökhan Yılmaz, toplantıda yaptığı değerlendirmede, Marmara Bölgesi’nin yüksek afet riski taşıdığına dikkat çekerek, Trakya genelinde yürütülen çalışmaların büyük önem arz ettiğini vurguladı. Yılmaz, yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde sürdürülen planlı ve bütüncül çalışmalar sayesinde afet risklerinin en aza indirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Toplantının sonunda, belediyelerin mevcut kapasitesinin artırılmasına yönelik eğitim programları, tatbikatlar ve teknik destek faaliyetlerinin planlanması konusunda mutabakata varıldı. Ayrıca, bölgesel ölçekte ortak hareket edilerek, sürdürülebilir ve etkin bir afet yönetim modeli oluşturulmasının önemi vurgulandı.