EKONOMİ - 28 Nisan 2026 Salı 14:31

Orta Doğu’daki gelişmeler, Türkiye’yi yeni enerji merkezi yapabilir

A
A
A
Orta Doğu’daki gelişmeler, Türkiye’yi yeni enerji merkezi yapabilir

Konya Sanayi Odası (KSO) tarafından, ‘Orta Doğu’daki Çatışmaların Türkiye Ekonomisi ve Plastik Hammadde Piyasasına Etkileri’ Konferansı gerçekleştirildi.


Sektör sanayicilerinin katıldığı, TTCP Eğitim ve Danışmanlık Kurucusu Dr. Mevlüt Çetinkaya tarafından verilen konferansta, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisine yansımaları ile plastik hammadde piyasasında oluşan riskler, fırsatlar ve beklentiler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Konuşmasında petrol ve hammadde fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çetinkaya, "Bu savaşta 84 enerji tesisi hasar gördü. Bunlardan yaklaşık 50 tanesi petrokimya tesisiydi. Geçmişteki kriz dönemlerinde petrol fiyatları yüzde 25-30 yükselişin ardından, 5 ay sonra normal seyrine dönüyordu. Ancak bugün yaşanan İran, ABD-İsrail savaşında tesisler vurulduğu için petrol fiyatları 10 günde yüzde 60’a yakın arttı. Bu savaştan sonra fiyatların normale dönmesi 18 aya kadar sürebilir" dedi.


Yaşanan savaşın küresel tedarik zincirlerinin kırılmasına sebep olduğunu belirten Çetinkaya, Suudi Arabistan’daki tesislere yapılan saldırıların da tedarik riski oluşturduğunu ifade etti. Savaşın plastik hammaddeler üzerinden tüm sanayi sektörlerini etkilediğini kaydeden Çetinkaya, "Petrokimya hammaddeleri ve plastik ara girdileri bakımından Körfez bölgesi, küresel sistemde çok yüksek bir ağırlığa sahip. Orta Doğu’nun Polietilen (PE) ihracatı 2025’te 12,5 milyon ton ile dünya toplam ihracatının yaklaşık yüzde 43’ünü oluşturmuştur. Ayrıca, Orta Doğu’daki polietilen kapasitesinin yaklaşık yüzde 84’ü, denizyolu ihracatı için doğrudan Hürmüz geçişine bağımlıdır. Polietilen, gıda ambalajı, otomotiv, beyaz eşya, boru sistemleri ve tıbbi ekipman üretiminde kullanılan en yaygın plastiklerden biridir. Akıştaki bir kesinti, geniş bir sanayi ekosisteminde maliyet baskısı oluşturuyor. Hürmüz’ün kapanması, yalnızca enerji piyasasını değil, plastik hammaddelere dayalı üretimi ve küresel arzı baskılamaktadır" diye konuştu.


"Türkiye enerji merkezi haline gelebilir"


Türkiye’nin bölgede yaşanan savaşı kendi lehine çevirebileceğini ve buradaki fırsatları değerlendirmesi gerektiğinin altını çizen Çetinkaya, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türkiye yeniden hızlı tedarik ve üretim merkezi haline gelebilir. Hızlı teslim gerektiren tekstil, hazır giyim, gıda işleme, beyaz eşya, yan sanayi, makine ve bazı kimya alt dallarında yakın tedarikçi avantajı elde edebilir. Türkiye, enerjide hem transit ülkelerden birisi hem de Körfez-Avrupa-Asya arasında bir ticaret köprüsü. Kriz yönetimi, tahliye, ikmal, sigorta, yönlendirme ve ticari koordinasyon alanlarında bir rol üstlenebilir. Enerji üretim ve dağıtım merkezi Ortadoğu ve Körfez ülkelerinde savaşın yaptığı tahribat nedeniyle Türkiye, Doğu Akdeniz enerji merkezi haline gelebilir. Bu kapsamda Irak’ın petrolünün Türkiye üzerinden Akdeniz’e ve oradan dünyaya ulaştırılmasına başlanması bir işaret olarak değerlendirilebilir. Türkiye, savaşta tahrip olan Ortadoğu ve Körfez ülkelerinin savaş sonrası imarında etkin bir rol alabilir."


Çetinkaya, konferansın sonunda katılımcıların sorularını cevaplandırdı.



