GÜNDEM - 27 Ekim 2025 Pazartesi 11:30

Motosikletle umre yolculuğunu tam 15 bin kilometreyle tamamladı

A
A
A
Motosikletle umre yolculuğunu tam 15 bin kilometreyle tamamladı

Konya’da babasıyla beraber motosikletle umreye gitme hayali olan adam, babasının vefat etmesi üzerine hayalini kendi gerçekleştirdi. 7 bin 500 kilometrelik yolu, 15 bin kilometreye çıkmasına rağmen pes etmeden devam ederek umre yapıp 28 gün sonra evine döndü.


Konya’da gayrimenkul danışmanlığı yapan 42 yaşındaki 2 çocuk babası Ali Kasaplargil, vefat eden babasıyla hayali olan motosikletle umreye gitmek için hazırlıklara geçen ay başladı. Kasaplargil, motosikletinin bakımlarını yapıp hazırlıklarını tamamladı. 30 Eylül günü sabah saatlerinde çocuklarını okul servisine bindirip yakınlarıyla vedalaşan Kasaplargil, motosikletinin son kontrollerini yaparak 7 bin 500 kilometrelik yola çıktı. Irak üzerinden kendisine geçiş izni verilmeyen Ali Kasaplargil, İran üzerinden gidiş dönüş yolunun 15 bin kilometreye çıkmasına rağmen pes etmeden yola devam etti. Umre ibadetini yerine getiren Kasaplargil, 28 gün sonra evine döndü.



"15 bin kilometreye yakın bir yol yaptık"


Yolculuk hakkında konuşan Ali Kasaplargil, "Elhamdülillah Rabbim inşallah kabul eder. Gittik geldik çok şükür. Tabii niyetimiz 7 bin 500 kilometreydi ama Irak üzerinden bizi almadıkları için şu anda 15 bin kilometreye yakın bir yol yaptık. Çok güzel bir yolculuktu, evet zorlukları çok fazla ama elhamdülillah bir o kadar güzel oraları görmek, Mekke ve Medine’de motosikletle gezmek çok güzel anlatılmaz" dedi.



"Ev sahipliği yapan herkesten Allah razı olsun"


Ali Kasaplargil, "Dönüşte de böyle bir karşılama beklemiyordum. Sağ olsunlar ailemden, eşimden, dostumdan, arkadaşlarımdan, sosyal medyada görüp beni karşılayanlardan çok mutlu oldum gerçekten. İsteyen herkes, her zaman sosyal medyadan da bana ulaşabilir. Gitmek isteyen çok kişi var, inşallah onlara da elimden geldiği kadar yardımcı olurum. İçim huzurla dolu elhamdülillah. Aynı zamanda çok mutluyum. Bir tarafta gönlüm buruk, Mekke’yi Medine’yi orada bıraktım geldim ama bir taraftan da 28 gündür görmüyorum ailemi geldim gördüm çok şükür o beni çok mutlu etti. Biraz duygusalım tabii, elhamdülillah beni takip eden, hiç tanımadığım insanlarla tanıştım doğuda, İran’da, Mekke’de, Medine’de, Riyad’ta bana ev sahipliği yapan herkesten Allah razı olsun. Şayet eğer ki geç kalmış olmasam her ilde beni bekleyenler vardı, Allah onlardan razı olsun" diye konuştu.



Motosikletle umre yolculuğunu tam 15 bin kilometreyle tamamladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van 32 yıllık ayakkabı ustasının çırak sitemi: "Eli kirlenmeyenin karnı tok olmaz" Van’da 32 yıldır mülki amirlere özel ayakkabı üreten ve eskiyenleri ekonomiye kazandıran Fikret Kaya, gençlerin "elim kirleniyor" diyerek mesleğe ilgi göstermemesinden dert yanarak zanaatın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Van’ın İpekyolu ilçesinde yarım asrı geride bırakan ömrünün 32 yılını ayakkabı tezgahının başında geçiren Fikret Kaya, gelişen teknolojiye rağmen mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Çıraklıktan başladığı ayakkabıcılık mesleğini 32 yıldır aralıksız sürdüren Fikret Kaya, değişen teknolojiye rağmen mesleğini ilk günkü heyecanla icra ediyor. Meslek hayatı boyunca el emeğinin yerini fabrikasyona bırakışına tanıklık eden Kaya, bir yandan mülki amirler ve bürokratlar için özel sipariş ayakkabı üretirken bir yandan da eskiyen ayakkabıları aslına uygun şekilde onararak ekonomiye katkı sağlıyor. "Biz eskiyi özlüyoruz" İHA muhabirine konuşan ayakkabı ustası Fikret Kaya, geçmişten bugüne el emeği bittiğini ve her şeyin artık fabrikasyona döndüğünü belirtti. Ayakkabı ustası Kaya, "Teknoloji ve makineler çıkınca hem biz hem de müşterilerimiz rahat etti. Ama yine de biz eskiyi özlüyoruz. Keşke o eski günler olsaydı, keşke eskiye devam edebilseydik. O zorlukları, o sıkıntıları yine görseydik; ama maalesef o günlere geri dönemiyoruz. Bugünün teknolojisi bunu gerektiriyormuş, biz de bu teknolojiyle devam ediyoruz" dedi. "Bizim mesleğimizde artık çırak yetiştiremiyoruz" Eski yıllarda mesleklerine olan ilginin daha fazla olduğunu ve bu yüzden çırak bulma sorunlarının olmadığını hatırlatan Kaya, "Eskiden en azından 3-5 tane çırak çalıştırıyorduk, şimdi ise bir tane bile bulamıyoruz. Mesleğe rağbet yok. Rağbet olmadığı için ileride bu mesleğin büyük sıkıntılar yaşayacağını görüyorum. Hem kendi mesleğimize hem de diğer mesleklere bakıyorum; genel olarak büyük bir sıkıntı var. Özellikle bizim mesleğimizde artık çırak yetiştiremiyoruz. Gelen çırak da 3-5 gün çalışıp bırakıp gidiyor. ’Usta, bu benim işim değil’ diyor ve bir daha gelmiyor. Babasını arıyorum, ’Oğlun işe niye gelmedi?’ diye soruyorum; ’Vallahi benim oğlum bu işi yapmayacak, bu iş kirlidir; eli kirleniyor, boya oluyor’ diyor. Oysa eli kirlenmeyenin karnı tok olmaz. Mecburuz ama maalesef çırak bulamadığımız için yetiştiremiyoruz. Korkarım ki bu gidişle mesleğimiz ölüyor" diye konuştu. Eski ayakkabıları tamir ederek bir yandan geri dönüşüme katkı sağladıklarını dile getiren Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oysa geri dönüşüme büyük katkı sağlıyoruz. Çok şükür, çok güzel tadilat ve tamiratlar yapıyoruz. Yaptığımız işlemler hiç belli olmuyor; orijinali neyse, aynı şekilde onarıp müşterilerimize teslim ediyoruz. Ayrıca bürokrat kesimine, mülki amirlerimize ve büyüklerimize özel sipariş üzerine ayakkabı yapmaya da devam ediyoruz."