GÜNDEM - 07 Kasım 2025 Cuma 12:16

Savunma sanayinin yeni neferleri MEVKA desteğiyle çalışmalarını sergiledi

A
A
A
Savunma sanayinin yeni neferleri MEVKA desteğiyle çalışmalarını sergiledi

Konya’da savunma sanayi alanında çalışmalar yapan mesleki ve teknik eğitim kurumlarının çalışmaları, 8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçileri Buluşmalarında Mevlana Kalkınma Ajansı’nın açtığı stantta sergileniyor. MEVKA yetkilileri, tüm ana sanayi firmaları ve yerel ekosistemdeki firmalara okullarla tanışmaları, iş gücü ihtiyaçlarını buradan gidermeleri noktasında çağrı yaptı.


Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA), 2015 yılından bu yana yürüttüğü Savunma Sanayiinin Geliştirilmesi Sonuç Odaklı Programı ile Konya’daki yerel potansiyeli savunma sanayiine entegre etmeye yönelik bütüncül bir dönüşüm süreci yürütüyor. MEVKA tarafından yürütülen bu çalışmalar, savunma sanayinde Yerli Milli Üretim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Milli Teknoloji Hamlesi, Savunma Sanayi Başkanlığı’nın (SSB) Teknolojik Derinlik Oluşturulması ve Yerli Tedariğin Geliştirilmesi politikaları ile uyumlu ve kapsamlı şekilde planlandı. MEVKA’nın hedefi; Konya’nın tarihsel silah imalat birikiminden gelen yetkinlikleri günümüzün ileri teknoloji, Ar-Ge ve nitelikli iş gücü temelli üretim sistemine taşırken, bu kapsamda oluşturulan ekosistem, sadece bölgesel değil, ulusal düzeyde de örnek bir kalkınma modeli haline geldi. Savunma Sanayii Başkanlığı himayelerinde Konya Sanayi Odası tarafından düzenlenen 8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmalarında ise MEVKA tarafından kurulan stantta; Selçuk Üniversitesi Huğlu Meslek Yüksek Okulu, Üzümlü Savunma Sanayi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Kılıçarslan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, ASELSAN Konya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Adil Karaağaç Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Mehmet Tuza Pakpen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Huğlu Savunma Sanayi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yer alarak savunma sanayiine yönelik olarak ürettikleri ürünleri ve yaptıkları çalışmaları sergileme imkanı elde etti.


"Konya, şu anda Türkiye’de savunma sanayinde çalışan nitelikli iş gücünün yüzde 10’una sahip"


Mevlana Kalkınma Ajansı İktisadi Kalkınma Birim Başkanı Fatih Yalçın, Mevlana Kalkınma Ajansı olarak bu yıl Konya’da düzenlenen 8. Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmalarında nitelikli iş gücü noktasında bir çalışma içerisinde olduklarını belirterek, "Meslek liselerimizle, mesleki ve teknik eğitim kurumlarımızla beraber ortak stantta katıldık. Bildiğiniz gibi Konya savunma sanayinde çok önemli bir ekosistem. Özellikle ulusal düzeyde politikalar ve yerel düzeydeki politikalarla birlikte Konya ekosistemde ciddi bir aşama kaydetti. Bu ekosistemin de temelleri aslında tarihsel süreçten de bakıldığı zaman ülkemizin tarihsel yürüyüşüne de katkı verebilecek bir çerçevede bir yürüyüş. Tabii Konya’daki ekosistem şu anda hem nitelikli iş gücü açısından da Türkiye’deki toplam 95 bin kişilik teknisyen, mühendis, ustanın yüzde 10’unun Konya’da olduğunu da belirtmek gerekiyor. Diğer taraftan fiziksel altyapı anlamında da Konya Teknoloji Endüstri Bölgesi’nden Türkiye’nin ilk silah ihtisas sanayi sitelerine kadar ciddi anlamda bir aşama kaydetti. Konya şu anda Türkiye’deki savunma sanayinde çalışan nitelikli iş gücünün yüzde 10’una sahip durumda. 95 bin kişinin yaklaşık 9 bini Konya’da bulunuyor ve firma sayısı itibariyle de Türkiye’deki 3 bin 500 firmanın yaklaşık yüzde 10’u, 350’ye yakını Konya’da bulunuyor. Mevlana Kalkınma Ajansı olarak bu ekosistemi daha da ileriye götürmek için çalışıyoruz. KOBİ’lerimize destek veriyoruz. Fiziksel altyapı, sanayi sitesi noktasında ciddi katkılarımız var" dedi.