Orta Doğu’daki gelişmeler, Türkiye’yi yeni enerji merkezi yapabilir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Usta oyuncular kampüste gençlerle buluştu, tecrübelerini anlattı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Gençlik Topluluğu’nun düzenlediği "Perdeden Kampüse Söyleşi 3" etkinliğinde tiyatro oyuncuları Hakan Bilgin ve Yosi Mizrahi öğrencilerle bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı. 15 yıllık köklü geçmişiyle dikkat çeken Gençlik Topluluğu bugüne kadar düzenlediği 160’tan fazla etkinlik ve ağırladığı 220’nin üzerindeki konukla faaliyetlerine bir yenisini daha ekledi. OMÜ Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen söyleşi ile öğrenciler, tiyatro oyuncularına merak ettikleri soruları yöneltme fırsatı buldu. Tiyatroya başlama hikayesini anlatan Hakan Bilgin, "Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu olmasaydı tiyatroyla tanışmaz, tiyatronun insanları değiştirdiğine inanmazdım. Kendimi ifade edeceğim sahne üstünün, dünyayı değiştirmek için bir yer olduğunu bilmezdim. O zaman belki sıradan bir işletmeci veya muhasebeci olarak hayatıma devam ederdim. Tiyatroyu kendimi düzeltmek, kendimi daha iyi ifade edebilmek için kullanmaya çalıştım" dedi. Öğrencilere deneyimlerinden yola çıkarak tavsiyelerde bulunan Hakan Bilgin, "Hayatta karşınıza çıkan engelin veya problemin bir duvar değil, bir merdiven olduğunu düşünmeyi başardığınız gün yürümeye, sonra da koşmaya başlıyorsunuz. Ama size bedava verilen hayatı; ’Ben niye Çarşamba’dayım?’, ’Niye buradayım?’, ’İstanbul’da doğsaydık ya!’, ’Paris’te olsak iyiydi abi, Amerikalı ne yaşıyor?’ diyerek harcadığınız sürece, elinizdekinin kıymetini bilmiyorsunuz. Trafik sıkışıp başka bir yoldan gidiyorsan, o yolda göreceğin bir şey vardır. Ona isyan ederek vakit geçirip, geç kaldığını düşünüp bir saat sonrasına odaklanırsan, o sokaktaki tabloyu kaçırırsın. Bilardocu Semih Saygıner şunu söyler: ’Başkası bilardoda topu atar, sayı olmadığı zaman isyan eder. Ben ise topu atarım, sayı olmadığı zaman topu izlerim; oraya niye gidiyor?’ İşte o topu öyle bir takip ediyor ki, sonunda her yere ulaşıyor. Siz de hayatınızda başınıza gelen olumsuz bir şeyin neden olduğunu tespit ettiğiniz anda, resmen o dersin sınıfını geçmiş oluyorsunuz" diye konuştu. Planların insanı kalıplara sokabileceğini ifade eden Yosi Mizrahi ise, "Plansız yaşayın derken serserilik yapın demiyorum o anın keyfini ve anlamını çıkartın. Çok fazla plan yaptığınızda kendinizi bir kalıbın içine sokmak zorunda hissediyor ve o çerçevede kalmaya çalışıyorsunuz. Bu durum sizi kodluyor. Biraz ’su akar yolunu bulur’ mantığıyla yaşamak lazım" ifadelerini kullandı.
Niğde Niğde’de ’Genetik Kaynaklar İçin Farkındalık Paneli’ düzenlendi Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi ev sahipliğinde, Genetik Kaynaklar Kulübü girişimiyle düzenlenen ’Niğde İli Genetik Kaynakları Farkındalık Projesi Tanıtım Toplantısı ve Genetik Kaynaklar Paneli’ gerçekleştirildi. Fakülte amfisinde yapılan etkinlikte, Niğde’nin bitkisel ve hayvansal genetik kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımı ele alındı. Akademik personel ve üniversite öğrencilerinin yanı sıra, Niğde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Niğde İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Faik Şahenk Lisesi öğrencilerinin de katıldığı program, farklı paydaşları bir araya getirdi. Panelin moderatörlüğünü Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Halil Toktay üstlendi. Programda konuşan Sedat Serçe, bitkisel genetik kaynakların korunması ve değerlendirilmesi konusunda bilgiler verirken, Ayhan Ceyhan ise hayvansal genetik kaynaklar, yerli hayvan türlerinin korunması ve sürdürülebilir üretimdeki rolüne ilişkin sunum yaptı. Panel boyunca yerel çeşitlerin korunması, gen bankalarının önemi, biyolojik çeşitliliğin tarımsal üretime katkısı ve genetik kaynakların ekonomik değeri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ayrıca Niğde’ye özgü genetik kaynakların kuraklık ve benzeri stres şartlarına karşı dayanıklılık özellikleri de ele alındı. Etkinlikte, üniversite bünyesinde faaliyet gösteren Genetik Kaynaklar Kulübü’nün farkındalık oluşturma ve öğrenci katılımını artırmadaki rolüne de dikkat çekildi. Panel sonunda, etkinliğe katkı sunan iç ve dış paydaşlara Fakülte Dekanı Prof. Dr. Ahmet Şekeroğlu ve Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Halil Toktay tarafından teşekkür belgeleri ile Genetik Kaynaklar Kulübü’nün hazırladığı hediyeler takdim edildi.
Konya Yaren Arama Kurtarma, orman yangınlarına karşı gücünü artırdı Konya’nın Akşehir ilçesinde faaliyetlerini sürdüren Yaren Arama Kurtarma Derneği ekipleri, orman ve kırsal alan yangınlarına müdahale kapasitelerini artırmak amacıyla önemli bir donanım desteği aldı. Ilgın Orman İşletme Şefliği’ne bağlı Balkı Orman İşletme İstasyonu’nda düzenlenen programda, dernek ekiplerine kişisel koruyucu yanmaz kıyafetler ile orman yangınlarına müdahalede kullanılacak çeşitli teçhizatların teslimi gerçekleştirildi. Daha önce yangınlara müdahale konusunda eğitim alan ekiplerin, bu destekle birlikte sahada daha etkin görev alabileceği belirtildi. Düzenlenen törene Orman Bölge Müdür Yardımcısı Özkan Şahin, Orman Yangınlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü’nden Halil İbrahim Özkan, Ilgın Orman İşletme Müdürü Bekir Gülmez ile teknik personeller, orman işletme şefleri, orman muhafaza memurları ve yangın işçileri katıldı. Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte artan sıcaklıkların orman yangını riskini yükselttiğine dikkat çekilen programda, vatandaşların daha dikkatli olması gerektiği vurgulandı. Özellikle doğada kontrolsüz ateş yakılması ve mangal gibi faaliyetlerin büyük felaketlere yol açabileceği ifade edilirken, ormanların korunmasının toplumun ortak sorumluluğu olduğu belirtildi. Programda konuşan Yaren Arama Kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Yağcı, "Bundan sonraki süreçte orman teşkilatımızın koordinasyonunda yangınlara müdahale ederek destek sağlayacağız" dedi.