KÜLTÜR SANAT - 09 Mayıs 2025 Cuma 12:13

Üç bin yıllık miras: Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

A
A
A

Konya’nın Beyşehir ilçesinde bulunan Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, yaklaşık 3 bin 275 yıl önce dini törenler için yapılan bir anıt olarak inşa edilirken, bölgedeki önemli temiz su kaynaklarından birinin yanında yer alıyor. Hititlerin mühendislik ve sanat anlayışını yansıtan eserlerden biri olarak kabul edilen Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, doğal bir su kaynağı üzerinde yapılmış büyük bir havuz ve dikdörtgen formda şekillendirilmiş kayalar üzerine kabartma tekniğinde yapılmış figürlerden oluşuyor.

Milattan önce 13. yüzyılda Hititler tarafından inşa edilen Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, Hitit döneminin önemli eserlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Anıtın bulunduğu alan, milattan önce 2. binyılda kullanılan ticaret yollarından birinin üzerinde yer alıyor. Yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne "Hitit Kutsal Su Tapınağı" olarak dahil edildi. Eflatunpınar Hitit Anıtı’nın Beyşehir’in Sadıkhacı Mahallesi’nde bulunduğunu belirten Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Turgut, "Günümüzden yaklaşık olarak 3 bin 275 yıl önce yapılmış olan bir su anıtıdır. Yapılış amacına baktığımız zaman Hititler su inancına büyük bir önem vermekteydiler ve temiz suya ulaşmayı kendileri için çok önemli olarak arz etmişlerdir. Bundan dolayı Hititler temiz su kaynaklarını kutsamışlar ve bunların etrafına çeşitli anıtlar yapmışlardır. Bu anıtları Hitit ülkesinin birçok yerinde görebilmekteyiz ama anıtların en çok yoğun olduğu yerlerden birisi de Konya olmuştur. Konya’da birçok Hitit su anıtı ile ilgili eserimiz bulunmaktadır. Bu anıtlardan en önemlilerinden birisini de Eflatunpınar Hitit Anıtı olarak söyleyebiliriz" dedi.

Üç bin yıllık miras: Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

"Hititler bu anıtla birlikte hem siyasi hem de dini propagandasını gerçekleştirmişler"

Eflatunpınar Hitit Anıtı içeriğine bakıldığı zaman anıtın en altında 5 tane dağ tanrısı figürü görüldüğünü, bunların 3’ünün delikli olarak yapıldığını söyleyen Doç. Dr. Murat Turgut, "Bunlar dağların içerisinden çıkan suları temsil etmektedir. Yani dağlardaki su kaynaklarını bizlere temsil etmektedir. Daha sonrasında kenardaki iki figür ise doğrudan dağ tanrısını temsil etmektedir. Bunların üzerinde ise fırtına tanrısı ve güneş tanrıçası temsilini görmekteyiz ve Hitit dininin burada bir propagandasını bize yansıtmaktadır. Daha sonra da bunların yanlarında üst tarafında da demonlar yani cin adını verdiğimiz varlıkların tasvirleri bulunmaktadır. Bunlar yukarıya doğru kaldırılmış güneş diskini tutmaktadırlar. Anıtın en yukarısında ise yine bir kanatlı güneş diskimiz bulunmaktadır. Bu da artık dünyanın hakimi sembolü anlamına gelen Mısırlar tarafından kullanılan daha sonra Hititler, Asurlular, Babiller sonraki dönemlerde Persler ve Urartular tarafından kullanılmış olan dünyanın hakimi anlamına gelen bir semboldür. Hititler bu anıtla birlikte hem siyasi hem de dini propagandasını gerçekleştirmişler" ifadelerini kullandı.

Üç bin yıllık miras: Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

"Günümüzden 3 bin 275 yıl öncesine aittir"

Hititlerin bu anıtı neden yaptığını açıklayan Doç. Dr. Murat Turgut, "Anıtın yapıldığı tarihe baktığımız zaman Hitit Kralı 4. Tuthaliya döneminde tarihlendirilmektedir. Bu da yaklaşık olarak günümüzden 3 bin 275 yıl öncesine aittir. Bu dönemde Anadolu’da büyük bir kuraklığın yaşandığı bilinmektedir. Eflatunpınar Hitit Anıtı’nın sağ tarafının hemen çaprazında iki tane temiz su kaynağımız bulunmaktadır. Bu su kaynağı bölge için oldukça önemli olmuş ve temiz su ihtiyacının karşılanmasında büyük öneme sahip olmuştur. Hititler de bu kuraklık döneminde bu şekilde su kaynaklarını anıtsallaştırmışlardır. Eflatunpınar Hitit Anıtı’nın da bu şekilde yapılmış bir anıt olduğunu düşünmekteyiz. Ayrıca anıtın bulunduğu bölge zaten milattan önce 2. binyılda kullanılmış olan yol güzergahı üzerinde yer almaktadır. Hititlerin burayı siyasi ve dini propagandalarını gerçekleştirdikleri kutsal bir mekan olarak oluşturduklarını söyleyebiliriz" diye konuştu.

