GÜNDEM - 04 Şubat 2026 Çarşamba 12:23

Türkiye’de her 10 kişiden biri dernek üyesi

A
A
A
Türkiye’de her 10 kişiden biri dernek üyesi

Konya’da Türkiye’de kamu hizmetlerinin sunumunda sivil toplum kuruluşlarının rolünün masaya yatırıldığı toplantıda konuşan İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Fahrettin Kaya, Ülkemizde ki 102 bin dernek ve 10 milyon dernek üyesi olduğunu söyledi.


Hacettepe Üniversitesi ve Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü İş birliğiyle yürütülen, Türkiye’de Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolünün Araştırılması ve Geliştirilmesi Projesi, Konya Çalıştayı gerçekleştirildi.


Türkiye’de sivil toplum kuruluşları (STK) faaliyetlerinin kamusal hizmet bağlamında rollerinin analiz edilmesi, kamusal hizmetler ekseninde kamu-STK iş birliği modellerine ilişkin yurtdışı iyi uygulama örnekleri ile mukayeseli araştırılması ve sivil toplum temsilcilerinin ve kamu kurumu temsilcilerinin bu konuda algı ve farkındalık seviyelerinin ölçülerek karar alıcılara kanıta dayalı politika üretilmesi için model önerilerinin sunulmasının amaçlandığı çalıştaya; Konya Vali Yardımcısı Vali yardımcısı Fatmagül Dalmış, Hacettepe Üniversitesi Proje Koordinatörü Prof Dr. Pelin Varol iyidoğan, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Fahrettin Kaya, STK temsilcileri, akademisyenler ve kamu kurumlarının temsilcileri katıldı.



"Türkiye’de 10 milyon dernek üyesi var"


Çalıştayda konuşan İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Fahrettin Kaya, Türkiye’de 102 bin dernek ve 10 milyondan fazla dernek üyesi bulunduğunu belirtip, STK’ların ulaştığı gücü şu sözlerle ifade etti. "Ülkemizde 102 bin dernek, 10 milyon derneklere üye vatandaşımız var. STK’larda 50 bin istihdamla 100 milyarın üstündeki para hareketliye güçlü ve dinamik bir yapıya sahibiz. 2025 yılında 630 derneğe 422 milyon proje desteği verdik. Konya’da 2 bin 770 dernek 143 bin üye var. 100’e yakın derneğimiz uluslararası yardım organizasyonu yürütmektedir" dedi.



STK’lar depremde önemli görev yüklendi


Kaya, STK’ların depremde önemli bir görev yüklendiğini sözlerine ekleyerek şunları söyledi. "Asrın felaketinde deprem bölgesinde3584 sivil toplum kuruluşumuz, 105 bin gönüllüyle inisiyatif almış, büyük felakette aziz milletimizin yanında olmuştur. Sivil toplum kuruluşlarımız, dünyanın neresinde afet, savaş, iç karışıklık varsa, mazlumun- mağdurun yanında olmuştur. İnsani yardımında gayrisafi hasılaya göre dünyanın en çok insanı yardımı yapan devleti durumundayız. Hacettepe üniversitesiyle bu projede; kamu hizmetlerinin hangi alanlarını sivil toplum eliyle yönetilebileceğini inceleyeceğiz. Bu toplantının sonuçlarıyla geniş katılımlı istişareler yaparak, sonuçları raporlayıp, uygulanabilir olanları karar vericilere sunarak, örnek bir çalışmaya imza atmış olacağız"