"Tüm firmalarımıza, okullarımızla tanışmaları, iş gücü ihtiyaçlarını buradan gidermeleri noktasında çağrı yapıyoruz"


MEVKA İktisadi Kalkınma Birim Başkanı Yalçın, tüm ana sanayi ve yerel ekosistemdeki firmalara okullarla tanışmaları, iş gücü ihtiyaçlarını buradan gidermeleri noktasında çağrı yaparak, "Bu stantta olmamızın sebeplerinden biri de savunma sanayi anlamındaki nitelikli iş gücü ihtiyacına yönelik buradaki okullarımız Huğlu Savunma Sanayi Mesleki Teknik Anadolu Lisesi, Mehmet Tuza Pakpen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, ASELSAN Konya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Huğlu Meslek Yüksek Okulu, Adil Karaağaç Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Kılıçarslan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi gibi son derece nitelikli okullar, onların öğretmenleri ve öğrencileriyle beraber katıldık. Amacımız; çocuklarımızın, okullarımızın, ana sanayi firmaları başta olmak üzere hem ekosistem içerisinde hem de Türkiye ekosistemi içerisinde ihtiyaca cevap verebilecek seviyeye getirilmesi ve oralarda iş sahibi olabilmesi ve bu vesileyle de Türkiye’nin yerli milli savunma sanayi politikasına katkı sunulabilmesi. Bu amaçla buradayız. Tüm ana sanayi firmalarımızı, yerel ekosistemdeki firmalarımızı okullarımızla tanışmaya, iş gücü ihtiyaçlarını buradan gidermeleri noktasında çağrı yapıyoruz. Sanayici ve iş adamları derneklerimizi de özellikle bu okulların stajları noktasında, bursları noktasında destek olmaya çağırıyoruz" ifadelerini kullandı.


Adil Karaağaç Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Müdürü Zafer Soler ise "Bu yıl yine Meslek Eğitim Genel Müdürlüğümüz ve Savunma Sanayii Başkanlığımız tarafından bir protokol imzalandı. Türkiye’de 13 okul arasına girdik. ELMAS programına dahil olduk. ELMAS programı okulu olduk. Yine savunma sanayine nitelikli personel yetiştirmek, öğrenci yetiştirmek için çabalarımız var. Bunun için çalışıyoruz. Aynı zamanda savunma sanayi üretim aşamasındayız. Böyle bir ortamı sağlayan, bize bu imkanı sağlayan Mevlana Kalkınma Ajansı’na, Savunma Sanayii Başkanlığı’na ayrıca teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.


Mehmet Tuza Pakpen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Makine Alanı Öğretmeni Ali Demir, "Okulumuzda Türkiye’de sayılı olan Savunma Mekanik Sistemler Dalı mevcut. Biz burada Savunma Mekanik Sistemler Dalında öğrencilerimize imalatla birlikte eğitim veriyoruz. Özellikle İHA ve SİHA parçalarının tasarım ve üretimi konusunda birçok çalışmamız var. Bunun bize en büyük faydası öğrencilerin gerçek bir ekosistem için yetişmesini sağlıyoruz. İmalatı görerek, yapılan işlemlerin ne olduğunu görerek öğrenciler yetişiyorlar. Bu bağlamda buraya geldik. Okulda yapılan işlerin karşılığının ne olduğunu görme ve yapılan işlerin gerçekten kullanıldığını görmeleri açısından bizim için çok önemliydi. Bize bu imkanı sunan Mevlana’nın Kalkınma Ajansı’na da teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.


