EKONOMİ - 01 Şubat 2026 Pazar 11:53

KTO Başkanı Öztürk: "Sanayi Alanları Master Planı Türkiye için kritik bir adım"

A
A
A
KTO Başkanı Öztürk: "Sanayi Alanları Master Planı Türkiye için kritik bir adım"

KTO Başkanı Selçuk Öztürk, geçtiğimiz günlerde açıklanan Sanayi Alanları Master Planı’nın önemine değinerek; "Marmara’da sıkışmış sanayi yapımızın Anadolu’da büyütülmesine yönelik ortaya konulan bu vizyon; ülkemizin sanayi geleceği, bölgesel dengelerin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından son derece kıymetlidir" dedi.


Konya Ticaret Odası’nda (KTO) Ocak ayı Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya konuk olarak katılan Türkiye Hayat Emeklilik İç Anadolu Bölge Müdürü İbrahim Boğa, PTT Bölge Müdürü Mustafa Çalışkan ve Karatay Özel Eğitim Meslek Okulu Müdürü Soner Selçuk Tekeli kurumlarıyla ilgili sunum gerçekleştirirken, toplantıda oda faaliyetleri ve güncel ekonomik konular ele alındı.


Toplantıda konuşan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, sözlerine Mardin’in Nusaybin ilçesinde, Suriye sınır hattında dalgalanan şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen menfur saldırıyı kınayarak başladı. Başkan Öztürk, "Türk Bayrağı’na uzanan her el, doğrudan devletimizin varlığına, birliğine ve bütünlüğüne yönelmiş bir saldırı anlamı taşımaktadır. Bu tür provokatif girişimlerin, milletimizin birlik ve beraberlik şuurunu daha da güçlendireceğine inanıyorum" ifadeleriyle birlik ve beraberlik mesajı verdi.



"Ortaya konulan vizyon son derece önemli"


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Sanayi Alanları Master Planı çerçevesinde Samsun-Mersin hattı üzerinde, Konya’nın da aralarında bulunduğu 13 ilde sanayi yatırım alanı ilan edilmesinin Türkiye’nin geleceği adına önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan Başkan Öztürk şunları kaydetti:


"Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız Konya’nın da arasında bulunduğu 13 ili kapsayan bir sanayi aksı açıkladı. Master Plan’ın ilk fazında Samsun - Mersin hattında; Aksaray, Amasya, Ankara, Eskişehir, Hatay, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat olmak üzere 13 şehirde toplam 59 bin hektarlık alanda 16 yeni yatırım alanı oluşturuldu. Bu illerde yeni sanayi bölgelerinin kurulması ve mal taşımacılığında öncelikli yatırım alanları olarak belirlendi. Gelinen aşamada, Sanayi Alanları Master Planı ile Marmara’da sıkışmış sanayi yapımızın Anadolu’da büyütülmesine yönelik ortaya konulan bu vizyon; ülkemizin sanayi geleceği, bölgesel dengelerin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından son derece kıymetlidir. Bu vesileyle, başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza teşekkür ediyor; alınan kararların ülkemize, Konya’mıza ve iş âlemimize hayırlı olmasını diliyorum."



"2026 dengeli büyüme anlayışının güçlendiği bir yıl olacak"


2026 yılının ilk ayının, dünya siyasetinin ve küresel ekonominin belirsizlik ve kırılganlık ortamının daha da derinleştiği bir dönemin başlangıcı olduğuna dikkat çeken Başkan Öztürk, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin, yalnızca siyasi dengeleri değil; ekonomik beklentileri, ticaret ilişkilerini ve yatırım kararlarını da doğrudan etkilediğine değindi. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerle birlikte Türkiye açısından 2026 Ocak ayının, hem bölgesel gelişmelerin yakından izlendiği hem de ekonomik beklentilere odaklanılan bir dönem olduğunu belirten Başkan Öztürk, "2025’ten 2026’ya uzanan süreç, yalnızca bir takvim değişikliğini değil; ekonomi politikalarında denge arayışının ve güvenin yeniden inşasının öne çıktığı bir geçiş dönemini ifade etmektedir. 2025 yılı boyunca yüksek enflasyonla mücadelede kararlı bir duruş sergilenmiş; para politikasında uygulanan sıkı çerçeve ile fiyat istikrarı temel öncelik haline getirilmiştir. Yılın son aylarında enflasyon tarafında gözlenen kademeli gerileme, bu politikanın somut sonuçlar üretmeye başladığını göstermiştir. Enflasyonun hız kesmesi, yatırımcıdan sanayiciye, ihracatçıdan tüketiciye kadar tüm kesimler için daha öngörülebilir bir ekonomik ortam anlamına gelmektedir. Bu sürecin önemli göstergelerinden biri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu toplantısında attığı adımdır. Politika faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 37 seviyesine çekilmesi, piyasa beklentilerinin altında kalmış olsa da; dezenflasyon sürecine olan bağlılığın ve temkinli yaklaşımın korunduğunu göstermesi bakımından önemlidir. Bu çerçevede 2026 yılı, Türkiye ekonomisi açısından yalnızca rakamların değil; güvenin, öngörülebilirliğin ve dengeli büyüme anlayışının güçlendiği bir yıl olma potansiyeli taşımaktadır. Temel hedefimiz; enflasyonla mücadelede elde edilen kazanımları kalıcı hâle getirirken, üretimi, ihracatı ve istihdamı destekleyen sürdürülebilir bir büyüme patikasını güçlendirmektir" ifadelerini kullandı.


