EKONOMİ - 22 Nisan 2025 Salı 12:10

Üretim üssü Konya ekonomiye katkı sağlıyor

A
A
A
Üretim üssü Konya ekonomiye katkı sağlıyor

Konya iş alemiyle biraraya gelen Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Konya’nın önemli bir ürettim üssü olduğunu vurgularken; KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk oda olarak kamu ve özel sektörle güç birliği yapmayı sürdüreceklerini söyledi.


Ticaret Bakanlığı, Konya Ticaret Odası (KTO), Konya İhracatçılar Birliği Derneği (KONİB) işbirliğiyle, KTO’nun ev sahipliğinde Ticaret Bakanlığı’nın ihracatçılara yönelik desteklerinin anlatıldığı program, KTO Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programda Ticaret Bakanlığı’nın ihracatçılara yönelik destekleriyle ilgili detaylı bilgiler verilirken, Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen "İhracat Akademisi" projesi kapsamında Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, KTO Karatay Üniversitesi ve İhracat Akademisi arasında Eğitim İşbirliği Protokolü imzalandı.



"Üretim üssü Konya’nın ülkeye katkısı büyük


Programda konuşan Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, dünyada yaşanan ekonomik belirsizliklere ve zorluklara rağmen Türkiye’nin uluslararası arenada ekonomide başarı hikayesi yazmaya devam ettiğini söyledi. Türkiye ekonomisinin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat ekseninde büyüyerek daha güçlü bir yapıya kavuştuğunu vurgulayan Kılıçkaya; "Ülkemiz 2024 yılında yüzde 3,2 oranında büyürken, net ihracatın büyümeye katkısı 1,1 puan olmuştur. Böylelikle Türkiye Ekonomisi 18 çeyrek boyunca büyümeye devam etmiştir. Bu başarı hikayesinin motoru kuşkusuz Konya gibi üretim gücü yüksek şehirlerimizdir. Sadece Konya ilimizden ihracatımız 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6,5 artarak 3.6 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu verilerde, özellikle tarım sektörümüzün kalite odaklı büyümesi dikkat çekici bir rol oynamıştır. Şunu ifade etmekten gurur duyarım ki; son dönemde Konya, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da önde gelen tarım merkezlerinden biri haline gelmiştir. Konya’nın tarımın yanı sıra güçlü sanayi üretim altyapısı ve ihracat kabiliyetiyle küresel pazarlardaki önemi her geçen gün artmaktadır. Konya gibi üretim üssü şehirlerimiz sayesinde 2002 yılında 36,1 milyar dolar olan ihracatımız 2024 yılında 262 milyar dolara ulaşarak rekor kırmıştır. İş dünyamızla, ihracatçılarımızla omuz omuza yürüdüğümüz yolda yakaladığımız bu başarı; sürdürülebilir ihracat artışı vizyonuyla katma değeri artıran ve teknolojik gelişim sağlayan dönüşümünün sonucudur." dedi.



İş birliği, güç katıyor


KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk de yaptığı konuşmada, ihracatı artırmanın önemine değindi. Bunun için kamu ve özel sektör iş birliği ile çalışmanın önemine işaret eden Başkan Öztürk, "İşletmelerimizin uluslararası pazarlara erişimlerinin kolaylaştırılması, ticaretin önündeki engellerin azaltılması, ekonomik sürdürülebilirliğimiz açısından kritik bir rol oynamaktadır. Bu nedenle devletimiz ile özel sektörün el birliğiyle sürdürdüğü çalışmalar, hem bugünkü kalkınmamıza hem de gelecek nesillere daha sağlam bir ekonomik miras bırakmamıza hizmet etmektedir" dedi.


Konya’nın ekonomik parametreler ışığında ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayan bir şehir olduğuna vurgu yapan Başkan Öztürk, sözlerine şöyle devam etti: "Konya’nın ihracat hikayesi, kısa sayılabilecek bir geçmişe sahip olsa da bugün büyük bir başarıya dönüşmüş durumdadır. 2001 yılında sadece 100 milyon dolar seviyesinde olan ihracatımız, geçen 24 yılda yüzde 3.500’ü aşan bir artışla bugün çok daha ileri bir noktaya taşınmıştır. Konya olarak 2001 yılında Türkiye ihracatından aldığımız pay sadece binde 3 iken, bugün bu oranı yüzde 1,60 seviyelerine çıkardık. 2024 yılında 3,5 milyar doları aşan ihracat gerçekleştiren Konya, Türkiye ihracatında yüzde 1,6’lık pay alarak en çok ihracat yapan 10. il olmuştur. Daha da önemlisi, bu 10 il arasında ihracatını bir önceki yıla göre en çok artıran 3. şehir Konya’dır. Bugün 3 bin 400’ü aşkın ihracatçı firmamızla 180’den fazla ülkeye ihracat yapıyor, 1,7 milyar dolar dış ticaret fazlası veriyoruz. Bu başarı, iş dünyamızın girişimciliği, azmi ve kararlılığı sayesinde mümkün olmuştur."



