GÜNDEM - 06 Mart 2025 Perşembe 10:36

Osmanlı döneminden günümüze uzanan 8 karışımlı şerbet

A
A
A

Osmanlı döneminden günümüzü uzanan çeşit çeşit şerbetler iftar sofralarından eksik olmuyor. Gazlı içecekler yerine şekersiz ev yapımı şerbetlerin sağlık açısından faydasına dikkat çeken uzmanlar, 8 çeşit karışımla yapılan kızamık şekeri şerbetini de tavsiye ediyor.

Osmanlı döneminde sarayda ve evlerde hazırlanan çeşit çeşit şerbet geleneği günümüzde de devam ediyor. Sekiz farklı lezzetten oluşan ’kızamık şekeri şerbetinin de özellikle Ramazan aylarında iftar sofralarında gazlı içecekler yerine tüketilmesi öneriliyor. Kızamık şekerinin eritme işlemi ile başlayan karışım aşaması 7 bitkinin aynı anda kaynatılmasıyla yaklaşık yarım saat içerisinde tamamlanarak şerbet hazır oluyor.

Osmanlı döneminden günümüze uzanan 8 karışımlı şerbet

"Şerbette şeker kullanmamamız gerekiyor"

Ramazan ayında asitli içecekler ya da hazır meyve suları yerine evde organik şerbet önerisinde bulunan Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Teknikeri Ayşen Çebiç, "Evde şerbet yapılmasını öneriyoruz, genelde de şerbet tercih ediliyor. Müşterilerimiz demir hindi, sultan şerbeti, Osmanlı şerbeti gibi taleplerde bulunuyor. Şerbeti yaparken nelere dikkat etmemiz gerekiyor dersek, birincisi kesinlikle şerbetimizde şeker kullanmamamız gerekiyor. Kızamık şekeriyle tatlandırarak şerbetlerimizi yapabiliriz. Ya da evde doğal meyvelerimiz varsa bunları da tatlandırıcı olarak kullanabiliriz. Şerbet yaparken dikkat edilmesi gereken püf noktalardan bir tanesi ise şerbeti dinlendirmek. Şerbet ne kadar dinlenirse o kadar özünü salacağı için hem daha vitamin açısından değerli hem de daha kıymetli oluyor. Şerbet yaparken de soğuk su ve sıcak su olarak iki tarz çeşit tercih edilebilir. Kızamık şekeri sıcak suda eridiği için, sıcak suyla yapılan şerbetleri hem özü hem tadı hem aroması açısından daha zengin olmaktadır. Sıcak suyla şerbet yaparken de önce şekerin eritilmesi gerekiyor. Şekeri eritmekle başlayıp daha sonrasında şerbet kıvamına getirip diğer malzemelerimizi ekleyelim. Bunun sebebi ise hem şeker özünü salar hem eritilir hem de rengini salması açısından ve tadı daha güzel olur şekerle başlamak" dedi.

Osmanlı döneminden günümüze uzanan 8 karışımlı şerbet

"8 çeşit karışımdan kızamık şekeri şerbeti"

Kızamık şekeri şerbetinin evde hazırlama aşamasını anlatan Ayşen Çebiç, "İlk aşamada tencerede şekerimizi erittikten sonra suyumuzu ekleyip bir şerbet kıvamına getiriyoruz. Bunu eskiler kestirme olarak da bilir. Kestirmemizi yaparak başlayacağız şerbetimize. Kızamık şekerimizi eritip, şerbetimizi yaptıktan sonra diğer malzemelerimizi adım adım ekleyip güzel bir şerbet ortaya çıkıyor. Gül kurusu kullandık, sakinleştirici özelliğe sahip olduğu için. Tarçın kullandık susuzluğu giderici özelliği vardır. Zencefil kullandık bu da bağışıklığı güçlendirip hastalıklara karşı koruduğu için. Nar çiçeği kullandık C vitamini açısından zengin olduğu için. Karanfil ekledik, hem tat hem koku açısından çok güzel bir besin olduğu için. Şerbetlerimizde genelde kızamık şekeri kullanıyoruz. Normal şeker kullanılmasına çok karşıyım. Ev hanımları da kızamık şekerleri yoksa bal ya da pekmezle tatlandırabilirler" şeklinde konuştu.