Başkan Öztürk ayrıca KOSAM tarafından hazırlanan "Dünya Ne Konuşuyor" başlıklı sunumunu ve Konya Ticaret Odası Ocak ayı faaliyetlerini Meclis Üyeleriyle paylaştı.



KTO Başkanı Öztürk: "Sanayi Alanları Master Planı Türkiye için kritik bir adım"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Uzmanlar: "Bayramda ikramları olabildiğince hafif tutun" Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü, yaptığı paylaşımda bayramda yapılan ikramlara dikkat çekerek, "Yapılan ikramlar gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine neden olabilir" ifadesini kullandı. Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda, Diyetisyen Melike Karataş, bayram gelenekleri ve Erzurum’un kültüründe. misafire şeker, çikolata ile birlikte karbonhidrat, yağ ve şeker oranı yüksek su böreği, baklava gibi ikramlar sunulmasının vazgeçilmezlerden olduğunu anlatarak, "Ancak bu ikramların ziyaret edilen her evde sunulması ve tüketilmesi gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine sebep olabilir. Gün boyu tekrar eden bu beslenme döngüsüyle özellikle çocuklar, yaşlılar ya da diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek kan basıncı) gibi hastalığı bulunanlar için sağlık sorunları yaşama riski artar. Bunun önüne geçmek için ikramlıklar hazırlanırken şerbetli yerine sütlü tatlı hazırlanması; porsiyonların küçük tutulması; sebzeli veya yoğurtlu salataların (kabak tarator, yoğurtlu kereviz salatası, pancar salatası vb.) ikramlıklara eklenmesi; içecek olarak şekeri yüksek meyve suları yerine ayran ya da şekersiz açık çay, şekersiz Türk kahvesi gibi içeceklerin tercih edilmesi daha iyi olacaktır" dedi. Su içmek ihmal edilmemeli Erzurum için yine kültürel alışkanlıklar ve iklim şartları göz önünde bulundurulduğunda Ramazan ayı içerisinde iftar sonrası çayın çok önemli bir yer kapladığının görüldüğünü vurgulayan Karataş, "Hatta çoğu zaman çay içme alışkanlığı su tüketiminin önüne geçer. Bu alışkanlık Bayram’da da devam eder. Her ne kadar sağlıklı bireyler için günlük 6-8 çay bardağına kadar az demli çayın sağlık üzerine olumlu etkisi olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış olsa da içilen çayın demli olması, miktarının 6-8 çay bardağından fazla olması ya da su tüketiminin önüne geçmesi sağlık açısından riskler oluşturur. Su tüketiminin az olması, vücudun susuz kalmasına yol açabilir ya da bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına sebep olabilir. Bu sebeple su tüketimi ihmal edilmemeli, günlük olarak en az 2-2,5 litre su içilmelidir" şeklinde konuştu. Hareketin artırılması hedeflenmeli! Bayram nedeniyle değişen beslenme düzeninin yol açabileceği hazımsızlığa dikkat çeken Karataş, "Bağırsak hareketlerinin azalması ya da kan şekeri yükselmesi gibi olumsuz durumlarla mücadelede etkili yöntemlerden biri de hareketin artırılmasıdır. Bayram dolasıyla yapılacak ziyaretler aktif bir gün geçirmek için fırsat olabilir. Bunu sağlamak adına ziyaretler esnasında yürüme mesafesinde olan yerlere araç yerine yürüyerek gitmek, günlük hareketi artırmaya yardımcı olur. Hatta gün içerisinde zaman ayrılarak 30 dakikalık bir yürüyüş planlanabilir. Hayatın her alanında önemli bir yere sahip olan sağlıklı ve dengeli beslenme bir yaşam tarzı hali olmalıdır. Bununla birlikte böyle özel zamanlarda doğru beslenme sağlık için daha da önem arz edebilmektedir" diye konuştu.