"KTO, ihracatçıların yanında"


"Hedefimiz Türkiye ihracatından aldığımız payı daha da yukarı taşımak, Konya’yı uluslararası ticaretin en önemli merkezlerinden biri haline getirmektir" diyen Başkan Öztürk, bu çerçevede Konya Ticaret Odası olarak yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı: "Kurduğumuz KTO Dış Ticaret Merkezi, ihracatçı firmalarımızın uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştırmak, ihracat kapasitelerini artırmak ve rekabet güçlerini geliştirmek adına faaliyetlerini aktif bir şekilde sürdürmektedir. Merkezimiz, üyelerimize çeşitli danışmanlık ve destek hizmetleri sunarak uluslararası ticarette daha etkin rol almalarını sağlamaktadır. Ayrıca dijital altyapımızı da güçlendirdik. Hayata geçirdiğimiz www.listofcompany.com web portalı, Konya’nın 7 bin 500’den fazla firmasını ve 18 bin 500’den fazla ürününü içeren kapsamlı bir veri tabanına ev sahipliği yapmaktadır. 8 dilde yayın yapan bu platform, dünya genelindeki işletmelere Konya’nın sanayi gücünü tanıtmakta, firmalarımızla iletişim kurmalarına imkan sağlamaktadır. Bunlara ek olarak, yurtdışındaki uluslararası fuarlara katılım sağlıyor, ticaret heyetleri organizasyonları düzenliyor ve B2B’lerle ihracatçılarımızı potansiyel alıcılarla buluşturuyoruz. Bu sayede alternatif pazarlara açılmamız, Konya’nın ticari potansiyelini dünya genelinde daha geniş kitlelere tanıtmamız mümkün oluyor."


KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç da, nitelikli insan kaynağı yetiştirmede öncü rol üstlenme gayretiyle çalıştıklarını vurguladı.



İhracat Akademisi Protokolü imzalandı


İhracat ekosisteminin insan kaynağı alt yapısını güçlendirmek ve yeni ihracatçılar kazandırmak amacıyla Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen "İhracat Akademisi" projesi kapsamında Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, KTO Karatay Üniversitesi ve İhracat Akademisi arasında Eğitim İşbirliği Protokolü imzalandı. Protokole Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç, İhracat Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Koray Ali Konca imza attı. İstanbul’da Marmara Üniversitesi ve Ankara’da Ankara Üniversitesi’nin ardından KTO Karatay Ünivesitesi ile imzalanan protokol ile Konya, İhracat Akademisi’ne sahip üçüncü il oldu.


Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, "Sürdürülebilir ihracatı sağlamak, ihracatçılarımıza uluslararası piyasalarda rekabet gücü kazandırmak ve sektörün ihtiyaç duyduğu donanımlı iş gücünü yetiştirmek amacıyla ihracatçılarımıza yönelik gerçekleştirdiğimiz eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerimize yeni bir boyut kazandıran, pilot uygulamalar olarak Ankara ve İstanbul’da başladığımız İhracat Akademisi eğitim programlarımızı Konya’da da hayata geçirmenin heyecanını sizlerle paylaşıyorum. Burada özellikle vurgulamak isterim ki İhracat Akademisinin ülkemizde yaygınlaşmasının ilk adımını Ankara ve İstanbul’dan sonra Konya’da atıyoruz" dedi.


KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk de "Konyamız imzaladığımız protokolle İhracat Akademisi ile işbirliği yapan üç şehirden biri olmuştur. Şehrimiz ihracatçı ailesine nitelikli eleman kazandıracak, ihracatta özel sektör akademi işbirliğine katkı sağlayacak protokolün imzalanmasında emeklerinden dolayı genel müdürümüze teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.


Programda Ticaret Bakanlığı bürokratları tarafından ihracatçılara yönelik teşvik ve desteklerle ilgili detaylı sunumlar gerçekleştirildi.


Programa; Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç, Konya Ticaret İl Müdürü Mustafa Çağlayan, Konya Gümrük Müdürü Hasan Hüseyin Koçak, Ticaret Bakanlığı’ndan bürokratlar ve Konya iş aleminin temsilcileri katıldı.