Osmanlı döneminden günümüze uzanan 8 karışımlı şerbet

"7 yaş grubundan 70 yaş grubuna kadar gönül rahatlığıyla tüketebilirler"

Sıcak su ile hazırlanan şerbetin özünün daha etkili olduğunu anlatan Çebiç, "Sıcak şerbetimiz ve soğuk şerbetimizin arasındaki fark; sıcak şerbetimiz hem özü hem kalitesi hem de görüntüsü itibariyle tam bir şerbet olmaktadır ve aroması daha keskindir. Soğuk şerbetimiz ise bitkiler içerisinde tam çözülmediği ve şekerimiz tam erimediği için daha sıvı, berrak kıvamdadır. Bundan dolayı fazla tat vermemektedir. Şerbetin kaynatılarak içerisine bitkilerin özü salınarak yapılmasını tavsiye ediyorum. Hem tadı hem kokusu hem de aroması bakımından bu şekilde tüketmek çok daha sağlıklıdır. 7 yaş grubundan 70 yaş grubuna kadar hatta daha küçük çocuklar bile gönül rahatlığıyla tüketebilirler. Hamile bayanlar bunu kola ya da asitli içecekler içmek yerine bu tarz şerbetlere yer verebilirler. Bununla birlikte yaşlı kişiler bağışıklıklarını güçlendirmek için tüketebilirler" diye konuştu.