Türkiye’de her 10 kişiden biri dernek üyesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "Savaş mı var bu ülkede de CHP barış konferansı düzenledi?" CHP’nin düzenlediği ‘Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’nı eleştiren Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Ana muhalefet partisi bir toplumsal barış konferansı düzenledi. Savaş mı var bu ülkede de barış konferansı düzenledi? Kimle kimin arasında savaş var? Türklerle Kürtler ne zaman savaştı da bugün savaşsınlar? Biz kardeşiz" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında vatandaşlara deprem ve depreme hazırlık konusunda uyarılarda bulunarak, "Evet, yapılan çalışmalar var ama hâlâ yetersiz olduğunu görmekten de büyük bir üzüntü duyuyorum. Hâlâ milletimizin deprem konusunda yeteri kadar bilinçlendirilmediğini müşahede ediyoruz. İhtimal bir depremle karşılaşan vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun hâlâ ne yapacaklarını bilmediğini biz biliyoruz. Buradakiler, biz de dahil olmak üzere. İşin doğrusu bu. Çocuklarımız, gençlerimiz, kadınlarımız, erkeklerimiz bilmiyor, büyük çoğunluğumuz bilmiyor. Maalesef bu eğitim konusunda büyük yetersizlik olduğunu buradan söylemek zorundayım. Bu sebeple depreme hazırlık konusunda vatandaşlarımız daha yoğun, daha etkili bir biçimde bilgilendirilmelidir. Bunun eğitimi yapılmalıdır. Okullarda ders olarak öğretilmelidir ya da bir dersin içerisinde bir bölüm olarak mutlaka bu eğitim verilmelidir. Çünkü her zaman gerçekleşen bir şey değildir" diye konuştu. Destici, afet anında yapılan çalışmaların istenilen seviyede olmadığını ancak sonrasında önemli başarılar sağlandığını belirterek, bu başarının afet öncesi ve afet anına da taşınması gerektiğini söyledi. Anma programları kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Osmaniye’deki törene katılacaklarını ifade eden Destici, ardından afet bölgelerini teşkilatlarıyla ziyaret ederek, vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileteceklerini kaydetti. Epstein davasının tüm insanlığı ilgilendirdiğini belirten Destici, söz konusu suçların çok sayıda boyutu olduğunu ve onlarca yıla yayılan bir sürecin olduğunu ifade etti. Destici, basına yansıyan iddialara göre Türkiye’den de çocukların götürüldüğünü ve söz konusu olay üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturmayı önemli bulduklarını vurgulayarak, süreci yakından takip edeceklerini bildirdi. "Öcalan’ın Epstein’den bir farkı yoktur" Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısıyla tanıtılan rapordan cümleler aktaran Destici, "PKK, 1990’da bir askeri hizmet yasası çıkararak, istisnasız 18-25 yaşları arasında her Kürt kardeşimizin PKK’ya katılmaya mecbur olduğunu bildirdi. 1994’ten itibaren çocukları da askere almaya başladılar. 8-12 yaşlarındaki çocuklardan alay kurdular. 1998’de yüzde 10’dan fazlası kız olmak üzere 3 bin çocuk asker, PKK saflarına zorla katıldı. En genci 7 yaşındaydı. 1995’te KDP’ye karşı bir çatışmada çoğu çocuk olmak üzere bin PKK’lı öldürüldü. Çocukların önemli bir bölümü cinsel olarak da istismar edildiler. İntihar eylemlerinde kullanıldılar, örgüt için infazlarda öldürüldüler. Ya intihar ettiler ya da intihara zorlandılar. Bu Birleşmiş Milletler raporu. Bir yönüyle bunun da Epstein çarkından bir farkı yok. Türk basını haklı olarak Epstein’i dünyanın en iğrenç insanı olarak adlandırdı. Biz de altına imzamızı atıyoruz. Bütün bu raporlarda yer alan süreçlerden sonra terörist elebaşı Öcalan’ı nasıl isimlendireceğiz? Bize göre Epstein’den bir farkı yoktur ve bu yönüyle de yargılanmalıdır. İşte bu sebeplerle de PKK’ya, bebek katili elebaşına da, örgüt uzantılarına da saygı duymadık, duymayacağız ve asla el sıkışmayacağız" şeklinde konuştu. "CHP’ye toplumsal barış konferansı düzenlettirenlerin kimler olduğunun ortaya çıkartılması gerek" Destici, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Ana muhalefet partisi bir toplumsal barış konferansı düzenledi. Savaş mı var bu ülkede de barış konferansı düzenledi? Kimle kimin arasında savaş var? Türklerle Kürtler ne zaman savaştı da bugün savaşsınlar? Biz kardeşiz. Bir terör örgütü var. Bu terör örgütüyle de Türkiye Cumhuriyeti Devleti pazarlık masasına oturup barış sağlayamaz. Buradan barış çıkmaz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne bu konferansı düzenlettirenlerin de kimler olduğunun ortaya çıkartılması gerekir. Bunların hangi niyeti taşıdıklarının da çok net bir şekilde ortaya çıkartılması gerekmektedir. Biz açıkça söylüyoruz. Devletine bağlı, yasalara uyan, vergisini veren, askerliğini yapan, evlatlarını askere gönderen, şehit olan, şehit veren vatandaşlarımızla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Türk milletine karşı ihanet eden insanların aynı haklara sahip olmaları adalete de insanlığa da vatana da millete de hakarettir. Başka millete, başka devlete, başka bayrağa bağlı olanların tümü nereye bağlılarsa oraya gönderilmeli" ifadelerini kullandı.
Samsun Tadilat nedeniyle çıkan tartışmada alçı ustasını vuran müteahhit tutuklandı Samsun’un Atakum ilçesinde kiraya verdiği iş yerinde yapılan tadilat nedeniyle çıkan tartışmada alçı ustasını silahla yaralayan müteahhit, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, Atakum ilçesi Esenevler Mahallesi Bornova Caddesi ile 645 Sokak kesişiminde bulunan bir binanın dükkan kısmında dün meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, müteahhit E.Ş. (46), kiraya verdiği dükkanda tadilat yapan alçı ustası E.C.’yi (47) kolonlara müdahale edildiği gerekçesiyle uyardı. Taraflar arasında, "deprem riski" ve tadilat işlemleri nedeniyle başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyüdü. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine E.Ş., tabancayla E.C.’ye ateş etti. Silahlı saldırıda E.C., sağ diz altından 3, sol diz altından ise 1 olmak üzere toplam 4 yerinden vurularak yaralandı. Şüpheli E.Ş., olay yerinde kendisine ait araçla birlikte kaçarken Asayiş Şube Müdürlüğü Yunus Timleri tarafından suç aletiyle yakalandı. Yaralı alçı ustası hastanede tedavi altına alınırken, gözaltına alınan müteahhit Atakum İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince yürütülen işlemlerin ardından bugün Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan E.Ş., tutuklanarak Samsun T Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Müteahhit E.Ş. verdiği ifadede, "Binayı ben yapmıştım. Binanın altındaki dükkan da bana ait. Dükkanı kiralayan usta getirmiş tadilat yaptırıyordu. Deprem riskine karşı alçı ustasını kirişlere müdahale etmemesi ve çivi çakmaması konusunda uyardım. Aramızda tartışma kavgaya dönüştü" dedi.