Halil İbrahim Taha Taş

Üç bin yıllık miras: Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

Üç bin yıllık miras: Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

Üç bin yıllık miras: Eflatunpınar Hitit Su Anıtı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın Eski Adalet Bakanı Tunç, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların , çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketi Bartın’da katıldığı sahur programında yaptığı konuşmasında uluslararası kuruluş, mahkeme ve sözleşmelerin Filistin’deki soykırımı engelleyemediğini belirterek, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların, çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ dedi Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın İli Dernekler Federasyonu (BİDEF) tarafından bir kafede düzenlenen sahur programına katıldı. Sahur yemeği öncesinde konuşan Yılmaz Tunç, ’’Gerçekten şu son çeyrek asırda ülkemizin başına gelmeyen kalmadı. Darbeler, muhtıralar, parti kapatma davaları, türlü türlü senaryolar. Bütün bu engelleri hep milletimiz sayesinde aşmayı başardık ve milletimize o nedenle biz borçluyuz. Milletimizden biz alacaklı değiliz, milletimiz bizden alacaklı. Dolayısıyla biz onlara ne kadar hizmet etsek azdır. Milletin hissiyatını anlayıp, yönetimde onları temsil edebiliyorsak, onların düşüncelerini icraata dönüştürebiliyorsak, iradesine uygun davranabiliyorsak, taleplerini yerine getirebiliyorsak, o zaman biz görevimizi yapmış oluruz’’ dedi. ’’Soykırımı önleyecek sistem dünyada kurulamadı’’ İsrail tarafından 2.5 yıldır Filistin’de gerçekleştirilen katliamları da hatırlatan Eski Adalet Bakanı Tunç, uluslararası kuruluş, mahkeme ile sözleşmelerin Filistin’deki kadın ve çocukların katledilmesini engelleyemediğini ifade etti. İsrail ve gerçekleştirdiği soykırımlara karşı uluslararası mekanizmaların çalışmadığını ifade eden Tunç, ’’Etrafımız bir ateş çemberi. Dünya önemli bir sınavdan geçiyor. Maalesef iki buçuk yılı aşkın bir zamandır, Filistin’deki soykırım devam ediyor. Ateşkese rağmen oradaki sıkıntılar devam ediyor. Maalesef oradaki soykırım önleyecek, çocukların katledilmesini, kadınlara katledilmesini önleyecek bir sistem dünyada kurulamadı. Uluslararası hukuk yok sayılıyoruz. Uluslararası sözleşmeler kağıt üstünde kalıyor. Uluslararası mahkemeler kuruluyor, kararlar alıyor ama uygulayan yok. Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi mekanizmalar zaten hiç çalışmıyor’’ ifadelerini kullandı. ’’Hukukun gücü değil, gücün hukukunun geçerli olduğu devri yaşıyoruz’’ Tunç, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran ile Lübnan’a yönelik saldırıları ile ilgili ise ’’Hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi, devri yaşıyoruz maalesef. Bu anlamda Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her türlü adaletin yanında, barışın, hakkaniyetin yanındayız. Diplomasiyle sorunların çözülmesi taraftarıyız. O anlamda dengeli bir dış politika, güçlü bir irade ortaya koyan bir Cumhurbaşkanımız var’’ şeklinde konuştu. ’’Teröre zemin teşkil eden tüm unsurları ortadan kaldırdık’’ Yılmaz Tunç, 41 yıldır Türkiye’de devam eden terör sorununa karşı son 23 yılda teröre karşı zemin, mazeret teşkil eden tüm unsurların birer birer ortadan kaldırıldığını vurgulayarak, ’’Yaklaşık yarım asırdan bu yana terör belasıyla meşgul olan bir ülkeyiz. Trilyonlarca lira kaybımız oldu. Teröre harcadı. Eğer harcamasaydık, bugün Türkiye her alanda, çok daha farklı, çok daha ileri bir noktada olurdu. Sadece maddi kayıplar değil, milletimizi huzursuz eden, acılara boğan, şehitler vermemize, gazilerimize neden olan terör belasından kurtulmanın mücadelesini yaptık. Bu mücadele kırk bir yıldan beri sürdü. Son 23 yılda da özellikle teröre zemin teşkil eden, mazeret teşkil eden bütün unsurları ortadan kaldırdı. Ayrımcılık yapmadık. Etnik ayrımcılık yapmadık, dini milliyetçilik yapmadık. Türkiye’de seksen bir vilayetine yatırım götürdük. Teröre zemin teşkil edecek her şeyi ortadan kaldırarak, işte son bir buçuk yıldır terörsüz Türkiye sürecini konuşuyoruz. Olağanüstü Hali 