İbrahim Yetkin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Havza’da hayat normale dönüyor Samsun’un Havza ilçesinde Hacı Osman Deresi’nin taşmasıyla meydana gelen sel ve su baskınının ardından başlatılan kapsamlı müdahale ve iyileştirme çalışmaları yedinci gününde de aralıksız sürerken, ilçede hayatın büyük oranda normale döndüğü bildirildi. 12 Mayıs Salı akşamı kuvvetli yağış sonucu yaşanan sel sonrası, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında yürütülen çalışmaların Samsun Valiliği koordinasyonunda devam ettiği belirtildi. Samsun Valiliği tarafından yapılan açıklamada, Büyükşehir Belediyesi, Havza Kaymakamlığı, Havza Belediyesi ve ilgili kurumların koordinasyonuyla yürütülen çalışmaların 7’nci gününde de aralıksız sürdüğü ifade edildi. Süreçte toplam 2 bin 624 personel, 800 beden işçisi, bin 200 AFAD gönüllüsü ve akredite STK gönüllüsü görev aldı. Çalışmalarda 362 kara aracı ve 132 iş makinesi kullanıldı. İçişleri Bakanlığı AFAD Başkanlığı ve Samsun Valiliği tarafından afetten etkilenen vatandaşların acil ihtiyaçlarının karşılanması ve hasarların giderilmesi amacıyla acil yardım ödeneği aktarıldığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından da İl Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına ilk etap kaynak transferinin yapıldığı bildirildi. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalarda 7 gün içinde 25 bin kişilik aperatif ve ana yemek ile 40 bin kişilik su dağıtımı gerçekleştirildi. Ayrıca ücretsiz ekmek dağıtımı yapılırken, seyyar tuvaletler, çadırlar ve dinlenme alanları oluşturuldu. Ekipler tarafından 152 bina altı bodrum ve dükkândan su tahliyesi yapılırken, 285 noktada menfez tıkanıklığı, ızgara temizliği ve su baskını müdahalesi gerçekleştirildi. Dere üzerindeki 5 adet çok katlı yapının yıkımına başlanacak DSİ 7. Bölge Müdürlüğü tarafından 1988-1989 yıllarında Havza Belediyesi’nce üzeri beton yapıyla kapatılan Hacı Osman Deresi’nin 925 metrelik kapalı bölümünde yürütülen çalışmalarda, memba tarafında 250 metre, mansap tarafında ise 280 metrelik kısmın üzeri açıldı. Çalışmalar kapsamında 56 dükkânın yıkımı gerçekleştirilirken, kalan 395 metrelik bölümün iki tarafı apartmanlarla çevrili olması ve yol olarak kullanılması nedeniyle teknik inceleme sürecinin ardından açılacağı bildirildi. Dere yatağı üzerinde bulunan 5 adet çok katlı yapının yıkımına ise Samsun Büyükşehir Belediyesi ile koordineli şekilde başlanacağı ifade edildi. Açıklamada ayrıca psikososyal destek ve ayni yardım çalışmalarının aralıksız sürdüğü, bin 200 hane ve 510 dükkânla görüşme yapıldığı, giyim, gıda ve temizlik malzemesi ihtiyaçlarının karşılandığı belirtildi. İlk etapta 530 haneye nakdi yardım ulaştırıldığı, Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle 5 bin 500’den fazla vatandaşa sıcak yemek dağıtıldığı kaydedildi. Türk Kızılay tarafından da beslenme hizmetleri kapsamında binlerce kişiye öğle ve akşam yemeği, su ve içecek dağıtımı yapıldığı bildirildi. Defterdarlık tarafından yürütülen zarar tespit çalışmalarında 498 bağımsız bölüm ve 239 araç için inceleme gerçekleştirildiği, bağımsız bölümlerin büyük bölümünün temizlendiği ifade edildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerince 674 bina ve 1 ahırda hasar tespiti yapıldığı aktarıldı. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü verilerine göre 10 bin 839 dekar tarım arazisi kısmi zarar görürken, 713 arılı kovan hasar aldı ve 5 büyükbaş hayvan telef oldu. Çiftçilere yönelik destek çalışmalarının sürdüğü belirtildi. İl genelinde altyapı, enerji, sağlık, güvenlik, barınma ve tahliye çalışmalarının tüm kurumların koordinasyonuyla devam ettiği, elektrik firması ekiplerinin müdahaleleri sonucunda enerjisi kesik mahalle kalmadığı ifade edildi. Ekonomik destekler kapsamında TESKOMB ve Halkbank kredilerinin 1 yıl faizsiz erteleneceği, kredi kullanmayan esnafa 1 yıl ödemesiz kredi imkânı sağlanacağı, diğer bankalardaki ticari kredilerin de uygun şartlarda erteleneceği bildirildi. Ayrıca zarar gören iş yeri ve konutların su giderlerinin SASKİ, elektrik giderlerinin firma tarafından yıl sonuna kadar karşılanacağı aktarıldı. Havza Kaymakamlığı tarafından oluşturulan 7 kişilik zarar tespit komisyonunun çalışmalarını sürdürdüğü, 385 esnaf ve 70 konutun zararlarının devlet imkânları çerçevesinde karşılanacağı belirtildi. Vergi ve SGK borçlarının da başvuru halinde 3 ay erteleneceği kaydedildi. Samsun Valiliği açıklamasında, "7 gün boyunca büyük bir koordinasyonla gösterilen özverili çalışmalarla hayatın hızla normale döndüğü Havza ilçemizde sel ve su taşkınının ilk dakikasından itibaren ortaya koymuş oldukları özverili gayretleri için başta İçişleri Bakanlığı AFAD Başkanlığımız ve Samsun Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere tüm kurumlarımızın yöneticilerine ve personeline, sivil toplum kuruluşlarımıza ve gönüllülerimize teşekkür ediyor; sel ve su taşkınından etkilenen vatandaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Çalışmalarımıza ve afetten zarar gören vatandaşlarımıza ve esnafımıza destek olunmaya devam edilmektedir" ifadelerine yer verdi.
Mersin Mersin’de 6 kişinin öldüğü 8 kişinin yaralandığı silahlı saldırının görüntüleri ortaya çıktı Mersin’in Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde eski eşinin de aralarında olduğu 6 kişiyi silahla vurarak öldüren zanlının yeni görüntüleri ortaya çıktı. Lokantadaki kameraya şüphelinin silahla ateş açtığı anlar yansırken, akaryakıt istasyonundaki görüntülerde ise tır şoförünü öldürme anları yer aldı. Edinilen bilgiye göre, Metin Ö. (37), bugün yaklaşık 1 yıl önce çalıştığı Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Mahallesi’ndeki kasap ve lokantada tabanca ile ateş ederek çalışan Ahmet Ercan ile iş yeri sahibi Sabri Pan’ı öldürdü. Olay yerinden 01 B 9171 plakalı beyaz renkli otomobiliyle kaçan şüpheli, Yeniköy Mahallesi’nde bulunan bir akaryakıt istasyonunda tır şoförü Gökay Selfioğlu’nu da vurarak öldürdü. Kaçmaya devam eden şüpheli, Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi’nde yol kenarında yürüyen eski eşi Arzu Özden’i tabanca ile vurarak, Yeniköy Mahallesi’nde Abdullah Koca’yı ise motosikletle şarampole yuvarlayarak öldürdü. Kaçmaya devam eden şüpheli, Karakütük Mahallesi’nde çobanlık yapan gençlerden Yusuf Oktay’ı öldürdü. Şüpheli, saldırıları sırasında güzergah üzerindeki 8 kişiyi de yaraladı. Yaralılar, ambulanslarla Tarsus Devlet Hastanesi başta olmak üzere çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. 6 kişinin öldüğü, 8 kişinin de yaralandığı vahşetin ardından şüphelinin yakalanması için bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Kaçan şüpheliyi yakalamak için helikopter destekli çalışmalar sürerken, zanlının kaçtığı 01 B 9171 plakalı otomobile Karakütük Mahallesi kırsalında ulaşıldı. Ormanlık alana kaçtığı değerlendirilen şüphelinin yakalanması için operasyonun devam ettiği öğrenildi. Vahşetin yeni görüntüleri ortaya çıktı Öte yandan, olay anına ait yeni görüntüler ortaya çıktı. Lokantadaki güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, şüphelinin elinde tabanca ile peş peşe ateş açma anları yer aldı. Akaryakıt istasyonunda tır sürücüsü Gökay Selfioğlu’nun öldürülmesi de güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde şüphelinin otomobille gelirken tırın önünde duran sürücüye ateş açarak öldürdüğü görüldü.