KÜLTÜR SANAT - 21 Nisan 2025 Pazartesi 12:20

Kültürlerin kesişme noktası haline gelen; Müze Meram, İranlı misafirlerini de kendine hayran bıraktı

A
A
A
Kültürlerin kesişme noktası haline gelen; Müze Meram, İranlı misafirlerini de kendine hayran bıraktı

Konya’nın merkez Meram İlçe Belediyesi tarafından Konya ve Meram kültürünün yaşatılması ve tanıtılması amacıyla hayata geçirilen Müze Meram, uluslararası ziyaretçilerin de yoğun ilgisini çekiyor. Adeta kültürlerin kesişme noktası olan bu özel müze, son olarak İran’dan gelen misafirlerini ağırladı. Konya kültüründe insanların doğumundan ölümüne kadar yaşadıklarını canlandıran müze, ziyaretçilerini yine kendine hayran bıraktı.


Meram Belediyesi tarafından Konya ve Meram kültürünün yaşatılması ve en güzel şekilde tanıtılması amacıyla hayata geçirilen Meram Yaşam Kültürü Müzesi Müze Meram, geçmişi yaşatmanın yanında ortak kültürel mirası da buluşturmaya devam ediyor. Bu çerçevede uluslararası ziyaretçilerin de ilgisini çeken müzenin son ziyaretçileri İranlı turizmciler oldu. Konya kültüründe insanların doğumundan ölümüne kadar yaşadıklarını canlandıran bu özel müze, İranlı ziyaretçilerini de kendine hayran bıraktı.



"Kültürel olarak pek çok ortak noktamız olduğunu gördük"


İran’ın farklı şehirlerinden gelen ve aralarında turizm profesyonellerinin de olduğu grup, Müze Meram’da hem kültürel bir yolculuğa çıktı hem de Konya mutfağının lezzetlerini tatma fırsatı buldu. Müze içerisinde yer alan tematik odalarda Konya’nın sosyal yaşamına dair izlenimler edinen misafirler, kendilerini adeta geçmişin içinde hissettiklerini belirterek, müzede kendi kültürlerinden de izler bulduklarını ifade ettiler. İsfahan’dan gelen seyahat acentası sahibi Meryem, müzeye hayranlığını şu sözlerle ifade etti: "Müze Meram, Konya ve Meram kültürünü tanıtmada çok özel bir görev üstlenmiş. Bir insanın doğumundan ölümüne kadar olan tüm süreçleri yaşadık adeta. Her oda farklı bir tarihi hava verdi bizlere. İran kültürüyle de çok benzerlikler taşıdığını farkettik. Özellikle bebeklerin 40 gün dışarı çıkarılmaması, büyüklerin yanında büyütülmesi gibi adetlerimizin ortak olduğunu gördük."



"Müze Konya kültürünü canlı tutmak için güzel bir argüman olmuş"


Tahran’da acenta sahibi olan Elham Burzui ise Konya ile kültürel benzerliklere dikkat çekerek, "Şehrinizin yaşam kültürünü canlı tutmada güzel bir argüman olmuş. Burada ikram edilen yemekler de çok lezzetliydi. Kendi kültürümüzle birçok ortak nokta buldum." şeklinde konuştu. Şiraz’dan gelen Roşanan Pervaz da Müze Meram’ın kültürel zenginliğine vurgu yaptı; "Müze harika olmuş, çok etkileyici. Özellikle Kuzey İran kültürüyle büyük benzerlikler taşıyor. Yemekler de çok güzeldi. Arkadaşlarım da çok beğendi."


İranlı turizmciler, birlikte çektirdikleri hatıra fotoğrafının ardından müzeden ayrıldılar.



Kültürlerin kesişme noktası haline gelen; Müze Meram, İranlı misafirlerini de kendine hayran bıraktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.