Üretim üssü Konya ekonomiye katkı sağlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokatlı amatör fotoğrafçının ödülü kendisine teslim edildi Uluslararası yarışmada ödül alan Tokatlı amatör fotoğrafçının ödülü bulunup sahibine teslim edidi. Tokat’ta bir fırında simit ve poğaça ustası olarak çalışan fotoğraf tutkunu Mehmet Emin Coruş, geçtiğimiz yıl çektiği fotoğrafla Paris’te düzenlenen Uluslararası XMAGE Fotoğraf Yarışması’nda dünya ikincisi oldu. Vize alamadığı için ödül törenine katılamayan Coruş’un Fransa’dan gönderilen plaketi ve sertifikasının gümrükte imha edildiği yönündeki iddia ise haberlerin ardından yapılan incelemeyle farklı bir boyut kazandı. 170 ülkeden 725 bin fotoğrafın katıldığı yarışmada annelik bağını anlatan karesiyle büyük başarı elde eden Coruş, ödül törenine katılamamasının ardından organizasyon tarafından gönderilen plaket ve sertifikanın kendisine ulaşmadığını belirtmişti. Bunun üzerine firma yetkilileriyle iletişime geçen Coruş’a, firma tarafından gönderilen İngilizce e-postada ürünün imha edildiği bilgisi verildi. 13 Mayıs’ta gündeme gelen haber sonrası Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın, bakanlık personeline olayın araştırılması yönünde talimat verdiği öğrenildi. Yapılan incelemede, plaketin şubat ayında Türkiye’ye giriş yaptığı ve tasnif işlemlerine alındığı tespit edildi. Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından teslim alınan ödül plaketi, Mehmet Emin Coruş’a ulaştırıldı. Ticaret Bakanı Basın Danışmanı Bekir Kaplan, amatör fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş ile görüntülü görüştü. Kaplan görüşmede; "Ben konuyu görür görmez bakanımız ile paylaştım. Bakanımızın talimatları doğrultusunda ilgili kargo firması ve ilgili şirketle görüşerek konunun özüne vardık. İnşallah bundan sonraki ödüllerini Allah yerinde almayı sana nasip eder" dedi. Ödül sahibine teslim edildi Ticaret İl Müdürü Ali Osman Sakar, "Kamuoyuna yansımış olan Mehmet Emin Coruş kardeşimizin uluslararası bir yarışmada aldığı ödülün imha edildiğine dair haber yapıldı. Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat’ın talimatlarıyla Mehmet Emin kardeşimize hızlı bir şekilde ulaştık. Kendisiyle irtibata geçtik. Söz konusu ödül teslim süresinde olup bakanlığımızın girişimleriyle hız kazanmıştır. Uluslararası alanda ülkemizi temsil eden Mehmet Emin kardeşimize bakanımızın selamları ile iletmekten mutluluk duyuyorum" dedi. Firma tarafından gönderilen İngilizce mailin Türkçeye çevrilmesiyle bir yanlış anlaşılma yaşandığını söyleyen amatör fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş ise "Bildiğiniz üzere 2025 yılında uluslararası fotoğraf yarışmasında ben bir ödül kazanmıştım. Maalesef vize alamadığım Paris’e için gidememiştim. Ödülüm Türkiye’ye gelmişti. Kupamla sertifikam da gümrük sürecine takılmıştı. Gümrük yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerden sonra XMAGE şirketiyle görüşmeye başladım. Onlar da bana bir mail attılar. XMAGE firmasından bana gelen mail İngilizce yazıyordu. Bu metni Türkçe metne çevirdiğimde imha edildiği yazıyordu. Biz de bunu haber yaptık. Bunun üzerine bakanlık devreye girdi. Bana ulaştılar. ’Ödülünüz imha edilmemiş, gümrükte bekliyor’ dediler. Bakanlığımız bu olaya hızlıca müdahale etti. Sayın Ömer Bolat bey ve ekibi kupamı biran önce elime ulaştırdılar. Kendilerine çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
İstanbul FIBA Avrupa Kupası’nda takım sayısı 48’e çıkarıldı Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Avrupa Yönetim Kurulu, FIBA Avrupa Kupası’nın 2026-2027 sezonundan itibaren 48 takımla oynanmasına karar verdi. Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Avrupa Yönetim Kurulu’nun 15 Mayıs tarihinde İzlanda’nın başkenti Reykjavik’te gerçekleştirilen toplantısında, FIBA Avrupa Kupası’nın 2026-2027 sezonundan itibaren 48 takımla oynanmasına karar verildi. İzlanda Basketbol Federasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya FIBA Avrupa Başkanı Jorge Garbajosa başkanlık etti. Toplantıya ayrıca FIBA Başkanı Sheikh Saud Ali Al Thani, FIBA Genel Sekreteri Andreas Zagklis ve FIBA Avrupa İcra Direktörü Kamil Novak da katıldı. Yönetim Kurulu, kulüplerden gelen geri bildirimler doğrultusunda FIBA Avrupa Kupası’nın genişletilmesini oy birliğiyle onayladı. Yeni formatta normal sezon, altışar takımdan oluşan sekiz grupta oynanacak. Gruplarını ilk iki sırada tamamlayan 16 takım ikinci tura yükselecek. Rusya ve Belarus’un durumları da konuşuldu Rusya ve Belarus takımlarının FIBA Avrupa organizasyonlarındaki statüsünün ise değişmediği açıklandı. FIBA Merkez Yönetim Kurulu’nun son kararı doğrultusunda mevcut uygulamanın sürdüğü, konunun eylül ayındaki toplantıda yeniden ele alınacağı belirtildi. Avrupa Basketbol’u da ele alındı Toplantıda ayrıca Avrupa basketbolunun çeşitli alanlarına ilişkin güncel gelişmeler ele alındı. Fenerbahçe’nin şampiyonluğu ile tamamlanan Kadınlar Avrupa Ligi (EuroLeague) Altılı Final organizasyonunun Zaragoza’daki başarısı, FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası 2026 kura çekimi ve FIBA Şöhretler Müzesi töreni değerlendirildi. FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın düzenleneceği yerler açıklandı Gençler organizasyonları kapsamında 2027 FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın (A veya B Klasmanı) Portekiz’in Matosinhos kentinde, 2028 FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın (A Klasmanı) ise Estonya’nın Tallinn kentinde düzenlenmesi onaylandı. Yönetim Kurulu ayrıca 2026-28 dönemini kapsayan Gençlik Gelişim Fonu (YDF) ve Haziran 2026’da başlayacak TIME-OUT 4.0 projesi hakkında bilgi aldı. FIBA Avrupa Yönetim Kurulu’nun bir sonraki toplantısı Kasım 2026’da Almanya’nın Hamburg kentinde yapılacak.
Ankara Başıboş köpek mağdurları panelde buluştu Ankara’da platformlar tarafından ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Mağdurlar panelde buluştu. Ankara’da platformlar tarafından 5199 sayılı Kanun’un 2024 değişikliği sonrası uygulama sorunları, belediyelerin hukuki sorumlulukları, halk sağlığı ve güvenlik boyutu, bilimsel, idrai ve insan hakları perspektiflerinin ele alındığı ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Etkinliğe, başıboş köpek mağdurları katıldı. "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir" Kısırlaştırma ve rehabilitasyon süreçlerinin etkin biçimde yürütülmesi gerektiğini söyleyen Ankara Sivil Toplum Platformu Dönem Sözcüsü Nevzat Öylek, "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir. Özellikle okul çevreleri, parklar, hastaneler ve ibadethaneler güvenli alanlar haline getirilmelidir. Yalnızca şehir güvenliği konusunda değil, toplumun kültürel ve vicdani meseleleri konusunda da sorumluluk almaya devam ediyoruz. Dün RTÜK önünde gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasında ekranlar üzerinden toplumumuza yönelik kültür emperyalizmine aile yapısını hedef alan yayınlara ve toplumsal değerlerimizi aşındırmaya çalışan içeriklere ilişkin kaygımızı ifade ettik" diye konuştu. "Hastaneye götürülürken yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyordu" Yıllarca ‘bir kap mama bir kap su koy’ sloganlarıyla adeta beyninin yıkandığını ifade eden mağdur anne ise bir hayvandan insana böylesine bir zarar gelebileceğini asla düşünmediğini kaydederek, şöyle konuştu: "Ancak bu propagandanın arka planını sorgulamamanın bedeli bizim için çok ağır oldu. Sadece 3 buçuk dakika içinde varlığıyla içimi şükürlerle dolduran kızım, başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Kaçarken bir kamyonun altında kaldı ve bacağı koptu. Sizin haberlerde köpek saldırısı deyip geçtiğiniz o başlıklar bizim hayatımıza düşen birer ateş topuydu. Yanına vardığımda bana, ‘özür dilerim anneciğim köpekler saldırdı’ diyordu. Hastaneye götürülürken yaşam hevesiyle dolu olan yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyor, acısı dayanılmaz hale geldiğindeyse uyutun beni diye yalvarıyordu. Biz bu felaketin ortasında çaresizce beklerken sosyal medyada bir tokat gibi yüzümüze vurulan iftiralar başladı. Kızımın hep sokaklarda olduğu, köpekleri tahrik ettiği gibi asılsız yalanlar yayıldı. İftiralar, öyle ahlaksız bir boyuta ulaştı ki olayın FETÖ kurgusu olduğundan tutun iffetime, namusuma, şahsıma yönelik onur kırıcı saldırılara kadar her türlü haksızlığa uğradım. Evladımız canıyla uğraşırken biz aynı zamanda bu organize kötülükle uğraşmak zorunda kaldık." Programa, hukukçular, mağdurlar ve akademisyenler katıldı.