Bursa Bursa’da bayram yoğunluğunu fırsat bilen 2 kadın 16 bin liralık ürün çaldı Bursa’da bir giyim mağazasında yaşanan hırsızlık olayı "bu kadarına da pes" dedirtti. Bayram alışverişi nedeniyle oluşan yoğunluğu fırsat bilen iki kadın, mağazadan yaklaşık 16 bin TL değerinde ürünü çalarak kayıplara karıştı. O anlar saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Olay Bursa’nın Yıldırım ilçesinde meydana geldi. Giyim mağazasını yeni devralan iş yeri sahibi Melih Bülbül’ün iddiasına göre, komşu esnaf daha önce kendisini bölgede yaşanan hırsızlık olaylarına karşı uyarmıştı. Ancak uyarıdan kısa süre sonra mağaza da hırsızların hedefi oldu. İddiaya göre iki kadın şüpheli, müşteri gibi mağazaya girerek bir süre içeride dolaştı. Bayram yoğunluğu nedeniyle çalışanların başka müşterilerle ilgilenmesini fırsat bilen şüpheliler, seçtikleri ürünleri fark ettirmeden mağaza dışına çıkarmaya başladı. Ürünleri dışarı taşıyan şüphelilerin daha sonra poşetlere koyarak uzaklaştıkları öğrenildi. Durum iş yerinin güvenlik kameralarını izleyen iş yeri sahibinin babası tarafından fark edildi. Hemen mağaza çalışanlarına haber verilse de yoğunluk nedeniyle geç fark edilen olayda şüpheliler çoktan kayıplara karıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye alırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Yaşanan olaya tepki gösteren iş yeri sahibi Melih Bülbül, "Burayı yeni devraldığımızda komşular hırsızlık olaylarının çok olduğunu söylemişti. Biz de dikkatli oluruz dedik ama ilk ayımızda başımıza geldi. Ramazan ayında olması bizi ayrıca üzdü. Emek veriyoruz, mücadele ediyoruz. İnşallah bir an önce yakalanırlar" dedi. İş yeri sahibi, benzer durumların yaşanmaması için şüphelilerin bir an önce yakalanmasını beklediklerini söyledi.
Bingöl Bingöl’de bayram namazı kılındı Bingöl’de Ramazan Bayramı dolayısıyla vatandaşlar sabahın erken saatlerinde camilere akın ederek bayram namazını eda etti. Bingöl’de Ramazan Bayramı’nın ilk gününde vatandaşlar bayram namazı için sabahın erken saatlerinde camilere akın etti. İl genelindeki camilerde yoğunluk yaşanırken, vatandaşlar saf tutarak bayram namazını kıldı. Namaz öncesinde camilerde hutbe verilerek bayramın anlam ve önemine dikkat çekildi. Verilen hutbede birlik, beraberlik ve yardımlaşma duygularının önemine vurgu yapıldı. Kılınan bayram namazının ardından cemaat hep birlikte dua etti. Duaların ardından vatandaşlar birbirleriyle bayramlaşarak Ramazan Bayramı’nın coşkusunu paylaştı. Solhan Ulu Cami İmam Hatibi Mehmet Bingöl, bayramların kardeşlik ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini belirterek, "Güzel bir Ramazan ayını geçirdik. Ramazan ayı oruç ayı, bereket ayı, Kur’an ayı bizi nuruyla nurlandıran Cenab-ı Allah’a hamdü senalar olsun. Bugün Müslümanlar olarak iki tane bayramı, iki tane sevinci yaşıyoruz. Birincisi oruçlarımızı güzel bir şekilde tutup Cenab-ı Hak bizlere bu ibadet fırsatını verdi. Cenab-ı Hakk’a hamdolsun. İkincisi de bugün Ramazan Bayramını idrak ediyoruz. Bu sevinç ve mutlulukla beraber dünyadaki Müslüman kardeşlerimize de bugün ellerin semaya kaldırıldığı, dillerin duaya durduğu bir anda kardeşlerimizin kurtuluşu için de dua etme günüdür. Bugün birlik beraberlik, kardeşlik günüdür. Bugün merhamet günüdür. Bugün anne babaların elini öpüp onların hayır dualarını alma günüdür. Bugün Müslümanların birbirlerini sevme, Müslümanların birbirleriyle daha fazla yardımlaşmada bulunmanın başlangıç günüdür. Bugün ikinci bayramı bir arada yaşıyoruz. Birincisi Ramazan Bayramı, ikincisi de cuma da bir bayramdır ve bu ikisi bir arada da yaşadığımız için daha da mutluyuz" dedi. Bayramın ilk saatlerinde şehir genelinde manevi bir atmosfer hakim oldu.