Öğrenciler de bu fuarda farklı tecrübeler kazandıklarını belirterek, stant açmalarına imkan sağladıkları için Mevlana Kalkınma Ajansı’na teşekkür etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Pervin Buldan: "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" DEM Parti İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan, "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’e gerçekleştirdikleri ziyaretin ardından görüşmelere dair açıklamalarda bulundu. İki görüşmenin de önemli olduğunu belirten Buldan, "Yargıya güven meselesinde önemli bir görev üstlenen Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bu dönemki bakanlık sürecinde kendisinden büyük bir beklenti içerisinde olduğumuzu kendisine bildirdik. Bu bir başlangıç olsun diye temenni ediyoruz. Bir güven tazeleme olsun Adalet Bakanlığı açısından. Çünkü gerçekten toplumun yüzünün en fazla dönük olduğu bir bakanlık. Birçok beklentinin olduğu, yine Anayasa Mahkemesi kararlarının son zamanlarda uygulanmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir dönemde kendisi yeni bakanlığa geldi. Toplumun bu konuda büyük bir beklentisi var. İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi’nin de aynı şekilde son dönemlerde atanan kayyumlarla ilgili toplumun büyük bir beklentisi var. Bu konuları her iki bakanla da açık açık görüştük. Çok olumlu, çok verimli bir görüşme olduğunun altını önemle çizmek isterim. Şundan gerçekten umutluyum; her iki bakan da bu dönemde kendi üzerlerine düşen görev ve sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirecekler izlenimini aldık diyebilirim. Hepimizin yolu açık olsun" şeklinde konuştu. "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" Komisyon raporu baz alınarak hazırlanacak yasanın bayramdan sonra komisyonda görüşülmeye başlanacağını söyleyen Buldan, "Bir an önce meselenin tamamlanması için yasanın Adalet Komisyonu’na gitmesi konusundaki görüşümüzü ilettik. Onlar da bu yönlü bir hazırlık içerisinde olduklarını zaten ifade ettiler. Büyük bir ihtimal bayram sonrası hemen Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. "Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor" Sancar ise yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Kendilerine hem hayırlı olsun demek için bu ziyaretleri gerçekleştirdik hem de süreçle ilgili ve toplumdaki hukuk devleti, adalet, demokrasi konusunda mevcut beklentileri aktardık. Sürecin temeli, hedefi barıştır. Barışın da şartı adalettir. Kalıcı barış için toplumun tümünü ayrımsız kapsayan bir adalete ihtiyaç var. Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor. Bunun ne kadar acil ihtiyaçlar içerdiğini kamuoyuna da söylüyoruz, bakanlara da ilettik. Adalet ülkenin temeli, barışın temeli, demokrasinin de vazgeçilmez şartıdır diyerek görüşmeyi özetleyebiliriz." "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır" İçişleri Bakanlığı tarafından Mardin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen kayyum görev süresinin 2 ay daha uzatılmasına değinen Sancar, "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır. Daha önce olağanüstü hal döneminde çıkarılan kararnameye dayanıyor. O kararname kanunlaştı ama anayasaya aykırı. Umuyoruz ve bekliyoruz ki en kısa zamanda bu yanlış düzeltilir, bu hukuksuzluk giderilir" ifadelerini kullandı.
İstanbul CHP’li Tekin’den "uyuşturucu ve kayıp çocuklar" uyarısı Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, "Uyuşturucu bağımlısı sayısı Türkiye açısından, 86 milyonluk bir ülkede bu sayı korkutucu bir sayı. Dehşet bir sayı. Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuklarımız var. Bu çocuklarımız bugün önlenemezse, bugün rehabilite edilemezse, bugün devletin, milletin eli bunların üstünde olmazsa şuna emin olun 3 yıl sonra burada başka bir hikaye konuşacağız" dedi. Tekin, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda dernek temsilcileriyle bir araya geldi. İstişare toplantısının ardından gazetecilerin karşısına geçen Gürsel Tekin, değerlendirmelerde bulundu. "Bu meseleleri ciddiye alabilseydik dün bir öğretmenimizi kaybetmemiş olacaktık" Tekin, uyuşturucu nedeniyle hiçbir ailenin huzurunun olmadığını savunarak, "Türkiye coğrafyasında, 2020’nin öncesini baz alırsak 150 bin kayıp çocuğumuz vardı. Bu 150 bin kayıp çocuğun içinde kaçı bulundu, kaçı bulunmadı? Hangi gerekçelerle gitti, nereye gitti, kimlerin eline düştü? Ne yazık ki bu verileri göremediğimiz için ancak dernek başkanlarımız ya da çeşitli yönetici arkadaşlarımızla el yordamıyla bu çalışmaları götürmeye çalışıyoruz. 