2002’de bir kaldırdık, ondan sonraki süreçte adım adım bugünlere kadar geldik ve terör örgütünün kendini feshiyle sonuçlanan bir noktaya geldik. Sadece Türkiye içerisinde değil, bölgede silahları bırakması ve terörün kendini feshetmesi süreci başarıya ulaştığında, Türkiye çok daha hızlı bir şekilde kalkınmasını, gelişmesini sürdürecek’’ ifadelerine yer verdi. ’’Savaşan tarafların ikisiyle de konuşabilen tek lider; Recep Tayyip Erdoğan’’ Eski bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya genelinde dengeli politika yürüttüğünü vurgulayarak, ’’Daha adil bir dünya için daha güçlü bir Türkiye gerekir. İşte bu güçlü Türkiye için de, birlik beraberliğimizi daha da kuvvetlendirmek gerekir. Bütün ülkelerle konuşabilen, savaşan tarafların her ikisiyle de konuşabilen, dünyada ikinci bir lider yok. O lider Recep Tayyip Erdoğan. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanımız inşallah, bu dengeli politikasıyla hem ülkemizin güvenliğini, milletimizin güvenliğini koruyarak, hem de dünyadaki bu çatışmaların sona erdirilmesi, barışın hakim olabilmesiyle ilgili çabalarını sürdürmeye inşallah devam edecek’’ diye konuştu. Konuşmalardan sonra okunan Kur-an-ı Kerim ve edilen duaların ardından ise sahur yapıldı. Programın son bölümündeki soru, öneri ve temenniler kısmında Tunç, sivil toplum kuruluşlarının dilek ve taleplerini dinledi. Program günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Ankara AK Parti Bursa Milletvekili Varank ve MİT Başkanı Kalın, sahurda vatandaşlarla bir araya geldi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. MİT Başkanı Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Varank, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan bir Ramazan-ı Şerif ayının daha sonlarına yaklaşıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları yaptığınız ibadetleri kabul eylesin. İnşallah en güzel şekilde Ramazan bayramına kavuşmayı tabii ki Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. En güzel şekilde Kadir Gecesi’ni idrak etmeyi de bizlere nasip eylesin. Her sene Ramazan-ı Şerif ayında bir güzellik olarak vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Ben bir Bursa’da bir de Ankara’da bunu yapmaya çalışıyorum. Hemşerilerimizi sahura davet ediyoruz. Sağ olsun hemşerilerimiz de bizleri yalnız bırakmıyorlar. Bu güzel ortamı oluşturmak için, bizlerle beraber olmak için bizimle buluşuyorlar. Ben gelen her bir kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten Ramazan-ı Şerif demek, birlik demek, beraberlik demek. Aslında aynı değerler etrafında buluşabilmek demek. İşte sahur sofraları da sahur birliktelikleri de aslında bu toplumun en güzel değerlerinden bir tanesi. İşte bu güzellikle de biz sizlerle beraber buluşmuş olduk. Rabbim inşallah bu güzellikleri yaşamaya devam etmeyi bizlere nasip eylesin" dedi. Coğrafyanın içinde bulunduğu zor şartlara değinen Varank, şunları kaydetti: "Tabii zor bir coğrafyada yaşıyoruz değerli kardeşlerim. Etrafımız adeta bir ateş çemberi ve bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’yi salimen rotasında tutabilmek büyük mücadeleler büyük fedakarlıklar gerektiriyor. Hamdolsun Sayın Cumhurbaşkanımız da aslında Türkiye Cumhuriyeti’ni o rotada tutabilmek, tam bağımsız büyük Türkiye’yi inşa edebilmek için büyük bir mücadele içerisinde inşallah bizler de bir olursak, beraber olursak, hep birlikte birbirimize tutunursak işte Sayın Cumhurbaşkanımıza en büyük desteği vermiş oluruz. Biz öyle inanıyoruz ve biz bir olduğumuzda da Türkiye’nin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmaz. Biz yeter ki beraber olabileceğimiz fırsatları çoğaltalım. İşte kendi değerlerimize sahip çıkalım. Bu Ramazan-ı Şerif’i çok farklı bir şekilde yaşıyoruz. Hepiniz etrafınızda görüyorsunuzdur. 7’den 77’ye adeta herkes bu Ramazan-ı Şerif’in havasını yaşamaya devam ediyor. İnşallah önümüzdeki Ramazanlar da böyle olsun diyoruz. Rabbim birlik beraberliğimizi daim etsin diyor. Geldiğiniz için tekrar teşekkür ediyor sizlere." Varank’ın konuşmasının ardından, MİT Başkanı Kalın ve vatandaşlar hep beraber sahur yaptı.