2011 yılından itibaren eğer bu meseleleri ciddiye alabilseydik dün bir öğretmenimizi kaybetmemiş olacaktık. Ne yazık ki dün bir öğretmenimiz, tarihimizde hiç rastlamadığımız bir olaydır, bir öğrencisi tarafından katledildi. Çoğuna baktığımızda, bu çocuklarımızın hikayeleri ya suça bulaşmışlar; biraz önceki o kayıp çocuklar dediğim ya suça bulaşmışlardır ya da çocuk yaşta işlere başlamıştır. İş cinayetlerinde 8 bin ile 10 bin çocuğumuzun maalesef hayatlarını kaybettiğini görüyoruz. Sadece ailenizde çocuğunuz bağımlı değil, çocuğunuzun oluşturmuş olduğu iklimde ailenin tamamı sorunlu. Hiçbir ailenin huzuru yok. Hiçbir anne evladının kötülüğünü istemez. Eğer bugün annelerin yüzde 70’i, 80’i çocuğunu ihbar edebilecek duruma gelmişse nasıl bir iklimle karşı karşıya kaldığını siz tahmin edin. Nedeni de şu; ’Acaba çocuğum tutuklanırsa bu maddeden uzaklaşır mı?’ arayışı içinde olunca ne yazık ki cezaevine girip çıkanın da apayrı olarak çıktığını, hiçbirisinin ne ailesine ne de bağımlılıktan koptuğunu görebiliyorsunuz. Başka bir şeye dönüyorlar" dedi. "Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuk var" Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuğun olduğunu iddia eden Tekin, "Uyuşturucu bağımlısı sayısı Türkiye açısından, 86 milyonluk bir ülkede bu sayı korkutucu bir sayı. Dehşet bir sayı. Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuğumuz var. Bu çocuklarımız bugün önlenemezse, bugün rehabilite edilemezse, bugün devletin, milletin eli bunların üstünde olmazsa şuna emin olun 3 yıl sonra burada başka bir hikaye konuşacağız. Hiçbirimizin can güvenliği, mal güvenliği olmaz. Eğer bir bağımlı annesinin kafasını kesebiliyorsa, çocuğunu feda edebiliyorsa, ailede 6-7 kişi insanları katledebiliyorsa durumun ne kadar vahim olduğunu ne olursunuz siz düşünün ve ona göre bir toplumsal muhalefet oluşturalım. Bu sadece ailelerin imkanlarıyla olacak bir şey değil. Şimdi görüyoruz, hemen hemen bütün mahallelerde hangi sorunların yaşandığını hep beraber görüyoruz. Onun için bugün bir araya geldik" diye konuştu. Toplantının ardından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında kadın hakları ve kadın emeğinin önemine vurgu yapılan bir kutlama programı düzenlendi.
Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 6 Şubat depremi, sergi ve konferansla ele alındı Fırat Üniversitesi’nde ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ grafik tasarım sergisi ve ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı düzenlendi. Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 1-7 Mart Deprem haftası nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu çerçevede İletişim Fakültesi’nde Mersin Üniversitesi Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar tarafından ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ adlı grafik tasarım sergisi düzenlendi. Aynı zamanda Öğr. Gör. Dr. Gülten Acar tarafından deprem konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı verildi. Önce sergiyi gezen öğrenciler ve akademisyenler ardından konferansı dinledi. Deprem döneminde yaşanan dezenformasyonlar hakkında öğrencilere deneyimlerini ve çalışmalarını aktaran Acar, daha sonra öğrencilerden gelen soruları cevapladı. Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar, "Ben Fırat Üniversitesi’nin çok eski bir öğrencisiyim. Ön lisans ile başladığım üniversitede doktora yaparak tamamlamıştım. Mersin Üniversitesi’nde görev yapıyorum ama burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Sergimiz 6 Şubat depremlerini konu edinen bir grafik tasarım sergisi. Tipografiyi ön plana alan bir sergi, teknik olarak ise karışık olarak yapıldı. Serginin amacı, bilindiği üzere deprem ülkesiyiz. Depremle alakalı bir farkındalık oluşturmak, yaşadığımız acıları unutmamak ve bundan sonra benzer acıları yaşamamak adına, bu konuya dikkat çekmek istedim" dedi. Depremle yıllardır karşı karşıya olduklarını aktaran Fırat Üniversitesi Öğretim Görevlisi Recep Bağcı, "Yılların birikimi bizim neslin üzerinde geçiyor. Deprem haftası münasebetiyle düzenlenen programda emeği geçen hocalarımıza teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Afetlerde dezenformasyon konusuna olan ilgisini anlatan Mersin Üniversitesi akademisyeni Dr. Gülcan Acar, "Doktora tezimde, afet dönemlerinde habercilik gündem belirleme kuramına çalıştım. Dezenformasyon süreciyle ilgili olarak da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının düzenlediği ‘Eğiticilerin eğitim’ programlarına katıldım. Dezenformasyon konusunda çeşitli eğitimler aldım. Deprem konusu da dezenformasyonun çok yaygın olduğu bir alan olduğu için bu konuda bir farkındalık oluşturulması gerektiğini düşündüğüm için sizlerle bir araya geldim" sözlerini kullandı.